Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/1205
2024/1142
18 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1205
KARAR NO: 2024/1142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2024
NUMARASI: 2024/167 Esas - 2024/216 Karar
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacılar vekili; davacılar ile davalı ..., dava dışı ...AŞ ile birlikte ...Şirketi'ne ortaklarken şirket ortağı olan gerçek kişilerin tamamı 09.07.2020 tarihinde şirketteki hisselerini şirketin ortağı olan ... Tic. AŞ'ne sattıklarını, ...AŞ ile birlikte ... Loj. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. satış bedellerini çek ya da senet gibi kıymetli evrak vererek ödemişse de bu kıymetli evraklar adı geçen şirket tarafından davalıya teslim edilmiş olup iş bu kıymetli evrakların tamamı bizzat davalı ya da onun belirlediği bir kişi tarafından davacıların imzaları taklit edilmek ve bu suretle evrakta sahtecilik suçu işlenmek suretiyle ... Tuzla İçmeler Şubesi'ne (... ve ... Bankası olma ihtimali de olduğunu) ciro edilmek suretiyle teslim edildiğini ve bedelleri bizzat müvekkili tarafından tahsil edildiğini, tahsil edilen bedellerin davacılara teslim edilmediğini, davalının zimmetine geçirdiği para miktarının tespitinden sonra arttırılmak koşulu ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000-TL olmak üzere toplam 10.000-TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Dava dilekçesi üzerine Tensiben karar verildiğinden davalının davaya cevabı bulunmamaktadır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacıların şirketteki hisselerinin tamamını şirketin ortağı olan ... Tic. AŞ'ne sattıkları, karşılığında çek yada senet verildiği, kıymetli evrakların kendileri adına sahte imzalar ile ciro edilerek davalı tarafından tahsil edildiği iddiası ile alacak istemli iş bu davanın açıldığı,davacıların hisse satış bedelleri ve karşılığında aldıkları kıymetli evrak bedelleri belirlenebilir nitelikte olduğu halde dava dilekçesinde belirttiği alacak kalemlerinin belirlenebilir nitelikte olması sebebiyle soyut bir biçimde dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; müvekkillerinin davalının şirketi satın alan kişiden ne miktarda kıymetli evrak aldığını, bu evrakların ne kadarını tahsil ettiğini bilmediklerini ve bu hususun yapılacak olan yargılama ile ortaya çıkacağını, bu kapsamda davanın açılmasında müvekkili davacıların hukuki yararlarının olduğunu, kararın kaldırılmasını, esasa girilerek inceleme yapılması için dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacıların yaptığı hisse devri karşılığı hisseleri devir alanın hisse devir bedeli karşılığı verdiği kıymetli evrakların davalıya teslim edildiğini ,ancak davalının aldığı bu bedelleri davacılara teslim etmediği ileri sürülerek davalıdan tahsili istemine ilişkin kısmi davadır. Mahkemece; verilen kıymetli evrakların davacılar tarafından belirlenebilir olduğu soyut bir biçimde dava açıldığı belirtilerek hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de; ret gerekçesi tam olarak anlaşılamamaktadır.Eğer ;vakıaların bildirilmemesi ise bu hususun eksikliği tahkikat aşamasında değerledirilir. 6100 sayılı H.M.K. 33. maddesinde "Hakimin, Türk Hukukunu re'sen uygulayacağı", HMK 107/1. maddesinde "davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği" düzenlenmiştir. HMK 109/2. maddesinde düzenlenen kısmi dava açma yasağına ilişkin hükmün davadan önce 01.04.2015 tarih ve 6444 sayılı Yasa'nın 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılması sonucu dava tarihi itibari ile kısmi dava açmak mümkün hale gelmiştir. Talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bu durumda davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir ara kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır. (Yargıtay HGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı; Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/8201 Esas, 2022/3819 Karar sayılı kararı). Somut olayda,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5.000-TL'nin tahsili istenilmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmemiştir.Dava tarihi itibariyle belirli alacaklar içinde artık kısmi dava açılması mümkün hale geldiğinden ve davacıların fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesinden anlaşılması nedeniyle işin esasına girilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/167 Esas - 2024/216 Karar sayılı 19/03/2024 tarihli kararının, HMK.'nin 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52