SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1031

Karar No

2024/1110

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1031

KARAR NO: 2024/1110

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/04/2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/151 Esas

TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz

İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dilekçesinde; 28.02.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin İstanbul 1. ATM' nin 2012/343 Esas 2013/128 Karar numaralı dosyanın dava dilekçesinde bulunmamasından dolayı kabul edilmediğini, ihtiyati haciz talebinin tekrardan talep edilme zorunluluğu hasıl olduğunu, mahkeme ilamı ile birlikte organik bağın tespitine ilişkin Yargıtay denetiminden geçmiş ilamlar bulunduğunu, alacağın ilama dayandığını, bu mahkeme ilamı İstanbul 1. ATM'nin 2012/343 Esas 2013/128 Karar numaralı dosya olduğunu, müvekkili yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalı adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ HACİZ KARARI: Mahkemenin 01.03.2024 tarihli kararı ile 5.589.701,40-TL ihtiyati haciz talebinin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verildiği, 11/03/2024 tarihli ara kararı ile teminat miktarı %5 oranına indirildiği, 15.03.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz kararı sunulan kesin teminat mektubuna kaydırılmıştır.

İTİRAZ: İtiraz eden vekili; dayanak İstanbul 1. ATM'nin 2012/343 Esas, 2023/128 Karar sayılı mahkeme kararının üzerinden 10 yıl geçtiğini, davacının ortada kendi borcu olmayan başka bir şahıs şirketi borcundan ötürü çekişmeli alacak üzerinden ve organik bağı kurulmayan bir şirketin borcundan dolayı müvekkilinin tüm mallarına haciz konulduğunu, müvekkilinin üzerinden 12 yıl geçmiş alacak ve davalarla ilgili borçluyu şu anda aklına gelip tüm mallarını üzerinden kaçırması, saklaması ve alacaklı olduğunu iddia eden davacıyı zarara uğratmasının söz konusu olmadığını, ilk verilen teminat bedelinin ek kararla %5'e düşürülmesinin ileride oluşacak hak ihlallerini karşılayamayacağını gösterdiğini, teminat bedelinin yeniden %15 olarak belirlenmesini talep ettiklerini, muayyen bir yerleşim yeri bulunmakla, alacaklılardan mal gizlemesi yahut kaçırması gibi bir durum söz konusu olmadığını, dava sonuna kadar tüm ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

EK KARAR: Mahkemece, İİK'nın 259/2. maddesi "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HUMKnun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz." hükmünü haiz olduğu, somut durumda talep dosyası incelendiğinde; 3. kişi asıl borçlu açısından borcun varlığına ilişkin kesinleşmiş İstanbul 1. ATM'nin 2012/343 Esas 2013/128 sayılı kararı, organik bağa ilişkin İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/29 Esas ve İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/906 Esas sayılı ilamları ile faaliyet adresleri, faaliyet konuları, dayanak senedin tanzim tarihi ile şirket payın devir tarihinin yakınlığı dikkate alındığında alacağın varlığı ve mal kaçırmaya ilişkin yaklaşık ispatın yerine getirildiğinden teminat karşılığı ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş olup bu nedenlerle alacağın varlığı ve mal kaçırmaya ilişkin yaklaşık ispat açısından yapılan itirazlar yerinde olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ: İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekili; mahkemece %15 oranında verilen tedbir kararı daha sonra yine davacı lehine 2. kez değerlendirilerek %5 orana çekilerek ve iki taraf içinde uygulanması gereken kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiğini, iki tarafında henüz kesinleşmeyen belli olmayan hatta taraflarınca hiç olmadığını iddia ve ispat edecekleri alacak talebi ile ilgili eşitlik ilkesi gereğince karşı taraf gibi takdiri haklardan faydalanmak istediklerini yatırdıkları teminatın düşürülmesini, davalı müvekkilinin olmayan borcundan dolayı ekstra mağdur edildiğini, muayyen bir yerleşim yeri bulunduğunu, alacaklılardan mal gizlemesi yahut kaçırması gibi bir durum da söz konusu olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına teminatın artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Talep, davacının davalı ... şirketi aleyhine mahkeme kararı ile kesinleşen alacağı nedeniyle bir tahsilat sağlanamadığını, şirketin icra takibinden sonra üçüncü şahıslara devir edilerek tasfiyeye sokulduğunu, borçlu şirketin davalı ile arasında organik bağ bulunduğu iddiası ile açılan tüzel kişilik perdesinin aralanması ve organik bağ sebebiyle alacağın davalıdan tahsiline ilişkin davada alacak miktarınca verilen ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İ.İ.K.'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İstanbul 14. İcra Hukuk mahkemesinin 2013/906 esas, 2014/1184 karar sayılı ilamı ile: Alacaklı ... tarafından borçlu ...Ltd. Şti. aleyhine 18/05/2012 tarih ve 70.000-Euro bedelli, 23/05/2012 tarih ve 40.000-Euro bedelli, 04/06/2012 tarih ve 32.000-Euro bedelli, 13/06/2012 tarih ve 24.000-Euro bedelli, 19/06/2012 tarih ve 60.000-TL bedelli 5 adet dekonta dayalı toplam 60.000,00 TL + 166.000- Euro alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, 10/09/2013 tarihinde fiilen haciz işlemi yapılarak 8.000 TL kıymet takdir edilen mahcuz malın haczedildiği, haciz sırasında işlemin İİK 99. maddesi kapsamında kaldığına karar verilerek davacı alacaklıya dava açmak üzere süre verildiği, davanın bu mahcuzlara ilişkin olduğu, dosya içerisindeki cevabi yazılardan haczin yapıldığı yerde 6 numaralı iş yeri borçlunun önceki kayıtlı adresi olduğu, davalı üçüncü kişinin kayıtlı adresi aynı adreste 4 nolu iş yeri olarak geçmekte olup haciz borçluya ait önceki iş yeri olan 6 nolu iş yerinde yapıldığı, yine iş yerinde 21/11/2013 tarihinde yapılan haciz sırasında da borçlu hakkında evraklar bulunduğunu, üçüncü kişi borçlunun eski ortağı olup adres ve ortaklık yapısına ilişkin değişikliler 28/11/2012 ve 01/12/2012 tarihlerinde takip tarihi ile aynı tarihlere rastladığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında borçlunun eski ortağının borçlunun eski adresine ilişkin yaptığı istihkak iddiasında malların kendisine ait olduğunu ispatlayamadığı ve üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu "tespitlerine yer verilmiş ve anılan karar Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir. Anılan kesinleşen karar içeriğinden davalı ile asıl borçlu arasında tespit edilebilen organik bağ nedeniyle sorumlu olduğu,tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının mevcut olduğu yönündeki iddianın esası bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili; teminat miktarının yeterli olmadığını ileri sürmüştür. İhtiyati haciz kararı %15 oranda teminat ile verilmiş iken davacının talebi üzerine teminat oranı %5 orana düşürülmüştür. Dava açıldıktan sonra mahkemece 28/02/2024 tarihli ara karar ile davacının adli yardım talebi kabul edilmiştir. İİK'nın 259. maddesinde teminatın alınacağı düzenlenmiş ise de miktarı konusunda bir düzenleme olmadığından miktarı hakim tarafından takdir edilir. HMK'nın 335(1)-b maddesinde adli yardım kararının teminat göstermekten muafiyet sağlayacağı düzenlenmiş, ilk derece mahkemesince bu düzenlemeye rağmen %5 oranda teminat alınmasına karar verilmiş olup, davalı vekilinin müvekkili tarafından yatırılan teminatın da bu oranda düşürülmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; bu aşamada davalının borçtan sorumluluğu konusunda yaklaşık ispatın sağlandığının kabulü gerektiği, teminatın takdirine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamış davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sebeblerikararistinafhacizreddineihtiyatiİtirazistanbultarihiHaczegerekçeesastannumarasıkararıitirazİhtiyatihükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim