Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/1290
2024/1175
2 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1290
KARAR NO: 2024/1175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2024
NUMARASI: 2024/21 Esas - 2024/312 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/09/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, 15/03/2022 tarihinde İstanbul Anadolu 12 ATM'nin 2022/176 esas sayılı dosyası ile tescile icbar davası açıldığını, ancak, bu dava devam ederken 25/10/2022 tarihinde şirketin tasfiye edildiği öğrenildiğini, İstanbul Anadolu 12. ATM'nin 2022/176 esas sayılı davasında verilen 21/09/2023 tarihli ara karar ile taraf teşkilini sağlamak maksadıyla şirketin ihyası hususunda dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, bu nedenle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... numara ile kayıtlı iken tasfiye edilen ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1- Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, ticaret sicilinin mevzuata uygun işlem yaptığını ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, ileri sürülerek müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. 2- Davalı ... vekili, davacı dayanağı hisse devir sözleşmesinin geçerlilik şartlarını sağlamadığını, kaldı ki sağlasa bile tarafların imzasının bulunmadığı hisse devir sözleşmesinin hiçbir geçerliliği olmadığını, TTK nın ek tasfiye başlıklı 547. maddesinde ihya davası açabilecek kişiler tahdidi (sınırlı) olarak sayılmış olunup, davacının kanunda sayılan kişilerden olmadığını, bu sebeple işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, İstanbul Anadolu 12. ATM’nde derdest olan tescile icbar davasının 15.03.2022 tarihinde açıldığını, dava konusu şirketin tasfiyesi için dava tarihinden önce 08.03.2022 tarihinde genel kurulu alındığını, dava dilekçesinin 31/03/2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, dava açıldığı tarihte şirketin tasfiye aşamasında olduğu davacı tarafça bilindiğini ve tasfiyenin sona erme ve tescil, terkin tarihi dava açılmasından 1.5 yıl sonra olduğunu, bu süreç içerisinde tedbir kararı almak suretiyle davacı tarafın tasfiyeyi durdurma imkanı mevcut olduğunu, böyle bir imkanı göz ardı eden davacının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği,şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescili gerektiği,davacının hukuki yararı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen ''Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti." ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 12. ATMnin 2022/176 Esas sayılı dava dosyası nedeniyle mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, ek tasfiye memuru olarak davalı ... tarafından yürütülmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Tasfiye Memuru ... vekili, dava hukuki dayanaktan yoksun olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususlar gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili dava açıldığı tarihte şirketin tasfiye aşamasında olduğunun davacı tarafça bilindiğini, tasfiyenin sona erme ve tescil, terkin tarihi dava açılmasından 1.5 yıl sonra olduğunu, bu süreç içerisinde tedbir kararı alarak davacı taraf tasfiyeyi durdurma imkanı mevcut olduğunu, böyle bir imkanı göz ardı eden davacının işbu ihya davasını açmasının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin ihyası istenen şirketin müdürü ve tasfiye memuru olarak görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 25/10/2022 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 12. ATMnin 2022/176 Esas sayılı 15/03/2022 dava tarihli dosyasında, davalı olduğu, şirketin taraf olduğu dava dosyası karara bağlanmadıkça tasfiyenin usulen sonlandığı kabul edilemeyeceğinden davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. HMK.'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de; terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış dava bulunduğu, davanın tasfiye memurunun bilgisinde bulunduğu, dava sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı,tasfiye kararının davadan evvel alınmasının sonuca etkisi bulunmadığı; tasfiye memuru tarafından, hisse devrinin geçerli olup olmadığı savunmasının eldeki davanın konusu teşkil etmediği, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, yargı giderinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru olan ...'tan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı tasfiye memuru vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 215-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52