SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1292

Karar No

2024/1186

Karar Tarihi

3 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1292

KARAR NO: 2024/1186

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/04/2024

NUMARASI: 2023/798 Esas - 2024/338 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili;davalı şirketin yönetim kurulu üyesi dava dışı ... tarafından müvekkillerinin haberi olmaksızın yapılan 30.03.2021 tarihli genel kurul toplantısı ile şirketin sermayesi müvekkillerinin oy hakkı zedelenmek suretiyle 1.500.000-TL’ye artırılarak tescil ve ilan edildiğini, izah ettikleri haksız sermaye artırımı işlemi sonrasında ortaklık durumu şirketin toplam 1.500.000-TL’lik sermayesine tekabül eden hissedarlarından 5 adet paya sahip 5.000-TL ...'a ait iken 1250 adet paya sahip 1.250.000-TL’si dava dışı ...’ya ait olduğunu, diğer bir ifadeyle yapılan haksız ve müvekkillerinin bilgisi dışında yapılan sermaye artırımı ile oy hakkı elinden alındığını, ayrıca haricen yaptıkları araştırmalarda davalı şirkete ait "... Mahallesi, ... Sokak, No: ... Tuzla/İstanbul" adresinde mukim taşınmazın yönetim kurulu üyesi tarafından kiraya verildiğini, davalı şirket hesaplarına ödenen kira bedeli bulunmadığını, hal böyle iken dava dışı ortağın, mali yönden şirketi zarara uğratmakta, kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kendisinden beklenen özeni göstermediğini,, karşılıklı güven ilişkisini kaldıracak mahiyette davranışlar sergilemesinin ve bu davranışlarını sürdürmesi nedeniyle şirketin menfaati ve etkin şekilde faaliyetlerine devam edebilmesi beklenemeyeceğini, davalı şirketin Tuzla'daki fabrikasını ziyaret etmek ve şirkette olan bitenle ilgili bilgi almak isteyen müvekkilleri ... ve ...'u dava dışı şirket yönetim kurulu üyeleri ... ve ... emniyete giderek şikayet ettiğini, bunun üzerine Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi 2015/49 esas sayılı dosyasında görülen davada müvekkillerinin üzerlerine atılı suçlardan beraat ettiklerini, müvekkillerine iftira atan şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında 'iftira suçu' hakkında taraflarınca başlatılan yargılama süreci devam ettiğini, bilgi alma hakkı engellenen, yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi olduğu firmanın fabrikasına girmeye çalıştığı için yargılanan müvekkillerinin bu şartlar altında davalı şirket ile ortak bir paydada buluşması zor ve imkansız göründüğünü, müvekkillerinin diğer şirket ortakları ... ve ...'ya güven ve itimadı kalmadığını, bu şartlar altında şirketin devamı mümkün olmadığından TTK m.531 gereği anonim şirketin haklı nedenle feshini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesine, fesih taleplerinin kabul görmemesi halinde müvekkiline ayrılma akçesi ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacıların, davanın ikame edilmesi için zorunlu şartlardan olan sermayenin en az %10'unu temsil etme şartını sağlamadıklarını 30/03/2021 tarihli genel kurul toplantısı hukuka ve usule uygun şekilde gerçekleştirildiğini, iptal davasına konu edilmemiş geçerli bir toplantı olduğunu, davacıların dava dışı ortak ...'nın şirketi zarara uğrattığı, özensiz davrandığı ve tedbirli bir yönetici gibi davranmadığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, şirketin kamuya olanlar dahil geçmişe dayalı borçları dava dışı ortak ... tarafından ödenmiş/ödenmekte iken, şirketin devamlılığı ile eski borçların kapatılarak şirketin ayağa kaldırılması amaçlanmakta iken, davacıların şirket feshini istediklerini, kira bedelleri usule ve kira sözleşmesine uygun şekilde ödendiğini, ve taraflar arasındaki mutabakata uygun hareket edildiğini, davacılar ile dava dışı diğer şirket ortakları arasında uzun süredir anlaşmazlıklar bulunduğunu, davanın reddine, mahkemenin aksi bir kanaati olması halinde davacıların ayrılma akçelerinin ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların kabulünde olduğu üzere, davalı şirketin %8,33 hissesinin davacı ...'a, %0,33 hissesinin davacı ...'a ait olduğu, davacıların davalı anonim şirketteki paylarının toplamının %8,66 olduğu, bu oranın TTK 531.maddesinde belirtilen sermayenin en az onda birini ihtiva etmediği, davacıların haklı sebeplerle şirketin feshi davası açabilmeleri için gerekli olan paya sahip olmadıkları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2024/163 Esas sayılı dosyası ile birleştirme talepli dava açılmış ise de; incelenen dosya da davalı şirket hissedarlarından ... tarafından da şirketin haklı nedenle feshi istemli dava açıldığı, davanın açıldığı 16/02/2024 tarihinden işbu dosyada karar verilen 24/04/2024 tarihine kadar birleştirme kararı verilmediği gibi birleştirme kararı verilse dahi her davada dava şartlarının davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerektiği ve dosyalar birleştirilse bile birleşen her dosyanın bağımsız bir dosya olarak değerlendirilmesi gerektiğini, TTK'nın 531. maddedeki belirtilen hisse oranının dava şartı olarak yerine getirilmesi için başka hissedarlar tarafından birleştirme talepli dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu kanaatiyle açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Taraf teşkili sağlanan ve dava şartı olan sermayenin %10'unu sağlama şartını yerine getiren İstanbul Anadolu 3. ATM nin 2024/163 Esas sayılı dosyasına ilişkin birleştirme talebinin gerekli olan inceleme yapılmadan reddedildiğini, genel kurul öncesi müvekkiller dava şartı olan sermaye oranını karşıladğını ancak usulüne uygun yapılmayan genel kurul sonucu pay oranları ciddi ölçüde azaldığını, huzurdaki davanın amacı da bu hak kaybı sebebiyle müvekkillerinin artık ticari şirketin yürütülmesi için gerekli güveni duymamalarından kaynaklandığını, birleştirme talebinin hangi gerekçeyle reddedildiği dahi gerekçeli kararda belirtilmediğini, Yargıtay kararlarına göre de haklı sebeple fesih davasına diğer azlık hakları sahipleri müdahele edebildiğini (Yargıtay 11. HD'nin 13.12.2015 tarihli ve 2504/12980 sayılı kararı), hisse devri talepli derdest Çorum 3. asliye hukuk mahkemesi 2013/108 Esas sayılı dosyasının huzurdaki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının delil dilekçesinin 11. sırasında ileri sürdüğü hisse devir talepli Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/108 Esas sayılı dosyasında hala karar verilmediğini, bu davayla ilgili davalıların yaptığı temyiz itirazlarının da reddine karar verildiğini (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1763 E. 2023/2183 K.10.04.2023 T. Sayılı ilamı). Söz konusu davanın müvekkiller lehine sonuçlanması durumunda dava şartı olan %10 sermaye oranı karşılanmış olacağını, huzurdaki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, mahkeme hem İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2024/163 Esas sayılı dosyasıyla birleştirme talebini hem de Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/108 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talebini görmezden gelerek huzurdaki davayı 2. celsede reddettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: TTK'nın 531. maddesi hükmü ile anonim şirketler bakımında da haklı sebeplerle şirketin feshine olanak tanıyan düzenleme getirilmiştir. Anılan maddeye göre; “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir”. Yasal değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra yargı uygulamasında yüzde on azınlık pay sahipleri tarafından, her biri yüzde on pay sahibi olmasa dahi birlikte hareket etmek suretiyle anonim şirketin feshi davası açılabileceği kabul edilmiştir. Ne var ki; bu şartın davanın devamı süresince devam etmesi gerekir. Dava tarihinde yüzde on şartını sağlamayan davacıların sonradan birleşen dava ile dava açma hakkının bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Karar tarihi itibariyle yüzde on pay sahibi olmanın tamamlandığı düşünülebilir ise de dava tarihi itibariyle ortakların birlikte hareket etmeleri sözkonusu olmadığından dava şartının tamamlanamayacağının kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekili tarafından emsal gösterilen Yargıtay ilamında ise, zaten %10 oranı aşan miktarda paydaşın açtığı davaya müdahale sözkonusu olduğu, somut olaya emsal olmayacağı sonucuna varılmakla birleşen davanın neticesinin beklenmediğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Keza; yargılama sırasında ileri sürülmeyen Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/108 Esas Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmamasında isabetsizlik bulunmamıştır. Davacıların diğer ortakla birlikte hareket ederek yeniden dava açma hakkı da bulunduğu usul ekonomisi gerekçe gösterilerek aktif dava ehliyeti bulunmayan ortaklarca açılan davanın sürdürülmesi gerekmediği, dava açma hakkı olmayan ortakların davasının usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafİstemli)reddinedereceistanbulTicariŞirketesastangerekçemahkemenumarasısebeplerikararı(Fesihcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim