SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1226

Karar No

2024/1172

Karar Tarihi

2 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1226

KARAR NO: 2024/1172

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/05/2024 (Gerekçeli Karar) - 08/07/2024 (Ek Karar)

NUMARASI: 2024/155 Esas 2024/361 Karar

DAVA: İtirazın İptali

Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, ... Bankası Т.А.Ş 'nin bankacılık işlemleri yapma izninin kaldırıldığını, ayrıca 28.03.2002 tarih ve 76 sayılı ... bank A.Ş. ... Bankası T.A.Ş.'nin tasfıyesi kaldınlarak, tüm aktif ve pasifleriyle hisselerinin tamamı Fon'a ait olan ... bank A.Ş. ile birleştirilmesine karar verildiğini, takibe konu alacağın takip ve tahsil hakkının müvekkili ... A.S.'ne intikal ettiğini, borçlu davalı ... Turizm Sey A.Ş.nin, müvekkili banka bünyesinde devren birleştirilen ... Bankası T.AŞ.'nin devir öncesi kredili müşterisi olduğunu, aralarında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandığını, diğer davalı şirketlerin de müteselsil kefil olarak sözleşmeleri imzaladıklarını, ... A.Ş.ile ... Bankası TA.Ş. Malta Şubesi arasında imzalanan sözleşmelerden tahsil edilmeyen damga vergileri hakkında Vergi/Ceza ihbarnamesi, Uzlaşma Komisyonu Tutanağı, Vergi İnceleme Raporunun ilgili sayfaları ek yapılmak suretiyle 09.02.2006 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ... Turizm Sey A.Ş.'ye bildirimde bulunulduğunu, belirtilen damga vergi ve cezalarının toplam tutarı olan 78.873,56.-YTL'nin ilgili Vergi Dairesine müvekkili banka tarafından ödendiğini, genel kredi sözleşmesinden doğan edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle kredi hesaplarının Beyoğlu ....Noterliğinin 28/11/2007 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında İstanbul ..icra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından borca itiraz edildiğini belirterek, davalı/borçluların itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçluların alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ile cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

TEFRİK:Davalı ... A.Ş. Hakkında iflas kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın tefriki ile bir başka esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, söz konusu kredilerin kullanıldığını, 26.04.2005 tarihinde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müd.Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın ... sayılı yazısı ile müvekkilinin 2000 yılında kullandığı yurtdışı kaynaklı kredilerle ilgili olarak Damga Vergisi ödenip ödenmediğinin sorulduğunu, verilen cevapta da söz konusu kredilerin damga vergisine tâbi olmadığını bildirdiklerini ,davacının yaptığı hesap kat işleminin tamamen hukuka aykırı olduğunu, tüm uyarılarına rağmen ödenmemesi gereken bir parayı, olmayan bir vergi borcunu davacının ödeyerek kredileri kat ettiğini, sonrasında takip başlattığını, takibe itiraz ettiklerini ancak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 13. Maddesinden yararlanarak kanunla TMSF'ye tanınan olağanüstü yetkilerden yararlanarak takibe devam ettiklerini, öncelikle söz konusu damga vergilerinin ve gecikme cezalarının ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının vergi dairesine bir dava açtığını öğrendiklerini ancak davanın kendilerine ihbar edilmediğini, müvekkilinin damga vergisi borcu bulunmadığını, çünkü Malta Şubesi'nden kullanılan kredide damga vergisi oranının "0" olduğunu, kötü niyet tazminatı talep edileyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Vergi dairesinin dahi dikkate almadığı, davalı tarafın dayanak yaptığı yukarıda belirtilen Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın GYK-2005-880/189 sayılı yazısının davalıları sorumluluktan kurtarmadığı, davalı tarafından verilmesi gereken hukuk mücadelesinin davacı banka tarafından verilmek zorunda kalındığı, söz konusu vergi-zam ve cezaların sözleşmeye göre tamamen davalı tarafın sorumluluğunda olduğu, davacı bankanın kasasına ana para, alacak, kâr vb. olarak giren bir para olmadığı, davalı tarafın söz konusu vergi dairesinin işlemlerine karşı vergi mahkemelerinde dava açarak, gerekirse yürütmeyi durdurma kararı alarak davacı tarafın verdiği hukuki mücadeleyi vermesi gerekirken, sadece bahse konu yazıya (Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı'nın ... sayılı yazısı) dayanılarak buradaki sorumluluğu sözleşmeye rağmen davacıya bırakması nedeniyle davacı icra takibi ve dava açmakta tamamen haklı olduğundan yargılama masrafından ve icra inkar tazminatından davalıların sorumlu olduğunun kabul edildiği, davalı ... Sey A.Ş. Hakkında iflas kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın tefriki ile bir başka esasa kaydedilmesine karar verilerek konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına, icra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) olan alacak (132.936,22.-TL) üzerinden % 40 hesabıyla 26.587,24.-TL İcra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 2024/155 Esas 2024/361 Karar sayılı 08/07/2024 Tarihli ek kararıyla; kararın, icra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) olan alacak (132.936,22.-TL) üzerinden % 40 hesabıyla 53.174,48-TL İcra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; İstanbul 2. Vergi Mahkemesi 16/06/2020 tarih ve 2020/1446 E. 2020/1194 K.sayılı kesinleşen kararı ile; banka'nın yanlış bir strateji ve hukuki nitelendirme ile olmayan bir vergiyi ödeyerek müvekkiline rücu etmeye çalıştığını ortaya koyduğunu, yurt dışında kullandırılan kredilerden çıkan vergi borçlarından, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle müvekkilinin sorumlu olduğunun iddia edildiğini, ancak, bu krediden vergi borcu doğmaması gerektiğinin mevzuatta belirli olduğunu, TBK m. 115/3'nin amir hükmü gereğince, bankanın önceden sözleşmesine kusursuz olduğuna dair koyduğu hükmün kesin olarak hükümsüz olduğunu, sözleşmenin bu kesin hükümsüz maddesine dayandırılması tamamen hukuka aykırı olduğunu, Vergi Mahkemesindeki yargılama safahatı sonunda dava ve takibe konu işlemin vergiden muaf olduğunun kesinleşmesi üzerine Bankanın, 10.01.2022 tarihinde 78.990.33-TL vergi iadesini aldığını, bankanın yanlış hukuki yol işletilmesinin bedeli olarak %40 icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkiline yükletilmeye çalışıldığını, davacı bankanın bir icra tahdidi altında ödeme yapmadığını, öncelikle yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açması, sonrasında da davayı tarafına ihbar etmesi ve savunma yapmasına fırsat vermesi gerektiğini, bu yollar tüketilmeden, icra tehdidi altında ödeme yaptığı ve bu ödeme ile borcun muaccel olduğunun ileri sürülemeyeceğini, öncelikle İlk derece mahkemesinin istinaf mahkemesinin kararına karşı direnme hakkı olmadığını bildirerek, karar verdiğinden istinaf incelemesinin başka bir daire tarafından yapılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İlk Derece Mahkemesi'nin 28/10/2022 Tarih 2008/61 Esas 2022/680 Karar sayılı ilamında, kesinleşen Vergi Mahkemesi kararına göre ticari krediler nedeniyle damga vergisi alınamayacağının netlik kazandığı, icra takibinin ve davanın temelini oluşturan iddianın hukuksal zemini ortadan kalktığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı taraf bu hukuk mücadelesinin sonucunu beklemeden, vergi dairesine yatırdığı parayı rücuen davalılardan tahsil edebilmek amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyası ile 16/01/2008 tarihinde davalılar aleyhine icra takibi başlattığı, Vergi Mahkemesindeki davanın sonucunu bekleseydi huzurdaki davaya gerek kalmayacağı, davanın erken açıldığı,davada muacceliyet şartının oluşmadığının kabulü gerektiği, Yargıtay HGK'nın 06.12.2013 tarih ve 2013/19-396 E. 2013/1655 Karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere davanın usulden reddine karar verilerek davalılar yararına nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Dairemizin 21/02/2024 Tarih 2024/273 Esas 2024/282 Karar sayılı ilamıyla; davacı Banka tarafından Hazineye ödeme yapıldıktan sonra icra takibi başlatıldığı göz ardı edilerek alacağın muaccel hale gelmediğinin kabulünün, davacı Bankanın Vergi Mahkemesine açtığı davanın sonucunu beklemeden icra takibi başlatılması nedeniyle alacağın muaccel olmadığının kabulü yerinde olmadığını, eldeki davanın itirazın iptali davasına konu talep edilen alacağın davalıların sözleşmesel yükümlülüklerine dayalı olduğu, ödenen vergi cezasının hazineden geri alınma ihtimali doğması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, HMK nın 331 madde uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre taraflar yararına yargı giderine hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi ve gerekçeyle çelişki teşkil edecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı , davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülerek, davalı asıl borçlunun iflas halinde olduğu ileri sürülen davalının hukuki durumu belirlenerek eksiklik varsa taraf teşkilinin sağlanması, taraflar arasındaki genel kredi sözleşme hükümlerinin davacıya ödenen damga vergi ve cezalarını rücu imkanı verip vermediği hususu incelenerek HMK nın 331 madde hükümleri dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın konusuz kaldığına karar verilmiş olup, HMK'nın 331/1 maddesinde “davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedileceği” düzenlenmiştir. Taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesi ile davacı bankanın Malta şubesinden davalılara kredi kullandırıldığı,kesinleşen idari yargı kararlarından anlaşıldığı üzere yurtdışı kaynaklı kredi de damga vergisi alınmaması gerektiği halde kredi kullandıran banka tarafından banka adına müşteriden tahsil edilmeyen vergi nedeniyle ,vergi borcu ve cezaları tahakkuk ettirildiği,davacı bankanın tahakkuk ettirilen vergiyi tutarını ve gecikme cezasını Vergi Dairesine ödemek zorunda kaldığı,akabinde verginin iptali için dava süreci yaşanmış ,sonuçda verginin tahakkuk ettirilmemesi gerektiği belirlenmiştir.Bu halde davalılar vergi borcu tahakkuk ettirilemeyeceğini,banka tarafından ödenmemesi gereken bir verginin ödendiği savunulmuştur.Ne var ki bu noktada ; bankanın Vergi Dairesi tarafından tahakkuk ettirilen vergiyi ödemek zorunda olduğu dikkate alınmalıdır.Genel kredi sözleşmesinin 12.1 maddesinde "kredi alan ,bu kredi sözleşmesi münasebetiyle ödenmesi gerekli tüm vergi ,resim ve harçları ödemeyi ve bunların kendisi tarafından ödenmesindeki herhangibir gecikme veya ihmalden doğan sorumluluğun tarafına ait olduğunu beyan ve kabul eder"hükmü bulunmaktadır.Vergi incelemesi neticesinde davalıların kullandığı kredi nedeniyle tahakkuk ettirilen vergiyi ödeme sorumluluğunu davalıların sözleşme ile yükümlendikleri açıktır.Vergi dairesinin hatalı tahakkukunu sebeb göstererek ,davalıların sözleşme ile üstlendikleri ödeme yükümlülüğünü ihlal etmelerinin haklı olmadığı,davacı bankaya ödeme yapmadıkları açık olduğundan konusuz kalan dava nedeniyle davacı yararına yargı giderine ve icra takibine haksız olarak itiraz eden davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,davalılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 100-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafreddinedereceİptaliistanbultarihigerekçeesastanmahkemenumarasısebepleriİtirazınkararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim