Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/1182
2024/1125
16 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1182
KARAR NO: 2024/1125
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/05/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/325 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP: İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: Davacı vekili; davalı ..., diğer şirket ortağı ile birlikte hareket ederek muvazaalı genel kurullar ile elde ettiği müdürlük görevini kendi ve/veya diğer ortak ... yararına kullandığını, şirketin taşınır ve taşınmaz mallarını sattığını, paraların elden veya açıktan tahsil edildiğini, mermer stoklarından yapılan faturasız satışlar karşılıkları elden alındığını bir kısmının şirkete borç vermiş gibi kayıt altına alındığını, saydıkları hususların çok ciddi, faturalı ve belgeli olduğunu telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağının aşikar olduğunu, bu nedenlerle Şirket taşınır (maden ruhsatları, makine parkurları, kamyon, iş makineleri ve araçlar) ve taşınmaz malların üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, şirket müdürü olan Davalı ...'in yerine tedbiren yönetim kayyımı atanmasına,aksi halde denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARAR: Mahkemece;açılan davada şirketin taraf olmadığını,şirketlerin seçilmiş organları eliyle yönetilmesi gerektiği,kayyım tayini için organ eksikliği gerektiği, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını gerektirir bir durumun varlığı HMK'nın 390/3. maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediğinden kayyım atanması talebinin reddine, 6100 Sayılı HMK 389. maddesi kapsamında uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olup, dava dışı şirketin maden ruhsatları, taşınmazları ve taşınır araç ve makineleri, hazır stokları ve sair mallarının doğrudan bu davada uyuşmazlık konusu olmadığı,davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirmesi ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın henüz sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; iddialarının ve sunulan delillerin yeterince incelenmediğini,müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının iptal edildiği, şirket taşınır ve taşınmazları talan edilir şekilde satılmaya başlandığı,şirket paralarının seçim çalışmaları için kullanıldığı,maden ruhsat bedelinin ödenmediği,sırf maden ruhsatlarının yenilenmemesi dahi kötü yönetimin ispatı olduğunu,satışların muvazalı yapıldığının belgeleri dosyada mevcut olduğundan ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı tarafından,diğer pay sahibi ile birlikte hareket eden şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği, davalının azli talep edilen davada yönetim yetkisinin kısıtlanarak yönetim veya denetim kayyımı atanarak şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir. TTK nın 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd. maddeleri uygulanmalıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 390 Maddesi "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; dava dilekçesindeki taleplere dayanak olarak davalı şirket müdürünün şirket taşınmazının çok düşük bedelle sattığı,şirket taşınmazı üzerinde (ortakların anne ve babası lehine ) bedelsiz intifa hakkı tesis ettiği, seçim çalışmaları nedeniyle yaptıkları masrafın şirketten karşılandığını, şirketi ve ortağı zarara uğrattığı ileri sürülerek yönetim yetkisinin kaldırılması hususunda da ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Tarafların kardeş oldukları, taraflardan başkaca bir kardeşleri ile daha üç ortak olarak eşit payları bulunduğu, davacının da 2023 yılında yapılan genel kurula kadar şirket müdürü olduğu, bu kararın iptali için dava açıldığı, davacının muvazalı olarak genel kurula çağrı kararı alınarak ortaklar kurulu yapıldığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Davanın şirket müdürünün azli davası olduğu gözetildiğinde,davacının iddialarına göre şirket müdürünün azlini gerektirecek derece de yükümlülüklerin ağır ihlali kabul edilebilecek somut bir vakıanın varlığı konusunda duraksamadan bir delil değerlendirilmesi yapılamamaktadır. Davalının kötü yönetiminin varlığı ancak yapılacak tahkikat ile belirlenebilecektir. Bu aşamada haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir. Açıklanan nedenlerle; şirket ortağı davacı tarafından davalı şirket müdürü ile diğer ortağın birlikte hareket ettikleri ileri sürülerek şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması ile birlikte yönetim yetkilerinin kısıtlanarak şirkete kayyım atanması talep edilmiş ise de şirketin ticari faaliyetini durdurabilecek şekilde tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi de yasal olmadığından haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararda ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52