SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1298

Karar No

2024/1216

Karar Tarihi

11 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1298

KARAR NO: 2024/1216

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/05/2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/187 Esas

TALEP: İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/09/2024

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve karşı dava; dava dışı şirketin eşit paylı ortağı (karşı davacı eşi ile birlikte) olan asıl ve karşı davanın konusu ,münferit yetkili iki şirket müdürünün karşılıklı azli talebine ilişkindir.Davanın her iki tarafı diğer şirket müdürünün usulsüz işlemler yaparak şirketi ve diğer ortağı zarara uğrattığını ileri sürmektedir.Her iki taraf bir kısım usulsüz işlemlerin varlığını kabul etmekle birlikte bu işlemlerin karşı yanın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini iddia etmektedir.Asıl davada mahkemece; 22.03.2024 tarihli tensip tutanağının 11.12.bendi ile davacı tarafın, "dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. faaliyetleri kapsamında bankalar, finans kuruluşları ve resmi kurumlar nezdinde geçerli olmak kaydıyla tüm nakit, para, çek, sene (kambiyo taahhüdü dahil) düzenlenmesi, ödeme ve harcamaların münhasıran pay sahibi ve şirket müdür ...’nun tek yetkili olacağı yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis" edilmesi talebinin reddine, Davacı tarafın dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren, sonrasında da kalıcı olmak üzere " dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. müdürü olan davalının özen ve bağlılık yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmiş olması ile şirketin yönetiminde gerekli basireti göstermeyerek şirketi zarara uğratması ve şirketin malvarlığını kendi malvarlığına aktarması, bu yönüyle şirketin yönetimi için gerekli niteliklere haiz olmaması sebebiyle davalının temsil ve yönetim yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesi "ne ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne(tebliğden itibaren HMK 393 maddesi gereğince 1 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile HMK 394 maddesi gereğince 1 hafta içinde itiraz yolu açık olmak üzere ) 13.bent ile de "Mahkememiz tensip tutanağının ticaret sicil müdürlüğüne ve davacı tarafın bildireceği yerlere gönderilmesine"karar verilmiştir. Uyap kayıtlarında tensip tutanağının 27.03.2024 tarihli müzekkere ile doğrudan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince 22.03.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına davalı-karşı davacı tarafça 01.04.2024 tarihli dilekçe ile süresinde itiraz edilmiş, mahkemece verilen 03.04.2024 tarihli ara karar ile itirazın 23.05.2024 tarihinde duruşmalı incelenmesine karar verilmiştir. Bu aşamada davalı- karşı davacı vekilinin 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın uygulama talebi olmadan tensip ara kararı gereğince ticaret sicilinin işlem yaptığını bildirmesi nedeniyle, aynı tarihte bir ara kararı vermeden İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, müzekkere yazılarak "tedbir kararının HMK 393 maddesi gereğince bir haftalık kesin süre içinde uygulanmasının talep edilmediği, kesinleşmiş bir tedbir kararı olmadığı, uygulanması talep edilmeyen ihtiyati tedbir ara kararın kendiliğinden kalkmış olduğunun tespiti konusunda işlem yaparak mahkemeye bilgi verilmesi talep edilmiştir. Esasen lehine tedbir kararı verilen asıl davada davacı tarafından ihtiyati tedbirin uygulanmasının tebliğ tarihinden itibaren talep edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, mahkemece verilen ara kararı gereği bu konuda başvuru yapılması gerekmediğini, mahkemece verilen ara kararı ile müzekkere yazılarak ihtiyati tedbirin uygulandığını ileri sürmüştür. Ne var ki ister infaz memuru atansın, isterse atanmasın ihtiyati tedbir talep eden taraf kanunun açık hükmü gereği kararın tebliğinden itibaren bir haftalık süre içinde mahkemeye başvurarak ihtiyati tedbirin uygulanmasını talep etmek zorundadır. İlk derece mahkemesinin yeterli açıklıkta olmayan tensip tutanağı akabinde bir talep olmadan davada taraf olmayan İstanbul Ticaret Siciline müzekkere yazılması usulü işlemlerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine engel teşkil etmiştir. HMK nın 393/1 hükmü gereği kendiliğinden kalktığı anlaşılan ihtiyati tedbirin yeniden talep edilmesine veya incelenmesine yasal engel bulunmamaktadır. Böylelikle; itiraz inceleme duruşma tarihi itibariyle kendiliğinden kalktığı belirlenen ihtiyati tedbir kararına davalı- karşı davacının asıl davada verilen ihtiyati tedbir kararına itirazının konusu kalmamıştır. Davalı-karşı davacı tarafın itirazının incelenmesine karar verilen duruşmadan evvel davacı-karşı davalı vekili 10.05.2024 tarihli dilekçesi ile yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de, mahkemece bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Karşı davacının ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek her iki münferit şirket yetkilisinin temsil yetkisi kaldırılmış, şirketin bu halde organsız durumda kalmaması için yönetim kayyımı atanmış, bu kararın uygulanması ihtiyati tedbir talep eden tarafından süresinde talep edilmiş olmakla birlikte davalı-karşı davacının temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf kanun yoluna da başvurulmuştur. Davacı taraf ise, 10.05.2024 tarihli dilekçede ki yeniden ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmediğini,ihtiyati tedbir talebinin uygulanmasının talep edilmesi gerekmediğini ileri sürerek kayyım atama kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.İlk derece mahkemesince, davacı vekilinin yenilenen ihtiyati tedbir talebinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, eldeki dava ve karşı davada her iki tarafın ihtiyati tedbir kararı birlikte incelenmesi gerikir.Yeni usulü sorunlara sebebiyet verilmemesi gerektiğinden davacının ihtiyati tedbir talebi karşı davacının ihtiyati tedbir talebi ile birlikte incelenmesi gerekmektedir. Davacı ve karşı davacının yaklaşık ispat bakımından ileri sürdükleri istinaf nedenleri bu aşamada incelenememiştir. Öncelikle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi de karara bağlanarak, ihtiyati tedbir kararının yeniden düzenlenmesi gerektiğinden esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeden 23.05.2024 tarihli duruşmada verilen itirazın reddi ve ihtiyati tedbir kararının her iki yanın talepleri birlikte karara bağlanmak üzere kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı ve karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 23.05.2024 tarihli ara kararın eksiklikler giderilerek yeniden karara bağlanmak üzere kaldırılmasına, kararın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı/karşı davalı ve davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/187 Esas sayılı 23/05/2024 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Her iki yanın talepleri birlikte karara bağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 427,60-TL davalı 427,60-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gereğiistanbulkaldırılmasınatarihitalepdüşünüldünumarasıİhtiyatiTedbirgönderilmesine"

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim