Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2102
2024/1079
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2102
KARAR NO: 2024/1079
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/09/2021
NUMARASI: 2019/589 Esas - 2021/663 Karar
DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... ve davalının müvekkiline ait ticari bilgi ve belgeleri ifşa ettiği ..'ın aynı sektörde ve belli bir tedarik zinciri içerisinde bulunan, benz.er işler yapan şirketler olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkilere dair ticari ve müşteri sırları içeren sipariş formları ve faturaların, müvekkilinin piyasadaki etkinliğinin azaltılması ve diğer şirketler ile arasındaki ticari ilişkilerin zarar görmesi adına kötü niyetli bir şekilde, davalı tarafından davacının geçmiş dönemde münhasır distribütörlüğünü üstlenmiş olduğu ...'a davacının hiçbir bilgisi ve izni olmadan hukuka aykırı bir şekilde ifşa edildiğini, ... tarafından müvekkiline Kanada'nın Quebec Mahkemesinde açılan davanın dava dilekçesinde sunulan deliller içerisinde, davacı ile davalı arasında düzenlenen faturaların numaraları dahil olmak üzere bütün bilgilerin bulunduğunu, davalının, davacıya zarar vermek kastıyla ticari sır niteliğindeki teklif formlarını ve faturaları ifşa ettiğinin açık olduğunu, davalı tarafından ifşa edilen bilgilerin davacı açısından ticari sır niteliğinde olduğunu, zira söz konusu teklif formları ve faturalar ile davacının hangi hammaddeleri sipariş ettiği ve bu ürünleri hangi ücret üzerinden satın aldığının kolaylıkla anlaşıldığını, davacının temin ettiği hammaddenin rakip firmalar tarafından bilinmesinin davacı tarafından yürütülen projelerde hangi ürünlerin kullanıldığının yine rakip şirketler tarafından bilinmesine ve davacının üretim sırlarının rakipler tarafından hukuka aykırı bir şekilde öğrenilmesine yol açabileceğini, müvekkilinin ticari sırlarını davalıdan alan .. firmasının, müvekkilinin kendisinin ürünleriyle rekabet etmeye çalıştığı yönünde yanlış bir algıya kapılarak müvekkili aleyhine Kanada Quebec eyaletinde müvekkiline karşı yüklü bir tazminat davası açtığını, bu nedenle müvekkilinin Kanada'da yerleşik bir hukuk firmasıyla anlaşarak yüklü ödemeler yapmak zorunda kaldığını, üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşa edilmesinin haksız rekabet oluşturduğunu, davalının ifşa ettiği bilgilerin müvekkili açısından ticari ve iş sırrı niteliğinde olduğunu, müvekkiline karşı dava açan ... tarafından sunulan dava dilekçesinde görüleceği üzere, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ve müşteri sırlarını içeren sipariş formları, proforma faturalar ve irsaliyeli faturaların ...'a davalı tarafından iletildiğini belirterek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacının ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacı ile olan ticari ilişkileri dahil olmak üzere tüm ticari ilişkileri nedeniyle elinde bulunan bilgi ve belgeleri, yetkili merciler hariç olmak üzere üçüncü kişilere ve bu arada ... firmasına ifşa etmediğini, dava dilekçesinde adı geçen ... şirketinin adını dahi işbu dava nedeniyle öğrendiklerini, müvekkilince ... firmasına kendilerinin davacı aleyhine açmış oldukları tazminat davasında kullanmış oldukları bilgi ve belgeleri ne şeklide temin ettikleri hususunun sorulduğunu, yaptıkları görüşmelerde ... şirketinin; davacının kendilerinin bir kaç ülkede distribütörü olduğunu, söz konusu şirketin kendilerinden yüklü miktarda mal alımı yapacağı hususunda taahhütte bulunmasına rağmen herhangi bir mal alımı yapmadığını, bunun üzerine davacının taahhütlerini yerine getirip getirmediğini denetlemek için ülkemize geldiklerini ve davacının tüm ticari defterlerini incelediklerini, yapılan incelemeler neticesinde davacının kendileri ile imzalanmış olduğu distribütörlük sözleşmesine aykırı davrandığı hususunu tespit ettiklerini ve bu nedenle kendileri aleyhine tazminat davası açtıklarını, söz konusu davada kanıt olarak sundukları tüm sipariş formlarının ve faturaların kendi incelemeleri sonucunda ele geçirdiklerin beyan ettiğini, buna ilişkin hazırlanan yazının müvekkiline gönderildiğini, müvekkili tarafından davacıya ait ticari sırların bir başkasına ifşa edilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı tarafın, davalı şirketle olan ticari ilişkilerine dair ticari ve müşteri sırlarını içeren davalının kendisine kestiği 7 adet fatura ile 5 adet proforma faturanın davacı şirket aleyhine Kanada'da dava açan Kanada menşeli ... şirketine ifşa edildiği iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve men'ine karar verilmesini talep ettiği, alınan bilirkişi raporu ile de ortaya konduğu üzere; davaya konu faturalar davalı şirketçe gizli şekilde elde edilmiş birer belge değil, davalı şirketçe davacı adına tanzim edilmiş belgeler olduğu, bu belgelerin ticari sır sayılmasına imkan bulunmadığı, içeriklerinde satılan ve/veya teklif edilen malların miktarı, birim fiyatı ve satış bedelinin yer aldığı, ayrıca davacı tarafından söz konusu faturaların davalı tarafça dava dışı ... firmasına gönderildiğini gösterir dosyaya somut herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı, kaldı ki mahkemece bu belgelerin ibrazına her zaman karar verilebileceği, davacının haksız rekabet iddialarının somut deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davalının, müvekkili ile arasındaki ticari ilişkiye ait ticari sır niteliğindeki belgeleri hukuka aykırı olarak müvekkilinin bilgisi dışında ifşa ettiğini, müvekkili şirket ile davalı ... ve davalının müvekkiline ait ticari bilgi ve belgeleri ifşa ettiği ...'ın aynı sektörde ve belli bir tedarik zinciri içerisinde bulunan, benzer işler yapan şirketler olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkilere dair ticari ve müşteri sırları içeren sipariş formları ve faturaların kötü niyetli olarak ifşa edildiğini, davalının eylemleri nedeniyle dava dışı ... tarafından müvekkiline karşı Kanada'da dava açıldığını, söz konusu davada sunulan dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen belge ve faturaların müvekkiline karşı delil olarak ileri sürüldüğünü, davalı tarafından ifşa edilen bilgi ve belgelerin müvekkili açısından ticari sır niteliğini haiz olduğunu, söz konusu teklif formları ve faturalar ile müvekkilinin hangi hammaddeleri sipariş ettiği ve bu ürünleri hangi ücret üzerinden satın aldığının kolaylıkla anlaşılabileceğini, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, mahkemece dosyanın tevdi edildiği bilirkişi kurulunda haksız rekabet alanında uzman bir bilirkişiye yer verilmediğini, bu nedenle bilirkişilerin haksız rekabet konusunda herhangi bir değerlendirme yapması mümkün olmayıp, yapılan değerlendirmenin de hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmış olup, TTK'nın 55/1-d maddesinde "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek" eylemi haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. Bu bent kapsamında bir haksız rekabetten söz edebilmek için, iş sırrının dürüstlük kuralına aykırı şekilde elde edilmiş olması ve bu sırrın değerlendirilmesi veya başkalarına bildirilmesi gerekir. Bir bilginin sır olarak kabul edilebilmesi için; öncelikle bilginin işletmeyle ilgili ve gizli olması, bu bilginin sınırlı bir çevre tarafından bilinmesi gerekmekte olup, herkes tarafından bilinen şeyler sır teşkil etmeyecektir. Bu kapsamda teknik üretim sırları, üretim yöntemleri, kimyasal formüller, kalite kontrol usul ve yöntemleri, araştırma geliştirme planları, işletme planları, mali projeler, müşteri listeleri, maliyet ve fiyatlandırma bilgileri, makine çizimleri, stratejik planlar ve finansal raporlar, iş metotları, pazarlama teknikleri, detaylı proje ve planlar ile mühendislik raporlarının ticari sır kapsamında oldukları tartışmasızdır. Ayrıca herkes tarafından kolaylıkla öğrenilemeyecek olan bir bilginin sır olarak saklanması hususunda sahibinin iradesinin ve bunda çıkarının bulunması, bilginin gerçek bir bilgi olması koşullarının da varlığı aranmaktadır. Somut olayda; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucu davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen proforma faturalar ile satış faturalarının, davalı tarafça hukuka aykırı olarak davacının daha önce distribütörlüğünü yaptığı Kanada merkezli ... şirketine ifşa edilmek suretiyle haksız rekabete neden olunduğu ileri sürülmektedir. Gerçekten de dava dışı ... şirketi tarafından Kanada'da davacı aleyhine, distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan mal alım taahhüdünün yerine getirilmeyerek kar kaybına neden olunduğu, ayrıca sözleşmenin rekabet yasağı hükmüne aykırı olarak Turaş şirketinden mal alımı yapıldığı ileri sürülerek tazminat davası açılmış olup, dava dilekçesinde davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen dava konusu proforma faturalar ile satış faturalarına delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen faturalardan bir kısmı proforma fatura niteliğindedir. Proforma fatura, işin başlangıcında alıcı ve satıcı arasında satışın ve işlemin tahmini detaylarını içeren bir teklif mektubudur. Resmi ve mali bir değer taşımayan proforma fatura, alıcı ve satıcı arasında ürün ve hizmetin ne şekilde sunulacağı, miktar, fiyat ve diğer önemli konular hakkında bilgi verir. Proforma faturalar hiçbir şekilde tarafları açısından yasal bir taahhüt içermez ve resmi bir fatura yerine geçmez. Dava konusu satış faturaları ise yine davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olup, faturalarda satışı yapılan malların miktarı, birim fiyatı ve bedeli dışında ticari sır niteliği taşıyabilecek herhangi bir bilgi yer almamaktadır. Faturalar cam elyaf takviyeli kompozit inşaat çubuğu ve etriye adı verilen inşaat çeliğine ilişkin olup, davacı tarafça ileri sürülen hammadde özelliği taşımamaktadır. Bu nedenle dava konusu proforma ve satış faturalarının ticari sır olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca dava dışı ... şirketince faturaların kendi incelemeleri sonucunda şirketlerince alındığının beyan edilmesi karşısında, söz konusu faturaların Kanada merkezli ... şirketine davalı tarafından gönderildiği hususu da davacı tarafça kanıtlanamamıştır. Diğer yandan HMK'nın 266. maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde, hakimin bilirkişi oy görüşünün alınmasına karar vereceği hüküm altına alınmıştır. Ancak somut olayda olduğu gibi çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektirmeyen, hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir ihtilaf niteliğindeki haksız rekabet iddiası bakımından, mahkemece aralarında haksız rekabet alanında uzman bilirkişi bulunmayan kuruldan rapor alınması sonuca etkili olmayıp, davacı vekilinin bu hususta ileri sürdüğü istinaf nedenleri de yerinde görülemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09