SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2090

Karar No

2024/1215

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2090

KARAR NO: 2024/1215

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/06/2023

NUMARASI: 2021/815 Esas - 2023/462 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA: Davacı vekili; davacı tarafça faturalara dayalı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalının haksız olarak itiraz ettiğini,icra dosyasına yaptığı itiraz da takip konusu bazı faturaları ödediğini iddia ettiğini ,distribütörlük sözleşmesi ve bunun ayrılmaz parçası olan EK-A adlı sözleşmenin ödeme başlıklı bölümünün 3. öncülünde "eğer düzenli olarak vadesi geçmiş ödemelerin bulunması durumunda KTL'nin ödemeleri tahsil ederken "Faiz Oranı" ile geçiken ödemeleri tahsil etme hakkı bulunduğunu ,davalının iddia ettiği ödemeler taraflar arasındaki sözleşme gereği daha önceden teslim edilip bedeli ödenmeyen faturalara mahsup edildiğini ,cari hesap ekstresi ile de bu durumun anlaşıldığını ,Arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı şirketin 13 adet ödeme dekontu sunduğunu ,toplam rakamın 3.807,02 euro olduğunu ,bu ödemelerin dilekçe ekinde sunulan cari hesap ekstresinde mevcut olup,şirket defterlerine işlendiğini ,bu ödemeler mahsup edildikten sonra arta kalan borç ve faizinin toplamı olan 245.847,98- euro üzerinden icra takibi başlatıldığını,şirket ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmesi durumunda bu durum somutlaşıp, açığa çıkacağını ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davalı müvekkili ile davacı arasında, distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, anlaşma akabinde yıllık ticari hacim taahhüdü verildiğini, davalı müvekkili tarafından 13/02/2021 tarihinde davacının kota doldurmasına yardımcı olmak amacıyla en yüklü sipariş geçildiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin bu şekilde devam ettiğini, taahhüt ve kotaya dayalı bir ticari ilişkide toptan kesilen ve parça parça tedariği sağlanan faturaların ticari defterlere işlenmiş olmasının davacının malları teslim ettiğine ilişkin ispat yükünü tersine çevirmeyeceğini, taraflar arasındaki ticari süreçte ödemesi gönderilmiş olup teslimatı yapılmayan ürünlerin de bulunduğunu, buna ilişkin yasal müvekkili şirket iyiniyetle ticari ilişkinin devam ederek sözlerin tutulmasını, sözleşme gereği ahde vefa ilkesinin gerekliliklerini yerine getirerek sözleşmenin tamamlanmasını talep etmiş olsa da davacı, teslim etmediği malların karşılığı olan bedeli icra takibine konu ettiğini, davanın usul yönüyle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esası itibariyle tümüyle reddini, takibe esas miktarın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; emsal nitelikteki İstanbul BAM 44.HDnin 2020/335 Esas 2021/469 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu, ticari defterlerin sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı için incelendiği, ticari defterlerin kesin delillerden olduğu, yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği, bilirkişi raporundan dava ve takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu yalnız davacı defterlerinde kayıtlı 285,27-euro tutarlı havalenin davalı defterlerine yer almadığı, davalının kendi defterlerinde göre davacıya 244.756,33-euro borçlu göründüğü, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 244.502,84-euro alacaklı göründüğü, davalı vekiline; yemin deliline başvurmak isteyip istemediği konusunda beyanda bulunmak üzere davalı vekiline haftalık kesin süre verilmiş ise de bu sürede beyanda bulunulmadığından davalının, yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, davacının 25 adet fatura toplamı 244.502,84-Euro asıl alacak ile 1.345,14-Euro işlemiş faizin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının takip ile birlikte temerrüde düştüğü gerekçesiyle davalı defterlerinde yer alan 244.756,33-euro tutarlı borç kaydı ve davacı defterlerinde yer alan 244.502,84-Euro alacak kaydı dikkate alınarak asıl alacak yönünden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca faiz işletilmesine takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen 01/01/2021 tarihli Satış ve Distribütörlük Sözleşmesinden kaynaklandığını, e-irsaliyeler sunulmadan ve teslim tutanakları sunularak malların müvekkil şirkete teslim edildiği ispatlanmadan itirazlarının iptaline karar verildiğini, davacı ve davalının stok kayıtlarının incelenmediğini, davacının kestiği faturaların bilirkişilerce sevk irsaliyeleriyle ilişkilendirilemediği ve müvekkil davalı şirketin kayıtlarıyla da uyumsuz olduğunu,müvekillin ticari defterlerinde eksik inceleme yapıldığını, davalı müvekkil şirketçe faturaların 4 farklı hesaba kaydedildiğini, bu hesapların içinde teslim edilmeyen mallar sınıfı bulunduğunu, fatura içeriğinde belirtilen ticari mallar fiilen müvekkil şirket stoklarına girmediğinden tek düzen hesap planı gereğince 15. Stoklar hesabı grubunda değil 2. Duran Varlık hesap grubunda geçici hesap kayıtlarında takip edildiğini, müvekkile ait ticari defterde Diğer Ticari Borçlar (329.001) ve Dezavantajlı Sözleşmelerden Kaynaklı Kısa Vadeli Hesaplar (379.001) kodlarıyla izlendiğini, davacı Korloy adına açılmış hesaplar olmayıp tasnif hesapları olduğu dikkate alınmadan işlenen bu hesapların emanet/geçici hesaplar olduğu gözetilmeden alt alta toplanarak 244.756,33-Euro alacak bakiyesi olduğunun kayıtlara geçtiğini, bilirkişi heyetince davalının ödeme 13 adet faturaya ilişkin ödemeleri incelenmemiş ve takipteki davacı alacağından mahsup edilmeyerek takip konusu faturalar için davalının yaptığı bire bir ödemeler için davalı şirket iki kere borçlu kabul edildiğini, davacı, takip tarihi itibariyle açık hesap bakiye alacağını takibe konu etmediğini, sadece 25 adet fatura bedelinden alacaklı olduğunu ileri sürerek takip talebinde bulunduğunu, 01.04.2021-31.08.2021 tarihlerini havi hesap tablosu incelendiğinde davalı müvekkilin davacıya toplam 113.794,61-Euro ödeme yaptığını, davacı, tahsilini talep ettiği ilk fatura tarihi olan 01.04.2021’den sonra davalının yaptığı ödemeleri dikkate almayarak takibe konu ettiği fatura alacaklarından mahsup etmeyerek icra takibinde fazladan alacak talebinde bulunduğunu, davacının tahsil ettiği 2.156,90-Euro tutar, takibe konu edilen 13 adet fatura içinden 7 adet faturanın borcuna ait tahsilat olup, davalı tarafından 7 adet fatura içinde 06.08.2021 tarihinde yapılan ödemeler de, ödeme dekontların içeriğinden fatura numaraları belirtilerek davacıya yapılan ödemeler olduğunun açıklaması mevcut olduğunu, 06.08.2021 tarihinde her bir fatura için açıklama yapılarak ödeme yapılmasına rağmen, davacı, davalıdan yaptığı tahsilatlarını ayrıntılı olarak göstererek fatura borçlarını kapatmak yerine 7 adet fatura tahsilat toplamını tek tahsilat olarak gösterip, açık hesaptan mahsup etmeye çalıştığını, ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, 25 adet fatura ve cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf; taraflar arasında distrübütörlük ilişkisi nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu ileri sürerek alacağın tahsili talep edilmiş,satışlara ait e-faturalar ibraz edilmiştir. HMK 222.madde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2020, 2021 yıllarında E-defter tuttuğu, her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, ticari ilişkinin 2020, 2021 yıllarında devam ettiği, icra takip tarihi itibariyle cari hesabın kesildiği, faturalara dayalı olarak 19.10.2021 tarihinde 244.502,84-Euro asıl alacak, 1.345,14-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 245.847,98-Euro tahsil talebi ile ilamsız takibe geçildiği, incelenen davacı şirket ticari defter kayıt ve belgelerine göre bilirkişi kurulu çoğunluk raporunda; Takip tarihindeki davalı şirket borç bakiyesinin 245.028,07-Euro olduğu, dayanak gösterilen 25 adet fatura tutarlarının 276.924,30-Euro olup kısmi tahsilat nedeniyle talep edilen tutarın 244.502,84-Euro olduğu, davalı şirket ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacıya ait hesapların 320-Satıcılar, 159-Verilen Sipariş Avansları, 329-Diğer Ticari Borçlar, 379-Diğer Borç ve Gider Karşılıkları Hesaplarının yardımcı hesaplarında takip edildiği, tüm bu hesapların bakiyeleri toplamı birleştirildiğinde davacının 244.756,33-Euro alacak bakiyesi olduğu, davacının dayanağı 25 adet faturanın davalı şirket cari hesabında yer aldığı ve davalı şirketin faturaların tebliğ aldığı, ancak fatura içeriği ürünlerin teslim edilmediğini savunduğu, davalının dava konusu ürünlerin gönderilmediği iddiasına karşılık davacının ürünlerin kargo şirketi (... Kargo) aracılığı ile gönderildiği iddiasında bulunduğu ancak kargo faturalarının davacı şirketin kestiği gerek fatura gerekse e-irsaliye numaraları ile ilişkilendirilemediği, davacı şirketin dava konusu e-irsaliyeleri düzenlerken zorunlu doldurulması gereken (fiili sevkiyat tarihi, lojistik firmanın bilgileri..) yerleri boş bıraktığı, ürün teslimlerinin ispatlanamadığının kabulü gerektiğinin belirtildiği, azlık görüşünde ise, davalının davaya konu faturalara itiraz etmediği; itiraz edilmeyen faturaların her iki tarafın da ticari defterlerine işlendiği, davacının ticari defter kayıtları uyarınca davalı'dan 244.502,84-Euro alacaklı gözüktüğü, davalının ticari defter kayıtları incelendiğinde ise davacı'ya 244.756,33-Euro borçlu gözüktüğü; BA/BS kayıtlarında davaya konu edilen faturaların her iki tarafın kayıtlarında da yer aldığı ve birbiri ile uyumlu olduğu; davalı itiraz edilmeyen faturaları kendi defterlerine işlediğinden ve davalının BA/BS kayıtlarında söz konusu faturalar davacının kayıtları ile uyumlu olarak yer aldığından,teslimin kanıtladığının kabulü gerektiği belirtilmiştir.Davalı şirketin; davacı tarafından düzenlenen faturaları ticari borç hesabında izlemediği davalı kayıtlarının incelenmesi neticesinde belirlenmiş ise de; bu durum davacının düzenlediği faturaları kabul eden davalının malları teslim almadığını kabulünü gerektirmez.Faturaların davalı borçlu tarafından yardımcı hesaplara kayıt edilmesi malların teslimi olgusuna bir etkisi olmayacağı değerlendirilmiştir. 2020-2021 yılları içinde tarafların açık hesap hareketlerinin incelenmesinde mal alımları zaman içinde sürekli artmasına rağmen ödemeleri de kısmi olarak devam etmiş, netice de takip konusu borç tutarı kadar cari(açık) hesap bakiyesi oluşmuştur. Davalı vekili kısmi ödeme dekontlarında hangi faturaya ait ödeme olduğu belirtilerek ödeme yapıldığı bildirilerek ödeme yapıldığını ileri sürmekte ise de; icra takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde; takibe konu edilen faturalar gösterilmekle birlikte "cari hesap bakiyesi" açıkça talep edildiğine göre davalı vekilinin takibe konu faturalar nedeniyle mükerrer ödemeye neden olunduğuna ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir. Zira icra takibi sadece faturalara özgülenmemiş, cari(açık) hesap bakiyesi de talep edildiği anlaşılmakla, takip talepnamesinde belirtilen bir kısım faturalar belirtilerek ödemelerin ilgili faturalara mahsubu halinde de bu kez açık hesaptan borç miktarı doğacaktır. Ticari ilişkinin 2020 yılında başladığı, vadeli satışlar yapıldığı ve süreçte devamlı şekilde borç miktarının artarak takibe konu tutara ulaştığı belirlenmektedir.Bilirkişi azlık ve çoğunluk görüşünde tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davalının BA formları getirtilmiş, davalının takip konusu faturalar muhteviyatı malları satın aldığını Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. BA(Büyük alış) formunda davacıdan mal aldığını Vergi Dairesine bildiren davalının malı/hizmeti teslim aldığının da kabulü gerekir. Yine; davacı tarafından düzenlenen faturaları teslim alan ve itiraz etmedan ticari defterlerine kayıt eden davalının fatura muhteviyatı malları teslim aldığının kabulü gerekir. Davalı alacaklı sunulan ticari defterleri ve BS-davalının BA formları ile teslimi kanıtlamış olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. (Aynı konuya ilişkin olarak Dairemizin 2021/640 esas ,2022/537 karar sayılı ,07.04.2022 tarihli ilamı ,Yargıtay 11 HD nin 2022/3753 esas , 2023/7735 karar sayılı , 27.12.2023 tarihli ilamı ) Davalının kendi defterlerinde göre davacıya 244.756,33-Euro borçlu göründüğü, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 244.502,84-Euro alacaklı göründüğü" belirlemesi yapılmış olup, bilirkişi kurulu çoğunluk görüşü teslim olgusunun kanıtlanması gerektiğine ilişkin olup hukuki değerlendirme gerektiren bu görüş nedeniyle bilirkişi kurulu arasında görüş farklılığı olmadığının kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 244.502,84-Euro borçlu bulunduğunun kabulü ile asıl alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesine, ayrıca ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalar nedeniyle likit alacak, haksız itiraz nedeniyle hüküm verilen miktar üzerinden %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 254.438,10-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan ‬63.609,52-TL harcın mahsubu ile kalan 190.828,58‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafreddinedereceİptaliSatımdanistanbulgerekçeesastanmahkemenumarasıKaynaklanan)İtirazınkararı(Ticaricevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim