Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2067
2024/1278
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2067
KARAR NO:2024/1278
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/06/2021
NUMARASI:2020/279 Esas - 2021/430 Karar
DAVA:TAZMİNAT (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/09/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin ...'da mukim dava dışı alıcı ...Şti.'ye klima satımı hususunda 01/07/2015 tarihinde 4.034,42-Euro (12.022-TL-2015 yılı döviz kuru) bedelle anlaşıldığını, alıcıdan 6.055-TL peşinat alındığını; klimanın, ...'daki alıcıya gönderilmesi için davalı kargo şirketine hasarsız, gerekli koruma sağlayacak şekilde ambalajlanmışy şekilde teslim edildiğini; klima ....a'ya ulaştığında taşıma esnasında aldığı darbeler nedeniyle kullanılmaz hale gelmesi sebebiyle alıcı tarafından teslim alınmadığını; müşterinin bu nedenle peşinatın iadesini içeren ihtarı müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin de hasardan kargo şirketi sorumlu olduğundan iade etmediğini,kalan bedeli talep ettiğini; bunun üzerine alıcı tarafından Adana 1. ATM'nin 2015/2474 esas sayılı dosyasında müvekkili ve davalı kargo şirketine karşı dava açtığını, müvekkilince de alıcıya karşı klima satışından kalan bedel için Adana 1. ATM'nin 2016/520 esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, sonrasında her iki davanın ilk açılan davada birleştirildiğini; mahkemece, 18/06/2018 tarihinde verilen nihai kararla müşterinin açtığı davanın müvekkili açısından kabul edilerek, 6.055-TL'nin müvekkilinden tahsili ile müşteriye iadesine, kargo şirketine açılan davanın reddine, müvekkilinin açtığı davanın da reddine karar verildiğini; müvekkilince yapılan istinaf başvurusunun Adana BAM 9. HD'nin 13/02/2020 tarihli ilamıyla taşıma sırasında malın hasara uğraması durumunda bu hususun müvekkilinin iç ilişkide davalı taşıyıcıya karşı rücu hakkını kullanabileceği gerekçesiyle kesin olarak esastan reddedildiğini; davalının TTK'nın 875. maddesine göre sorumlu olduğunu; müvekkilinin 21/12/2015 tarihinde Adana 6. SHM'de hasarlı klima üzerinde hasarı tespit ettirdiğini; davalının kusuru sebebiyle müvekkilinin sattığı ürünün teslim edilemediğini ve müşteriye 6.055-TL yi ferileri ve yargı gideriyle birlikte 16.771,21-TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 8.531-TL'nin alıcı şirkete ödeme tarihi olan 12/06/2020'den itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiziyle ve teslim edilmeyip zayi edilen klima bedelinin KDV dahil 4.034-Euro'nun 05/12/2018 tarihli ihtarnamede verilen süre sonundan itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, kargonun müvekkiline 03/09/2015 tarihinde teslim edildiğinden TTK 855'teki 1 ve 3 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu; Adana 1. ATM'nin 2015/2474 esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda taşınan malın kargo şirketi hakimiyetindeyken hasar gördüğünü kanıtlayabilecek yeterli tespit bulunmadığının belirlendiğini; davacının tek taraflı olarak yaptırdığı tespiti kabul etmediklerini; Adana BAM 9. HD'nin kararında müvekkilinin sorumlu olduğunu gösteren bir tespit yapılmadığını, kararın o haliyle kesinleştiğini, kargo taşıma sözleşmesinin 3.5. maddesine göre, kargonun ambalajından meydana gelecek zararlardan göndericinin sorumlu olduğunu, ürünlerin muhteviyatının cam, seramik, mobilya, ev eşyası, kullanılmış elektronik ve beyaz eşya olması durumunda bu ürünlerin sigorta kapsamı dışında sevk edilmesi ve sevk esnasında hasar olması durumunda göndericinin, taşıyıcıdan tazmin talebinde bulunamayacağını; kabul anlamına gelmemek kaydı ile TTK 882'ye göre taşıyıcının tazminat sorumluluğunun, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme kakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın zamanaşımı aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davanın müteselsil borçluların iç ilişkide birbirlerine rücuuna ilişkin olduğunu; 8.531-TL talep açısından taşıma işleminde müteselsil sorumlulardan hangi tarafın zarara yol açan nedene ilişkin sorumlunun hangi taraf olduğunun belirlenmesi gerektiği; taşımaya konu eşyanın davalı tarafından hasarsız teslim alınması ve hasarın taşıyıcı sorumluluğunda iken meydana gelmesi nedeniyle taşımada hasardan sorumluluğun davalı üzerinde olduğu, davalının TTK 876'da düzenlenen kurtuluş beyyinesine uygun bir delil sunmadığı, davalının taşıma sırasında hasarlandığı tespit edilen ürünü gönderen davacıya iade etmemesinin pervasızca davranış olarak nitelendirilerek taşıyıcının sorumluluk üst sınırından değil tüm zarardan sorumlu olduğunun kabul edildiği; aralarında müteselsil sorumluluk olduğu belirlenen taraflar arasında iç ilişkide davalı taşıyıcı sorumlu olduğundan, davacının önceki davada ödediği bedelin asıl kısmını ve ferilerini davalıdan tazmin hakkı bulunduğu; zamanaşımı başlangıç tarihinin TTK'nın 855. maddesi uyarınca eşyanın alıcı tarafından kabul edilmediği 05/09/2015 tarihi olduğu, bu hasar nedeniyle Adana ATM'de açılan dava ile zamanışımı kesildiğinden, alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.531-TL'nin 12/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve 4.034-Euro'nun 13/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, hasara ilişkin olarak zaten Adana 1. ATM dosyasında çok kapsamlı bir bilirkişi raporu alındığını ve sonuçta müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığının açıkça tespit edilerek müvekkili yönünden davanın reddine karar verildiğini, davacı gönderenin istinaf isteminin de esastan reddine karar verildiğini, bu kapsamda varılacak kesin sonucun Adana 1. ATM'nin müvekkili yönünden, dava konusu ürünün hasarı ile irtibatının olmadığı ve buna dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarının kesin hüküm niteliğinde olduğunu, ancak bu kararın tamamen aksine olacak şekilde, davanın kabulüne karar verilmesinin, usuli müktesep hakların ortadan kaldırılması anlamına geldiğini, taşımaya konu ürünün hasarlanmasında müvekkilinin kusuru olmadığını; davacının müvekkiline malı 03/09/2015 tarih ve ... nolu ambar tesellüm fişiyle teslim ettiğini, kargo şirketlerinin müşteriler tarafından paketlenerek getirilen ürünlerin içeriğini denetlemek gibi bir görev ve sorumluluğu olmadığını; TTK'nın 858. maddesinde belirtildiği şekilde, kargo şirketlerinin sorumluluğunun ambalajlanan kargonun genel görünüm itibarı ile iyi durumda bulunduğunun kontrolünden ibaret olduğunu, davacının sunduğu fotoğraflardan da görüleceği üzere, kargoya konu malın kartona sarılıp teslim edildiğini, bunun haricinde paketin içindeki eşyanın hasarlı olup olmadığı, ikinci el olup olmadığı, karton paket dışında ürünü koruyucu başkaca bir ambalajlama önleminin davacı tarafından alınıp alınmadığı gibi durumların kargo şirketlerinin yükümlülüğünde bulunmadığını; taşıma sözleşmesi 3.5'e göre, kargonun ambalajından meydana gelecek zararlardan göndericinin sorumlu olduğunu, ürünlerin muhteviyatının cam, seramik, mobilya, ev eşyası, kullanılmış elektronik ve beyaz eşya olması halinde bu ürünlerin sigorta yaptırılmadan sevk edilmesi ve sevk esnasında hasarlanması durumunda göndericinin, taşıyıcıdan tazmin talebinde bulunamayacağını; davacının ambalaj yükümlülüğünü yerine getirmediğini; kabul anlamına gelmemekle birlikte, TTK 882'deki sınırlı sorumluluğun gözetilmediğini; müvekkilince dava dışı alıcı şirkete gönderilen ihtarnamede ürünün teslim alınmasının istenildiğini ve ürünün davacıya teslim edilmemiş olmasının pervasızca davranış kabul edilmeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında davacının dava dışı alıcıya gönderdiği emtianın taşıma sırasında zarar gördüğünden bahisle davalı taşıyıcıdan tazminat istemine ilişkindir 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kg başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. TTK'nın "Tazminatta esas alınacak değer" başlıklı 880. maddesi, "(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." hükmünü havidir.Elde ki davadan evvel açılan Adana 1. ATM'nin 2015/2474 esas ve 2018/993 karar sayılı dosyasında 07/12/2015 dava tarihinde, davacı alıcı tarafından davalı taşıyıcı ve ve dosya davacısı satıcı aleyhine açılan davada, peşinat olarak gönderilen 6.055-TL'nin tahsilinin istenildiği; birleşen Adana 1. ATM'nin 2016/520 esas sayılı dosyasında, 09/03/2016 dava tarihinde, dosya davacısı tarafından sattığı klimanın 4.034,42-Euro bedelinin anlaşmaya istinaden %50'sinin ödendiğini ancak kalanı ödenmediğinden başlatılan icra takibine itirazının iptalinin istenildiği; 18/09/2018 tarihli nihai kararda, uyuşmazlığın temel noktası olan hasarın ne zaman oluştuğu hususunda, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini kanıtlayacak yeterli delilin dosyaya sunulmadığı, TBK 208/3'e göre hasarın davacı alıcıya geçmediği, taşıyıcı davalı kargo şirketinin kontrol yükümlülüğünü yerine getirdiğinden ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönünden dosyada yeterli delil bulunmadığının anlaşıldığı; satıcının sorumluluğunun malın teslimine kadar olduğu, davacı alıcının hasarsız bir şekilde kendisine ulaştırılmayan mal nedeniyle borcu bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6.055-TL'nin davalı satıcıdan alınarak davacı alıcıya verilmesine, davalı taşıyıcı yönünden davanın reddine; bakiye satış bedeline ilişkin birleşen davanın reddine karar verildiği; karara karşı davalı-birleşen dava davacısı ....in istinaf başvurusu üzerine Adana BAM 9. HD'nin 2019/90 esas, 2020/134 karar sayılı ve 13/02/2020 tarihli ilamında, davalı satıcının davacı alıcıya düzenlediği 03/09/2015 tarih ve .... nolu fatura içeriğinde malın teslim yerinin yani sözleşmenin ifa yerinin davacının adresi... olduğu, mal taşıma sırasında hasara uğrasa bile bu hasardan davalının sorumlu olduğu, malın taşınması sırasında hasara uğraması durumunda dahi bu hususun davalı ile taşıyıcı arasında iç ilişkiyi ilgilendirdiği davacıya bir sorumluluk yüklenemeyeceği, taşıyıcının bir kusuru var ise davalının rücu hakkını kullanabileceği, dolayısıyla davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanarak ödediği bedeli talep etmesinin uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, eldeki davadan önce Adana ATM'de görülmüş davada müvekkilinin taşıma konusu eşyada meydana gelen hasardan sorumluluğunun bulunmadığının açıkça tespit edildiğini, o kararın kesin delil ve kesin hüküm teşkil ettiğini ileri sürmüştür. Bir mahkeme kararı ancak hüküm fıkrası itibariyle maddi anlamda kesin hüküm teşkil edebilecek, bunun için de aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak ve aynı konuya ilişkin olarak açılması gerecek ve gerekçesi itibariyle kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Adana 1. ATM'nin 2015/2474 esas ve 2018/993 karar sayılı dava, alıcının, satıcı ve taşıyıcıya karşı satım sözleşmesinin tarafı olarak satım sözleşmesine dayanarak açtığı satım bedeli iadesi davasıdır. Dava sebebi her iki davada satım sözleşmesi ve taşıma sözleşmesi olup, davanın tarafları ve dava sebebi farklı olduğundan anılan davada verilen karar kesin delil ve kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Anılan kararda taşıma sırasında hasar meydana gelip gelmediği hususunda bir inceleme ve tesbit yapılmamış, Adana BAM 9. HD'nin kararında esasen bu hususun gönderen ile taşıyıcı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren bir husus olduğu belirtilmiştir.Somut olayda taşımaya konu klima, Adana'da mukim dava dışı alıcı şirkete gönderilmek üzere 03/09/2015 tarihinde "ambar tesellüm fişiyle" davalıya teslim edilmiştir. Söz konusu teslim fişinde "içerik görülmemiştir" notu bulunmaktadır. Sonrasında 05/09/2015 tarihinde klimanın Adana'da alıcısına götürüldüğünde, klimanın hasarlı olduğundan bahisle alıcı tarafından teslim alınmadığı ve taşıyıcıya iade edildiği; alıcının davacıya noterden gönderdiği 18/09/2015 tarihli ihtarnameyle durum sebebiyle ayıpsız bir klimanın gönderilmesi talepleri reddedildiğinden sözleşmenin feshedildiği bildirilerek, satım bedelinin ödenen peşinatı olan 6.055-TL'nin iadesinin istenilmiştir. Davacı tarafından gönderilen 02/10/2015 tarihli cevabi ihtarda peşinatın iadesi talebi reddedilerek, hasarın taşıma sırasında oluştuğu bu nedenle satım bedelinin kalan miktarının ödenmesinin talep edilmiştir. Davalı taşıyıcının davacıya gönderdiği 27/11/2015 tarihli ihtarla klimanın şubede beklediği, 3 gün içinde alınmaması halinde hukuki sürecin başlatılacağı, buna göre emtianın satışa çıkartılacağı, elde edilen bedelle depo ve taşıma ücretinin karşılanacağı, artan bedel olursa gönderileceği, eksik bedel olursa talep edileceğinin bildirilmiştir. 05/12/2018 tarihli davanın davalıya noterden gönderdiği ihtarla ürünün kendilerine halen iade edilmediği belirtilerek, ürünün teslim edildiği şekilde hasarsız olarak iadesinin talep edildiği bildirilmiştir. Davalı tarafından 17/01/2019 tarihli ihtarname ile, taşıma sözleşmesinin 3.5 maddesine göre herhangi bir tazminat talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Adana 6. SHM'nin 2015/68 Değişik iş sayılı delil tespiti dosyasında, davacının talebiyle 24/12/2015 tarihinde davalının Adana Bölge Müdürlüğü'nde bulunan klima üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmış, buna göre klimanın sağ üst köşesinin ve sol orta kısmının darbeli olduğu bilirkişi raporundan ve rapordaki fotoğraflardan anlaşılmıştır. Davalı vekili, söz konusu rapor ve tespite itiraz etmiştir.Taşımaya konu klimanın davacı tarafından davalıya hasarlı bir şekilde teslim edildiğine dair her hangi bir kayıt, davalıya ait ambar tesellüm fişinde bulunmamaktadır. Davalı da klimayı hasarlı aldığı yönünde, her hangi bir delil sunmamıştır. Buna göre davalı taşıyıcının, klimayı hasarsız yani sağlam bir şekilde davacı gönderenden teslim aldığının kabulü gerekir. Davalı ambalajın yetersiz olduğunu savunmakta ise de, kargoyu teslim alırken bu yolda bir tesbit yapmamıştır. Taşımaya konu klimanın davalının şubesinde beklediği ve davacıya gönderilen 27/11/2015 tarihli ihtarla bildirilerek, 3 gün içinde alınması aksi halde satılacağı bildirilmiştir. Yargılama aşamasında klimanın davacı tarafından teslim alınmadığı ancak davalının uhdesindeyken uyuşmazlık mevcut olduğu halde akıbetinin de ne olduğu belirlenmediği gibi bu hususta davalının da her hangi bir beyanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, artık klimanın davalının sorumluluğu altındayken hasara uğradığı değil, tam zıyaa uğradığı kabul edilmelidir. Davalı taşıyıcı, TTK'nın 875. maddesine göre kendisine sağlam teslim edilen klimanın, taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içindeki tam zıyaından sorumludur. TTK'nın 886. maddesinde zarara, pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Madde metnindeki "taşıyıcının pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin" ifadesinden anlaşılması gereken, taşıyıcının taşıma sırasındaki pervasızca davranışıdır. Yoksa taşıma eylemi sırasında olmayan, dava dışı alıcı-gönderilenin teslim almadığı ve kendi uhdesinde kalmış klimayı iade etmemesi 886. madde anlamında pervasızca davranış kabul edilemeyecektir. Bu durumda da, davalı taşıyıcının sorumlu olacağı tazminat miktarı, TTK'nın 882 madedeki gönderinin brüt ağırlığının kg başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlı olması gerekir. Ancak,sınırlı sorumluluğa ilişkin TTK'nın 882 hükmü, davalı taşıyıcının lehine bir hükümdür. Davalının lehine olan bu düzenlemeden yararlanabilmesi için gönderi ağırlığını ispatlaması gerekir. Ağırlığın ispatı, düzenlemeden kendisine yarar çıkaran davalı taşıyıcıya aittir. Ne var ki ne eldeki davada ne de taraflar arasında görülen Adana 1. ATM'deki davada, davalı gönderinin ağırlığına ilişkin bir bilgi yoktur. Delil tespiti dosyasında davacının sunduğu 03/09/2015 tarihli tesellüm fişinde ağırlık bilgisi yoktur. Gerek taşıma belgelerinde ağırlık bilgisi olmaması, gerekse emtianın da davalı taşıyıcıda iken kaybedilmesi sebebiyle, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu duruma da davalı taşıyıcı ihtilafa rağmen sebebiyet vermiştir. 05/12/2018 tarihli ihtarname ile, klimanın hasarsız olarak teslimini talep etmiş olan davacının gönderisini sağlam bir şekilde geri talep hakkı vardır. Fakat davalının uhdesinde iken akıbeti belli olmayan bir şekilde zıyaa uğramış gönderi için tazminat miktarı, TTK 880/3'e göre gönderinin satım bedeli olan 4.034-Euro olarak kabulü gerekmiştir.Satım bedeli 4.034-euro'nun gerçek zararı teşkil ettiğinin kabulü ile bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. İlk derece mahkemesince; davacının diğer talebi olan Adana 1. ATM'deki davanın sonucunda dava dışı alıcıya ödediğini belirttiği yasal faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri ve harç ile işlemiş faizden oluşan 8.531-TL zararın da davalı taşıyıcıdan tahsiline hükmedilmiştir.Dava dışı alıcı, emtia hasarlı olduğundan teslim almamıştır.Teslim edemediği emtia için aldığı peşinatı alıcıya iade etmediği gibi kalanın tahsili için de dava açmış, neticede mahkemece hem peşinatın iadesine, hem de kalan bedelin tahsili için açtığı davanın reddine karar verilmiş, haksız dava ve talepleri için yargı gideri, temerrüt faizi ödemek durumunda kalmıştır. Taşıma sırasında emtianın hasara uğraması nedeniyle teslim yapılmadığında bu iddia ancak sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince akidine karşı ileri sürülebilecektir. Satıcının, alıcıya ya emtiayı yeniden teslim etmesi ya da peşinatı iade etmesi gerekir. Böyle davranmayıp, kendisine karşı haklı olarak dava açılmasına sebebiyet verdiği gibi, emtianın taşıma sırasında hasara uğradığından teslim alınmadığını bildiği halde dava dışı alıcıdan satım bedelinin kalanını talep etmiştir. Davalı taşıyıcı, TTK'nın 883 maddesi kapsamı dışındaki zararlardan sorumlu tutulamaz. Gerçek zarar kapsamında olmayan, davacının bizzat sebep olduğu toplam 8.531-TL dolaylı zarar niteliğindeki gidere ilişkin davanın reddi gerekirken kabulune karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin sorumluluğun tesbitine ilişkin istinaf nedeni yerinde görüldüğünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kısmen kabulüne, 4.034-Euro'nun 13/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 Tarih 2020/279 Esas - 2021/430 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; 4.034-Euro'nun 13/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek oranda döviz faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 2.258,12-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 709,75-TL harcın mahsubu ile kalan 1.548,37-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 764,15-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 73-TL posta masrafı olmak üzere toplam 873-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 700-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 8.531-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"Yatırılan 710,21-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 20-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 64,60-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 15-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32