SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1365

Karar No

2024/1315

Karar Tarihi

23 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1365

KARAR NO: 2024/1315

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/06/2024

NUMARASI: 2024/238 Esas 2024/624 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2024

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin anlaşması kapsamında davalı tarafından müvekkili şirkete ait iki tesise mal teslimleri yapıldığını, davalı tarafından yasaya uygun olarak düzenlenen ve mal teslimi yapılan faturalara ilişkin ödemelerin yapıldığını, gerçek mal alım-satımına ilişkin olarak müvekkili şirketin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı şirket tarafından 24.12.2023 tarihinde cari hesap alacağına istinaden müvekkili şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, haksız takibe itiraz edildiğini, sonrasında müvekkili şirket çalışanlarının, imzaların kendilerine ait olmadığını belirtmeleri ve iddia edilen mal teslimlerinin yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, müvekkili şirketin söz konusu sahte fatura düzenlendiği kanaatine ulaşarak söz konusu faturaları kabul etmediğini ve iade faturası düzenlendiğini, müvekkili şirkete mal teslimi yapılmamasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkili şirket adına sahte fatura ve irsaliyeler düzenlendiğinin anlaşıldığını,şikayetleri neticesinde, Bakırköy C.Başsavcılığı'nın 2024/22934 soruşturma nolu dosyada soruşturmanın devam ettiğini, bu hususta ...ihbar yapıldığını, ileri sürerek davacı müvekkilinin Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında ki ticari ilişki nedeniyle, müvekkilinin davacıdan 430.085,54-TL alacağı kaldığını, davacı tarafın ödemeyi erteleyerek ödeme yapmadığını, cari hesaptan kaynaklı alacak için icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın itiraz ettiğini, icra takibi başlatıldıktan sonra; borçlunun borca itiraz etmek kaydıyla takibi durdurabileceğinden, itiraz ile duran takibe rağmen açılacak menfi tespit davasında hukuki yarar varlığından bahsedilemeyeceğini, davalı tarafın ürünleri teslim aldığını faturalara itiraz etmediğini,davacı tarafın faturaları, ticari defter ve kayıtlarına işleyerek durumu vergi dairesine bildirmesinin malı teslim aldığı anlamına geldiğini, davacı tarafın ürünlerin teslim alınmadığına ilişkin iddiasının kötü niyetli olduğunu, hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine,aksi halde esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle davalının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, zira menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususlar itirazın iptali davasında da ileri sürülebileceğini, hukuki yararın varlığı dava şartlarından olup, mahkemece de bu hususun resen dikkate alınması gerektiğini, Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından icra takibine itiraz sonucunda mahkemenin 2024/85 Esas Sayılı dosyasında itirazın iptali davasının görülmekte olduğu, davacının aynı icra takip dosyası için bu kez menfi tespit talepli iş bu davayı açtığı (Yargıtay 19. HD'nin 16/06/2020 tarihli, ve 2018/1702 esas, 2020/1048 karar sayılı; Yargıtay 11. HDnin 13/09/2023 tarih ve 2022/2408 esas, 2023/4909 karar sayılı ilamları) dikkate alındığında menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle davalının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; menfi tespit ve itirazın iptali davaları konu ve niteliği açısından farklı olup mahkemece yapılan değerlendirmenin açıkça hatalı olduğunu ,ayrıca müvekkilin işbu dosyada hukuki yararının bulunup bulunmadığının tespitinin somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından müvekkile mal teslimi yapılmadığı halde sahte irsaliye ve faturalar düzenlenerek müvekkil şirket çalışanlarının imzaları taklit edilerek müvekkili şirketin borçlandırıldığını, işbu durumun aydınlatılması ve müvekkil şirket çalışanlarının söz konusu irsaliyeleri imzalamadıklarının tespiti işbu icra dosyası açısından önem arz ettiğini, itirazın iptali davasının 27/03/2024 tarihli duruşmasında; "Davalı vekilinin tanık dinletme yönündeki talebinin bu aşamada reddine,bilirkişi incelemesi hususunun davalının suç duyurusuna ilişkin savcılık dosyası incelendikten sonra değerlendirilmesine" dair ara karar verildiğini ,görüldüğü üzere itirazın iptali davasında tanık dinletme ve bilirkişi ticari defter incelemesi taleplerinin açıkça reddedildiğini, itirazın iptali davası icra dosyası ve icra dosyasına sunulan deliller ile sınırlı olduğundan, sınırlı inceleme yapıldığından daha kapsamlı inceleme yapılmak üzere işbu davanın açılmasında müvekkil şirketin hukuki yararı bulunduğunu, sahte imzalar ile düzenlenmiş irsaliyelerde bulunan imzalara ilişkin inceleme yapılacağından itirazın iptali davasının bu bakımdan müvekkilin ihtiyaç ve taleplerini karşılamayacağını, faturalara itiraz edilmemiş olması malın teslim edildiği anlamına gelmediğini,davalının söz konusu faturalara konu malları teslim ettiğini müvekkil şirkette teslime yetkili kişilerce imzalanmış fatura ve irsaliyeler ile ispatlaması gerektiğini, davalı şirket tarafından mal teslimleri müvekkil şirketin iki farklı şubesine yapılması hususunda anlaşıldığını, davalı şirket tarafından işbu durumdan yararlanılarak mal teslimi yapılmadığı halde müvekkil şirkete gönderilen fatura ve irsaliyeler usul ve yasaya uygun düzenlendiği düşünülerek ticari defterlere kaydedildiğini, ancak oluşan carinin her geçen gün abartılı şekilde büyümesi ile müvekkil şirket tarafından mal tesliminin araştırılması ile davalı şirketin söz konusu mal teslimlerinde bulunmadığı halde fatura ve irsaliyeler düzenlediğinin belirlendiğini ve iade faturaları düzenlendiğini, sunulacak sahte imzalı ve gerçek mal teslimine dayanmayan fatura ve irsaliyeler üzerine geniş çaplı inceleme ve araştırmanın yapılması gerektiğini, itirazın iptali davasında bunların yapılamayacağını, menfi tesbit davasında davacı borcun olmadığını iddia ettiğine göre "yoku ispat mümkün olmadığından" kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına, davacı müvekkilin Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine ilişkin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :Davalı tarafından başlatılan cari (açık)hesap alacağı talepli icra takibi nedeniyle İİK nın 72/3 maddesi uyarınca açılmış menfi tesbit davasıdır.Davacı vekili; alacaklının alacağını ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek, icra takibine konu faturaların gerçek bir alacağa dayanmadığını, sevk irsaliyelerindeki imzaların sahte olup şirket çalışanlarına ait olmadığını, davalı tarafından iki ayrı şubeye mal teslimi yapıldığından takibin zorluğundan istifade edilerek faturalar ve sahte sevk irsaliyeleri düzenlendiği, itirazın iptali davasında bu incelemelerin yapılamayacağını ileri sürerek menfi tesbit talebinde bulunmuştur.Somut olayda, davacı aleyhine 25.12.2023 tarihinde cari (açık)hesap alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığı, 26.1.2024 tarihinde aynı mahkemenin 2024/85 esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı, duruşmanın 2025 yılına atılı olup dava dosyasının derdest bulunduğu anlaşılmıştır.HMK.’nın 114. maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiştir. Hakkı ihlal edilen bir kişi davacı olarak mahkemeye başvurup hukuki korunma talep edebilir. Ancak, davacının hukuki korunma talep edebilmesi için korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava hakkına sahip bulunması mahkemeden hukuki koruma isteyebilmesi için yeterli değildir. Dava açan kişinin ayrıca dava açmakta hukuki bir yararı bulunmalıdır.Tespit davalarında bu arada menfi tespit davasında davacının davanın açılmasında hukuki yararı bulunmalıdır. Davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu bildirmeli, açıklamalı ve gerekirse ispat etmelidir...Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından “itirazın iptali” davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar, itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadığı bir evrede menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Elde ki dava 26.1.2024 tarihinde açılan itirazın iptali davasından sonra 12.3.2024 tarihinde açılmıştır. İtirazın iptali davasında, alacağın varlığını, mal teslimi yaptığını ispat yükü yine alacaklı üzerindedir. İtirazın iptali davasında C.Başsavcılığı soruşturması incelendikten sonra bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi davalının savunmalarının incelenmeyeceği anlamına gelmemektedir. İtirazın iptali davasında ileri sürülebilecek savunma nedeniyle menfi tesbit davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığından menfi tesbit davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; itirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlandığı gözetildiğinde istinaf sebebleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Satım)istinafTespitderece(AlımistanbulMenfiesastangerekçemahkemenumarasısebeplerikararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim