SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1544

Karar No

2024/1200

Karar Tarihi

3 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1544

KARAR NO: 2024/1200

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/02/2023

NUMARASI: 2021/451Esas - 2023/86 Karar

DAVA: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması veya Devrinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/09/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, ekte sunulan 17.09.2019 tarihli ....com.tr internet sitesinde davalının işlettiği ... isimli işletmenin devir ilanını gördüğünü, ocak 2020 tarihinde işletme sahibi olan davalı ile buluştuğunu, müvekkilinin, davalı borçlu ile görüşmeye ... isimli kişi ile beraber 2020 yılı ocak ayı içinde gittiğini, müvekkilinin düşünüp değerlendireceğini söylediğini ve bir süre sonra şubat sonunda yine ... ve ...'ın eşi ile birlikte davalı borçlu ile görüşmeye gittiğini ve devrin yapılması ve şartları konusunda sözlü olarak karşılıklı mutabık kaldıklarını, davalı borçlu işletmenin şahıs firması olduğunu, anlaşılan devir bedeli olan 400.000-TL'nin yarısının kendisine nakit ödenmesini, kalan kısmın ise aylık 10.000-TL şeklinde ödenmesi hususuyla beraber 200.000-TL'nin ödenmesinin hemen ardından şahıs firmasını şirkete çevirip müvekkile hisse devri yapacağını bildirdiğini, davalının müvekkilde güven oluşturduğunu, bu görüşme sonunda müvekkil tarafından ... devir ücreti açıklamasıyla 09.03.2020 tarihinde 50.000-TL, 12.03.2020 tarihinde 150.000-TL olmak üzere anlaşılan bedelin yarısı olan 200.000-TL peşinen ödendiğini, bu ödeme dekontlarında, ... devir ücreti yazdığını, devrin gerçekleşmediğini, ödenen bedelin iadesi için Beykoz İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibe konu asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı tarafından süresinde davaya cevap verilmemiş, bilahere verilen dilekçeler ile davaya konu restaurantı müvekkilinin 2019 yılında devir amacıyla ilana koyduğunu, fakat daha sonra belediyede yaptığı araştırma sonucunda ruhsat iptali yahut devir işlemi yapmasının imkansız olduğunu öğrendiğini, davacı devir için ulaştığında ise aralarında geçen görüşmelerde müvekkilinin devir işlemi yapamayacağını belirttiğini, tarafların devir işleminin gerçekleşmeyeceğini bilerek hareket ettiğini ve yaptıkları görüşmeler neticesinde yalnızca kar ortaklığı üzerine anlaşmaya vardığını, karşı taraf müvekkiline katkı payı olarak 200.000-TL ödediğini ve işletme ortağı olduğunu, ödenen katkı payı, müvekkilinin işletmeyi karşı tarafa mesul müdür olarak bıraktığında alkollü ve alkolsüz içki, et, tavuk, meyve, çeşitli meze vs gibi gıda ürünlerinin tam stok olarak kendisine teslim edilmesine karşı alınan ücretten ibaret olduğunu, yapılan anlaşma sonucunda davacı, iş yerinin işletmesini yaptığını ve her ayın sonunda müvekkiline banka yoluyla 10.000-TL kar payı gönderdiğini, duyduğu güven sebebiyle gönderilen kar paylarında banka dekontunun açıklama kısmına hiçbir zaman bakma gereği duymadığını, fakat davacıdan aldığı son ödemede dekontun açıklama kısmında “kira borcu” yazısını görünce parayı almadan iade ettiğini, çünkü taraflar arasında herhangi bir devir anlaşması yapılmadığını, yalnızca işletme anlaşması yapıldığını, davacının anahtarı teslim etmeden önce gece vakti kimseye haber vermeden işletmede bulunan bütün stokları yanında götürerek 80.000-TL zarara yol açtığını, yapılan anlaşmanın içeriği ve daha sonra restorana verilen zarar nedeniyle müvekkilinin karşı tarafa borcu bulunmadığını, davanın reddine zararının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasında davalının işletmecisi olduğu ... isimli iş yerinin devri konusunda anlaşıldığı, bu anlaşma gereğince davacının Beykoz ... Noterliğinin 13/03/2020 tarih ... yevmiye numaralı noterlik işlemiyle işletmeye mesul müdür olarak atandığı, davacının bu işlemden hemen dört gün önce 09.03.2020 tarihinde 50.000-TL ve bir gün önce 150.000-TL olmak üzere; dükkan devri için ödeme ve ... devir ödemesi açıklamalarıyla banka kanalıyla davalıya gönderdiği, yine devamında değişik zamanlarda benzer şekilde dükkan devri, dükkan taksiti gibi açıklamalar yapılarak 80.000-TL gönderildiği ve toplamda davacı tarafından davalıya işletmenin devri amacıyla icra takibine konu edildiği üzere 280.000-TL ödeme yapıldığını, zira davalı Beykoz 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/310 esas sayılı dosyasında; işletmeyi devrettiğini ve davacının banka aracılığıyla bedeli gönderdiğini ikrar ettiği, öncelikle taraflar arasında geçerli bir yazılı işletme devri sözleşmesi bulunmadığı, işletmenin içkili restaurant niteliği gereği devrinin hemen mümkün de olmadığı, davalının süresi içinde cevap dilekçesi vermediğinden iddianın inkar edildiğinin kabul edildiği, beyan dilekçesinde yapılan 200.000-TL'lik ödemenin stokta bulunan 'içki ve gıda ürünlerine ilişkin olduğu, diğer ödemelerin ise kar payı ödemeleri olduğuna ilişkin savunmasına; tanık beyanları, ceza mahkemesindeki ikrarı gereği itibar edilmediği, mesul müdürlük ve iş sözleşmesi gereği sorumluluğun işveren sıfatıyla davalıda olması, hesapların kendisi tarafından tutulması, çalışanların maaş ödemelerini yapması veya kar payını dağıtması gereken kişinin işletme sahibi sıfatıyla davalının olması gerektiği, tarafların aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiği, davalının davacıya karşı haksız zenginleştiği ve aldığı parayı tamamen iade etmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davalının Beykoz İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa (280.000-TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, davalının itirazının haksızlığı ve alacağın likit olması nedeniyle alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; mahkemenin davaya bakmaya görevli olmadığını, davacı tarafından müvekkile yapılan 200.000-TL ödemenin, iş yerinde stokta bulunan "alkollü ve alkolsüz içkiler, katı gıdalar, meyve, çeşitli meze ve sair gıda ürünleri" için yapılan ödeme olduğunu, diğer ödemelerin ise müvekkile yapılan aylık kâr payı ödemeleri olduğu, tahsil ettiği kârların "kira bedeli" açıklamasını fark ettiğinde müvekkil ile davacı arasında iş ilişkisi son bulduğunu, müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, işyerini 2020 mart ayından 2020 kasım ayına kadar "mesul müdür sıfatıyla" işleterek kâr elde ettiğini müvekkilinin bu süre boyunca elde edilen kârdan, kâr payı aldığını, mahkemece işbu kâr payı ödemelerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davacıya iadesine karar verildiğini, işbu karar uygulandığında; davacı tarafından müvekkile ödenen kâr payı davacıya iade edilmiş olacağı, davacı, müvekkile ait iş yerini hiçbir bedel ödemeden işleterek kâr elde ederek sebepsiz zenginleşmiş olacağını, devre konu olan işletme içkili restaurant olup, devrinin mümkün olmadığını, içkili işletme ruhsatı ile ilgili kanunlarda 2013 yılı itibari ile yapılan değişiklik ile müvekkilin hali hazırda bulunan işletmesine içki ruhsatı verilemeyeceğini, 2013 yılından önce alınmış içki ruhsatlı işletmeler, sahipleri açısından usulü müktesep hak oluşturduğundan bu hakkın 3. şahıslara devri mümkün olmadığını, hiçbir yazılı belge olmadan, işyerini devralması ve devir bedeli ödemesi davacı açısından; hiç ihtiyacı yokken 37 yıllık işletmesini devretmesi ise müvekkil açısından hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilin 37 yıllık alkol ruhsatlı işletmesini 280.000-TL bedelle devretmesi veya tersinden davacının hiç bir şekilde yazılı bir belge olmadan tanımadığı birisine para göndererek işletmeyi devralması, üstüne üstlük herhangi bir devir anlaşması bir yana hizmet sözleşmesi yapması hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Ticari işletmenin devrine ilişkin 6102 Sayılı TTK'nın 11/3. Maddesi" Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir." düzenlenmesi mevcuttur. 6098 Sayılı TBK' nin 202/1 maddesinde ise "Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı mal varlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur." hükmünü haizdir. Davalı tarafından verilen 19 eylül 2019 tarihli ilan ile içkili restaurant işyerinin devren kiralık ilanı vermesi üzerine davalı ile devir hususunda anlaşıldığı, davacı tarafça ileri sürülmüş, davacının devir bedeli olarak yaptığı ödemelere ilişkin olarak sunulan banka dekontlarında dükkan devir bedeli, devir taksiti, ön ödeme açıklamaları ile davacı tarafından davalıya davaya konu 280.000-TL'nin ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı içkili restaurantın devir yasağı bulunduğunu, davacının küçük bir araştırma neticesinde bunu öğrenebileceğini, alınan bedelin dükkanda bulunan stok kabilinden ekonomik değerlere ilişkin olduğunu, ayrıca Noterde düzenlenen resmi mesul müdür iş sözleşmesinin aksinin aynı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerektiğini ileri sürse de; internet sitesine devir ilanı veren davalının tacir sıfatını haiz olduğu gözetildiğinde, devir yasağını verdiği ilandan sonra öğrendiğini ileri sürmesi çelişkidir. Ödeme dekontlarının tamamında "dükkan-restaurant devir bedeli ibaresi bulunmaktadır. Davalı bu süreçte hukuken işletme sahibi sıfatını muhafaza ettiği gözetildiğinde, davacı tarafından yapılan ödemelerin işletmeden elde edilen kar payı olduğu savunmasının da dayanağı bulunmamaktadır. Davalı, Beykoz 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/310 esas sayılı dosyasının 21.9.2022 tarihli duruşmasında; "müşteki benim kiracım değildir. Ben sadece işletmeyi devrettim, olay tarihinde bana banka aracılığıyla bu bedeli gönderdi, ancak açıklama kısmına kira ödemesi yazmıştı, bende bu durumu sormak için restauranta gittim" beyanı dikkate alındığında restaurantı davacıya devir ettiğini ikrar ettiğinden; restaurant devir bedeli açıklaması ile yapılan tüm ödemelerin işletme devir bedeli olduğu, geçersiz sözleşme ile aldığı bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iade yükümlülüğünün bulunduğunun kabulü gerekir. Davalı vekilinin, müvekkilinin işletmeyi devir iradesi bulunmadığı, daha evvel de işletmenin üçüncü şahıslarca "mesul müdür" sıfatıyla işletildiği ve kar payı elde ettiği yolundaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Dekontlarda yazılı açıklamalar nedeniyle; davacı yararına devir bedeli olarak ödendiği hususunda karine oluştuğundan davalı vekilinin iddiasının aksine bu karinenin aksinin davalı tarafından ispatı gerekir. Davalı tarafça bu yolda bir delil gösterilmediği gibi davalı tarafından iş yerinin kiralanmadığı devir edildiği açıkça ikrar edilmiştir. Stok devir bedeli olarak Resmi şekilde düzenlenen iş sözleşmesi nedeniyle aksi yönde bir sonuca varılamamaktadır. İşletmeyi geçerli şekilde devir alamayan davacının işletmede "mesul müdür "sıfatı ile işverence verilecek işleri yapmak üzere ücret karşılığında görevlendirilmesi, "devir bedeli"olarak yaptığı ödemelerin davalıda kalması için gerekçe olmayacaktır. Açıklanan nedenlerle; ticari işletmenin devri TTK'da düzenlendiğinden davanın ticari dava niteliğinde olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik kararı verilerek Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, mahkemenin davaya bakmaya görevli bulunduğu, davalı vekilinin kararın esasına ve mahkemenin görevine yönelik istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 19.126,80-TL istinaf karar harcından yatırılan 4.781,7‬0-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 14.345,1‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 17,80-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İşletmeninistinafreddinedereceDevrindenveyaistanbulAlacakgerekçeesastanKaynaklanan)numarasısebeplerikararıSatılmasımahkemesi(Ticaricevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim