SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2012

Karar No

2024/1143

Karar Tarihi

19 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2012

KARAR NO: 2024/1143

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/06/2022

NUMARASI: 2022/72 Esas - 2022/400 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı, ihyasını istediği "... Mah...Şişli - İstanbul" adresli ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin ortağı olan ... ile 05.02.2014 tarih ve ... nolu karar ile şirketin sermayesinin 5.000- TL den 225.000- TL'ye çıkarılmasına ilişkin karar aldıklarını, bu sermaye artırımı kararı sonrası ortaklar olarak şirketten olan alacaklarının tespiti için Serbest Muhasebeci Mali Müşavirden rapor almak üzere başvurduklarını, Mali Müşavir ...'ın şirket defter, kayıt ve belgelerini inceleyerek düzenlediği 05.02.2014 tarihli raporda; ortaklara borçlar hesabı kalemlerinin doğru ve eksiksiz şekilde hesaplandığını, bu alacakların 227.000 TL olduğunu ve 220.000 TL'lik kısmının sermaye artırımda kaynak olarak kullanılmasında mevzuata aykırı bir durumun olmadığının bildirildiğini, sermaye artırımının yapıldığına ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirimin yapıldığını ve ilan giderlerinin ödendiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18.02.2014 tarihli kararıyla tescil işlemlerinin yapılabilmesi için, yeni SMMM raporuna göre şirket borca batık ve teknik iflas durumunda olduğu, şirket hesaplarına kaynak aktarılarak öz varlığın artıya çıkarılması ya da yeni sermaye miktarının 319.650- TL olacak şekilde bir artırım yapılması gerektiğinin bildirildiğini, o tarihte bu artırım yapılamadığını ve bunun üzerine şirket kaydının Ticaret Sicil Müdürlüğünden silindiğini öğrendiğini, şirketin halen faal olduğunu, vergi mükellefi olarak aralıksız faaliyetlerine devam ettiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarı, terkin edilen şirket yetkilisi ...'ya göndermediği, ayrıca sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı halde bu tarihten önce 15/12/2014 tarihinde şirketin sicilden terkin edildiğini ve bu nedenle terkin işleminin usulune uygun yapılmadığı anlaşıldığından hak düşürücü sürenin, dava konusu olayda söz konusu olmayacağı sonucuna varılarak, usulüne uygun yapılmayan terkin işlemi nedeniyle şirketin ihyasına,davacı TTK.nın geçici 7. maddesinde gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğinden ve bu nedenle davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılamayacağından davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; şartları mevcutsa dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye memuru atanması mahkemenin takdirinde olmakla birlikte mahkemece verilen karar yargılama giderleri bakımından doğru olsa da, dava konusu şirketin sermaye artırımı yapabileceği son tarihin yanlış tespit edilerek ve bu tespit esas alınarak dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, dava konusu şirketin sermaye artırımı yapabileceği son tarih, 01.07.2015 tarihi olsa bile davacı tarafça o tarihe kadar sermaye artırımı yapılmayacağı/yapılamayacağı açık olmasına karşın bu husus değerlendirilmeden ihya kararı verilmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, bu sebeplerden dolayı davanın reddine, şirketin ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK.nın geçici 7.maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince; 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup anonim ve limited şirketler 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir. Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir. 559 sayılı KHK gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılmalıdır. Öte yandan; 6102 sayılı TTK’nın geçici 7/1. maddesi 6552 sayılı yasa ile 10/09/2014 tarihinde değişikliğe uğrayarak "1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır." düzenlemesi ile sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı, davacı tarafından terkin işleminin iptali için bu tarihten önce davalı ticaret sicile başvuru yaptığı" belirlenmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2016/14572 esas ,2018/5355 karar sayılı 17.9.2018 tarihli ilamı,2019/2366 ,2020/557 karar sayılı 20.1.2020 tarihli ilamı ) Somut olayda; şirketin 5.2.2014 tarihli 2014/1 sayılı karar ile sermaye artırımı kararı aldığı münfesih şirketin ortakları tarafından sermaye artırımı yapmak üzere davalı ticaret siciline başvuru yapıldığı, 12.2.2014 tarihli başvurunun 17.2.2014 tarihinde şirketin sermaye artırımını yeterli miktarda yapılmamış olması nedeniyle tescil işleminin yapılmadığı, 15/12/2014 tarihinde geçici 7. madde uyarınca re'sen ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmaktadır.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarı, terkin edilen şirket yetkilisi ...'ya göndermediği, ayrıca sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı halde bu tarihten önce 15/12/2014 tarihinde şirketin sicilden terkin edildiği ve bu nedenle terkin işleminin usulune uygun yapılmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun yapılmayan terkin işlemi nedeniyle şirketin ihyasına, davacı TTK.nın geçici 7. maddesinde gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğinden ve bu nedenle davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılamayacağından (Yargıtay 11.HD. 14.10.2020 tarih ve 2020/2299 E.2020/4113 K.sayılı ilamı) davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafreddineİhyasıdereceŞirketinistanbulgerekçeesastanmahkemenumarasısebepleri

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim