Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2260
2024/1080
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2260
KARAR NO: 2024/1080
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/10/2021
NUMARASI: 2020/585 Esas 2021/842 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... AŞ arasında davalının müteselsil kefaleti ile imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereği bir kısım ticari kredi ilişkisi kurulduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek bakiyelerin ödenmesinin Gebze ..6. Noterliğinin 27.06.2019 tarihli ihtarname ile talep ve ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalının itirazının gerçeği yansıtmadığını, ticari işlerde uygulanacak faiz yönünden irade serbestisi ilkesi benimsenmiş olmakla davalının temerrüt faiz oranına yönelik itirazının yerinde olmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; dava dışı asıl borçlu ... firması ile davacı banka arasında 27.02.2019 tarihinde 150.000-TL tutarında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefaletin geçerli olduğu, davacı banka tarafından kredi hesapları kat edilerek 26.06.2019 tarihli ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin davalı kefile tebliğ edilemediği, bu durumda temerrüdün takip tarihi olan 19.07.2019 tarihi olarak belirlendiği, davacı bankanın 19.07.2019 takip tarihi itibarıyla 40.270,71-TL asıl alacak, 4.136,66-TL işlemiş faiz, 206,73-TL BSMV ve 643,60-TL masraf olmak üzere 45.255,70-TL alacaklı olduğu, borçlunun takipten önce yaptığı ödemelerin düşüldüğü gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 34.324,69-TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 24.235,04-TL'ye %46,80 oranında temerrüt faizi ile %5 BSMV uygulanmasına, fazla istemin reddine, %20 oranında 6.864-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında, davalı kefile ihtarname tebliğ edilemediğinden temerrüt tarihinin takip tarihi olarak belirlendiğini, oysa İİK'nın 68/b ve 150/ı maddeleri ile sözleşmenin 13.2 maddesi gereği davalının sözleşmede bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın 01.07.2019 olan ulaşma tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi ve bu nedenle davalı kefilin bir günlük ödeme süresiyle birlikte 03.07.2019 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini, ayrıca takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce KGF tarafından 30.12.2019 tarihinde yapılan 31.151,60-TL ödemenin borç bakiyesinden düşülmesinin hatalı olduğunu, bu ödemenin davalı tarafından yapılmadığını, KGF kefaletinden dolayı ödenen bedelin icra takibi sürecinden sözleşmesel olarak müvekkilinin sorumlu olduğunu, KGF'nin kredi verene karşı tazminden doğan alacağının tahsili için yararlanıcı ve kefiller aleyhine başlatılan kanuni takibi sürdürmenin kredi veren bankanın yükümlülüğünde olduğunu, dolayısıyla borç KGF tarafından ödenmiş olsa dahi müvekkilinin bu bedeli KGF adına tahsil etmekle yetkili ve yükümlü olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp, mahkemece rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ile dava dışı asıl borçlu ... firması arasında 27.02.2019 tarihli 150.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı, bankaca asıl borçluya kullandırılan nakit kredilerin ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek asıl borçlu ve davalı kefile 26.06.2019 tarihinde kat ihtarı keşide edildiği, kat ihtarının asıl borçlu ile davalı kefile tebliğ edilemediği, davacı tarafından 19.07.2019 tarihinde 44.102,72-TL asıl alacak, 1.319,67-TL işlemiş faiz, 65,79-TL işlemiş temerrüt faizi ve 643,60-TL masraf olmak üzere toplam 46.131,96-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek ve takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 30.12.2019 tarihinde KGF tarafından davacı bankaya yapılan 31.151,60-TL ödeme borçtan mahsup edilmek suretiyle 24.235,04-TL asıl alacak, 9.069,19-TL işlemiş faiz ve 480,46-TL BSMV olmak üzere toplam 34.324,69-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince, davalı kefilin kat ihtarının sözleşmede bildirilen adresine ulaştığı tarih itibariyle temerrüte düştüğü ileri sürülmüştür. Ancak kefilin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının tebliği zorunludur. Bu nedenle asıl borçlu açısından geçerli olan, kredi sözleşmelerindeki "adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde kredi sözleşmesindeki adrese gönderilecek tebligatın yapılmış sayılacağına" ilişkin hükmün ve İİK'nın 68/b-1. maddesi hükmünün kefil bakımından uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü yerinde olup, davacı vekilinin bu konuda ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak KGF kefaletiyle kullandırılan kredi bakımından uygulanması gereken 26.12.2017 tarih ve 2017/11177 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar'ın 3. maddesinin 1. bendinde, KGF destekli kredilerde temerrüt sonrası takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, 5. bendinde ise temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, elde edilen tahsilatın, tazmin edilen kefalet oranında KGF'ye aktarılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda borçlunun temerrüdü halinde alacaklı bankanın KGF'den tazmin ettiği tutar yönünden de takip işlemlerinde kredi veren banka yetkili kılınmıştır. Somut olayda davacı bankanın KGF'den tahsil ettiği tutar yönünden de takip işlemlerini yürütmekle yükümlü olduğu dikkate alındığında, davalı kefil veya asıl borçlu tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığından, KGF'nin yapmış olduğu ödeme ile borçluların borcu sona ermez.Bankaca takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce KGF'den tahsil edilen 31.151,60-TL'nin davalının borcundan düşülmesi doğru olmamıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere davacının takip tarihi itibariyle 40.270,71-TL asıl alacak, 4.136,66-TL işlemiş faiz, 206,73-TL BSMV ve 643,60-TL masraf olmak üzere toplam 45.255,70-TL alacaklı olduğu belirlenmiş olmakla, bu tutar üzerinden itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın kısmen reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı bankaya KGF nin ödeme yapması davalı borçlunun sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı,asıl borçlunun sözleşmedeki adresine çıkartılan tebligat ile asıl borçlu temerrüde düşmüş ise de ,müteselsil kefil bakımından TTK nın 7(1)maddesi uyarınca ihtarname tebliğinin şart olduğu,davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmediği,mütüselsil kefile başvuru şartlarının oluştuğu ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılarak yeniden karar verilmek suretiyle itirazın kısmen iptaline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/585 Esas 2021/842 Karar sayılı 05/10/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 40.270,71-TL asıl alacak, 4.136,66-TL işlemiş faiz, 206,73-TL BSMV ve 643,60-TL masraf olmak üzere toplam 45.255,70-TL üzerinden devamına, 40.270,71-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %46,80 oranında temerrüt faiz ve %5 oranında BSMV uygulanmasına, fazla istemin reddine, Kabul edilen toplam alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.051,14-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 3.091,41-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 557,16-TL ve icra dosyasına yatırılan 230,66-TL olmak üzere toplam 787,82-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 2.303,59-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," Davacı tarafından yatırılan toplam 842,22-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti, 98-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.098-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.080-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 876,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin 1.295-TL'sinin davalıdan, 25-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, " Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 43-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09