SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2171

Karar No

2024/1136

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2171

KARAR NO: 2024/1136

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/07/2021

NUMARASI: 2019/501 Esas - 2021/542 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkinin tek faturalık bir ilişki olmadığını, aradaki ilişkiye binaen kesilmiş faturalar ve tahsilatı gerçekleşen faturalar bulunduğunu, cari hesap ilişkisinin e-fatura yoluyla gerçekleştirildiğini, davalının faturaları kabul etmeyerek itiraz ettiğini ve müvekkiline iade ettiğini, sonrasında ... nolu faturanın icraya konulduğunu ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, bir proje kapsamında çeşitli malzemelerin davacıdan satın alındığını, "sipariş emri" başlıklı sözleşmelerde siparişlerin temin sürelerinin ve süresinde teslim edilmemesi halinde müvekkilince davacıya uygulanacak cezai şart miktarlarının düzenlendiğini, davacının gecikmeleri sebebiyle 01/09/2016-02/01/2018 tarihleri arasında toplam 14 adet cezai şart uygulaması yapıldığını; davacıya 07/12/2018 tarihli 61.161,68-USD bedelli sipariş gecikme cezası açıklamalı fatura gönderildiğini; dosyaya sundukları e-posta yazışmalarından davacının söz konusu gecikmeleri kabul ettiği ve gecikmeler sebebiyle zaman zaman masrafı kendilerine ait olmak üzere hava kargo yaptığını; davacının müvekkiline 07/12/2018 tarihli, hava kargo bedeli açıklamalı 8.000-USD ve vade farkı açıklamalı 30.000-USD bedelli iki adet e-fatura düzenlediğini; davacının müvekkiline gönderdiği 07/12/2018 tarihli e-postada 61.161,68-USD bedelli faturanın işleme alınmasına istinaden kendilerinin de kestikleri ceza faturasının işleme alınacağının bildirildiğini; müvekkilince davacının kestiği her iki e-faturaya da süresinde noterden gönderilen 13/12/2018 tarihli ihtarnameyle itiraz edildiğini ve kendilerinin düzenlediği sipariş gecikme cezası faturasının tahsilinin istenildiğini; davacının ise müvekkilince düzenlenmiş faturaya süresinden sonra 18/12/2018 tarihli noterden gönderilen ihtarla itiraz ettiğini; 17/01/2019 tarihinde davacının müvekkiline kestiği her iki e-faturanın da iptal edildiğine dair fatura yönetim sistemi tarafından e-posta gönderildiğini; sonrasında 18/02/2019 tarihinde davacının müvekkiline 8.000-USD bedelli fatura için icra takibi başlattığını,müvekkilinin davacıya borcu olmadığını belirterek, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacının 07/12/2018 tarihinde düzenlediği 30.000- USD ve 8.000- USD tutarlı iki faturanın iki tarafın da kayıtlarında bulunmadığı, davacının da 07/12/2018 tarihli 61.161,68- USD bedelli gecikme cezası açıklamalı faturayı kayıtlarına almadığı, itiraza konu üç faturanın cari hesaplardan ari tutulması halinde davacının takip tarihinde davalıdan 345.937,02-TL alacağı bulunduğu, tarafların cari hesap hareketlerinde bu faturalar hariç mutabakat bulunduğu, icra takibine konu olan 8.000-USD tutarlı fatura bakımından tarafların hesap hareketinde 8.000-USD tutarlı bir faturaya rastlanılmadığı, davacı tarafça 8.000-USD'lik bir fatura düzenlendiği ancak kayıtlara alınmadan iptal edildiği, bu iptal edilen faturada kısmi alacak olduğuna ilişkin açıklama bulunmadığı; icra takibinde 8.000-USD asıl alacak-fatura bakımından alacağın tahsilinin istenildiği, işbu itirazın iptali davası açılırken dava dilekçesinde faturanın numarası belirtilerek takibe konulduğunun belirtildiği; itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğu; bilirkişi raporunda davacının davalıdan bakiye alacağı tespit edilmişse de, bu alacağın takibe dayanak teşkil eden 8.000-USD bedelli faturadan kaynaklanmadığı; bu faturanın iptal edildiği ve kayıtlara alınmadığı; davacının bu fatura haricinde davalıdan herhangi bir alacağının bulunması durumunda bu alacağın işbu dosyanın ve takibin konusu olmadığından, davacının yeni bir icra takibi yaparak alacağını tahsil yoluna gidebileceği; davacının 8.000-USD tutarlı faturanın tahsili için icra takibi yaptığı ancak bu faturanın iptale konu fatura olduğu ve tarafların kayıtlarında yer almadığı, takip konusu faturadan kaynaklı davacının alacağı bulunmadığı ve davacının takipte kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili , bilirkişi raporunda bahsedilen gecikme cezasının kabul edilmediğini,ufak bir aksamın üretici firmanın geciktirmesi veçhile müvekkilinin 5 kat fazla para ödeyerek hava kargoyla malı göndermesiyle neticelendiğini; her ne kadar sunulan fatura iptale konu fatura olsa da, amaçlarının cari hesaplar ve ticari defterler ışığında borç ilişkisini hukuken ortaya çıkarıp, alacak kalemlerindeki haklılıklarını ve kötü niyetli bir şekilde alacaklarının ödenmediğini aydınlatmak olduğunu; söz konusu faturanın borç ilişkisinin özü olmayıp ilişkiyi kanıtlayan bir delil olduğunu; müvekkilinin defterlerini TL üzerinden tutmak zorunda olmasına karşın davalının ticari defter kayıtlarını TL para birimi dışında tutmasına izin verilen şirketlerden olduğunu, bilirkişi raporunda alacaklı oldukları 8 adet faturanın toplamının 60.554,35-USD ve 7.418,74-Euro olarak göründüğünü, A097361 sayılı 5520,79-USD'lik faturanın ödendiğini, bu miktar da düşürüldükten sonra müvekkilinin alacağının 55.033,56-USD ve 7.418,74-Euro olarak tespit edilerek döviz olarak ödenmesi gerektiğini, bilirkişinin hatalı bir şekilde düşük kurdan yaptığı hesaplamayla müvekkilinin alacağını eksik hesapladığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, mahkemece iptal edilen faturaya dayanarak takip yapılmasının tespitiyle davanın reddine dair karar verilmesi yeterli görülmüşse de, kararın gerekçesinde “... Ancak bilirkişiler tarafından ticari kayıtların incelenmesi ile yapılan tespitlerden her ne kadar davacının davalıdan bakiye alacaklı olduğu tespit edilmişse de ...” ve “..her ne kadar bilirkişi raporuyla davacının takip tarihi itibariyle 345.937,02 TL alacağının bulunduğu tespit edilmişse de ...” gibi ifadeler kullanılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki 30.000-USD, 8.000-USD ve 61.161,68- USD bedelli itiraz edilmiş üç adet fatura bulunduğu belirtilmesine rağmen, müvekkilince düzenlenen 61.161,68-USD'lik gecikme cezası açıklamalı fatura ve gecikmelere ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamasına, her iki tarafın da bilirkişinin tespitlerine itiraz etmesine ve davanın davacının müvekkilinden olan alacaklarının tespit davası olmamasına rağmen, takip dayanağı belgenin dışına çıkılarak yapılan incelemelere yer verilmesinin doğru olmadığını; takibe konu fatura nedeniyle davacının alacağı bulunmadığı” gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini ve davacının kötüniyetli olmasına rağmen kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak belirttikleri gerekçeyle, davanın reddine ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasında, davacı-alacaklı 29/01/2019 tarihinde sunduğu takip talebi ve ödeme emrinde asıl alacağı "8.000-USD fatura" olarak belirtmiş,"borcun sebebi" kısmında "07/12/2018 tarihli fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla 80.000-USD" ifadesini yazmıştır. İcra Dairesinin 08/02/2019 tarihli kararıyla, takip miktarının TL karşılığının yazılmadığı ve harcın da 8.000-TL üzerinden ödenmesi sebebiyle, ödeme emrinin borçluya gönderilmesine yer olmadığına, eksiklikler giderildikten sonra talebin değerlendirilmesine karar verilmiş,alacaklı vekilinin 12/02/2019 tarihli dilekçesiyle eksikliklerin giderildiği ve 8.000-USD üzerinden ödeme emri çıkartılmasını istediği; 15/02/2019 tarihinde UYAP'tan yeniden sunduğu takip talebi ve ödeme emrinde 8.000-USD asıl alacak, 07/12/2018 den itibaren işlemiş 92,44-USD faiz olmak üzere toplam 8.092,44-USD'nin (TL karşılığı 42.647,16-TL) tahsilini istediği, "borcun sebebi" bölümüne "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla" ifadesinin yazıldığı, 18/02/2019 tarihinde yenileme peşin harcının yatırıldığı ve ödeme emrinin borçlu-davalıya 20/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkin kapsamında faturalar düzenlendiği, davalının faturaları kabul etmeyerek iade ve itiraz edildiği ve sonrasında ...nolu faturanın icraya konulduğu ve takibe itiraz edildiği belirtilerek dava dilekçesine, söz konusu faturanın okunaklı olmayan bir suretini eklemiştir. Faturanın içeriği okunamamakla birlikte, tarihinin 19/04/2018 tarihli ve 9.750-USD (40.012,05-TL) bedelli olduğu anlaşılmıştır. Bu fatura, yargılama aşamasında sunulmamış ve davacı tarafından faturayla ilgili bir beyanda da bulunulmamıştır. Buna karşın davalı ise, davacının müvekkiline kestiği 07/12/2018 tarihli 8.000-USD bedelli "hava kargo bedeli" açıklamalı faturaya itiraz edildiğini, davacının faturayı 17/01/2019 tarihinde iptal ettiğini, müvekkilinin davacıya kestiği 07/12/2018 tarihli 61.161,68-USD bedelli "sipariş gecikme cezası" açıklamalı faturaya davalının süresinde itiraz etmediğini ve davacının müvekkilinden bir alacağı olmadığını savunmuştur. Ayrıca davalı 10/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, takibin dayanağının 07/12/2018 tarihli 8.000-USD bedelli iptal edilen fatura olduğunu, itirazın iptali davasında takip dayanağı belge dışında bir belgenin dikkate alınamayacağını ve dava dilekçesinde icra takibine konu olmayan. nolu 19/04/2018 tarihli 9.750-USD'lik faturaya dayanıldığını ileri sürmüştür. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bu nedenle, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi bu davada mümkün değildir. Davacının icra takibine dayanak belge dışında açık hesap ilişkisinden kaynaklanan başka alacakları varsa onlar için ayrıca icra takibi yapması veya alacak davası açması gerekecektir (Yargıtay HGK 2017/11-1299 E., 2021/779 K. sayılı ve 17/06/201 tarihli ilamı). Davacı taraf istinaf dilekçesinde, her ne kadar sunulan fatura iptale konu fatura olsa da müvekkilinin cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ifade ederek, takibin iptal edilmiş faturaya dayandığını kabul etmiştir. Davacı tarafın bu kabulüne göre icra takibinde talebin ...713 nolu 19/04/2018 tarihli 9.750-USD'lik faturadan değil, 07/12/2018 tarihli 8.000-USD bedelli iptal edilen "hava kargo bedeli" açıklamalı fatura olduğunun kabulü gerekir. Söz konusu fatura davacının kabulünde olduğu üzere iptal edilmiş olup her iki tarafın da kayıtlarında yer almamaktadır. Davacı vekili her ne kadar 10/07/2020 tarihli dilekçesinde, davalıyla varılan mutabakata göre müvekkilince düzenlenen 07/12/2018 tarihli 30.000-USD kur farkı ve 8.000-USD bedelli hava kargo ücreti faturasını iptali karşılığında, davalının da müvekkiline düzenlediği 61.161,68-USD sipariş gecikme cezası faturasının iptal edileceğinin kararlaştırıldığını ancak davalının o mutabakata uymadığını iddia etmiş ise de, kur farkı faturası veya diğer faturalar iş bu davaya konu icra takibinin konusu olmadığından değerlendirmeye alınmamıştır. Ancak; mahkemece gerekçeli kararda, eldeki 07/12/2018 tarihli 8.000-USD bedelli iptal edilmiş fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasının konusunu teşkil etmeyen tesbitlere yer verilmiştir.Başka bir davanın konusunu teşkil edebilecek bu tesbitlere gerekçe de yer verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin istinaf nedeni bu nedenle haklı bulunmuştur. İtirazın iptali davasının reddi halinde alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olmasına bağlıdır. Somut olayda davacının icra takibinde takibe konu ettiği fatura dışında başka faturalara dayanılamayacağı gerekçesiyle dava red edildiğine göre takibin kötünuyetle yapıldığı kabul edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez . Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın iptal edilen ve davacı kayıtlarında bulunmayan takibe dayanak faturadan başkaca faturalara dayanamayacağı,takibe konu ettiği faturanın iptal edilerek kayıtlara alınmadığı ,ticari defterlerinde bu faturaya ilişkin alacak kaydığı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de ;icra takibine konu edilmeyen,tarafların iddia ve savunmalarına konu faturalar hakkında tesbitler yapılması doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak kararın gerekçesi nedeniyle kaldırılmasına ,davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/501 Esas 2021/542 Karar sayılı 01/07/2021 tarihli kararının, HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine," İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının yatırılan 688,31-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 260,71‬-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 38,50-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davalı vekili için takdir olunan 6.344,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına," Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SatımcevapkaldırılmasınaesastanKaynaklanan)İptaliistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleriİtirazın(TicarimahkemekararıSözleşmesindennumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim