İstanbul BAM 12. HD 2023/2480 E. 2024/12 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/2480
2024/12
4 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2480
KARAR NO: 2024/12
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/10/2023
NUMARASI: 2023/351Esas - 2023/870 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Davanın görevsizliği nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkil 2008 yılından itibaren hava kargo sektöründe Genel Kargo Satış Acenteliği ile iştigal ettiğini, davalı ..., ..., ... ve ... müvekkil şirketin eski çalışanları olduğunu, davalı ... Loj Ltd. Şti. ise müvekkil şirketle bir dönem ticari iş yaptığını, bu iş ilişkisi nedeni ile de diğer davalı personeller arasında iletişimleri ve tanışıklıkları oluştuğunu, davalılar birlikte ve örgütlü bir şekilde müvekkilimin en büyük müşterisi olan ... şirketini davalı ... Loj Ltd. Şti.nin uhdesine alarak müvekkilini zarara uğrattıklarını belirterek şimdilik 100.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1- Davalı ... vekili, davacı ile müvekkil arasında sadece iş sözleşmesine dayalı hukuki ilişki olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerini müvekkile yöneltmesinin mümkün olmadığını, davanın davalı müvekkil yönünden maddi hukuk kaynaklı husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2- Davalı ... Kaya vekili, davacının davası için görevli görevli mahkeme ticaret mahkemeleri değil, iş mahkemeleri olduğunu, müvekkil yönünden dava şartı noksanlığından dolayı davanın usulen reddine karar vermesini talep etmiştir. 3- Davalı ... Loj Ltd. Şti. vekili, müvekkil şirketin .. ile çalışmaya başladığı, davalı işçilerin davacı şirketten ayrılış tarihleri ve gerekçelerine bakıldığında müvekkil şirket ile işçilerin davacı şirketle iş sözleşmelerinin feshi arasında hiç bir illiyet bağı kurulamayacağını belirterek davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir. 4- Davalı ... vekil, davanın görülmesinde iş mahkemeleri görevli olduğundan mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5- Davalı ... vekili, müvekkil, davacı taraf nezdinde sigortalı bir çalışan olarak aralarındaki hukuki bağlantı sadece iş hukuku kapsamında olduğunu, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu belirterek davanın görevsizlik nedeniyle reddine kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın rekabet yasağının ihlali nedeniyle tazminat alacağı istemine ilişkin olduğu, davacı, davalıların şirketteki hizmet ilişkisi devam ederken dava dışı rakip firma ile gizlice iş ilişkisinde bulunduğunu, hizmet ilişkisi sona erdikten sonra da rakip firmada çalışmaya başladığını ve rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuş, davaya dayanak alınan taahhüdün işçi ile işveren arasında düzenlendiği ve hem işverenle çalıştığı dönemi kapsadığı (aynı yönde Yargıtay 11. HD 2016/3381 Esas, 2017/6936 Karar sayılı ilamı- İst. BAM 37. HD 2021/1816 Esas, 2022/745 Karar sayılı ilamı), iş akdi devam ettiği sırada özen yükümlülüğüne aykırı davranışa dayalı eylemlerinin değerlendirilmesi İş Mahkemesinin görevi dahilinde olduğu, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası’nın 1 nci maddesi hükmü uyarınca davadaki tüm davalılar bakımından uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemeleri olduğu, davacı şirket, işçinin şirketle iş akdinin devam ettiği zaman dilimi için de rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini iddia ettiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dava dosyasının görevli Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu eylemlerin TTK'nın 56'ncı maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini, aynı zamanda TTK 62. maddesinde cezayı gerektiren fiil olarak tanımlandığını, buna göre TTK'da düzenleme altına alınan bu tür eylemlerden kaynaklı açılan davaların, mutlak ticari dava mahiyetinde olup bu davalara bakmaya görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, haksız rekabetin iş akdinin devamı sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği noktasından hareketle görevli mahkemenin tespiti yoluna gittiğini, tüm işçilerin davalı şirket tarafından ayartılması ve böylece personellerin rakip şirkete geçmesi ve bununla birlikte de müvekkilin en önemli müşterisinin rakip şirkete geçirilmesi durumunun; mahkemece gerekçeli kararda kısaca "işçilerin rakip firmaya geçmeleri" şeklinde tanımlandığını, sadece "rakip firmaya geçiş" penceresinden bakıldığında dahi bu eylemin, doğal olarak ve ancak "iş akdinin sonra ermesinden sonra" gerçekleşebileceğini, mahkemece, bir yandan ihtilafı, rakip firmaya geçiş şeklinde tanımlarken diğer yandan ihtilafın iş akdinin devam sırasında gerçekleştiği şeklinde bir gerekçeye dayandırması kendi içinde çelişki oluşturduğunu, SGK kayıtlarından da tüm davalıların sırasıyla iş akitlerini sona erdirdikleri ve rakip firmaya geçtiklerinin görüldüğünü, bu durumda da davaya asliye ticaret mahkemelerinde bakılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava dilekçesinde, davalı gerçek kişilerin davacı şirkette çalışmakta iken davalı şirket ile iş ilişkisi nedeniyle tanışıklıkları olup, davacı şirketten istifa ederek ayrılıp davalı şirkette çalışmaya başladıkları, davacı şirketin bir müşterisinin davalı şirket ile çalışmaya başladığını, davalıların haksız rekabet eylemlerinin tesbiti ile engellenmesi, haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir. Somut olayda, davacı şirketin eski işçileri davalı gerçek kişilerin davalı şirket tarafından ayartılmak suretiyle davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra davacının müşterisi şirketin davalı şirkete transfer edilmesi vakıasına açıkça dayanılmış olup, davalı gerçek kişi işçilerin davacı şirkette çalışırken davacı şirket zararına haksız rekabette bulundukları vakıası ileri sürülmemiştir. Gerekçe de ,davalıların iş akdi sırasında gizlice iş ilişkisinde bulundukları ibaresine yer verilmiş ise de ; davacı işçilerinin davalı şirket ile olan ticari ilişki kapsamında tanıştıklarından söz edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre haksız rekabet eyleminin işten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle TTK'nin 54 vd. Maddeleri uyarınca haksız rekabet hükümleri uyarınca açılan davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, eldeki davada işçi ve işveren arasında bir uyuşmazlık olduğunun kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, görevsizlik kararı veren mahkemenin haksız rekabetin tesbiti ve meni ve tazminata ilişkin eldeki davaya bakmaya görevli olduğundan, dava yeniden görülmek üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2023 Tarih 2023/351 Esas - 2023/870 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 04/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56