SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2261

Karar No

2024/1271

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2261

KARAR NO: 2024/1271

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/09/2021

NUMARASI: 2019/52 Esas - 2021/564 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan )

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlunun süresinde borca itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında hazır beton sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin yaptığı hizmet ve beton dökümü karşılığı davalıya fatura tanzim ve teslim ettiğini, faturalara dayanak sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu, davalı tarafın müvekkiline ilgili faturalar ve cari hesaba karşılık ödeme olarak ...bank'a iat ... seri no'lu 15.11.2018 keşide tarihli 55.000-TL tutarlı çek verdiğini, çek tutarı düşüldükten sonra kalan borcun 36.139,66-TL olduğunu,davalı tarafın verdiği çekin karşılıksız kalması üzerine de İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, bu dosya borcunun da ödenmediğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan imza ve kaşe ile müvekkili şirketin borçlandırılmaya çalışıldığını, dava dilekçesi ekinde bulunan sözleşmedeki kaşe ve imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkili aleyhine sahte kaşe ve imza ile takip başlatıldığını, çekteki imzanın müvekkili şirkete ait olmaması sebebi ile icra mahkemesinde imzaya itiraz davası açıldığını belirterek, davanın reddi ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafın davacıya sattığını iddia ettiği betona dair faturaları kendi ticari defterlerine kaydettiği ve vergi dairesine bildirdiği, ancak davalı tarafın ticari defterlerinde ve beyannamelerinde bu hususun yer almadığı,davacı tarafın malın teslimi hususunu imzalı irsaliyeler ve tanık beyanları ile ispat etmek istediği, davalı tarafın ise irsaliyelerdeki imzaları inkar ederek teslimin tanık ile ispat edilemeyeceğini savunduğu, Beşiktaş Belediyesince gönderilen belgelerde davalıya taşınmazda yapıya sonradan betonarme eklentiler yapıldığının, parsel içerisinde çay bahçesi, spor tesisi, kafe yapıldığı, imara aykırı yapının yıkıldığının, taşınmaz sahibinin ... ve ... olduğunun bildirildiği, dosyaya sunulan vekaletname ve sözleşmelerden de davalı şirket yetkilisinin adının ... olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalı tarafa betonun teslim edildiği, teslim edilen betonun davalıya ait taşınmaza ve davalı nam ve hesabına hareket eden şahıslara teslim edildiği gerek Beşiktaş Belediyesi yazıları gerekse tanık anlatımlarından anlaşıldığı, davalı tarafça inkar edilen sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığına dair araştırmaya ihtiyaç duyulmadığı, davacı faturaları davalı tarafça ticari defterlere kaydedilmemiş ise de, teslim edildikleri kabul olunan beton emtiasına istinaden tanzim edilen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinde davacı tarafa ait bir kayıt bulunmadığını, davacı tarafça iddia edilen beton dökme işine dair sözleşmedeki kaşe ve imzanın müvekkiline alt olmadığını, dava konusu betonun müvekkiline teslim edilmediğini, mal tesliminin tanıkla ispat edilmesi mümkün olmayıp irsaliyelerde imzası bulunan kişilerin davalının sigortalı çalışanı olup olmadığını denetlemenin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının tanık dinletme istemine muvafakat etmediklerini, bu nedenle teslimin tanıkla ispatının mümkün olmadığını, ayrıca davacı tanıklarının beyanlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça davalı ile akdedilen hazır beton sözleşmesine dayalı olarak davalıya beton satışı yapıldığı, ancak bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı taraf ise sözleşme altındaki kaşe ve imzayı inkar ederek sözleşme ilişkisini ve alacağın varlığını inkar etmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda, davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Eldeki davada davalı sözleşmesel ilişkiyi, malın teslimin ve borcu inkâr etmektedir. Bu durumda sözleşmesel ilişkiyi, faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır.Tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı faturaları davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan 36.139,66-TL bakiye alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerinde ise davacıya ait herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından satışı yapılan betona ilişkin olarak davacı tarafça toplam 91.139,66-TL tutarlı 10 adet fatura düzenlendiği, beton satış bedeli karşılığında davacıya davalının ciranta olarak yer aldığı 15.11.2018 keşide tarihli, 55.000-TL bedelli çekin verildiği, çekin davacı tarafça İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip konusu edildiği, ancak davalı tarafça çekte bulunan imza inkar edilerek bu konuda icra hukuk mahkemesinde dava açıldığı, çek bedeli düşüldükten sonra kalan tutarın ise davacı tarafça işbu davaya dayanak takip konusu edildiği görülmektedir. Faturalar konusu betonun teslimine ilişkin tüm irsaliyelerde teslim alan imzasının bulunduğu, sevk irsaliyelerinde teslim yeri olarak "..." adlı yerin gösterildiği, bu işletmenin davalı şirketin grup şirketleri arasında yer aldığı, ilgili Belediyelerden alınan cevabi yazı içeriklerine göre irsaliyelerde teslim yeri olarak belirtilen işletmenin davalı şirket tarafından spor tesisi ve çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiralanarak üzerinde inşaat çalışması yapıldığı, Belediye Encümenince yapıların imara aykırı ve kaçak olması nedeniyle yıkım kararı alınarak yıkımın gerçekleştirildiği, davalı şirket yetkilisinin de ilgili belediye kayıtlarında kiracı vekili olarak adının geçtiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının dayandığı sözleşme altındaki imza davalı tarafça inkar edilmiş olsa da, davacı tarafça hazır beton satışına ilişkin ticari ilişkinin varlığı ve satışa konu hazır betonun davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Faturalar konusu betonun davalıya ait inşaat alanına teslim edildiği göz önüne alındığında, irsaliyelerde davalı şirketin çalışanı olmayan kişilerin imzasının bulunması doğaldır. Bu nedenle teslim alan kişilerin davalının çalışanı olmaması da tek başına teslim olgusunun kanıtlanamadığını kabule yeterli değildir. Açıklanan nedenlerle,davacının dayandığı faturalar konusu hazır betonun davalılara teslim edildiği kanıtlandığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.468,70-TL istinaf karar harcından yatırılan 618-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.850,7‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 25,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafKaynaklanandereceİptaliSatımdanistanbulesastanmahkemenumarasısebepleriİtirazınkararı)(Ticaricevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim