Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/1645
2024/1241
18 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1645
KARAR NO: 2024/1241
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/04/2017
NUMARASI: 2014/99 Esas - 2017/296 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; TBK'nın 183. maddesi kapsamında tüm haklarını davacıya temlik eden Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği tarafından davalı bankanın Beyoğlu şubesinde iki adet vadesiz euro hesabı ile bir adet TL hesabı açıldığını, Büyükelçilik tarafından açılan hesaplardan ... Lisesi hesaplarına aktarma/havale yapmak üzere Dr. ...'a vekaletname verildiğini, bu vekaletname ile vekile nakit para çekme yetkisi verilmediğini, 09.05.2013 tarihinde banka hesaplarında eksiklik olduğu anlaşılınca yapılan incelemede; ... nolu euro hesabından toplam 2.337.553,40-euro para çıkışından 1.419.500-euro'sunun vekaletnamede verilen yetkiye istinaden ... Lisesi hesaplarına havale edildiği, 917.720-euro'sunun ise vekaletnameye aykırı olarak yetkisiz kişilere nakit olarak çekilip ... Lisesi hesaplarına aktarılmadığı, ... nolu euro hesabından 371.045-euro çekildiği, bunun 39.543,38 euro'sunun ... Lisesi hesabına havale edildiği, 333.045-euro'sunun nakit olarak çekildiği, ... Lisesi hesaplarına aktarılmadığı, yine ... nolu TL hesabına ise 2.370.099-TL çekilen paranın 1.493.000-TL'sinin ... Lisesi hesaplarına havale edildiği, 769.400-TL'sinin nakit çekildiği, ... Lisesi hesaplarına da yatırılmadığının anlaşılması üzerine bankaya başvurulduğunu, sonuç alınamayınca 06.01.2014 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı bankanın herhangi bir ödeme yapmadığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 61. maddesi gereğince, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilere istediklerinde ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle de davalı bankanın hesapta bulunması gereken parayı ödemekle yükümlü olduğunu, güven müessesi olan bankaların işlemlerini yaparken basiretli bir tacir gibi gerekli dikkat ve özeni göstererek yapması, aldıkları mevduatı özenle korumaları gerektiğini, bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını belirterek, talebi arttırmaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... no.lu hesaptaki 917.720-euro, ... no.lu hesaptaki 333.045-euro ve ... no.lu hesaptaki 769.400-TL'nin hesaplardan usulsüz olarak çekildiği tarihlerden itibaren TL yönünden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek orandaki faizi ile birlikte, euro yönünden Devlet Bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulandığı en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; dava konusu olayda davalı bankanın taraf sıfatına haiz olmadığını, vekile verilen vekaletnamedeki yetkiler çerçevesinde 3 yıl boyunca vekil tarafından imzalanan talimatlar uyarınca davacının mutemedi ...'e yapılan ödemeler ile ilgili olarak açılan işbu davada davalı bankanın husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının vekaletnamede yetkisi bulunmadığı halde hesaplardan nakit para çekilmesi için talimat verdiğini iddia ettiği kişi ..., talimat uyarınca parayı çeken kişi ise ... Lisesi mutemeti ... olup, bu nedenle davanın bizzat sorumlu olan bu kişilere açılması gerektiğini, ayrıca davalı bankanın yetki çerçevesinde hesaplarda bulunan parayı yetkili kişilere teslim etmiş olup, paranın hesaplardan çıktıktan sonraki süreçte herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,hesap dökümleri incelendiğinde Alman Büyükelçiliği hesaplarından havale ve EFT yapılmak suretiyle ... Lisesi hesaplarına para transferleri yapıldığı ya da yetkili kişi olan ...'ın talimatı ile ... Lisesi muhtemeti ... tarafından nakit çekildiğini, ... 'a verilen gerçek ve geçerli vekalete istinaden, adı geçenin verdiği ıslak imzalı talimatlar uyarınca ödemeler yapıldığını, vekaletnamede verilen yetkilerin bir bütün halinde irdelenmesi gerektiğini, ilgili vekaletnamede verilen yetkilere bakıldığında bir bütünlük içerisinde para çekme yetkisinin açıkça yer aldığı sonucuna varıldığını, söz konusu hesaba yatırılan tutarların sadece ... Lisesi hesaplarına yatırılması gerektiğine dair vekaletnamede açık ve kısıtlayıcı bir ifade bulunmadığını, hesap hareketlerinin hesap cüzdanlarına devamlı olarak işlendiğini davacının hesap hareketlerinden ve ödemelerden bilgi sahibi olduğunu, işlemler üç yıl boyunca devam ettiğinden davacının hesap hareketlerinden haberdar olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu şekilde işlem yapılmasının teamül haline geldiğini, davacının sessiz kalarak işlemlere icazet verdiğini, davacının müvekkilinin kusurunu ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Büyükelçilik tarafından, 10.06.2008 tarihinde ... Lisesi Kurucular Temsilcisi olarak Dr....'a, Alman Büyükelçilik İlköğretim Okulunun okul ücretlerinin tahsili, vadeli - vadesiz hesap açmak, hesaptaki paraları ... Lisesi hesaplarına aktarmak, bu hesaplara paralar yatırmak ve hesaplar arası virman yapmak üzere kendisine vekaletname verildiği, ancak vekaletnamede açık ve net bir şekilde "nakit para çekme yetkisi" bulunmamasına rağmen, ıslak imzalı talimatıyla, Büyükelçiliğin davalı bankanın Beyoğlu Şubesindeki ... no.lu vadesiz euro hesabından 917.370-euro, ... no.lu vadesiz euro hesabından 314.545-euro, ... no.lu hesaptan 917.370- euro, ... nolu hesaptan ...- euro olmak üzere toplam 1.231.915-Euro ile ... no.lu TL hesaptan ise 879.400-TL'nin Alman Lisesi mutemedi ... ve ... tarafından nakit olarak çekildiği, bilirkişi raporunda tarafların kusur oranlarının eşit oranda olabileceği belirtilmiş ise de; Alman Büyükelçiliği tarafından bankada işlem yapmak üzere Dr. ...'a verilen vekaletnamede açıkça net bir şekilde bankadan nakit para çekme yetkisi olmadığı halde, nakit para çekilmesi nedeniyle kişinin hesaplarını denetlemesinin beklenemeyeceği, hesaplarını zamanında ve yeterince denetlemediğinden bahisle sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağı, zira vekalet veren tarafından ancak vekaletnamede belirtilen yetkiler doğrultusunda işlem yapılmasının beklenildiği, güven kurumu olan bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmek durumunda bulunduğu, vekaletnamede açıkça net bir şekilde nakit çekme yetkisi bulunmamasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeden, nakit çekilen ancak davacı hesaplarına yatırılmayan parayı ödemesi gerektiği gerekçesiyle, TL yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bilirkişi raporunda tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen yerel mahkemenin bilirkişi yerine geçerek kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, dava konusu olayla ilgili olarak İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/129 esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu hazırlandığını, raporun itirazlarını karşılamadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli olmadığını, hesaplardan çekilen bir kısım paranın ... Lisesi hesaplarına yatırıldığını, ancak bilirkişilerce söz konusu işlemlerin incelenmediğini, müvekkili tarafından ödemelerin vekile verilen vekaletnameye istinaden ve vekilin ıslak imzalı talimatları uyarınca yasaya ve banka mevzuatına uygun olarak yapıldığını, müvekkilince yetki çerçevesinde parayı yetkili kişilere teslim ettiğini,para hesaptan çıktıktan sonraki süreçte müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, vekilin imzaladığı talimatlar uyarınca nakit ödeme işlemleri üç yıl boyunca devam ettiğinden bu suretle işlem yapılmasının teamül haline geldiğini ve müvekkili nezdinde güven oluştuğunu, davacının da sessiz kalarak yapılan işlemlere icazet verdiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak gerekli denetimi yapmadığını, yapılan işlemlerin düzenli olarak hesap cüzdanlarına işlenmesi nedeniyle davacının hesap hareketlerinden ve dava konusu ödemelerden bilgi sahibi olması gerektiğini, üç yıl boyunca davacının hesap cüzdanlarını incelememiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle varsa zarara davacı neden olduğundan müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca TL üzerinden hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ancak dava tarihinde itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ: Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce verilen 2019/ karar ile "Dava, bankanın sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Özellikle birer güven kurumu olan bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. (818 sayılı BK 306) maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. TBK'nın 570. maddesi uyarınca da usulsuz tevdide paranın yarar ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için, saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü, davalı bankadadır. Somut olayda; davacı temlik alan ile temlik eden arasında; Büyükelçilik İlk öğretim okulu'nun temlik alan davacıdan eğitim öğretim hizmeti alması nedeniyle, Büyükelçilik hesabından temlik alan davacıya ödemeler yapılması gerekmesi üzerine Büyükelçilik tarafından, 10.06.2008 tarihinde ...'a "Alman Büyükelçilik İlköğretim Okulunun okul ücretlerinin tahsili için vadeli - vadesiz hesap açmaya, hesaptaki paraları ... Lisesi hesaplarına aktarmaya, bu hesaplara paralar yatırmaya, hesaplar arası virman yapmaya, hesapları kapattırmaya, yeniden açmaya, hesap cüzdanlarını teslim almaya ve işletmeye...." yetkili olmak üzere vekaletname verildiği, ancak vekaletnamede vekilin hesaplardan- nakit para çekme yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. 2011 yılından itibaren ...'ın ıslak imzalı -nakit ödenmesi- talimatlarına istinaden, ... Lisesi mutemetleri , ... ve çok az sayıda ... tarafından davacının davalı bankanın Beyoğlu Şubesinde bulunan iki euro ,bir TL hesabından yaklaşık iki buçuk yıllık süreç içerisinde çeşitli tarihlerde aralıklarla nakit para çekildiği, bir kısmı davacı hesaplarına aktarılan paranın bir kısmının ise davacının hesaplarına aktarılmadığı, bu suretle davacıya ait üç ayrı hesaptan yetkisiz olarak çekilip davacı hesaplarına intikal ettirilmeyen para tutarının, ... nolu euro hesabından 917.370-Euro, ... nolu vadesiz euro hesabından 314.545-Euro olmak üzere toplam 1.231.915-Euro ve 157062 no.lu hesaptan ise 879.400-TL olduğu hesaplanmıştır. Temlik eden tarafından vekile verilen vekaletnamede, vekile açıkça nakit para çekme yetkisi verilmemiştir. Ancak vekaletnamenin bir bütün olarak değerlendirilmesinde, vekile "döviz, yatırım, ticari, vadeli, vadesiz hesap açma, bu hesaplara para yatırma, talep, sulh ve ibra, elektronik şifre alma, hesaplar arası virman, hesap kapattırma, vadeli hesapları bozarak ana para ve faizleri talep, sulh ve ibra" gibi geniş, bazıları birbiriyle çelişen ve karışık yetkiler verildiği görülmüştür. Özellikle vekalette geçen vadeli hesapları bozma, hesap kapatma yetkisi ve elektronik şifre alma yetkisi gibi yetkiler, niteliği itibariyle hesaptan para çekme veya başka hesaplara havale/eft gibi yetkileri de içeriğinde barındırmaktadır. Diğer yandan yaklaşık iki yıllık süreç içerisinde üstelik yüklü tutarlarda para çekilmesine rağmen hesap sahibi temlik edene bilgi vermeyen, verilen vekaletname içeriğini de denetlemeyerek zararın doğumuna yol açan davalı banka, kendisine yüklenen özen yükümlülüğü ve adam çalıştıran sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu tutulmalıdır. Ne var ki yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının zararın doğumunda katkısının, dolayısıyla müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; yaklaşık iki yıllık süreç içerisinde, üstelik temlik edenin vekilinin vermiş olduğu ıslak imzalı talimatlara dayalı olarak birçok kez para çekilerek hesaplarına yansıtılmamış olmasına, çekilen tutarların çok büyük tutarlara ulaşmasına, davalı bankaca hesap cüzdanlarına işlenmesine rağmen, hesapları ve muhasebe kayıtlarını denetlemeyen davacının da, zararın artarak yüksek boyutlara ulaşmasında müterafık kusurunun bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece alınan bilirkişi kurulu ek raporunda da davacının müterafık kusurunun bulunduğu belirtilerek tarafların eşit kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, tespit edilen kusur oranları somut olayın özelliklerine uygun düşmektedir. Bu nedenle tarafların bilirkişi kurulunca tespit edilen kusur oranları doğrultusunda davacının, davalının %50 kusuruna denk gelen talep edebileceği tazminat tutarı 615.957,50 Euro ve 384.700-TL olarak hesaplanmıştır. Bu doğrultuda, teknik bilirkişi kurulunca belirlenen kusur oranlarına itibar edilmeme nedenleri gerekçelendirilmeden, davacının müterafık kusuruna ilişkin olgular dikkate alınmaksızın verilen karar yerinde görülmemiştir. Davalı vekilince, hesaplardan çekilen bir kısım paranın ... Lisesi hesaplarına yatırılmış olduğu, ancak bilirkişilerce söz konusu işlemlerin incelenmediği iddia edilmişse de; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan dekontlarda parayı yatıranın kim olduğunun belli olmadığı, yatırılan paraların yetkisiz vekaletle çekilen paralar olduğu hususunda bir delil bulunmadığı, hesaplardan çekilen tutarlara ilişkin kayıtların da liste halinde davalı vekilince dosyaya sunulduğu anlaşılmasına göre, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Öte yandan davacı tarafından keşide edilen ihtarname doğrultusunda davalı 19.01.2014 tarihi itibariyle temerrüte düşmüş olup, zararın ticari nitelikteki bankacılık işleminden kaynaklanması nedeniyle, hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak, taleple bağlı kalınarak davacının eşit oranda kusuru nedeniyle hüküm verilmesine taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, davanın kısmen kabulüne, 615.957,50-Euro ile 384.700-TL'nin 19.01.2014 tarihinden itibaren, TL alacağa değişen oranlarda avans, Euro alacağa ise 3095 Sayılı Kanun'un 4.a maddesi uyarınca belirlenen oranlardan faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.Taraf vekillerinin kararı temyizi üzerine Yargıtay 11 HD nin 2021/4434 esas,2023/566 karar sayılı ,26.1.2023 tarihli ilamı ile "1.Dava, vekaletnamesinde nakit para çekme yetkisi olmayan vekil tarafından talimatla yetkilendirilen kişilere yapılan nakit ödemelerin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. 2. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/129 esas 2017/310 karar sayılı dosyasında, davacı okul müdürü ...ve davalı banka çalışanları hakkında açılan ceza davasında, ...’ın 2011-2013 yılları arasında ... Lisesi hesabına aktarılması gereken paraları kendi hesabına aktararak dolandırıcılık suçunu işlediği tespit edilmiş ve sanığın cezalandırılmasına, banka çalışanlarının ise beraatine karar verilmiş, karar henüz kesinleşmemiştir. 3. 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. 4. Bu itibarla Mahkemece kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle dava konusu işlemlerin gerçekleştiği zaman diliminin, davacı tarafından itiraza uğrayan işlem tarihleri arasında ve bu işlemler sonrasında davacının kabulünde olan başkaca işlem olup olmadığının, işlemlerden davacıya bilgi verilip verilmediğinin (hesap özeti yollanması, hesap cüzdanına kayıt gibi) tespiti ile davacının dava konusu işlemlere icazetinin bulunup bulunmadığının tespitini gerekmekte olup, hükmün açıklanan bu gerekçe ile davalı yararına bozulması gerekmiştir. 5. Yine hesap sahibi ... Lisesi kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması, dava konusu dönem esas alınarak yapılacak bu incelemede hesap sahibinin izni olmaksızın hesaptan çekilen paralardan hesap sahibi yararına kullanılan miktarların tespiti halinde bu kısmın hükmedilecek alacak miktarından mahsup edilmesi gerekmekte olup eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. " denilerek Dairemiz kararı bozulmuş, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.Bozma ilamına uyulduktan sonra davacının kayıtları ve dosya kapsamı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış , ceza mahkemesi dosyası bütünüyle dosyaya katılarak incelenmiştir. İstanbul 9 Ağır Ceza Mahkemesince şüpheli ...hakkında verilen mahkumiyet kararı, İstanbul BAM 34 Ceza Dairesinin 2021/2770 esas , 2023/870 karar sayılı ve 04.05.2023 tarihli ilamı ile "Sanığın, hizmet ilişkisi kapsamında görevi gereği kendisine tevdi edilen paraları tevdi amacı dışında kullanarak uhdesine geçirmesi şeklindeki muhasebe müdürü olarak gerçekleştirdiği iddia olunan eylemlerinin tüm dosya kapsamı ve Beyoğlu ... Noterliğinin 22/03/2010 tarihinde verilen vekaletname içeriği de nazara alındığında; TCK'nın 155/2. maddesi kapsamında düzenlenen ve hükümden sonra 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı RG'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yasal unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulması, 2- Yukarıda belirtilen bozma nedenine göre 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesinde yer alan "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir." şeklindeki düzenlemede gözetilerek, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek, sanık ve katılanın dosya kapsamında belirlenen son adresleri, bilinen adreslerinde olmadıklarının belirlenmesi veya tebligatların iade gelmesi halinde ise mernis adresleri tespit edilerek ve CMK'nın 253/4-son cümlesindeki ihtaratı içeren çağrı kağıdı ile celbedilerek CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinde zorunluluk bulunması, 3- Katılan okulun defter, belge ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi ile suça konu banka kayıtlarının celbi veya yerinde inceleme yetkisi verilmek ve İstanbul 3. ATM'nin 2014/99 esas sayılı dosyası kapsamındaki raporlar da dikkate alınmak suretiyle, dosyanın mali müşavir ve bankacılık işlemlerinde uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek sanığın uhdesine geçirdiği iddia olunan meblağın miktarı yönünden çelişkiye mahal bırakmayacak şekilde yeniden bilirkişi raporu alınması zorunluluğu, Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ...müdafi ve katılan vekilinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-e ve 289/1-e maddeleri uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı bozulmasına karar verilmiş,BAM kaldırma kararından sonra dava mahkemenin 2023/432 esas sayısına kayıt edilmiş, bilirkişi raporunda ; ... nolu hesabından ...'ın ıslak imzalı talimatı ile alman lisesi mutemeti ...'e verdiği talimat neticesinde Alman Lisesi hesaplarına aktarılmayan tutar 920.170-euro ... nolu euro hesabından ise 333.045 euro nakit çekim yapıldığı,TL hesaptan ise 901.400-TL çekildiği tespitlerine yer verilmiştir. Dava dosyamızda ise ; ilk derece mahkemesince alınan kök ve ek bilirkişi raporunda ... nolu hesaptan 917.370 euro ,... nolu hesapdan 314.545 euro ,TL hesaptan da 879.400- TL nakit çekim yapıldığı hesaplanmış, ancak davacı talebi olan 769.400-TL ile bağlı sayılmıştır. Esasen davalı banka vekili;ilk derece mahkemesinin 19.10.2016 tarihli müzekkeresine verdiği cevapta; liste halinde her üç hesaptan yapılan nakit çekim tutarlarını mahkemeye sunmuş incelenmesinde davalı banka tarafından bildirilen tutarların aynen ceza dava dosyasında son alınan bilirkişi raporunda birebir tespit edildiği anlaşılmaktadır. Euro hesaplardan çekilen miktara, TL hesaptan taleple bağlı kalınarak verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmediğinden bu tutarların aşılması mümkün değildir. Ceza davasında alınan bilirkişi raporunun bir sureti dosya içerisine konulmuştur. Federal Almanya Büyükelçilik bünyesinde bulunan ilköğretim okulunun eğitim öğretim hizmetlerinin 2008 yılından sonra davacı temlik alan okul tarafından verildiği ; bu nedenle temlik alan davacı tarafından bu hizmetin verilmesi aşamasında; Büyükelçiliğin defalarca incelenen ve ekstrelerinin tamamı dosya içinde(5.klasör) bulunan iki adet euro, bir adet TL hesabından ...'ın ıslak imzalı -nakit ödenmesi- talimatlarına istinaden, ... Lisesi mutemetleri, hemen hepsi ... ve çok az sayıda ... tarafından nakit çekim işlemi yapılmıştır. Dava dosyasının 5. klasöründe talimatlar ve ödeme dekontları mevcuttur. Tüm talimatların ... tarafından verildiği ...'e nakit ödenmesini istediği ve talimatlar üzerinde aynı zamanda ...'in imzaları da bulunmaktadır. ... ifadelerinde, nakit çektiği parayı bazen banka hesabına, bazende ...'a verdiğini beyan etmiştir.Esasen paraları nakit çekip teslim alan ... olsa da ;talimatların muhasebe müdürü ...tarafından hazırlandığı ,vekile imzalattırıldığı ,...'e para çekmek üzere teslim edildiği husus ceza dava dosyasında sabittir.Zira ;davanın tarafları olayı bu şekilde ifade etmektedir.Muhasebe müdürü ...aşamalarda alınan ifadelerinde ; ...'in verdiği talimatları sorgulamadığını, kendisine güvendiğini, ...'den paraları aldığını, ancak patron olması nedeniyle makbuzsuz ... 'a teslim ettiğini, ancak Sulh Ceza Hakimliğinde de, çok az maaş aldığından 300.000-350.000-TL kadar bir parayı hak ettiğini düşündüğünden kendine mal ettiğini ifade etmiştir. Dosyanın 5. Klasörü içindeki evrakların incelenmesinde ... imzası ile nakit çekim işlemi yapıldıktan sonra ,işlemin hemen ardından ...'ın aynı bankada bulunan hesaplarına aynı miktar para yatırılmıştır. Örneğin (5) nolu klasör içinde bulunan talimat ve dekontlar karşılaştırıldığında ;... nolu hesaptan 11.02.2013 tarihinde saat 11.50'de çekilen 39.750-Euro, saat 11.52'de ...'ın ... nolu hesabına ;18.03.2013 tarihinde çekilen 13.250-euro, aynı tarihte 18.900-Euro ...'ın aynı hesabına,19.9.2012 tarihinde 20.000-Euro aynı tarihde ...hesabına yatırıldığı, 11.10.2012 tarihinde saat 9.32'de 15.000-euro çekilmiş saat 9.33 de ...'ın ... nolu hesabına yatırılmıştır. 22.8.2013 tarihli talimata dayalı olarak aynı tarihte saat 11.29 da çekilen 30.000-euro saat 11.30 da ...hesabına yatırılmıştır. ... nolu TL hesaba da aynı şekilde ... tarafından düzenli şekilde para yatırıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayı şöyle tarif etmek mümkündür. Büyükelçilik hesabından gerçekten davacı okula yapılması gereken maaş ödemeleri vs masraflar için yapılan pek çok ödeme ,hesap hareketi mevcuttur. Dava konusu bedellere ilişkin uyumazlık nakit çekilen paralardan doğmuştur. Okulun muhasebe müdürü olup yargılanan ...davalı bankanın aynı şubesinde (Beyoğlu) adres olarak ... Lisesi ve adresini göstererek birden fazla hesap açmıştır. Ceza davasında ...hakkında yazılan iddianamede :Dava dışı Muhasebe Müdürü ...'ın davalı bankanın aynı şubesinde(Beyoğlu) açtığı ... numaralı euro hesabına ; hesabın açıldığı 4.2.2008 tarihinden itibaren 2.5.2013 tarihine kadar 94 adet işlem ile toplamda 939.965 -euro para yatırıldığı tespit edilmiştir.( bu hesaba yatırılan, ... tarafından 17.9.2012 tarihinden 15.4.2013 tarihine kadar 92.415 -euro olmak üzere toplam 1.032.380-euro yatırıldığı, yine ...'ın ... nolu euro hesabına 5.9.2011 tarihinde 150.000-euro yatırılarak hesap açıldığı, ... nolu euro hesabın 7.9.2011 tarihinde 30.000-euro yatırılarak açıldığı, ... nolu hesabın 9.9.2011 tarihinde 35.000-euro yatırılarak açıldığı,... nolu hesabın 12.9.2011 tarihinde 15.000-euro yatırılarak açıldığı,... nolu euro hesabının 14.9.2011 tarihinde 15.000 euro yatırılarak açıldığı, ... nolu euro hesabına 20.9.2011 tarihinde 10.000-euro yatırılarak açıldığı bu hesapların tamamının 3.10.2011 tarihinde kapatıldığı bu hesaplara eylül 2011 ayında ...'ın ... nolu hesabı haricinde 255.000-euro para yatırılıp çekildiği belirlenmiştir. Eylül 2011 ayında bu hesapların ikişer gün arayla açılıp yaklaşık bir aydan az vadelerden evvel çekilip kapatıldığı,hesapların ikişer üçer gün ara ile açıldığı , ... nolu hesap ile birlikte yaklaşık 1.250.000-euro bir hacimde euro mevduatı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Nakit çekimlerden hemen sonra olmasa da 5.klasör ek :14 de bulunan dekontlardan ... tarafından pek çok kez ...'ın euro ve TL hesabına para yatırıldığı tespit edilmektedir. Nakit çekimlerden hemen sonra bir kısım paranın hemen ...'ın banka hesabına yatırılması ,yine okul mutemedinin farklı zamanlarda aynı hesaplara para yatırıldığı ve ... 'ın talimatlarla ... tarafından çekilen paraları kendisine getirdiğini kabul etmesi karşısında , nakit çekilen paraların muhasebe müdürünün uhdesinde olap paralardan davacının yararına kullanılabilecek bir miktarda olamayacağı sonucuna varılmaktadır. ... ,TL hesabına para yatırılmak üzere ... ve ...'a para yatırmak üzere gerekmediği halde yetki vermiştir. Böylelikle ; nakit çekim yetkisi olmadığı halde ;davalı bankanın vekaletname dışına çıkarak paranın temlik eden Büyükelçilik uhdesinden çıkmasına, aynı bankada ...'ın şahsi hesaplarına yatırılmasına kusuruyla sebep olmuş ise de; ekstrelerde hesap cüzdanı yazdırma kayıtları bulunduğu ,uzun süre gösterilen ihmal nedeniyle davacı ile davalının kusurlarının müşterek olduğu sonucuna varılmaktadır. Yukarıda yazılanlardan farklı olarak : vekilin büyükelçilik hesaplarından ... Lisesi'nin ... nolu hesabına yatırılacak paralar içinde hususunda talimatlar verdiği bu talimatların gereğinin yerine getirildiği görülmektedir.Bu talimatlar uyuşmazlık dışıdır. İlk derece mahkemesince alınan ek bilirkişi raporuna davalı banka vekili 17.3.2017 tarihli itiraz dilekçesi ile ; 17.10.2011 tarihli dekont ile 3.000-euro, 30.6.2011 tarihli dekont ile 37.500-euro, 20.12.2011 tarihli dekont ile 2.500-euro,11.10.2011 tarihli dekont ile 6.000-euro, 11.12.2012 tarihli dekont ile 100.000-TL, tarihi okunmayan dekont ile 10.000-TL, 4.1.2012 tarihli dekont ile 12.000-TL,11.10.2011 tarihli dekont ile 10.000-TL, olmak üzere (toplam 49.000-euro, 132.000-TL) ... Lisesine hesabına yatırıldığını ileri sürerek itiraz etmiştir.Ek bilirkişi raporunda ... nolu hesaptan çekilen 3.000-euronun dikkate alındığı ancak 37.500-euronun düşülmediği anlaşılmakla bu miktarın da tazminat miktarından düşülmesi gerektiği,... nolu hesaptan çekilen 11.10.2011 tarihli 6.000-euro ile 20.12.2011 tarihli 2.500-euro olmak üzere toplam 8.500-euronun ek raporda düşümünün yapıldığı ancak 37.500-euro da davacıya yatırıldığı belirlenmekle Dairemizce alınan bilirkişi raporunda mahsubu yapılarak , 49.000-euronun tamamı davacı yararına kullanıldığından hesaplardan düşülmüştür. TL hesaptan davalı vekili ek bilirkişi raporuna 132.000-TL bedelli üç adet dekonttan 12.000 ve 10.000-TL olmak üzere 22.000-TL sinin daha evvel hesaptan düşüldüğü böylelikle anılan itiraz dilekçesinde sunulan dekontlarda ki diğer ödemelerin de düşülmesi gerektiği ,talep olunan TL alacaktan toplamda 132.000-TL düşülmesi gerektiğine ilişkin davalı vekilinin bu itirazının haklı bulunduğu anlaşılmış, talep konusu miktardan düşülmüştür. Açıklanan nedenlerle ; vekaletname ile okul mutemedi aracılığıyla nakit çekilen paraların okul muhasebe müdürü ...'ın euro ve TL hesaplarına yatırıldığının kabulü gerektiği ; mutemet ...'in nakit çektiği paraları muhasebe müdürüne teslim ettiğini beyan ettiği,muhasebe müdürünün ...'in kendisine teslim ettiğini kabul ettiği ancak makbuz almadan ...'a elden teslim ettiğini savunduğu, nakit çekilen paraların davacı yararına kullanılmış olamayacağı ; davalı vekilinin ek rapora itiraz dilekçesi ekinde bildirdiği havale makbuzlarında davacı ... Lisesine gerçekten yapılan ödemelerin düşülmesi gerektiği (Dairemizce yatırılan bu paraların davacı ... Lisesi hesaplarına geldiği ekstrelerden teyit edilmiştir.)sonucuna varılarak bu hatanın giderildiği ;maddi olayın oluş biçimi itibariyle bu miktarlardan başkaca davacı yararına kullanılan bir bedel olmadığı zira paranın doğrudan hemen veya sonradan muhasebe müdürünün şahsi hesaplarına geçtiği,davacı okulun muhasebe müdürünün şahsi hesapları üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı , okul mutemetlerine adı geçen para yatırma yetkisi versede para çekme yetkisi vermediği,49.000-Euro ve 132.000-TL'nin düşümü yapılarak (taleple bağlı kalınarak 769.400-110.000-TL kalan 659.400-TL) davacı zararının 1.194.415-euro ve 659.400-TL olduğu, davalının müterafik kusuruna isabet eden 597.207,50-euro ile 329.700-TL'nin davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/99 Esas-2017/296 Karar sayılı ve 04/04/2017 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, 597.207,50-Euro ile 329.700-TL'nin 19.01.2014 tarihinden itibaren, TL alacağa değişen oranlarda avans faizi , Euro alacağa ise 3095 Sayılı Kanun'un 4.a maddesi uyarınca Devlet Bankaları tarafından bir yıllık vadeli euro mevduatlara verilen en yüksek oranda faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, "İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 148.510,70-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 79.098,95-TL harcın mahsubu ile kalan 69.411,75-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan toplam 79.127,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.700-TL bilirkişi ücreti, 345-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.045-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.430-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 245.925,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı vekili için AAÜT nin 13/3.maddesi dikkate alınarak takdir olunan 245.925,58-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, "Davalı tarafından yatırılan 78.103-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 24.000-TL bilirkişi ücreti ve 301,30-TL posta masrafı olmak üzere toplam 24.301,30-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 11.500-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 226-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 120-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, HMK.'nun 356. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliğiyle karar verildi.18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32