Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2096
2024/1082
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2096
KARAR NO: 2024/1082
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2020
NUMARASI: 2015/683 Esas - 2020/613 Karar
DAVA: Tazminat
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili bankanın kredi borçlusu dava dışı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın, davalı tarafça kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili bankadan kredi kullanan ... adına kayıtlı anılan araç kaydına 21/06/2012 tarihinde davacı banka lehine 132.000-TL miktarlı rehin şerhi işlendiğini, halihazırda araç kaydında müvekkili davacının rehninin bulunduğunu, aracın 06/07/2013 tarihinde yanarak hurda haline geldiğini, müvekkilince alacağın tahsili bakımından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile araç maliki ... aleyhinde icra takibine geçildiğini, borç müzekkeresi gönderilen ve dain-i mürtehin sıfatı bulunan ... Bankasınca cevabi yazı ile herhangi bir alacağın kalmadığının bildirildiğini, müvekkili bankaya rehinli olan aracın yanması nedeniyle müvekkilinin rehin hakkının sigorta tazminat bedeli üzerinden devam edeceğini, davalı ile yapılan yazışmalarda davalı tarafça hurda belgesi alınması gerektiği, bunun için de araç kaydındaki rehin ve hacizlerin kaldırılması gerektiği hususlarının bildirildiğini, araç kaydında birçok haciz kaydı bulunması nedeniyle müvekkilinin bunları kaldıramayacağının, araç malikinin de hacizleri kaldırma imkanının bulunmadığının davalıya bildirildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından araç sigorta bedelinin müvekkili bankaya haksız olarak ödenmediğini belirterek, sigorta tazminat bedeli olan 70.000-TL'nin hasar tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; dava dışı ...a ait ... plakalı aracın müvekkilince kasko sigorta poliçesiyle sigortalanmış olduğunu, sigortalı aracın 06.07.2013 tarihinde seyir halinde yanarak hasarlanması üzerine müvekkilince açılan hasar dosyasında pert total işlemi uygulanması kararı alındığını, kasko sigorta genel şartlarının 3.3.2.2 maddesi gereği aracın onarım kabul etmez duruma geldiğinin tespiti durumunda sigortalı tarafından araca ait hurda kaşeli ruhsatının sigorta şirketine ibrazı halinde hasar tazminatının ödenebileceğini, araca ait hurda kaşeli ruhsat sigortalı tarafından müvekkiline teslim edilmediğinden hasar tazminatı tahakkuk etmediğini, davacı tarafça sigorta bedelinin kendilerine ödenmesi halinde araç üzerindeki rehin ve hacizlerin kaldırılacağının taahhüt edileceği belirtilmişse de, davacının bu iddiasının dayanağı bulunmayıp kasko sigortası genel şartlarına göre geçerli olmadığını, sınırlı ayni hak sahibinin sigorta tazminatı üzerindeki hakkının ancak tahakkuk etmiş bir sigorta alacağının varlığı durumunda geçerli olacağını, ayrıca hasar tarihinden itibaren faiz talep edilmesi mümkün olmayıp ancak ihtarname tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının dava dışı kredi borçlusundan olan alacaklarına istinaden, ...'a ait ... araca rehin şerhi konulduğu, rehinli aracın 06/07/2013 tarihinde yanarak hurda haline gelmesinden ötürü oluşan zararın, anılan aracı kasko sigorta poliçesi ile sigortalayan davalıdan tahsilinin talep edildiği, poliçe kapsamında 06/07/2013 tarihli olay ile ilgili açılan hasar dosyasında yapılan ekspertiz incelemesine göre ...plaka sayılı aracın sigorta poliçe değerinin 93.500-TL olduğunun, rayiç değer farkı tenzil edildiğinde araç piyasa rayiç değerinin 70.000-TL ve hasarlı hali ile piyasa rayicinin 66.500-TL olacağının tespit edildiği, ayrıca aracın hasar nedeni ile pert total olarak değerlendirildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde de dava konusu aracın hasarlı değerinin 66.500-TL olarak belirlendiği, zararın poliçe teminatı kapsamında olduğu, rehin alacaklısı davacının araç maliki ...'un İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi'nde kasko bedelinin tahsili yönünde dava açmasına muvafakat etmediği, sigortalı araç yönünden tazminat isteme hakkının öncelikle araç üzerinde rehin hakkı bulunan davacıya ait olduğu, hasar bedelinin aynı zamanda davacının rehin bedelinin, dolayısı ile kredi borcunun da de güvencesi olduğu, araç malikinin sigorta şirketine karşı açtığı davanın işbu davayı etkilemeyeceği, diğer bir deyişle sigorta şirketince hasar ödemesinin araç malikine yapılamayacağı, ödeme yapılması halinde dahi sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulamayacağı, aracın hasarlı hali ile piyasa rayicinin 66.500-TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 66.500-TL'nin 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; dava konusu ... plakalı aracın müvekkilince kasko sigorta poliçesiyle sigortalandığını, sigortalı aracın 06.07.2013 tarihinde seyir halinde yanarak hasarlanması üzerine müvekkilince açılan hasar dosyasında araca pert total işlemi uygulanmasına karar verildiğini, kasko sigorta genel şartlarının 3.3.2.2 maddesi gereği aracın onarım kabul etmez duruma geldiğinin tespiti durumunda, sigortalı tarafından araca ait hurda kaşeli ruhsatının sigorta şirketine ibrazı halinde hasar tazminatının ödenebileceğini, araca ait hurda kaşeli ruhsat sigortalı tarafından müvekkiline teslim edilmediğinden müvekkilince rehin alacaklısı davacıya hasar tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığını, sınırlı ayni hak sahibinin sigorta tazminatı üzerindeki hakkının ancak tahakkuk etmiş bir sigorta alacağının varlığı durumunda geçerli olacağını, TTK'nın 1456. maddesi gereğince sigorta tazminatının doğmadığı somut olayda ayni hak sahibi tarafından tazminat talep edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı bankanın kredi borçlusu dava dışı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç kaydına davacı lehine 21.06.2012 tarihinde rehin şerhi işlendiği, aracın aynı zamanda davalı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğu, araç üzerinde 3. kişilerce konulmuş bir çok haciz şerhi bulunduğu, 06.07.2013 tarihinde aracın seyir halinde iken yanarak hasara uğradığı, davalı sigorta şirketince açılan hasar dosyasında aracın pert total hale geldiğinin tespit ve kabul edildiği, rehin hakkı sahibi davacının sigorta tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, ancak davalı sigorta şirketince kasko sigorta genel şartlarının 3.3.2.2 maddesi gereği araca ait hurda kaşeli ruhsatın ibraz edilmemesi halinde ödeme yapılamayacağı gerekçesiyle davacıya hasar tazminatının ödenmediği anlaşılmaktadır. Hasara uğrayan sigortalı aracın yangın sonucu pert total hale geldiği, hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunduğu ve hasar bedeli hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, araç kaydındaki takyidatlar nedeniyle aracın hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesinin davalı sigorta şirketine ibraz edilememesi nedeniyle, rehin hakkı sahibi davacıya hasar bedelinin ödenmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir. TTK'nın 1453. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı kanunun 1406. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Yine aynı kanunun 1456. maddesinde; "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder. Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca TMK'nın 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir. Kasko sigortası genel şartlarının 3.3.2.2. maddesi; "Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez" hükmünü haizdir. Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliğinin “Araçların Hurdaya Çıkarılması” başlıklı 30. maddesinde ise; “Ekonomik ömrünü doldurma, eskime, yıpranma, kaza, yanma, tahrip edilme ve benzeri nedenlerle kullanılamaz duruma gelen araçlar; sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya tüzel kişiliklerce yetkilendirilen kişilerin dilekçesi üzerine, muayeneye tabi tutulmadan; ilgili vergi dairesinden alınmış motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası, trafik idari para cezası ile 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30. maddesine göre verilen idari para cezaları ile geçiş ücreti borcu bulunmadığına dair ilişik kesme belgesinin veya hurdaya ayrılmasında sakınca bulunmadığına dair belgenin ibrazı ve kayıtlarında haciz, rehin, tedbir gibi kısıtlayıcı şerhler bulunmaması halinde, müracaat tarihi itibariyle herhangi bir trafik tescil şube veya bürosunda hurdaya çıkarılır” şeklinde düzenleme mevcut olup, kayıtlarında kısıtlayıcı şerhler bulunmayan araçların trafik tescil şubesi tarafından hurdaya çıkarılacağı belirtilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigorta ettiren, sigortalı araç hurdasının kendisine verilmesini istemedikçe sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp hurda bedelinin tazminattan indirilmesi mümkün değildir. Mal sigortalarından olan kasko sigortasında amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususundaki seçimlik hak sigortalıya tanınmıştır. Bu durumda sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi halinde, sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2020 tarih ve 2018/17-138 esas 2020/178 karar sayılı ilamında ise; davacı sigortalı tarafça sigortalı araca ait hurda tescil belgesi ibraz edemeyeceklerinin bildirildiği uyuşmazlıkta, bu durumda rizikonun teminat kapsamında bulunduğunun ve aracın tam hasara uğramış olduğunun kabulü ile aracın hurdası davacının uhdesinde bırakılmak suretiyle, ikinci el piyasa değerinden sovtaj değeri düşülerek bakiye miktara hükmedilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Eldeki davada da hasara uğrayan araç kaydı üzerinde 3. kişilerce konulmuş bir çok haciz şerhi bulunmakta olup, bu takyidatlar kaldırılmadan aracın hurdaya ayrılması mümkün olmadığı gibi, sigortalı 3. kişi ve davacı rehin hakkı sahibince de hurda tescil belgesi ibraz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda somut olayda hasar tazminatını talep hakkının rehin hakkı sahibi olan davacıda olduğunun kabulü ile mahkemece tam hasara uğramış olduğu anlaşılan aracın hurdası davacı uhdesinde bırakılmak suretiyle, aracın 70.000-TL olarak belirlenen ikinci el piyasa değerinden sovtaj değeri düşülerek bakiye miktara hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 4.542,62-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 1.135,65-TL harcın mahsubu ile kalan 3.406,97-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 23-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09