Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1239
2024/1302
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1239
KARAR NO:2024/1302
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/04/2021
NUMARASI:2020/782 Esas - 2021/367 Karar
DAVA:İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/09/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...in davalı şirkette % 29,82 oranında hisseye sahip olduğunu, murisin 26/02/2019 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketin 13/05/2019 tarihinde alınan genel kurul kararı doğrultusunda 21/05/2019 ve 23/05/2019 tarihli ihtarlarla müvekkillerine isabet eden hisse için 4.500.000-TL teklif edildiğini, şirketin gerçek değerinin tespiti için açılan Bakırköy 1.ATM'nin 2019/508 esas 2020/454 karar sayılı dosyasında hisse değerinin 14.958.781,28-TL olarak tespit edildiğini, iş bu alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ... sayılı dosyası ile 14.958.781,28-TL asıl alacak, 2.918.601,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.877.382,95-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, itirazdan sonra şirket ortağı olan ... tarafından 26/10/2020 tarihinde 14.958.781,21-TL'nin ödendiğini, ödemenin TBK nın 100 maddesi gereği öncelikle işlemiş faize mahsup edildiğini, ancak borcun muaccel olduğu 24/05/2019 tarihi ile ödeme tarihi olan 26/10/2020 tarihleri arasında tahakkuk eden faize yapılan mahsup nedeniyle müvekkilinin 3.719.511,21-TL alacağının bulunduğunu belirterek bu miktar yönünden itirazın iptaline ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davacıların murisinin vefatı üzerine müvekkili şirketin kanundan doğan yasal hakkını kullanarak hisselerin davacılara geçişini onaylamadığını, davacılar tarafından Bakırköy 1. ATM'nin 2019/508 Esas Sayılı dosyasında hisselerin bedellerinin 14.958.781,28-TL olarak belirlendiğini, ortaklar kurulu kararıyla mahkemenin belirlediği tutar üzerinden hisse bedelinin yine ... tarafından ödenmesine karar verildiğini, hisse bedelinin müvekkili şirketten değil ...'den istenmesi gerektiğini, şirket aleyhine alınan ihtiyati haciz kararı sonrası 26.10.2020 tarihinde ... tarafından toplamda 14.958.781,28-TL'nin ödendiğini, hisse değerinin tespitine ilişkin dava ile genel kurul kararının iptaline ilişkin karşı davanın takip tarihi itibariyle kesinleşmemesi nedeniyle borcun muaccel olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını, bahsi geçen karar kesinleşmeden alacağa faiz işletilemeyeceğini, mirasen intikalin reddedildiği 23/05/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını, icra takibinden sonra ... tarafından hisselerin devri için davacılara 17.09.2020 tarihli ve 25.09.2020 tarihli ihtarnamesiyle davette bulunulduğunu, ancak davacıların hisse devrine yanaşmadıklarını belirterek davanın reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; hissenin devralınacağına dair ihtarnamenin davalı şirket yönünden temerrüt olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafından davalı şirketin icra takibinden önce temerrüte düşürülmediği, dolayısıyla davacı tarafın ancak icra takip tarihi ile ödeme tarihi arasında asıl alacak üzerinden yasal faiz talep edilebileceği, davalı şirkete husumet düşmeyeceği ileri sürülmüş ise de TTK 596/2.md gereğince devralınan hisse bedelinden davalı şirketin sorumlu olduğu, dolayısıyla davalı şirkete husumetin yöneltilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın icra takibinde %10 oranında faiz talep ettiği, faizin niteliği konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın icra takibinde talep ettiği faizin yasal faiz olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürmediği, icra takip tarihi olan 19/08/2020 tarihi ile ana paranın ödeme tarihi olan 26/10/2020 tarihleri arasında tahakkuk eden yasal faizin 250.815,73-TL olduğu, bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiği, icra takip tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağı yönünden davacı tarafın haklılık durumunun söz konusu olmadığı, icra takibinden sonra faiz alacağına hak kazandığı dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına faiz yönünden yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin haricen yapılan ödeme kapsamında 250.815,73-TL faiz alacağı yönünden devamına, fazlaya ilişkin faiz alacağı isteminin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacılar vekili; süreç içinde davalı şirketin birden fazla temerrüte düştüğünü, payın gerçek değerini bilebilecek tek tarafın davalı şirket olduğunu, somut olayda vadenin alacaklı tarafından belirlenemeyeceğini ve alacaklının borçluyu temerrüde düşürebileceği bir alacak olmadığını, mahkemece TTK nın 596 ve 597'de düzenlenen özel durumun gözden kaçırıldığını, vade ve ödeme konusu Kanunda doğrudan düzenlendiğinden TTK m. 596'ya göre mirasçıları çıkaran davalı şirketin çıkarma kararı ile birlikte payın gerçek değerini ödemesinin zorunlu olduğunu, gerçek değeri bilebilecek durumda olan tek tarafın davalı şirket olup ödemesi gereken tutarı bekletebileceği ve bu tutar bakımından ancak değer tespiti davası sonucunda verilecek karar üzerine temerrüte düşüleceği kabul edilirse, arada geçen süre içinde müvekkilinin tek taraflı olarak davalı şirket tarafından haklarından mahrum bırakılacağını, müvekkillerinin ortaklıktan reddine ilişkin ihtarnamenin tebliği tarihi olan 24.05.2019 günü itibariyle temerrüdün oluştuğunu, kaldı ki davalı şirketin 24.05.2019 tarihinde en azından ödemeyi kabul ettiği 4.500.000-TL için herhalükarda temerrüde düştüğünü, bu tarihlerde temerrüde düşülmediği düşünülürse Bakırköy 1. ATM'nin değere ilişkin kesin kararını tefhim ettiği 16.07.2020 tarihli karar duruşmasında davalı şirketin temerrüte düştüğünü, bu tarihte de temerrüte düşülmediği kabul edilse dahi davalı şirkete karşı ilamlı icra takibinin başlatıldığı 07.08.2020 tarihinde temerrüte düşüldüğünü, tek taraflı olarak davacıların davalı şirketteki paylarından ve paylara ilişkin haklarından mahrum eden ve gerçek değerin tespiti talebinde bulunmayan, teklif ettiği tutarı dahi ödemeyen, değer tespiti davasını delilleri gizleyerek, ilgili belgeleri bilirkişilere teslim etmeyerek geciktiren ve uzatan, hatta kendi aldıkları kararın iptalini talep ederek, değer tespiti davasını akamete uğratmaya çalışan ve her adımda ödemeyi de geciktiren davalı şirketin kötüniyetli hareket ettiğini, Bakırköy 1. ATM'nin 2019/508 E. sayılı dosyasında verilen karar tarihine kadar davalı şirketin ortaklarına sağladığı kar payı, huzur hakkı, ikramiye, prim vb. bütün haklardan müvekkillerinin de yararlanması gerektiğini, böyle bir yararlandırma da yapılmadığı için davacıların esas sermaye paylarının gerçek değerini geç almaları sebebiyle mahrum kaldıkları hakların bir telafisi olan faizin kendilerine ödenmesi gerektiğini, icra takibinden sonra yapılan ödemenin bu nedenle faize mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu takip ile asıl alacak ve asıl alacağa işleyen ticari faiz talep edildiğini ve takipte gösterilen yüzde 10'luk faizin takip tarihindeki ticari faize denk geldiğini, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, sermaye payı alacağı likit olup asıl alacak tutarı 14.958.781,28-TL'nin %20'sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, AAÜT'nin 13. maddesi gereğince maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi halinde, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek nispi vekalet ücretinin davacı vekili lehine belirlenen ücretini geçemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2- Davalı vekili; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, 13.05.2019 tarihli genel kurulda payların şirket tarafından ... hesabına alınmasına değil, ... tarafından alınmasına karar verildiğini, ödemenin ...tarafından yapıldığını, davacıların şirkete ve ...'e gönderdiği 27.06.2019 tarihli ihtarnamede "...paylarımızın bedelini ödeyecek borçlu ... değil ....'dir" dendiğini, ödemenin de ... tarafından yapılarak hisse devrinin gerçekleştiğini, davacının talep ettiği alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmadığını, bu nedenle müvekkili lehine temerrüt faizi işletilemeyeceğini, .... tarafından hisse devrinin yapılabilmesi ve hisse bedelinin ödenebilmesi için iki kere noter kanalıyla davet gönderildiğini, davacıların ...'in sayısız talebine rağmen ödemenin gerçekleştirilmesine yanaşmamaları ile faiz işletilmesine sebep olduklarını, bakiye olduğu belirtilen tutarı istemelerinin hukuken korunabilecek bir yanı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, hisse bedeli alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı şirkette % 29,82 oranında hisseye sahip olan davacıların murisinin 26/02/2019 tarihinde vefat ettiği, 13/05/2019 tarihinde alınan genel kurul kararı doğrultusunda davalı şirket tarafından 21/05/2019 ve 23/05/2019 tarihli ihtarlarla davacılara intikal eden şirket hisselerinin ... adına 4.500.000-TL alımının teklif edildiği, hisselerin gerçek değerinin tespiti için açılan Bakırköy 1.ATM'nin 2019/508 esas 2020/454 karar sayılı dosyasında intikal eden hisselerin değerinin 16/07/2020 tarihli kararla 14.958.781,28-TL olarak tespit edildiği, hisse bedelinin tahsili için davacılar tarafından 07/08/2020 tarihinde Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında başlatılan ilamlı icra takibinin iptali üzerine 19/08/2020 tarihinde Küçükçekmece ... Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takibin davalının itirazı üzerine durduğu, 26/10/2020 tarihinde ... tarafından davacılara haricen 14.958.781,28-TL ödendiği, davacı tarafça bu ödeme 24/05/2019 - 26/10/2020 tarihleri arasındaki dönem için tahakkuk ettiği belirtilen 3.719.511,21-TL faize yapılan mahsup edilerek aynı miktarda alacak için davalının itirazının iptalinin istendiği görülmektedir.TTK'nın 596/1. maddesinde Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği düzenlenmiş olup, aynı hükmün 2. fıkrasında şirkete, iktisabın öğrenilmesinden 3 ay içinde payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı önererek esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddetme imkanı tanınmıştır. TTK'nın 597. maddesinde "(1) Kanunda veya şirket sözleşmesinde esas sermaye payının bedeli olarak gerçek değerin öngörüldüğü durumlarda, taraflar anlaşamamışlarsa bu değer, taraflardan birinin istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince belirlenir. (2) Mahkeme yargılama ve değer belirleme giderlerini kendi takdirine göre paylaştırır. Mahkemenin kararı kesindir" hükmüne yer verilmiştir.Her ne kadar davalı şirket vekili müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmekte ise de; TTK 596/2.md gereğince payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına devralmayı önerenin ve payı devralma işleminin tarafının davalı şirket olduğu dikkate alındığında hisse bedelinin tahsili noktasında davacının muhatabının davalı şirket olduğu, hisse bedelinin davalı şirketin davacıya karşı sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Somut olayda temerrütün devralma önerisinin yapıldığı Bakırköy .... Noterliği'nin 21.05.2019 tarihli ... yev. no.lu ihtarnamesinin davacılara tebliğ edildiği tarihte gerçekleştiği ileri sürülmüş ise de Bakırköy 1. ATM'nin 2019/508 E. 2020/454 K. sayılı dosyasında payın gerçek değeri hesaplanırken karar tarihine en yakın tarih dikkate alınmıştır. Davacının faiz işletilmesi gerektiğini söylediği bu dönemde şirket malvarlığında meydana gelen değişiklikler, payın gerçek değerinin hesabında dikkate alındığından kararla birlikte muaccel hale gelen alacağa daha öncesinde faiz işletilmesi mümkün değildir. Davacı taraf, davalının 24.05.2019 tarihinde en azından ödemeyi kabul ettiği 4.500.000-TL için herhalükarda temerrüde düştüğünü ileri sürmüş ise de davacıların bu miktarı kabul etmeyip şirket değerinin mahkeme kanalıyla belirlenmesini talep ettiği ve şirket değerinin şirketin karar tarihindeki durumuna göre belirlendiği dikkate alındığında alacağın mahkemenin kararı ile birlikte muaccel hale geldiği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda temerrütün mahkemenin kararından önce oluştuğuna dair itirazlar haklı görülmemiştir.Bakırköy 1. ATM'nin 2019/508 E. 2020/454 K. Sayılı ilamına dayalı olarak başlatılan Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takipte icra müdürlüğünce eda hükmü niteliğinde olmayan intikal eden hisselerin değerinin tespitine ilişkin kısım yönünden takibe devam etmeme kararı alınmıştır. Takibin sonradan iptal edilmiş olması davalının temerrüt olgusunu kaldırmaz ise de bu durumda borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde temerrüte düşmüş olur (Yarg. 19 HD. 04/12/2018 tarih, 2018/2332 E. 2018/6301 K. Sayılı içtihadı). Bahsi geçen dosyada icra emrinin henüz tebliğ edilmediği aşamada 19/08/2020 tarihinde Küçükçekmece ... Dairesi'nin ... E. Sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığından temerrütün 19/08/2020 tarihinde meydana geldiğinin, davacının bu tarihten itibaren faize hak kazandığının kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davacı takip talebinde açıkça ticari faiz talep ettiği ve faiz oranını takip tarihinde avans faizi oranına karşılık gelecek şekilde % 10 olarak gösterdiği dikkate alındığında, davacının %10 talebi ile bağlı kalmak kaydıyla davacının alacağına takip tarihinden itibaren ticari işlerde geçerli avans faizi uygulanması gerekirken, yasal faiz hesaplanarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.Yine; davacı, davalı tarafından 26/10/2020 tarihinde ödenen 14.958.781,21-TL'yi öncelikle bu tarihe kadar işlemiş faize saymış olup, TBK nın100 maddesi uyarınca yapılan ödemenin bu tarihe kadar işlemiş faizden, işlemiş faizi aşan kısmın ise ana para alacağından düşülmesi, kalan kısmın daima bakiye ana para alacağı olduğu dikkate alınarak buna göre hüküm verilmesi gerekirken bakiye asıl alacak yerine takipden sonra işleyen faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.Takibin başlatıldığı 19/08/2020 tarihi ile ödemenin yapıldığı 26/10/2020 tarihi arasında % 10 faiz oranı üzerinden 278.684,14-TL faiz alacağı meydana gelmiş olup 14.958.781,21-TL alacağın öncelikle faizden düşülmesi ile davacının davalıdan bakiye 278.684,14-TL ana para alacağı bulunmaktadır. 14.958.781,21-TL ödemenin davadan önce yapılması nedeniyle bakiye 278.684,14-TL alacak dışında icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Bakiye 278.684,14-TL alacak ise likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan bu kısım yönünden icra inkar tazminatının koşulları gerçekleşmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönlerden kabulüne karar verilmiştir. Davada talep edilen alacağın tazminat kabilinden olmadığı dikkate alındığında davanın reddine kısmı yönünden vekalet ücreti hesaplanırken AAÜT'nin 13/3. maddesinin uygulana olanağı bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne; davalının itirazının 278.684,14-TL asıl alacak üzerinden kısmen iptali ile, takibin 278.684,14-TL asıl alacağa 26/10/2020 tarihinden itibaren %10'u geçmemek üzere avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazla istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 55.736,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 Tarih 2020/782 Esas - 2021/367 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 278.684,14-TL asıl alacak üzerinden kısmen iptali ile, takibin 278.684,14-TL asıl alacağa 26/10/2020 tarihinden itibaren %10'u geçmemek üzere avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine,İtirazın iptaline karar verilen 278.684,14-TL alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan 55.736,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, "İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 19.036,91-TL harcın davacılar tarafından mahkeme veznesine yatırılan 54,40-TL harç ile icra veznesine yatırılan 89.386,91-TL harç olmak üzere toplam 89.441,31-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 70.404,40-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,Davacılar tarafından yatırılan toplam 19.091,31-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 52-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 4-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına, Davacılar lehine takdir olunan 43.802,62-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 123.312-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, ... Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin 99-TL'sinin davalıdan, 1.221-TL'sinin davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, "Davacılar tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,Alınması gereken 17.133-TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 4.283,25-TL harcın mahsubu ile kalan 12.849,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan 92,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 7-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısımın davacıların üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32