SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1466

Karar No

2024/1359

Karar Tarihi

27 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1466

KARAR NO:2024/1359

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/05/2024

NUMARASI:2024/58 Esas - 2024/486 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/09/2024

Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, borçluya gönderilen ihtarname uyarınca davalı/borçlu'nun kredi sözleşmesinde bildirdiği adresine banka tarafından ihtar yapıldığını, hesaplarının kat edilmesinden ve ihtarname gönderilmesinden sonra ödemenin yapılmaması nedeni ile İstanbul ... İcra Dairesi ... - (...) dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde, takip kaynağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, bu sebeple 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu beyan ederek zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davalı ile dava dışı Tasfiye halinde ... A.Ş. Genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, borçlu/davalı'nın borcunu ödememesi sebebiyle dava dışı banka tarafından ihtarname keşide edildiğini, itirazın iptali ile İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... - (...) esas sayılı dosyasında takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, kredinin 08/05/1997 tarihli sözleşme uyarınca kullandırıldığı, kefaletin süresiz verildiği, 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde, “Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, 6101 sayılı kanunun 5.maddesinde ise "TBK nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, TBKnda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak TBK'nda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur" düzenlemesi yer aldığını, sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğunu yasanın açık hükmü gereği on yıllık hak düşürücü süre kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle işlemeye başlayacağını , takip tarihinin 23/05/2017 olduğu ,kefaletin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, gerekçeli kararda kefalet bakımından uygulanacak hükmün TBK olduğu belirtilmişse de; uyuşmazlıkta özel hüküm niteliğindeki Bankacılık Kanunu hükümleri uygulanması gerektiğini, Bankacılık Kanunu'nun 141. Maddesi zamanaşımına ilişkin husus düzenlenmiş olup ilgili madde "Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıldır" şeklinde düzenlendiğini, dava konusu alacak ... tarafından devir ve temlik alınmakla müvekkili şirkete temlik edildiğini, müvekkili şirketin tüm hissesinin ...'ye ait olduğunu, ayrıca kurucu ortağının da ...olduğunu, Bankacılık Kanunu’nun 143/3 maddesi; "... en az yüzde yirmi hissedar olduğu varlık yönetim şirketleri, ...devraldığı alacaklarla ilgili olarak bu Kanunun 132. maddesinin sekizinci fıkrası ve 138. maddesinin beşinci fıkrasında ... tanınan hak ve yetkileri kullanır." hükmünü getirdiğini,davanın kefalete ilişkin hakdüşürücü süre nedeniyle reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı müteselsil kefil hakkında başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK'nın 598/3. maddesi''Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.'' 598/4. Maddesinde ise ''Kefalet 10 yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.'' şeklinde hükmünü haizdir. 6101 sayılı kanunun 1. maddesinin son cümlesinde ''.......TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra bu fiili ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye TBK hükümlerine tabidir.'' denilmiştir. Aynı yasanın 5/2. maddesinde ''TBK ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuş ise, hak sahipleri TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak bu ek süre, TBK'da öngörülen süreden daha uzun olamaz.'' şeklinde, 6. maddesinde ise ''Bu kanunun 5. maddesi uygun düştüğü ölçüde TBK'da öngörülen diğer süreler hakkında da uygulanır.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tüm bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde; kefalet borcunun sona ermesiyle ilgili olarak 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinin ...AŞ ... şubesi ile davadışı şirket ve davalı müteselsil kefil tarafından 8.5.1997 tarihinde akdedildiği, hesabın 14.10.1998 tarihinde kat edildiği, İstanbul ... İcra Dairesinin 2017/19862 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, buna göre TBK’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce müteselsil kefile başvuru süresi olan 10 yıllık sürenin dolduğu, 01.07.2013 tarihi itibariyle de 1 yıllık ek sürenin dolduğu, buna göre icra takip tarihi olan 18.05.2017 tarihinden çok önce kefaletin kendiliğinden ortadan kalktığı, müteselsil kefil olan davalının sorumluluğunun sona erdiği, başvuru süresi olarak öngörülen 10 yıllık süre hak düşürücü süre olduğundan,bu sürenin resen nazara alınarak davanın süre aşımından reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. 5411 sayılı kanunun 132/8 maddesi gereğince ... tarafından devralınmayan ... bankalarının alacakları ... alacağı niteliğinde değildir. ... Bankası A.Ş. bu kapsamda ... tarafından devralınmadığından ... bankası değildir. 5411 sayılı kanunun geçici 13.maddesi ile “Sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda (... A.Ş. dahil) 26.12.2003 tarihinden önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yeterli teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya...... hakların da diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine olmamak üzere fon alacaklarının tahsiline ilişkin 123,134,136,137,138,140,142 ve 165’inci madde hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz vesikası şartı aranmaması, dahil bankalarınca uygulanır.” denilmiştir. Söz konusu maddede ... alacaklarında zamanaşımının 20 yıl olduğunu düzenleyen 141. maddeye atıf yapılmamıştır. Buna göre davacı banka fonun maddede yazılan ayrıcalıklardan yararlanacak ise de 141.maddeye açık atıf olmadığından genel dava zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Esasen, TBK’nın 598/3. maddesi gereği kefaletin kendiliğinden sona ermesi hali gerçekleştiğinden uygulanacak zamanaşımı süresinin de incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Davacı vekilinin; alacağın ... Bankasından temlik alındığından zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin müteselsil kefaletin sona erdiğine ilişkin gerekçesinde ve kararında isabetsizlik bulunmayıp, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

''tbkistinafdereceistanbultarihiesastanmahkemenumarası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim