SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2264

Karar No

2024/1195

Karar Tarihi

5 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2264

KARAR NO: 2024/1195

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/10/2021

NUMARASI: 2020/672 Esas - 2021/867 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/09/2024

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; oyun ve oyuncak emtia toptan ticareti alanında faaliyet gösteren müvekkilinin her iki davalıyla ticari ilişkisinin bulunduğunu, her iki davalının ortak ve yetkilileri akraba olup aralarında organik ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin 2014 yılında ciddi beyin ameliyatları geçirdiğini, bu süreçte davalı şirketlerin müvekkili firmanın güvene dayalı siparişleri karşılığı ödemelerde bulunduğunu, bu ödemeler için oyun kağıtları nedeniyle devlete ödenecek %20 tutarında ÖTV'den kaçınmak amacıyla davalılar tarafından fatura düzenlenmediğini, davalıların müvekkilinin ticari emtia karşılığı verdiği kıymetli evrakları tahsil ettiğini, ancak bu ödemeleri cari hesabına işlemediğini, bazen de ürünler için fatura ve sevk irsaliyesi düzenlemediğini, ödemesi yapılmış olan bir kısım malların teslim edilmediğini, bu nedenle cari hesaplarda farklılıklar oluştuğunu, müvekkili tarafından keşide edilen bu husustaki ihtarname sonrasında davalı ... tarafından müvekkili hakkında Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, halen davalının elinde müvekkili şirkete ait 30.10.2015 keşide tarihli 50.000-TL tutarlı ... Bankası Küçükçekmece Şubesine ait bir çekin bulunduğunu, müvekkilinin davalıların bildirdiği kadar borcunun bulunmadığını, ayrıca organik bağ bulunan davalı ... firmasından alacaklı olduğunu belirterek, her bir davalı için 5.000-TL olmak üzere müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davalılar arasında organik bağ bulunduğunun kabulü halinde müvekkilinin davalılara 210.041,72- TL borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 190.000-TL'nin istirdadına, davacının ayrıca davalı ... şirketine 31.299,12-TL borçlu olmadığının tespitine; davalılar arasında organik bağ ilişkisinin kabul edilmemesi halinde ise davacının ... firmasına 178.742,60-TL borçlu olmadığının tespiti ile bu tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, davacının davalı ... firmasına 31.299,12-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP: Davalılar vekili; müvekkillerinden ...'in icra takibinin tarafı olmadığını, bu nedenle husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın bu davalı bakımından husumet nedeniyle reddi gerektiğini, her iki davalının farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, organik bağ iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirketten ayrı ayrı keşidecisi davacı olan ... Bankası A.Ş Küçükçekmece İstanbul şubesinin 80.000-TL ve 60.000-TL tutarlı çekler nedeniyle alacaklı olduğunu, bu alacaklarla ilgili olarak davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarında takip başlatıldığını, davacının henüz takibe konulmamış olan ... Bankası Küçükçekmece şubesine ait 30.10.2015 tarihli 50.000-TL tutarındaki çekin takibe konulmaması için işbu davayı açtığını, davacının Bakırköy .. Noterliğinin 01.09.2015 tarihli ihtarnamesine konu yaptığı çeklerin ihtardan önce piyasaya sürülmesi sebebiyle iade edilemediğini, ancak müvekkilinin işbu üç adet çek yerine davacıya 03.06.2015 tarihli 125.000-TL bedelli, 07.06.2015 tarihli 135.000-TL bedelli ve 14.07.2015 tarihli 240.000-TL bedelli çekleri düzenleyerek teslim ettiğini, çek peşin ödeme vasıtası olup mal teslim edilmediğini ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkili şirketler arasında organik bağ bulunduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davanın reddi ile en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Bakırköy ... İcra Dairesi ve İstanbul ... İcra Dairesi dosyalarındaki borcun ödenmiş olması nedeniyle İİK.nın 72/6. maddesine göre dava istirdat davasına dönüştüğü, davacı vekilinin ıslah dilekçesiyle de istirdat isteminde bulunduğu, dava tarihinden sonra ödeme yapılan icra takip dosyalarındaki ödeme tutarları hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, tespit edilen miktarlar ve rapor dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacı tarafça ödenen 82.507,42-TL ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacı tarafça ödenen 132.426,90-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdadı (tahsili) ile davacıya verilmesine, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında (davacı tarafça depo edilen 68.690,57-TL) davacının 30.10.2015 keşide ... no.lu takibe konu 50.000-TL'lik çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davalılardan ... firması yönünden ise dava konusu olan çekte cirosu bulunmadığından, bu davalıya yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen 23.11.20121 tarihli ek karar ile, hakkındaki dava reddedilen davalı ... lehine 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalılar vekili; müvekkili ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, mahkemece HMK'nın 305/A maddesi uyarınca hüküm tamamlatılmak suretiyle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak müvekkili lehine reddedilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücrete hükmedilmesinin hatalı olduğunu, çek bir peşin ödeme vasıtası olup, peşin satışlarda malın teslim edildiğinin karine olarak kabul edildiğini, malın teslim edilmediğinin ise davacı tarafından ispat edilemediğini, davacının iddia ettiği gibi ilgili çek kayıtlarını ticari defterlerine işlememesinin borcun olmadığı anlamına gelmediğini, bilirkişi raporları hatalı olmasına rağmen mahkemece itirazları dikkate alınmayarak eksik inceleme sonucunda hatalı raporlar esas alınarak karar verildiğini, ayrıca müvekkilinin iyi niyetli şekilde alacağını tahsil edebilmek için takip başlatması nedeniyle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın ve ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, mal alımına karşılık avans olarak verildiği iddia olunan icra takibine konu üç adet çekler nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespiti ve icra takiplerinde ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere; aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Mahkemece tarafların ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, düzenlenen 31.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinde davalı davalı ... firmasından 318.742,60-TL alacaklı, davalı ... firmasından ise 31.299,12-TL alacaklı gözüktüğü; davalı ... firmasının ticari defterlerinde davacıdan 82.584,40-TL alacaklı, davalı ... firmasının ise kendi defterlerinde davacıya 31.743,72-TL borçlu gözüktüğü, davalı ... şirketinin davacıya iade ettiği fakat davacı kayıtlarında yer almayan çek bedelleri ile davacının davalı ... firmasına yapmış olduğu davalı kayıtlarında yer almayan ödemelerin mahsubu sonucunda davacının bu davalıdan bakiye 178.742,60-TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı ... ticari defterlerinin davalının 31.299,12-TL borç kısmı yönünden mutabık oldukları tespit edilmiştir.Davacı delil listesinin 1 nolu ekinde (ek: 8); 1.10.2014 tarihli fiş 9 adet evrak toplamı 30.03.2015 tarihli 40.000-TL, 30.04.2015 tarihli, 80.000-TL, 30.05.2015 tarihli 80.000-TL, 30.05.2015 tarihli 80.000-TL, 30,06.2015 tarihli 80.000-TL, 30.07.2015 tarihli 80.000-TL, 30.08.2015 tarihli 60.000-TL, 30.9.2015 keşide tarihli 80.000-TL olmak üzere toplamda 514.543-TL bedelli çek ve senetlerin davacı şirket tarafından Star Oyun şirketi yetkilisine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Esasen bu çeklerin alındığı davalı tarafından da kabul edilmektedir. Davacı çeklerin bir yandan aldığı malların karşılığı verildiğini, mal teslimi yapılmadığını ileri sürerken öte yandan davalının sattığı mallar karşılığı belge düzenlemediğini ileri sürmektedir. Davacı ve davalının tahsil ettikleri veya iade ettikleri çekleri ticari defterlerine kayıt ettikleri ancak bu çek alışverişi karşılığında mal satımı söz konusu olmadığı belirlenmiştir.Bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; her iki tarafın ticari defterlerinde 1.1.2015 tarihi itibariyle ;davacının davalı ...'dan 247.415-TL alacaklı olduğu hususunda mutabakat vardır. 2015 yılı içerisinde davacı yukarıda yazılı çekler ve senetleri cari hesabına kayıt ederek vadeli çekler nedeniyle davalı ...'dan 818.742-TL alacaklı konuma geçmiştir. Bu alacağın içinde ; dava konusu ihtilaflı üç adet çekler de bulunmaktadır. Her iki yanın ticari defterlerinde tek bir fatura kaydı dahi yoktur.Davalı ...'un davacının keşide ettiği çekleri piyasada kullandığı ,üçüncü şahıslara ciro ettiği anlaşılmaktadır. Ancak, davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde belirttiği üzere ,27.5.2015 tarihli 125.000-TL, 07.06.2015 tarihli 135.000-TL bedelli, 01.07.2015 tarihli 240.000-TL, çeklerin bu kez davalı ... tarafından davacı şirkete toplamı 500.000-TL yi bulan çekler ile ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde bu çekleri tahsil edip ; yine ... şirketi'ne elde ödediğini beyan etmekte ise de ;bizzat davacının ticari defterlerinde davalı ... şirketi tarafından verilen çekler ödeme olarak kayıt edilmiş ,borçtan düşümü yapılmıştır.Davalı ...'un piyasaya ciro ettiği vadeli çek ve senetler 800.392-TL ye ulaştığında 125.000,135.000,240.000-TL lik çeklerin cari(açık) hesaptan ödeme olarak düşüldüğü, buna göre ; 30.07.2015 tarihli çekin de işlemsiz davacıya iade edildiği ,diğer ihtilafsız çeklere elden kısmi ödemelerin davacı ... tarafından yapıldığı belirlendiğine göre ;taraflar arasında gerçek bir ticari satım ilişkisinin bulunmadığı ,çeklerin gerçek bir ticarete dayanmadığı ,davacının çeklerinin davalı ... tarafından ciro edildikten sonra , kullanılan çeklere karşılık davacının sadece 500.000-TL ödeme yaptığı belirlenmektedir.Bu noktada; davacının çekleri alınacak mal karşılığı avans olarak verildiği iddiası doğrulanamamaktadır. Davacı ;davalı ... lehine çek keşide etmekte ,davalı da ciro ile aldığı çeklere karşılık ,ancak çekler davacı ... tarafından ödendiğinde davacı çekler veya senetler nedeniyle alacaklı hale gelmektedir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çeklerin soyut borç ikrarı olduğunu savunmakla birlikte; tarafların ticari defterlerinde fatura kaydı bulunmadığı,ticari ilişkinin sadece ... çeklerinin alınmasından ,ödendikten sonrada doğrudan ... tarafından keşide edilen çekle ile ödenmesinden ibaret olduğu gözetildiğinde çeklerin soyut borç ikrarı olduğunu kabul de mümkün görülmemiştir.Davacı ... şirketi ; Bakırköy .. Noterliğinin 01.09.2015 tarihli ihtarnamesi ile "avans çeki olarak verdiğimiz 30.08.2015 tarihli ... çek nolu 60.000-TL, 30.09.2015 tarihli ... çek nolu 80.000-TL, 30.10.2015 tarihli 50.000-TL bedelli ... nolu çeklerin iadesinini talep etmiştir. Davalı, ... vekili cevap dilekçesinde , ancak bu ihtardan önce müvekkili tarafından çekler piyasaya sürüldüğünden iade edemediğini iyi niyetle; talep edilen üç adet çek yerine davacı tarafından keşide edilen 03.06.2015 tarihli ... çek nolu 125.000-TL bedelli, 07.06.2015 keşide tarihli ... nolu 135.000-TL, 14.07.2015 keşide tarihli 240.000-TL bedelli ... nolu çeklerin verildiğini beyan etmiştir. Ancak ihtardan evvel bu çeklerin davacı ...'a borç miktarı 800.000-TL yi aştığı ,ancak icra takibine konu çeklerin ödeme günü gelmediği bir tarihte 27.05.2015 tarihi ve devamında verildiği belirlenmektedir. Davalı ... şirketi ,davacı ... şirketi çekleri ödediği müddetçe davacı ...'a borçlu hale geldiği gözetildiğinde ;gerçek bir ticari ilişki bulunmayan bu ilişkide , davacının gerçekten borçlanmadığı ,takip tarihi itibariyle ihtilaflı bulunan üç adet çekin iadesi davacı tarafça istenildiği gözetildiğinde davacı şirketin üç adet çek nedeniyle davalı ... şirketine borçlu olmadığının kabulü gerekir. Davalı ... şirketi'nin gerçekte çekler nedeniyle alacaklı olmadığı halde icra takibine giriştiği ,davacı borçlu olmamakla birlikte çek alacaklılarına ödeme yapmadığı çeklere karşılıksız şerhi verildiği ,daha evvel kullanılan çekler karşılığı 500.000-TL ninde davacıya ödendiğinin kabulü gerekir. (2014 yılından devri eden 247.215 -TL bedelde her iki tarafın ticari defterlerinin mutabık olduğu ,30.03.2015 tarihli 40.000-TL, 30.4.2015 tarihli 80.000-Tl,30.5.2015 tarihli 80.000-TL, 30.06.2015 tarihli 60.000-TL çeklerde bir ihtilaf olmadan davacı ödendiği,30.7.2015 tarihli çek davacıya iade edildiği ihtilafsız olduğu ,davalı ...'un ihtilaflı çeklerin karşılığı bedeli ...'a ödemediği belirli olduğundan ,çeklerin ödeme vasıtası olarak ... şirketinde bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.Davalı ...,ihtilafsız dönemde davacı tarafın ödediği çeklerin karşılığını ,davacıya (500.000-TL bedelli üç adet çek ile ) geri ödediği, başkaca bir ödemesi bulunmadığından ;ihtilaflı icra takibine konu edilen üç adet çeklerin bedelsiz olduğunun kabulü gerekir. Davalı ... , davacıdan aldığı çekleri ihtar tarihi itibariyle elinde olmadığından iade edemediği ,karşılıksız şerhi alınarak müşteriler tarafından ...'a iade edilerek geri döndükten sonra davacıya iade etmesi gerekirken etmeyerek icra takibine başvurduğu sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamında bulunan takip dosyaları ile mahkemece yaptırılan ikinci bilirkişi incelemesinde ise; davalı ... firması tarafından davacı aleyhine söz konusu çeklere dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 80.000-TL , Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 60.000-TL ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarında 30.10.2015 keşide tarihli çeklere dayalı takip başlatıldığı, davacı tarafından haciz tehdidi altında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 132.426,90-TL, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının kısmen kabul ettiği borç miktarı ve isabet eden ferileri hesaplanarak 82.507,42-TL ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ise 68.690,57-TL ödeme yapıldığı ,ancak mahkemece konulan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacaklı davalıya ödeme yapılmadığı görülmüştür. Davacının söz konusu icra takip dosyalarına dayalı çekler nedeniyle davalı ... firmasına borçlu olmadığı ticari defter kayıtlarından anlaşılmakla, söz konusu takip dosyalarında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmelidir. Bu kapsamda ; Ancak 500.000-TL lik çekler dışında tesbit edilen davacı tarafından ödenmeyen icra takibine konu çekler dışında davacının ... şirketine diğer senetlerden varlığı tespit edilen 11.257,40-TL düşülerek Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasından 60.000-TL bedelli çekin 48.742,60-TL lik kısmından ve ferilerinden borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, anılan icra dosyasında fazladan talep edilen kısım bakımından ödendiği hesaplanan 82.507,42-TL nin, İstanbul .. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borcun tamamından sorumlu olmadığının tespiti ile ödenen 132.426,90-TL nin davalı ... şirketinden ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilerek istirdadına, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacaklıya ödeme yapılmayan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Her iki tarafın ticari defterlerinde tespit edildiği üzere davalı ... şirketinin çekler nedeniyle alacaklı olmadığını bildiği halde ,icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Diğer yandan,davacı tarafından davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş bu karar aleyhine davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. Davacı tarafça, diğer davalı ile organik bağın varlığının tespiti halinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, icra takibine konu çeklerde anılan davalının cirosu olmadığı gibi ,davalı ... şirketinin davacıya karşı alacak talebinde bulunmadığı gözetilerek anılan davalıya husumet yöneltilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek ,ek karar ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davada harç hesabında ıslah harcının peşin harca ilave edilmesi gerekirse de, HMK nın 305/A maddesi uyarınca tarafların talebi üzerine mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan bu hatanın üzerinde durulmamıştır.Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf sebepleriyle yapılan inceleme neticesinde istinaf sebepleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davada icra takip tutarları üzerinden hesaplanan alınması gereken 13.574,36-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan 4.525-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.049,36-TL istinaf karar harcının davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye ödenmesine, Davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İlişkidennedenleriistinafTespitreddinedereceistanbulıslahhükümMenfiesastangerekçemahkemenumarasıKaynaklanan)kararı(Ticaricevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim