SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2208

Karar No

2024/1076

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2208

KARAR NO: 2024/1076

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/09/2021

NUMARASI: 2021/178 Esas - 2021/724 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilince davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itirazında yetkili icra dairesini göstermemiş olması nedeniyle yetki itirazının geçersiz olduğunu, müvekkili adına kayıtlı ...için HGS tanımlaması yapılması için davalı bankanın Kağıthane Şubesine başvuru yapıldığını, ancak banka çalışanının hatalı işlemi nedeni ile plaka numarasının ... olarak tanımlandığını, bu nedenle müvekkili firmanın ücretli otoyol, tünel ve köprülerden her geçişinde cezalı duruma düşerek mağdur olduğunu, müvekkilince durumun fark edilmesinden sonra Adana ... Noterliğinin 31.12.2019 tarihli ihtarnamesi ile durumun davalı bankaya ihtar edildiğini, ancak davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediği gibi müvekkilinin mağduriyetinin de giderilmediğini, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusur tamamen banka çalışanlarında olup, itimat kurumu olan bankanın objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olması karşısında davacının zararından davalı bankanın sorumlu olduğunu belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacının müvekkili bankaya vermiş olduğu 05.09.2017 tarihli HGS ödeme talimatı ile ... plaka no'lu aracı için ödeme talimatı vererek HGS sözleş.imzalanan işbu talimat ve sözleşmeye istinaden davacının aracına gerekli tanımlamanın yapıldığını, davacının 05.09.2017 tarihi itibari ile HGS cihazını kullanmaya başlamış olup, yaklaşık 2 yıl sonra müvekkiline müracaat ederek .. no'lu plakadaki cihazın ... no'lu plakaya aktarılmasını talep ettiğini, müvekkilince de davacının talebi doğrultusunda gerekli işlemlerin yapıldığını, müvekkilinin davacı talimatı doğrultusunda işlem yaptığını, bizzat davacı tarafından imzalanan talimattan görüleceği üzere ... no'lu plaka için HGS etiketi sözleşmesi imzalandığını, davacının 2 yıl boyunca kaçak geçiş yaptığını fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği doğacak ceza ve zararlardan davacının sorumlu olduğunu, davacının Karayolları Genel Müdürlüğüne başvurarak cezaların iptalini sağlayabilecekken müvekkilini sorumlu tutarak gerekli başvuruyu yapmadığını, olayda müvekkilinin kusuru bulunmayıp, zararın doğmasına ve artmasına davacının kusurunun neden olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasındaki 05.09.2017 tarihli sözleşmenin davacı tarafından imzalı olduğu, sözleşmede dava konusu plakanın çok açık ve okunaklı bir şekilde yazıldığı, sözleşmenin bir nüshasının davacıya verildiği, yine 05.09.2017 tarihinde imzalanan ödeme talimatına göre davacının HGS ekstresinin tarafına e-posta ile aylık gönderilmesi yönünde talimatının bulunduğu, bu talimatta da plakanın çok okunaklı ve açık şekilde yazıldığı, davacının kendisine gönderilmiş olan ekstreleri takip etmesi gerektiği, davacının 28.10.2019 tarihinde davacı bankaya müracaat ederek 05.09.2017 tarihi itibariyle kullanmaya başladığı HGS cihazı plakasının değiştirilmesini talep ettiği, davacının davalı bankaya plaka hatası ile ilgili bir uyarısının bulunmadığı, bu tarihe kadar geçen zamanda kaçak geçiş yaptığını fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, buna göre davalı bankanın dava konusu olayda bir kusurunun bulunmadığının alınan bilirkişi raporuyla değerlendirildiği, somut olayda bankanın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin hazırlanması için araç ruhsatını banka personeline teslim ettiğini, ardından tüm işlemler banka personelince yürütülerek hatalı plaka içeren sözleşmenin düzenlendiğini, müvekkilinin de davalı bankaya güvenerek sözleşmeyi imzaladığını, müvekkilinin sözleşmeye yazılan plakayı kontrol zorunluluğu bulunmadığını, sözleşme matbu olarak düzenlendiğinden genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, bankanın hazırladığı sözleşmeyi imzalayan müvekkilinin sözleşmeyi gözden geçirme yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin e-posta adresine gönderilen ekstreleri kontrol zorunluluğunun da bulunmadığını, hatalı kaydedilen aracın geçiş ücretleri müvekkilinin kredi kartından karşılandığı için müvekkilinin durumu fark edemediğini, ancak kendisine kaydı yapılmayan araç için cezalar kesilmeye başlayınca durumdan haberdar olduğunu, müvekkilinin kusurlu olduğunun kabulü halinde dahi mahkemece müterafık kusur incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, davacı ile davalı banka arasında akdedilmiş olan HGS etiketi sözleşmesi kapsamında sisteme hatalı olarak davacının aracı yerine 3. kişiye ait araç plakasının tanımlanması sonucunda, davacıya ait aracın HGS etiketinin bulunmaması nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı geçiş ücret ve cezaları nedeniyle uğradığı zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında, davacıya verilecek HGS cihazının sisteme tanımlanarak geçiş ücretinin davacının davalı banka nezdindeki hesabından tahsiline yönelik 05.09.2017 tarihli HGS etiketi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede sisteme tanımlanacak araç plakasının belirtilmediği, sözleşme eki olan aynı tarihli ve davacı şirketin kaşe ve imzasını taşıyan ödeme talimatında ise araç plakasının ... olarak belirtildiği, dolayısıyla sisteme davacıya ait ... plaka sayılı araç yerine dava dışı 3. kişiye ait aracın tanımlanması nedeniyle, davacıya ait aracın kaçak geçiş yaparak cezalı duruma düştüğü, davacı tarafından 2 yılı aşkın bir süre sonra hata fark edilerek plaka değişikliği için davalı bankaya başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça; araç plakası banka personeline verilerek tüm işlemlerin banka personelince yürütüldüğü, personelin hatalı plakayı içeren sözleşmeyi düzenlediği, müvekkilinin de bankaya güvenerek sözleşmeyi imzaladığı, müvekkilinin sözleşmeye yazılan plakayı kontrol zorunluluğu bulunmadığı ileri sürülmüştür. Davalı bankaca düzenlenen sözleşmede araç plakası yer almamakta olup, hatalı plaka bankaca düzenlenen ve davacının imzasının bulunduğu HGS ödeme talimatında yer almaktadır. HGS ödeme talimatının da davalı bankaca düzenlendiği gözetildiğinde, hatalı plaka yazılması ve sisteme de hatalı plaka girilmesi sonucunda oluşan zarara, bir güven kurumu olan ve özen yükümlülüğü bulunan davalı bankanın kusurlu davranışının neden olduğu kabul edilmelidir. Ancak ödeme taahhüdünü incelemeyerek hatalı plakayı fark etmeyen ve basiretli bir tacir olarak ödeme talimatındaki hüküm gereği e-postayla kendisine gönderilen HGS geçiş ekstrelerini 2 yıl boyunca incelemeyerek zararın artmasına neden olan davacının da olayda müterafik kusuru bulunmaktadır. Somut olayın özellikleri ile hakkaniyet kurallarına göre, olayda davalının %60, davacının da %40 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda 14.850-TL olan takip ve dava konusu zararın %60 kusuruna isabet eden 8.910-TL'lik kısmından davalı sorumlu olup, bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir. Diğer yandan takip konusu alacak tazminat kabilinden olduğundan, likit olmayıp miktarının tespiti yargılama gerektirdiğinden, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 Tarih 2021/178 Esas - 2021/724 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 8.910-TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacağa davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yıllık %9 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine, Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; "Alınması gereken 608,64-TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 178-TL harcın mahsubu ile kalan 430,64-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 237,30-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 39,10-TL posta ve tebligat masrafı ile 800-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 839,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 503,46-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 8.910-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 5.940-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 57,20-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 34-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nedenleriistinafkabulünedereceİptaliistanbulkaldırılmasınagerekçeKaynaklanan)(Bankacılıkmahkemesinumarasıİtirazınkararıcevapİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim