SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2069

Karar No

2024/1133

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2069

KARAR NO: 2024/1133

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/10/2018

NUMARASI: 2017/761 Esas 2018/1022 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Hisse Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/07/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin ... Ltd. Şti. (Yeni Unvan: ... Ltd. Şti.) bünyesinde bulunan ... Hastanesi'ndeki hisselerini davalı ... ve dava dışı ...'ya 21/02/2014 tarihli noterde yapılmış sözleşmeyle devrettiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, devrin ortaklar genel kurulunca onaylanarak TSG'de yayınlandığını ancak davalının devir nedeniyle 1.100.000-TL borcunu ödemediğini, davalının bu bedeli ödememesi nedeniyle İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmesine rağmen itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini; davalının takibin kesinleşmesinden yaklaşık 8 ay sonra 24/08/2016 tarihli talebiyle 30/12/2015 tarihinde muhabere yolu ile itiraz edildiğini belirterek takibin durdurulması ve geriye dönük yapılan tüm hacizlerin fekkini talep ettiğini, 31/08/2016 tarihinde İcra Dairesi'nce itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu işleme karşı İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nde şikayet yoluna başvurulduğunu, itirazın süresinde olmadığını düşünseler de hak kaybına uğramamak için davanın açıldığını, davalının ödeme belgesi ve açıklama yapmadan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1065 esas sayılı dosyasında takibe taptıkları itirazın süresinde olduğunun belirlendiğini; müvekkilinin, davalının sahibi olduğu ... Hastenesini'nin 1.100.000-TL değerindeki hisselerini devraldığını, devir yapılırken davalı taraf ile anlaşmalarına binaen hastane üzerinde herhangi bir borcun bulunmadığının belirtildiğini ancak devirden sonra hastanenin birçok borcu olduğunun ve piyasaya farklı bankalardan çekler keşide edildiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin de hastaneyi tüm borç ve alacaklarıyla aldığı için hepsinden sorumlu tutulduğunu, ekonomik gücünün yettiğince tüm borçları ödemeye çalıştığını, bu miktarın da hisse devir bedelinin üzerine çıktığını, bu nedenle müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu; aksi kabul edilse dahi müvekkilinin borcu ifa etmesinin mümkün olmadığını, çünkü hastanenin bulunduğu Cizre/Şırnak'ta yoğun terör saldırısı altında bulunduğunu, o şartlarda hastanenin çalışıp borçlarını ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı düştüğünü, tüm ekonomik hayatın durduğunu, bu sebepler gözönünde bulundurulduğu taktirde müvekkilinin devraldığı hastanenin de işlevsiz kaldığını, ticari yaşamın son bulduğunu ve hastane kullanılamaz hale geldiğinden oluşan zararın tazmini amacıyla müvekkilinin Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'na yaptığı başvurunun sonucunun beklendiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı; devir sözleşmesinin 5. maddesinin “Banka yapılandırmalarından doğacak fark ve ileride çıkacak 21.01.2014 tarihine kadar ki bilinmedik borçların %70’i Dr. ...’a geriye kalan %30’u ...’a ait olacaktır” şeklinde düzenlendiği, verilen kesin süre sonunda davalının ödeme savunmasını dosyaya sunduğu belge ve delillerle ispatlayamadığı; bilirkişi raporunda şirket ticari defterleri, banka kayıtları ve vergi kayıtlarının incelenebileceğinden bahsedilmesine rağmen, davalı tarafın şirket ticari defterlerinin ve diğer resmi kayıtların incelenmesi delilline dayanmadığı, bu belgelerin incelenmesine gerek olmadığını bildirdiği, davacının da bu aşamadan sonra savunmanın ve delillerin genişletilmesine muvafakatları olmadığını belirttiğini; davalı vekilinin 03/07/2018 tarihli dilekçesindeki menfi tespit talebi ise harcı yatırılarak açılan bir dava bulunmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davalının icra takibine itirazının 1.100.000-TL asıl alacak üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz yürütülerek takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline; davalının menfi tespit talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını; sözleşmenin 6. maddesine göre, davacının 31/12/2014 tarihine kadar hastanede doktor olarak çalışacağının kabul edildiğini ancak davacının 30/07/2014 tarihinde görevini terk ederek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, bu nedenle hastanede işleyişin aksadığını, şirketin zarara uğradığını, kendi edimini yerine getirmeyen davacının müvekkilinden ifa talebinde bulunamayacağını; davaya konu hisse karşılığı edim borcunun geciktirici koşula bağlandığını, geciktirici koşulun şartları oluşmadığından borcun da muaccel hale gelmediğini, zira sözleşmenin 2. maddesinde sözleşme bedelinin 2015 yılı içinde ... Hastanesi kara geçtiğinde ödemelerin başlayacağının düzenlendiğini, 2015 yılı içinde kara geçme koşulu gerçekleşmediğinden muaccel olmayan alacağın istenemeyeceğini; terör eylemleri nedeniyle müvekkilinin borcunu ifa edemediğini, mücbir sebep nedeniyle borcun ortadan kalktığını, bölgedeki terör saldırıları başlayınca hastanenin kulanılmaz hale geldiğini ve ticaretin neredeyse son bulduğunu; terör faaliyetleri nedeniyle müvekkilinin aşırı ifa güçlüğüne düştüğünü, bu nedenle sözleşme koşullarının uyarlanması gerektiğini; kaldı ki müvekkilinin söz konusu uyuşmazlıkta borçlu değil, alacaklı konumda olduğunu, kendisine hastanenin borcunun olmadığının söylenmesine rağmen devirden sonra bir çok borcun olduğunun öğrenildiğini devir bedelinin çok üzerinde borcun müvekkilince ödendiğini, terör olayları kapsamında hastanenin talan edildiğini ve tüm muhasebe-personel kayıtlarının yok olduğunu, müvekkili tarafından toplanabilen belgelerin sunulduğunu, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığını, bu olaylar sebebiyle Cizre CBS'nin 2015/5834 nolu dosyasında soruşturmanın bulunduğunu; dosyaya ibraz ettikleri tablolarda mevcut bedeller toplandığı taktirde dahi toplam 1.816.693,40-TL ödemenin görüldüğünü, ki gerçekte ödenen bedelin çok daha fazla olduğunu, aslında davacının sorumlu olduğu borçları ödediğini, geçmiş dönemlere ilişkin 600.000-TL'ye yakın maaş ve primin de müvekkilince ödendiğini; sözleşmenin 5. maddesine göre, banka yapılandırmalarından doğacak fark ve ileride çıkacak 21/01/2014 tarihine kadarki bilinmedik borçların %70'inin davacıya, kalan %30'un dava dışı ...'a ait olduğunun kabul edildiğini; HMK 31 ve 222 uyarınca ticari defterlerin, banka ve vergi kayıtlarının incelenmesinin gerektiğini zira dilekçelerinde her türlü yasal delile dayanıldığını ve bu nedenle eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki limited şirket hisse devir bedeli alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Eldeki itirazın iptali davasının tarihi 24/08/2017'dir. Davalı taraf her ne kadar davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını ileri sürmüş ise de, icra takip dosyasında davalı-borçlunun takibe itiraz dilekçesi davacı-alacaklıya tebliğ edilmemiştir. Ayrıca davalının Bursa ... İcra Dairesi'n'den muhabere yoluyla gönderdiği 25/12/2015 tarihli itiraz dilekçesi hakkında süresinde olduğundan bahisle 31/08/2016 tarihinde takibin durdurulması kararı verilmiş, bu karar üzerine aynı tarihte davacı-alacaklı vekili, davalı-borçlunun takibe itiraz dilekçesi hakkında araştırma yapılmasını istemiş, bu talep reddedildiğinden şikayet yoluyla İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'ne 06/09/2016 tarihinde başvurmuştur. Söz konusu şikayetin reddine karar verilmiş ve İstanbul BAM 20. HD'nin kararıyla davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir. Buna göre davacının, davalının takibe itirazını tüm yönleriyle öğrendiği tarih 31/08/2016 veya 06/09/2016 tarihi olarak kabul edilse dahi İİK 67'deki 1 yıllık hak düşürücü süre, dava tarihi itibariyle dolmadığından davalının bu itirazı kabul edilmemiştir.Taraflar arasında noterde akdedilmiş 21/02/2014 tarihli sözleşmesinin1. maddesinde davacının, ... Ltd. Şti. (Yeni Unvan: ... Ltd. Şti.) bünyesinde bulunan ... Hastanesi'ndeki%70 hissesini davalıya ve dava dışı ...'ya 1.100.000-TL bedel karşılığında devrettiği; 2. maddesinde, 2015 yılı içinde hastane kara geçtiğinde sözleşme bedeli ödemelerinin başlayacağı; 3. maddesinde, ... Ltd. Şti. ortaklarının, hastane ve şirketin ... ve ... bankalarına borcunun şirket ve ortaklar tarafından ödeneceği, ... borçlarına karşılık verilen ve davacıya taşınmazların ipoteklerinin, davacının taşınmazları sattığı gibi ... Ltd. Şti. tarafından borçların ödeneceği ve ipoteklerin kaldırılacağı; 4. maddesinde, sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin tamamının taraflarca yerine getirildiğinde ve tarafların bir diğerinden talebi kalmadığında işbu sözleşmenin kendiliğinden son bulacağı; 5. maddesinde, banka yapılandırmalarından doğacak fark ve ileride çıkacak 21.01.2014 tarihine kadarki bilinmedik borçların %70’inin davacıya, kalanın %30’unun ...’a ait olacağı ve 6. maddesinde, davacının 31/12/2014 tarihinde kadar hastanede uzman doktor olarak çalışacağı, bu çalışmaya karşılık 25.000-TL net maaş ve brüt cirosunu %30’unun davacıya verileceği düzenlenmiştir. Dava HMK 118 ve devamında düzenlenmiş yazılı yargılama usulüne tabidir. Davanın açıldığı ve yargılama süresince yürürlükte bulunan HMK'nın "İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi" başlıklı 141. maddesi, "(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmünü içermektedir (maddenin 1. fıkrası 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı 15. maddesiyle değiştirilmiştir). Buna göre davalı taraf, cevap dilekçesinde hastanenin kendisine söylenmeyen borçlarının çıktığını, onların tamamını (miktar belirtmeden) ödediğini, ödediği miktar devir bedeli olan 1.100.000-TL'den fazla olduğundan davacıya devir sebebiyle borcunun olmadığını, kaldı ki hastanenin bulunduğu Cizre'deki terör olayları sebebiyle hastanenin çalışamadığını belirterek davanın reddini istemiş; delil olarak takibe itirazının muhabereyle gönderildiği yazıya, İzmir 13. AHM'nin 2016/319 esas sayılı davacının, davalı ve diğer kişilere karşı açtığı tasarrufun iptali davasına (HMK 150'ye göre açılmamış sayılma kararı kesinleşmiştir), davacının icra takibindeki şikayet dosyasına, Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu başvuru evraklarına ve bilirkişi ile her türlü yasal delile dayanmıştır. Yine 13/11/2017 havale tarihli düplik dilekçesinde de, aynı beyanlarda bulunmuştur.Mahkemenin 06/09/2017 tarihli tensip zaptında ilgili HMK maddelerine atıf yapılarak her iki tarafa da delillerini sunmaları için gerekli ihtarların yapıldığı, (bent 9 ve 10) getirtilmesi gereken bilgi-belgeler için 2 haftalık kesin süre içinde davalının 130-TL gider avansı yatırmasının istenildiği, tensip zaptının davalıya 14/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği; davalının ayrı bir delil delil dilekçesi sunmadığı gibi gider avansı da yatırmadığı görülmüştür.Yine her iki taraf vekilinin de hazır bulunduğu 21/12/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında, davalı vekili özel olarak her hangi bir beyanda bulunmamış ancak 2 nolu ara kararda "HMK.nun 140/5. maddesi gereğince hazır olan tarafların dilekçelerinde belirttikleri ancak henüz vermedikleri belgeleri varsa sunmaları, başka yerden getirtilecek delilleri için açıklama yapmaları konusunda 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde dosyadaki delillerle karar verileceğinin duyurulmasına, (uyarı yapıldı)" şeklinde karar verilmiştir. Davalı vekili de bu ara karar uyarınca her hangi bir dilekçe-beyan sunmamıştır. Sonrasında takip eden 12/04/2018 tarihli davalı vekilinin mazeretli olduğu duruşmanın 2 nolu ara kararında "Davalı vekiline iki haftalık kesin süre verilerek sözleşme tarihi olan 21/02/2014’ten sonra davalının ödediğini iddia ettiği tüm borçları liste halinde açıklayıp ödenmesine ilişkin tüm belgeleri dosyaya ibraz etmesine, aksi halde dava dosyasındaki ibraz edilen delillere göre karar verileceğinin ihtarına," şeklinde karar verilmiş; davacı vekilinin bu ara karardan rücu talebi reddedilmiş ve davalı vekili UYAP üzerinden 26/04/2018 havale tarihli dilekçesini sunmuştur. Bu dilekçede, terör olayları sebebiyle harabe haline gelen hastaneden herhangi bilgi ve belgenin tedarik edilemediği, tüm muhasebe ve personel kayıtlarının yok olduğunu, bankalardan toplanabildiği kadarıyla ekte şirketin devrinden önceki borçların devirden sonra ödendiğini gösterir tabloyu sunduklarını, devir tarihinden sonra şirketin borçlarının devamlı olarak ödendiğini, kayıtlar incelendiğinde şirketin herhangi bir aktifi olmadığından dolayı borçların çoğunun şirkete müvekkili tarafından sağlanan finansmanla ödendiğinin anlaşılacağını, tablolardaki bedellerin toplamının 1.816.693,40-TL olduğunu, tabloda bulunan ödemelerin ve şirketin banka kayıtlarının ilgili bankalardan celbini talep ettiklerini; ayrıca sözleşmenin 2. maddesine göre 2015 yılı içinde şirket kar ettiğinde ödemelerin başlayacağını, ekteki belgeye göre şirketin davacı döneminden kalan borçlar ve terör olayları sebebiyle kara geçmediğinin belli olduğunu; bunların haricinde devirden sonra geçmiş dönemlere ait 600.000-TL'ye yakın maaş ve prim ödemesinin de yapıldığını ancak bu belgelere ulaşılamadığını; olaylar sebebiyle bilgi ve belgelere ulaşılamadığından şirket adına yaptıkları şikayete ilişkin Cizre CBS'nin 2015/5834 sayılı soruşturmasının devam ettiğini; yine sözleşmenin 6. maddesine göre davacının hastanede doktor olarak 31/12/2014 tarihine kadar çalışması gerekirken 30/07/2014 tarihinde görevini terk ederek sözleşmeye aykırı davrandığından sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddine ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçenin ekinde 3 sayfadan oluşan, 2014 Şubat-Temmuz aylarına ait olduğu belirtilen çek ödeme tablosu ile 2014 Mart-Eylül aylarına ait olduğu belirtilen Türkiye Finans Cizre Şubesi'nden ... ve ... Bankası'na yapılan ödemeler başlıklı kimin tarafından hazırlandığı belli olmayan, antet-kaşe içermeyen belgeler bulunmaktadır.Sonrasında mahkemece mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, raporda dava dışı şirketin defterleri ve davalının banka ödeme belgeleri sunulmadığından, davanın esasına yönelik bir tespit yapılamadığı ifade edilmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu 03/07/2018 havale tarihli itiraz-beyan dilekçesinde, aleyhe hususları kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin ilgili bankalardan celbini istediklerini; sözleşmenin 2. maddesine istinaden ticari defterlerin incelenmesine gerek olmadığını zira şirketin kara geçmediğinin açık olduğunu; davacının çalışma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu hususta SGK kayıtlarının celbinin gerektiğini; Cizre CBS'deki soruşturmanın devam ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davalının yeni delil sunması anlamını içeren görüşü HMK 140 uyarınca kabul etmediklerini, mahkemenin davalıya HMK 140'a aykırı olarak delillerini sunması için 2. kez süre verdiğini, davalının somut delil sunmak yerine kendi hazırladığı bir listeyi sunduğunu, davalının cevap dilekçesinde banka-vergi dairesi kayıtlarına ve şirketin ticari defterlerine dayanmadığını, delil dilekçesi de sunmadığını ve savunmasını ispat edemediğini ifade etmiştir.Davalı taraf, cevap ve düplik dilekçelerinde dayanmadığı sözleşmenin 2. maddesindeki 2015 yılında hastanenin kar etmediği, sözleşmenin 6. maddesine göre davacının hastanede çalışmadığı ve Cizre CBS'deki soruşturma dosyasına sonradan sunduğu dilekçelerinde dayanmıştır. Davalının savunmayı genişletmesine HMK'nın 142. maddesine göre davacının açık muvafakatı bulunmadığından, bu savunmaların dikkate alınması imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalının bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri kabul edilmemiştir.Somut olayda davacının davalıya hisse devrettiği ve davalının da hisse devir bedeli olan 1.100.000-TL'yi davacıya ödemediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşme kapsamında davalının kendisinden gizlendiği iddia edilen şirket borçlarını devirden sonra ödemek zorunda kaldığından ve ödediği miktarın da devir bedelinden fazla olduğu iddiasıyla, davalıya talebe konu borcunun bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır. Davalı tarafa tensip zaptıyla, her iki duruşmada kesin süreli verilen ara kararlara rağmen ve hatta istinaf dilekçesinde dahi sözleşmeye göre kendisinin ödememesi gereken kime-nereye hangi ödemeleri yaptığına dair her hangi bir delil sunmamış, soyut olarak iddiada bulunmuştur. Kaldı ki sözleşmenin 5. maddesinde düzenlenmiş banka yapılandırmalarından doğacak farkın ve ileride çıkacak bilinmeyen borçlar hükmünden hangi borçların anlaşılması gerektiği belirli değildir. Davalı bu borçların da hangi borçlar olduğunu, ne yargılama ne de istinaf aşamasında göstermemiştir. Bilirkişinin ticari defterlerin incelenmesi gerektiği görüşü hususunda da, incelenmesine gerek olmadığı belirtilerek o delile dayanılmadığı açıkça ikrar edilmiştir. Ayrıca bilirkişi banka kayıtlarının getirtilerek incelenmesi gerektiğini ifade etmiş, davalı da dilekçesinde kayıtların celbini istemiş fakat yargılama boyunca kendisine verilen bilgi-belge sunma süreleri içinde hangi bankanın hesap numarasından hangi kaydın isteneceği hususunda hiç bir somut veri belirtmemiştir. Yine davalı tarafça terör olayları kapsamında hastanenin talan edildiğinden hiç bir kayda ulaşılamadığı iddia edilmekte ise de, bu iddiasını destekleyecek her hangi bir ticari defter ve kayıtlara ilişkin zayi belgesi vs. ibraz etmemiştir. Bu nedenlerle ve hastanenin bulunduğu yerdeki terör eylemleri sebebiyle davalının sözleşmeden doğan borcu için mücbir sebep ve dolayısıyla aşırı ifa güçlüğü teşkil etmeyeceği gözetildiğinde, davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 75.141-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 18.786‬-TL harcın mahsubu ile kalan 56.355‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 25,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesindenreddinedereceİptaliSatımistanbul(HissehükümgerekçeesastanmahkemenumarasısebepleriİtirazınKaynaklanan)kararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim