Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/852
2024/1120
16 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/852
KARAR NO: 2024/1120
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R Iİ
NCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/02/2024
NUMARASI: 2023/789 Esas - 2024/123 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; Davacının göndereni davalı ..., Gönderilen'i dava dışı ... şirketi ... olan emtianın, Türkiye'den Belarus'a taşınması işini, 23.10.2017 günlü Hamule Senedi ile üstlendiğini, taşımanın 31.10.2017 günü sonlandığını,gönderilen dava dışı ... şirketi'nin, hamule senedi(CMR)nin 24 nolu alındı hanesini, şerhsiz/temiz olarak imzaladığını, davacının, gerçekleştirdiği taşıma hizmeti için davalı adına 31.10.2017 günlü, 1.500-USD bedelli e-arşiv faturası tanzim ettiğini,tahsil edilememesi nedeni ile işbu faturayı icra takibine konu ettiğini, takibe konu faturanın, davalıya ait e-arşiv fatura sistemi üzerinden iletildiğini, fatura ile ilgili e-arşiv sistemi üzerinden ya da posta yolu ile herhangi bir itiraz veya red talebi gelmediğini,fatura konusu hizmet yurtdışı karayolu taşımacılığına ilişkin olduğundan, davalının İstanbul Anadolu ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, %20 orandan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; işbu davanın süresinde açılmadığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, öncelikle, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, 31.10.2017 tarihli faturada yer alan hizmetin navlun bedeli olduğu dikkate alındığında, 6102 sayılı TTK nın 1246 maddesi uyarınca navlun sözleşmelerinden doğan alacakların bir yılda zamanaşımına uğradığının düzenlendiğini, beyanla davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetle başlatılan icra takibi nedeniyle dava ve takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece ; taşımanın güzergahı Türkiye-Belarus ülkeleri arasında olduğundan uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanacağını, Yargıtay 11 HD nin 2015/14965 Esas, 2016/7010 Karar sayılı ilamında; navlun alacağı için zamanaşımı süresinin bir yıl olup bu sürenin CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı kabul edildiği, davacı tarafça, gönderilen emtianın eksiksiz ve tam teslim edilmesi nedeniyle navlundan sorumluluğu nedeniyle davalı gönderen hakkında icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından davalı gönderen adına düzenlenen navlun faturasının 31/10/2017 tarihli olduğu, teslimin ise gönderilene yine aynı tarihde yapıldığını, teslim tarihinden itibaren üç aylık süre sonu 31/01/2018 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresinin, 31/01/2019 tarihinde dolduğunu, icra takibinin ise 08/06/2023 tarihinde başlatıldığı davalının zamanaşımı defii yerinde olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının icra takibi başlatmakda kötüniyeti ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; CMR Konvansiyonu "Uygulama Alanı" başlıklı 1.bölümünde, "malları ihtiva eden taşıt, 14’üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında, yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla mallar boşaltılmadan taşındığı takdirde dahi, işbu anlaşma nakliyatın bütünü için uygulanır. Ancak diğer taşıt vasıtaları ile yapılan taşımalarda vuku bulan kayıp, hasar veya gecikmeler, karayolu taşıyıcısının bilfiil veya ihmalinden mütevellit olmayıp malların diğer taşıt vasıtasında taşınması sırasında ve sebebiyle meydana gelmiş olabileceği ispat edilirse; kara taşıyıcısının mesuliyeti işbu anlaşmaya göre değil, bahis konusu diğer taşıt vasıtası ile malların nakli için kanunen vaz’edilen şartlara uygun olarak, o taşıt vasıtası taşıyıcı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış farzedilir ve o mukavelede derpiş edilmesi mutad olan hükümlere göre tayin edilir. Mamafih, vazedilmiş bu gibi şartlar mevcut olmadığı takdirde, karayolu taşıyıcısının mesuliyeti iş̧bu anlaşmaya göre tayin edilir." denildiğini,CMR Konvansiyonu, gönderen malın hak sahibi ile nakliyeci arasındaki kayıp, hasar veya gecikmelerden doğan uyuşmazlıklarda uygulama alanı bulduğunu, mahkemenin işaret ettiği CMR nin 32.maddesi de aynı hükmü içerdiğini, CMR konvansiyonunda navlun fatura bedeline ilişkin zaman aşımı düzenlenmesi olmadığını, bu neden ile takibe konu navlun fatura alacağı, TBK nın 146 maddesi uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğundan kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı tarafından davacı taşımacıya yaptırılan uluslararası kara taşıması navlun bedelinin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dava konusu taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanacaktır. Davacı vekili CMR hükümlerinde navlun bedeline ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, uyuşmazlığa TBK nın 146.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Ne var ki CMR nin 32(1) maddesinde bu sözleşmeye tabi tüm alacakların 1 yılda zamanaşımına uğrayacağı açıkça düzenlenmiştir. Aksi kabul edilse dahi taşıma sözleşmesine TBK hükümleri değil TTK hükümleri uygulanacaktır.TTK nda karayolu taşımasına ilişkin TTK nın 930(1) ,deniz taşımasına ilişkin 1246(1) maddesi uyarınca da zamanaşımı süresi CMR ye paralel şekilde 1 yıl olarak düzenlenmiştir. Uluslararası kara yoluyla navlun alacaklarında CMR 32/1-c maddesi uyarınca emtianın tesliminden itibaren 3 ayı geçen süreden sonra zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. Davacı vekilinin genel zamanaşımı süresi olan TBK nın 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği yolunda ki istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı tarafından düzenlenen navlun faturasının 31/10/2017 tarihli olduğu, teslimin ise gönderilene yine aynı tarih de yapıldığı, teslim tarihinden itibaren üç aylık süre sonu 31/01/2018 tarihinde de dolduğu, bu tarihde 1 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayıp, 31/01/2019 tarihinde dolduğu, icra takibinin ise bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra 08/06/2023 tarihinde başlatıldığı,davalı borçlunun itiraz dilekçesinde zamanaşımının dolduğunu bildirdiği gibi, cevap dilekçesinde süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defii yerindedir. Açıklanan nedenlerle; alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52