SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1511

Karar No

2024/1114

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1511

KARAR NO: 2024/1114

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/11/2020

NUMARASI: 2018/470 Esas - 2020/317 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin lojistik hizmetleri, taşıma işleri komisyonculuğu ile iştigal ettiğini, taşımalar nedeni ile müvekkili tarafından verilen hizmetler karşılığı davalı tarafından ödenmesi gereken ekstra ücretler, kara nakliyesi, navlun ücreti ilgili olarak 29.6.2017 tarihli ... numaralı fatura 236-USD, 29.06.2017 tarihli ... numaralı fatura 4.125-USD, 29.05.2017 tarihli ... numaralı fatura 1.180-TL, 17.02.2017 tarihli ... numaralı fatura 531-TL, 17.02.2017 tarihli ... numaralı faturalar (1.062-TL) düzenlenerek davalıya gönderildiğini, 03.01.2018 tarihinde davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, İstanbul Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına kaydedilen icra takibine ilişkin olarak ödeme emrinin henüz borçluya tebliğ edilmeden önce davalı/borçlunun 10.01.2018 tarihinde müvekkili 2.506-USD kısmi ödeme yapıldığını, davalı/borçlunun bu ödemesinden sonra, ..., ..., ... numaralı konşimento tahtlarında yapılan taşımalar nedeniyle ..., ..., .... ..., ... faturalara dayanan kalan bakiye borcunun 3.000-USD, 2.773-TL olduğunu belirterek, İstanbul Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin 3.000-USD ve 2.773-TL üzerinden devamına davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların 2017 yılı ticari defterlerinde USD ve TL hesap bakiyelerinin birbiriyle örtüştüğü, davacı şirketin icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davalıdan döviz hesabında 5.506-USD (20.768,08-TL), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu, davalı şirketin ise icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davacıya döviz hesabında 5.506-USD (19.304,61 TL), TL hesabında ise 2.773-TL borcu bulunduğu, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, dosyada mevcut konşimentolarda davalı ....'nin yükün göndericisi/yükleten konumunda olduğu, yükün alıcısının ... alıcısı ise "... Ltd." olarak kayıtlı olduğu,konşimentoya göre ... firmasının fiili taşıyan olduğu, anlaşmaya göre taşıma ücretinden ve teferruatından kimin sorumlu olduğunun dava dosyasına sunulan belgelerden anlaşılamadığı, konşimentoda navlunun peşin ödendiği kaydı bulunduğu, taşıma işleri komisyoncusu olan davacı ... AŞ'nin ekstra ücretleri talep edebilmesi için fiili taşıyan veya onun acentesine bu ücretleri ödediğini belgelemesi gerektiği, iddia edilen ekstra maliyetlerin mahiyetinin de ispatlanamadığı, kök rapordan sonra davacı vekilince konşimentolar haricinde taraflar arasında kurulduğu ileri sürülen taşıma anlaşması ile ilgili mail yazışmaları, gümrük belgeleri sunulduğu, bu belgelere göre davalı ... San. A.Ş. yükün göndericisi/yükleteni ve aynı zamanda taşıtan konumunda olduğu, dava konusu ücretler ile ilgili fiili taşıyanın davacı adına düzenlediği faturalar da davacı dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, ancak faturaların ödendiğine ilişkin belgelerin sunulmadığı, kök rapordan sonra dava dosyasına sunulan yeni belgeler ışığında talep edilen iç taşıma ücretinin fabrikadan limana olan Türkiye'deki ayağı ile ilgili olduğunun da ortaya çıktığı, 4.125-USD'lik navlun faturası açısından konşimentoda navlunun peşin ödendiğine dair kaydın bulunduğu, kara nakliyesi açısından kesilen faturanın ise 900-TL olduğu, davalı tarafın 2.506-USD ödemesi de göz önüne alınarak, davalı tarafın davacı tarafa borcu kalmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; faturaların davacı müvekkil tarafından tebliğ edildiğini, davalı borçlu şirketin işbu faturalara itiraz etmediği ve defterlerine işlediği göz önünde bulundurulduğunda, ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalı şirket, herhangi bir cevap ve delil sunmayarak her ne kadar dava dilekçesindeki iddiaları HMK gereği reddetmiş sayılmışsa da, ispat külfetine ilişkin ticari defterleri HMK 222 ve devamı maddeler uyarınca bilirkişi marifeti ile incelenmiş, davalı şirketin ticari defterleri ile karşı ispata yarar bilgiler ihtiva etmesi bir yana müvekkil iddialarını doğrular nitelikte kayıtlar bulunduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı ve tüm ödeme ve fatura kayıtlarının karşılaştırılmasında bir farklılık bulunmadığının tespit olunduğunu, HMK'nın 222. maddesinin 3. fıkrasında yer alan İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğini, cümlesi uyarınca ticari defterlerin delil niteliğinin kesin delil olduğunu, müvekkil şirketin, kesin delillerle ispatlanan davasının, ispat yükü hukuka aykırı şekilde yer değiştirilerek, davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Davacı tarafından; 3 ayrı tarihlerde yapılan deniz taşıma işleri için bakiye 5.506-USD (20.768,08-TL), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu ileri sürülerek 03.01.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı tarafça borcu bulunmadığından bahisle icra takibine itiraz edildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından; 11.12.2018 tarihinde icra takibi başlatıldıktan sonra ödeme emri tebliğinden evvel davalı tarafça 2.506-USD'nin ödendiğini bildirerek kalan 3.000-USD ile TL alacağı için itirazın iptalini talep etmiş, ödenen miktarı asıl alacağından düşerek ödenen miktar için başkaca bir talepte bulunmadan, bakiye alacağını talep etmiştir.Mahkemece; alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, tarafların incelenen ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, icra takip tarihi itibariyle; 5.506-USD ( 20.768,08-TL ), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu anlaşılmakla, davada talep olunan 3.000-USD ve 2.773-TL alacağın bulunduğunun kabulü gerekir. Davalı tarafça yargılamanın hiç bir aşamasında davaya konu alacağa ilişkin hizmetleri almadığını savunmayan davalının itiraz etmeden ticari defterlerine kayıt ettiği faturalar nedeniyle alacağın bulunmadığının kabulü doğru olmamıştır.Ne var ki UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre eldeki açılan davadan sonra; davalı tarafından Bakırköy 3. ATM'nin 2018/1313 esas sayılı dosyasında 27.12.2018 tarihinde konkordato mühleti talep ettiği, 31.12.2018 tarihi itibariyle geçici mühlet tedbirleri verildiği, eldeki dava dosyasına bu konuda bilgi verilmediği; 2021/582 karar sayılı karar ile 29.06.2021 tarihinde konkordato projesinin tasdik edildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince; verilen karar tarihinden sonra konkordato tasdik projesinde icra takibi ve davaya konu alacağın ödenip ödenmediği hususunda bir bilgi bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de; eldeki davada verilen karar sonrası davalı hakkında verilen konkordatonun tasdiki kararının eldeki davaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Belirtilen hususlarda gereken araştırmanın yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/470 Esas - 2020/317 karar sayılı 24/11/2020 tarihli kararının HMK'nın 353(1)-a-6 KALDIRILMASINA,"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafvedereceİptaliistanbulAlacaklılığından(GemihükümYükmahkemenumarasısebepleriİtirazınkararıKaynaklanan)cevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim