SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1414

Karar No

2024/1369

Karar Tarihi

30 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1414

KARAR NO:2024/1369

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:17/04/2024

NUMARASI:2021/304 2024/300

DAVA:Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/09/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; davacının 2010' yılından 2019'yılına kadar davalı şirkete ait hazır beton tesislerinde taşıma ve pompa taşeronluğu hizmeti verdiğini, ...'ya ait araçlar ile verilen bu hizmette araçların motorin vs masraflarının sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından karşılanarak davalıya fatura edildiğini, işin devamı sırasında sisteme kaydedilen güzergahın davalı şirketten kaynaklanan nedenlerle değiştiğini, mesafenin uzadığını, farkın müvekkili tarafından ödendiğini, yaklaşık 520.000-TL motorin bedelini davalının müvekkiline ödemediğini, 2016 ocak ayından itibaren araçlı müteahhitlik ve hibrit modeline geçileceğini ve ilk uygulamanın müvekkilinin faaliyet gösterdiği davalıya ait 4 adet hazır beton tesisinde başlanacağının belirtildiğini, müvekkilinden yeni iş modeline uygun araçların hazır edilmesinin istendiğini,müvekkilinin 35 adet ... ve ... firmasından 5 adet beton pompası alımı için ciddi bir yatırıma girdiğini,araçlı müteahhitlik işinin taahhüt edilen tarihten 8 ay sonra başladığını, bu süreçte satın alınan araçların 8 ay kullanılmadığını müvekkilinin davalıya ait araçlar ile taşeronluk hizmetine devam ettiğini, müvekkilinin çare olarak davalıdan 6.000.000-TL avans talep ettiğini, ağır koşullar içeren 22/07/2016 tarihli Protokolü müvekkiline dayatarak avans talebini kabul ettiğini ve 3 taksit halinde müvekkili...'ya ödeme yaptığını, bu tutara davalının vade farkı adı altında faiz işlettiğini, alınan 40 adet araca ve 7 adet binek araca rehin,16 adet taşınmaza da... tesis edildiğini müvekkillerinin 3 yıllık sürede borcunu ödeyerek kapattığını, 1.574.950-TL de vade farkı ödemesi yaptığını, davalı şirket tarafından müvekkiline avans ödemesi adı altında kredi kullandırıldığını ve bu kredi karşılığında da müvekkili şirketten vade farkı adı altında faiz tahsil ettiğini, faiz karşılığında kredi kullandırma işinin devlete ait olan bir imtiyaz olduğunu, 22/07/2016 tarihli protokolde yer alan faiz uygulamasına dair hükmün kanunun emredici hükümlerine aykırı olması sebebiyle kesin hükümsüz olduğunun tespitine, müvekkili şirket tarafından davalıya ödenen 1.574.953- TL vade farkı/faiz bedelinin davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek oranda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili; 20.8.2021 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile; dava edilen faiz miktarı yanında, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi 22.7.2016 tarihli protokol uyarınca ödenmek durumunda kalınan toplam 249.474-TL taşınmaz ipotek ve araç rehin noter masraflarının ödenmesi talebiyle dava değerini 1.824.427-TL ye çıkarmıştır.

CEVAP:Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkinin, 2009 yılında Adapazarı hazır beton tesisinde ... araçları ile mikserli beton taşıma ve pompalama hizmeti ile başladığını, sonraki dönemde 2014 yılında aynı metodoloji ile Adana ve Adapazarı bölgesini kapsayan yeni bir anlaşma yapıldığını, 01.08.2016 tarihinde firmayla aynı hizmeti kendi araçlarıyla yerine getirilmesi için Adana bölgesi kapsamlı üç yıl süreli yeni bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 31.07.2019 tarihinde sona erdiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 2016 yılında imzalanan sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yükümlenilen işlerin yapıldığını, müvekkili şirketin de davacı şirkete iş karşılığı hakedişlerini ödediğini, dolayısıyla ticari ilişkinin devamı süresince karşılıklı edimlerin yerine getirildiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların sözleşme bitiminden yaklaşık 2 yıl sonra ileri sürüldüğünü, davacının araç alımına sevk edildiği iddiasının somut dayanağı bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacı... arasında üç yıl süreli bir sözleşme imzalandığını ve süre sonuna dek çalışıldığını, dava dilekçesinde iddia edilen davacıya protokol dayatıldığı iddiası ise mesnetsiz bir iddiadan öteye geçmediğini, avans ödemelerinin, 1.976.000-TL nin 03.05.2016, 1.400.000-TLnin 01.07.2016, 2.624.000-TLnin 22.07.2016 tarihlerinde yapıldığını, ...'dan teminat alınmadan avans ödemesi yapıldığını, sonrasında davaya konu protokolün imzalandığını, bu protokol ile firmaya ticari ilişki çerçevesinde ödenen avansın geri ödeme takvimi ve uygulanacak faizin kararlaştırılarak ticari riskin teminatlandırıldığını, bu çerçevede firma sahibinden, araç rehni ve gayrimenkul ipoteği alındığını, 22.07.2016 tarihli ...'nın çok daha önce verdiği avans ödemesini 36 taksitte üç bankadan alınmış faiz ortalaması çerçevesinde alma hususunda ... ile anlaştıklarını, protokolde haksız şartların bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen 22.7.2016 tarihli Protokolün 1 maddesi uyarınca davalı tarafından davacıya 6.000.000-TL avans verildiği, 3.madde uyarınca avansın Eylül 2016’dan itibaren hakkedişlerden kesilmek suretiyle kararlaştırılan vade farkı ile 36 taksitte geri ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 13.05.2019 tarihi itibariyle bakiye borç kalmadığı, alınan bilirkişi kurulu raporunda ;davacının davalıdan aldığı avans borcu ile ilgili taksitlerinin tamamı ile, 01.05.2019 tarihi itibariyle davalı tarafından düzenlenen üç bankanın faiz oranları ortalamasına göre hesaplanan vade farkı faturaları karşılığında toplam 1.574.954,62-TL vade farkı ödediği, ....veri tablosunda 1 yıla kadar vadeli TL üzerinden açılan mevduata uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranları uygulanarak hesaplanan vade Farkının toplam tutarı 1.198.733,32-TL olabileecğinin hesaplandığı, davalının vade farkı hesabının 376.223,12- TL fazla olduğu, Davacı tarafça ; avans adı ile kredi kullandırıldığını ve vade farkı uygulamasının da aslında, kredi faizi anlamına geldiğini, davalının ödünç para verme konusunda yetkili olmadığını, bu nedenle kendilerine avans verilmesi için kurulan hukuki ilişkinin davalı bakımından tefecilik anlamına geldiğini, faizin dayanağı olan hükümlerin bu nedenle kesin hükümsüz olduğunu ve faiz ödemesi niteliğindeki 1.574.953-TL’nin kendilerine iadesi gerektiğini ileri sürdüğü, sözleşme özgürlüğü ilkesinin istisnalarından olan TBK nın 27/I maddesi uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin hükümsüz olduğu, emredici hukuk kuralları, kişilerin kendi iradeleri doğrultusunda aksini kararlaştıramayacak oldukları ve mutlaka uyulması gereken kurallar olduğu, sözleşmenin yasalarda yer alan emredici düzenlemelere aykırı olmasının kesin hükümsüzlük sebebi bulunduğu, bu emredici kural davacının dava konusu ettiği üzere TCK’de yer alan bir düzenleme de olabileceği,davalıya yönelik tefecilik suçu bakımından dosyada, bu konuda yapılmış bir suç duyurusu, devam eden bir yargılama veya kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, davalının sürekli olarak ödünç para verme işiyle iştigal ettiğine dair bir delil sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin önceden beri mevcut olan ve devam eden iş ilişkisi kapsamında, davacının işletmesel yatırımları için davalıdan avans talebi üzerine gerçekleştirildiği, sözleşme içeriklerine göre tarafların karz hukuki ilişkisine dayanarak sözleşme imzaladıklarının kabulü gerektiği, kaldı ki taraflar arasında kararlaştırılan yıllık faiz oranının, vade farkının 3 yıl olarak öngörüldüğü dikkate alındığında, bankaların faiz oranlarından ayırt edilebilir derece fahiş olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin, tarafların durumu, sözleşme yapmaktaki amaçları değerlendirilerek yorumlanması gerektiği,bu durumda, taraflar arasındaki sözleşmenin, karz sözleşmesi niteliğinde olup taraflarını bağlayacağı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; mahkemenin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin karz hukuki ilişkisine dayanarak imzalandığı ve karz sözleşmesi niteliğinde olduğu yönündeki tespitinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'nın uyguladığı faiz oranının fahiş miktarda yüksek olduğunu, olması gereken faizin davacının talep ve tahsil ettiği faiz oranından çok daha düşük olduğunu, 22.07.2016 tarihli protokolde yer alan faiz/vade farkı uygulamasına ilişkin 3.1. madde, TBK nın 27. madde uyarınca kesin hükümsüz olduğunu, davalı ...'dan alınan finansman desteği sebebiyle ...'ya ödenen faiz tutarı, kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davalıya ödenen 1.574.953-TL faiz bedelinin ve 249,474-TL masrafa ilişkin zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek oranda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, taraflar arasında düzenlenen protokol gereği davalıya ödenen, ancak TBK'nın 27.1 maddesine göre kesin hükümsüz olduğu ileri sürülen protokolün vade farkı hükümlerine göre tahsil edilen vade farkı tutarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. TBK nın 27/1 maddesi uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüzdür.Taraflar arasında düzenlenen 1.8.2016 tarihinde başlayan 3 yıl süreli sözleşme ile; davalı şirketin çimento imalatı olan temel faaliyet alanı dışında kalan ve uzmanlık gerektiren bir nakliye işi olması nedeniyle sözleşme konusu işin bir yüklenici tarafından yerine getirilmesi lüzumu doğduğu, tarafların sözleşme koşullarında anlaşılması halinde; 1 yıl süre ile uzatılabileceği, sözleşme başlığında (taşıma ve pompalama araçları yükleniciye ait ) ibaresi bulunduğu, Adana ili sınırları içinde davalıya ait ..., ..., ...Tesislerinde üretilen hazır betonun müşteri adresine yüklenicinin sözleşme konusu işleri anahtar teslim şeklinde yerine getireceği, yüklenicinin ,yükleniciye ait 16 adet 12 m 3 lük transmikser, 4 adet 42 metre, 1 adet 47 metrelik beton pompaları ile hizmet vereceği; sözleşmenin 6. maddesinde mikserler için yürüme yakıtı, pompa yakıtı ödeneceği, şirkete ait mikser ve pompaların çalışması halinde ödenecek ücretler,devamı hükümlerde de tarafların hak ve yükümlülükler detaylı olarak belirlenmiştir. Tarafların beyanlarından; taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşme tarihinden daha evvel ki tarihlerde davalı şirkete ait araç ve mikserlerle yerine getirildiği hususunda mutabık oldukları anlaşılmaktadır. Yukarıda sözleşmenin amacı kısmında yazıldığı üzere; işin uzmanlık gerektirmesi nedeniyle davalı şirketin anılan işin kendine ait araçlar ile hizmet verebilecek bir yüklenici tarafından yerine getirilmesine ilişkin karar aldığı, işine devam etme arzusunda olan davacının da, işi yerine getirmek üzere araç tedariki yoluna giderek araçların finansmanı için ekonomik çözümler aradığı kanaatına varılmaktadır. Tarafların daha evvel devam eden ticari ilişkileri nedeniyle bir güven ilişkisi kurdukları davacı tarafça da kabul edilmekte, yaptığı işlerden davalı şirketin memnun kaldığını ifade edilmektedir.1.8.2016 tarihli protokol imzalanmadan evvel davacının talebi ile 1.976.000-TL 03.05.2016 tarihinde , 1.400.000-TL 01.07.2016 tarihinde , 2.624.000-TL avans ise 22.07.2016 tarihlerinde davacıya ödenmiştir.Bu ödemeler yukarıda yazılı 1.8.2016 tarihli üç yıllık sözleşme kapsamında davalı şirketin gerekli araç ve ekipmanı finanse etmek üzere ileride oluşacak hakedişlerinden kesilmek üzere avans olarak verildiğini kabul gerekir. Zira; avansın verildiği dönem , yeni sözleşme dönemine tekabül etmektedir. Mevcut durum; Davalı şirketin davacı şirketin herhangi bir ihtiyacını karşılamak üzere ödünç verdiğini veya kazanç elde etmek amacıyla ödünç verdiğini kabule de elverişli değildir. Avansın verilme tarihine bakıldığında ve son avans ödeme tarihinde taraflar arasında davaya konu protokol imzalanmıştır. 22.7.2016 tarihli Protokolde davacıya 6.000.000-TL avans verildiği, 3 madde uyarınca avansın Eylül 2016'dan itibaren hakedişlerden kesilmek suretiyle kararlaştırılan vade farkı ile 36 taksitte geri ödeneceği kararlaştırılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtlarında; avans bedelinin ve vade farkı uygulamasının davacının hakedişlerinden mahsup edildiği, dolayısıyla ileride elde edilecek olan hak edişlerin vadesi gelmeden davacıya ödendiği belirlenmiştir. Davacının 13.05.2019 tarihi itibariyle aldığı avans ve vade farkından bakiyesinin olmadığı ve davacının davalıdan aldığı avans borcu ile ilgili taksitlerinin tamamını ödemiş olduğu, davacının 01.05.2019 tarihi itibariyle davalıya toplam 1.574.954,62-TLbedelli aylık düzenlenen vade farkı faturaları bedelinin davacının hakedişlerinden mahsup edildiği, dolayısıyla ileride elde edilecek olan hakedişlerin vadesi gelmeden davacıya ödendiği belirlenmiştir.Böylelikle; somut olayda ileride vereceği hizmetlere karşılık davacıya avans verildiğini, verdiği hizmet karşılığı alacağı hakedişlerden borç aslının vade farkı ile kesildiğine göre taraflar arasında yapılan araçlı taşeron hizmet sözleşmesini yerine getirilmesinin davalı tarafça istenildiği , davacının herhangibir nedenle ekonomik ihtiyacını karşılamak üzere borç verilmediği ,avans verildiği tarihden sonra başlayan üç yıllık sözleşme nedeniyle alınacak hizmet nedeniyle doğacak borca karşılık avans verildiği sonucuna varılmaktadır. Ödenen avansa; üç bankanın ortalaması oranında vade farkı tahakkuk ettirilmesi ise her iki tacirin iradeleri ile imzaladığı protokolün gereği olup; davacı ticari menfaatine uygun bulduğundan protokole taraf olmuş, peşin ödenen avansın bir maliyeti olduğu, bu maliyeti üç bankanın ortalama faizi olarak belirledikleri; 36 ay süre ile düzenlenen vade farkı faturalarının davacı tarafından tebliğ alınarak ticari defterlerine kayıt ettiği; üç yıllık süre boyunca itirazda bulunmadığı borç ödenip, sözleşme süresinden sonra yenilenmediğinde kesin hükümsüzlük iddiasında bulunarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi Kurulu üç bankanın ortalamasının daha az bir miktara tekabül ettiğini hesaplamışlar ise de; bu şekilde düzenlenen faturaların üç yıllık süre boyunca alınıp davacı tarafça itiraz edilmeden ticari defterlerine kayıt edildiği gözetildiğinde tarafların bu oranlarda mutabık kaldığının kabulü gerekir. Protokolün 7. maddesinde, damga vergisi dahil tüm vergi ,masrafların davacı tarafından ödeneceği, işbu 22.7.2016 tarihli sözleşmeye ek olarak 20.3.2017 tarihinde imzalanan sözleşmenin 2.3 maddesinde davalı tarafından ödemesi yapılan ipotek, rehin ve diğer masraflardan davalının davacıya borçlu olduğu kararlaştırıldığı, 22.7.2016 tarihli protokolün kesin hükümsüzlük şartları mevcut olmadığı, kanunlara veya kamu düzenine aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdereceistanbulıslahtarihigerekçeesastanmahkeme

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim