SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2249

Karar No

2024/1270

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/2249

KARAR NO:2024/1270

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:14/09/2021

NUMARASI:2019/1000 Esas - 2021/793 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/09/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin... markasının da içinde bulunduğu .... üretim yapmakta olduğunu, davalı tarafın ise .... grubun Türkiye’deki tedarik zinciri içerisinde bulunan firmalardan biri olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 16.07.2019 tarihli sözleşme ile 3.900 metre dali kaplama astarın sözleşmede belirlenen şartlarda üretimi ile tesliminin kararlaştırıldığını, sözleşme gereği üretilen kumaşların kimyasal testlerinin davalı tarafça ... laboratuvarlarında yapılması ve sözleşmede belirlenen kalite ve standartda kumaşların müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, ancak teslim edilen kumaşların müvekkilince yaptırılan .... test sonuçlarına göre, ürünlerin tamamında sıfır değerde olması gereken phenols değerinin yüksek çıktığını, müvekkili şirket tarafından aynı testlerin İntertek firmasında tekrar yaptırıldığını ve aynı sonuçların elde edildiğini, bu kumaşlarla üretilen tekstil ürünlerinin Türkiye’de satılması mümkün olmadığı gibi, yurtdışına ihracının da söz konusu olmadığını, davalının ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre ağır kusurlu olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle kumaşların kullanıldığı ürünlerin tekrar işleme tabi tutularak tamir edildiğini ve astarların değiştirildiğini, bu durumun müvekkilinin ek malzeme, işçilik ve nakliye ücreti ödemesine neden olduğunu, zararın giderilmesi için davalı tarafa 09.08.2019 tarihli ihtarname gönderilmişse de olumlu sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, ürünlerin ayıplı olarak teslimi nedeniyle oluşan ayıplı ürün değişimi malzeme, işçilik ve nakliye ücretine ilişkin 06.09.2019 tarihli faturaya konu zararları için şimdilik 10.000-USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; davacının müvekkilince üretilen kumaşları 23/07/2019 tarihinde teslim aldığını ve ayıp ihbarının yasal süresi içerisinde yapılmadığını,davacının 31/07/2019 tarihine kadar gerekli testleri yaptırma sürecini tamamlayıp, 31/07/2019 tarihi itibariyle de eğer ayıp varsa müvekkiline ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, ürünün ayıplı olduğu kabul edilmemekle birlikte, TBK'nın 227 maddesinde düzenlenen seçimlik hakların, alıcının satın aldığı ürünü tüketmediği varsayımı üzerinden düzenlendiğini, davacının kullanmakla tükenen mal satın alıp tükettikten sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, bu halde davacının iade edebileceği ürün yokken bedelini istemesinin hukukça korunamayacağını, ayrıca müvekkilinin davacıya teslim ettiği ürünlerin sözleşmeye uygun nitelikte olup, müvekkiline ulaştırılmış bir test sonucu da bulunmadığını, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği kumaşa hiç bir test yaptırmaksızın imalata girişmiş olmasının tamamen kendi kusuru olup,kendi kusurundan kaynaklanan zararı müvekkilinden talep edemeyeceğini, müvekkili tarafından satılan kumaş bedeli 7.522,09-usd olup, davacının uğradığını iddia ettiği 44.452,16-usd tutarında fahiş talepte bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacı tarafından 24.07.2019 ve 31.07.2019 tarihlerinde yaptırılan testler ile davalıdan teslim alınan kumaşların insan sağlığına zararlı bileşenler içerdiğinin tespit edildiği, yapılan testler ile ortaya çıkabilen ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, TTK'nın 23/c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde alıcının durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, şayet açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde inceleterek inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, 24.07.2019 tarihinde yapılan testin 31.07.2019 tarihinde sonuçlanması ile davalıdan teslim alınan ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın ise Beyoğlu .... Noterliğinin 09.08.2019 tarihli ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğu, davacının malları teslim aldığı süre ile ayıp ihbarında bulunduğu süre dikkate alındığında, TTK'nın 23/c maddesi hükmü gereği süresinde olmadığı, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın, teslim almış olduğu kumaşları test işlemleri sonuçlanmadan kesip diktiği, bu nedenlerle ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, bu hali ile davacı tarafın ayıp sebebi ile alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili;taraflar arasındaki sözleşme ile ayıp ihbar süresinin 60 güne uzatıldığını, alınan bilirkişi raporunda ürünlerin insan sağlığına zararlı kimyasallardan fenol içerdiğinin tespit edildiğini, bu tespitin davanın haklılığını ortaya koyduğunu, müvekkilinin kumaşları test ettirme yükümlülüğünün olmadığını, kumaşları ayıpsız teslim borcunun davalıda olduğunu, bu durumda müvekkilinin test sonuçlarını beklemeden kumaşları kesip diktiği değerlendirmesinin anlamsız olduğunu, yine sözleşme gereği davalının olumsuz test sonuçlarından sorumlu olmayı kabul ettiğini, tarafların kanunlardaki ayıp ihbar sürelerinin aksini kararlaştırmalarının mümkün olduğunu, sözleşmenin 3. maddesinin, "satıcı tarafından teslim edilen malın, irsaliyelere ihtirazi kayıt konulsun veya konulmasın ayıplı olup olmadığını alıcı ancak üretime geçtikten sonra muayene edebileceğinden, BK ve TTK'da düzenlenen ayıp ihbarına ilişkin süreler ancak üretim aşamasından sonra başlayacak ve ihbar süresi 60 gün olacaktır." hükmünü içerdiğini, sözleşme gereği ayıp ihbar süresi 60 gün olup, müvekkilince süresinde ayıp ihbarı yapıldığını, ayrıca tekstil şirketinde faaliyet gösteren davalının zehirli madde içeren kumaşları teslim etmesinin TBK'nın 225. maddesi gereği ağır kusurlu olduğunu, ağır kusur halinde ise bildirim sürelerinin ortadan kalkacağını, sözleşme gereği müvekkilinin kumaşları test etme yükümlülüğü bulunmayıp bu yükümlülüğün davalı üzerinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, davalı tarafından davacıya satışı yapılan kumaşların ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıplı ürün bedeli ile yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.Davacı tarafından; davalı tarafından satış ve teslimi yapılan dali kaplama astar niteliğindeki kumaşlarda insan sağlığına zararlı fenol maddesi tespiti nedeniyle, ayıplı malın bedeli ile birlikte nakliye ve ilave işçilik masraflarının davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece ayıp ihbarının süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tacirler arası satış sözleşmelerinde 6102 sayılı TTK’nun 23. maddesi ile, bu madde yollamasıyla 6098 sayılı TBK’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda gizli ayıp, yapılan test nedeniyle ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. ve 225. maddeleri hükümleri uygulanmalıdır. 6098 sayılı TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Aynı yasanın 225. maddesine göre ise; ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Aynı yasanın 229. maddesinde ise; satış sözleşmesinden dönen alıcının, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlü olduğu, buna karşılık alıcının da, satıcıdan ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesini, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesini, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği, satıcının, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.Eldeki davada ileri sürülen ayıbın ancak laboratuvar ortamında tespit edilebilecek nitelikte olması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, 23.07.2019 davacıya teslim edilen kumaşların 24.07.2019 tarihinde İntertek, 01.08.2019 tarihinde ise ... firmasına teste gönderildiği, alınan 31.07.2019 ve 05.08.2019 tarihli test raporlarında kumaşta insan sağlığına zararlı fenol maddesinin tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen 09.08.2019 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmaktadır. TBK’nın 225. maddesinde, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda satış konusu kumaşların insan sağlığına zararlı madde içerdiği tespit edilmiş olup, bu durumda bu işi meslek edinmiş olan davalı satıcının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. O halde TBK'nın 225. maddesi gereğince, davalının ayıp ihbar süresine uyulmadığı yönündeki savunması ile sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece yargılamaya devamla davanın esasına girilmesi gerekirken, ayıp ihbarının süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Satışa konu kumaşların ayıplı olduğu tespit edilmekle, davacının ayıplı ürün bedeli ile uğradığı zararları talep hakkı bulunmaktadır. Sunulan kayıtlara göre dava konusu ayıplı kumaşa ait satış faturası 7.522,09-USD tutarlı olup, davaya dayanak olarak davacı tarafından düzenlenen 06.09.2019 tarihli 44.452,16-USD tutarlı faturada ise 488,67-USD nakliye bedeli, 23.415,98-USD ayıplı ürün değişim malzeme ücreti ve 20.547,52-USD işçilik ücreti talep edilmektedir. Bu durumda mahkemece öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin okunaklı bir örneğinin ve davacının 06.09.2019 tarihli faturasına dayanak harcama belgelerinin ibrazı sağlanarak, davacının ayıplı ürün nedeniyle davalıdan talep edebileceği ürün bedeli ve masraf tutarının tespiti bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1000 Esas - 2021/793 Karar sayılı 14/09/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)-a-6 KALDIRILMASINA,"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemey gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdereceistanbultarihimahkemenumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim