Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2215
2024/1071
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2215
KARAR NO: 2024/1071
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/01/2021
NUMARASI: 2019/448 Esas - 2021/106 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %16,66 oranında ortağı olduğunu, şirketin hesap ve işleyişi hakkındaki bilgi verilmesi taleplerinin reddedildiğini, bu hususta İstanbul 15. ATM'nin 2019/230 esas ve 5. ATM'nin 2019/229 esas sayılı dosyalarında bilgi alma ile özel denetçi atanması taleplerinde bulunulduğunu; davaya konu 2016-2017 yıllarına ilişkin 11/04/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan dürüst resim ilkesine aykırı olan finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 4, ibraya ilişkin 5 ve kar dağıtılmamasına ilişkin 6 nolu karara karşı ret oyu kullandığını ve muhalefet ettiğini, şirketin finansal tabloları gerçeği yansıtmadığından buna dayanılarak yapılan ibra kararının da doğru olmadığını; ayrıca 6 nolu madde görüşülürken müvekkilince yapılan kar dağıtımı teklifinin de haksız olarak reddedildiğini, bu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu genel kurulda alınan 4,5,6 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, müvekkili şirketin 7 şirketten oluşan bir şirketler grubunda bulunduğunu, davacının 2010 yılından beri 7 şirketin bütün genel toplantılarında muhalefet ederek iptal davaları açtığını; davacının kararlara karşı açık muhalefetinin bulunmadığını, bilgi alma hakkının kanuni ölçüler içinde sağlandığını, faaliyet raporlarının usulüne uygun düzenlendiğini, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı hususunda hiç bir delil ileri sürülmediğini ve ekonomik durumlar sebebiyle kar dağıtılmamasına ilişkin kararın da yerinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi heyeti raporuna göre şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması, şirketin ortaklara olan borçlarının büyük oranda gerilemesi, şirketin esas itibariyle istikrarlı olarak kar elde etmesi ve geçmiş yıllarda ciddi oranda kar dağıtması, anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesinin hakim olması, davacı dışında kalan diğer hissedarların tamamının onaylama yönünde karar vermesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkin (4) nolu maddesindeki kararın iptali şartlarının oluşmadığı; şirketin "2013-2017 bilançolarındaki analizlerine göre cari oran, likidite oranları ile net işletme sermayesi analizlerine göre 2016 yılında nakit ihtiyacı olduğu ve şirketin faal olduğu tespiti dikkate alındığında, kar payı dağıtılmamasına ilişkin gündemin 6 nolu maddesiyle alınan kararın iptali şartlarının bulunmadığı;yönetim kurulu üyesi olmayan davacı dışında diğer hissedarların yönetim kurulu üyeleri oldukları, yönetim kurulu üyelerinin bir diğerinin oylamasında oy kullandığı anlaşıldığından 5 nolu ibra kararının iptali gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 11/04/2019 tarihinde yapılan 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili , davaya konu genel kurulda bilgi ve belge talebinin reddedildiğini, şirketin finansal durumunu ve ortakları ilgilendiren hiçbir konuda gerekli açıklama yapılmadığını,finansal tabloların gerçeğe uygun hazırlandığı hususunu ispat eder nitelikte tesbit yapılmadığı halde 4 nolu kararın iptali isteminin incelenmeden ret kararı verildiğini, esasen ibra kararı finansalları kapsadığından ibraya ilişkin 5 nolu kararın iptaline rağmen bu kararın iptal edilmemesinin hatalı olduğunu; amacı kar dağıtmak olan şirketin kar dağıtılmamasına yönelik 6 nolu kararın da iptal edilmesi gerektiğini, çünkü bir yatırımı bulunmayan şirketin yedekler ayrıldıktan sonra tüm karının dağıtılması teklifinin şirketten sürekli para çekerek vergi mevzuatını hukuka aykırı olarak uygulamak suretiyle, kayıtlarda şirketten aldıkları borçları sıfırlayan kötüniyetli ortakların oylarıyla reddedildiğini, kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını belirterek, kararın redde ilişkin kısımlarının kaldırılarak her iki kararın da iptaline karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı anonim şirketin 11/04/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4,5,6 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.Anonim şirketlerde finansal tabloların TTK'nın 514-515 maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun, tam, anlaşılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği, dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtmaları gerektiği düzenlenmiştir. Ayrıca anonim şirketlerde kar payı dağıtılmamasına ilişkin yetki genel kurulda olup, genel kurul bu yetkisini kullanırken kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun karar almak zorundadır. Her ticaret şirketi gibi limited şirketin nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olup şirketin kar elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kar payı hakkı da vazgeçilmez haktır. Bu çerçevede şirketin pay sahiplerine dağıtılabilecek karı bulunuyorken, kar dağıtmama gerekçesinin somut gerçeklere dayanması ve ileri sürülen bu durumun kar payı dağıtılmamasını haklı kılacak nitelikte olması gerekmektedir.Somut olayda davacı, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin finansal tabloların (bilanço ve gelir tablosu) gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, şirketin bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin genel kurulun 4 nolu kararının iptalini talep etmiştir. Ayrıca genel kurul sırasında sunduğu 6 sayfalık dilekçesinde, bu husustaki iddialarını belirtmiştir. Davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece getirtilen İstanbul 13. ATM'nin 2019/229 esas sayılı dosyasında görülmekte olan, davacının davalı şirkete karşı açtığı bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talepli davada alınan 26/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının davalıya sorduğu ve davalı şirketin verdiği cevapta 2016 yılına ilişkin olarak, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan beyanlar sonucu, -kanunen kabul edilmeyen gider-niteliğinde olmak üzere, dönemleri belli olmayan, geçmiş dönem kurumlar vergi matrahı, KDV matrahlarının arttırıldığı, matrah arttırımları ile, geçmiş yıllardan devrolunan kasa-ortaklardan olan alacakların (net tutar) aktiflerden çıkarılması karşılığı hesaplanan toplam 300.888,87-TL vergi tutarı ile, 6736 sayılı Kanun kapsamında, bilanço aktifinde gerçekte olmadığı halde fiktif olarak yer alan Kasa ve Ortaklardan Alacaklar cari hesaplarının borç bakiyelerinin, bilanço aktiflerinden çıkarılması ve KKEG. kaydedilmesi karşılığı toplam 6.182.139,14-TL ile birlikte toplam 6.841.953,45-TL'nin, K.K.E.G kaydedilmesi sonucu 2016 yılında 1.057.656,95 TL olan dönem ticari karının, (-)5.784.296,50-TL zarar ile sonuçlandığı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda ise bu konuda bir tesbit yapılmamıştır.Bilirkişi raporunda da hem genel hem de özel olarak belirtilen hususta ve davacının iddialarını karşılar şekilde, finansal tabloların şirket kayıtlarına ve dürüst resim ilkesine uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, aynı bilirkişi heyetinden taraf itirazlarını da karşılar şekilde, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli ek rapor alınması, oluşacak sonuca göre finansal tabloların onaylanmasına ve bununla bağlantılı olarak kar payı ödenmemesine ilişkin alınan kararın iptali koşulları olup olmadığının belirlenmesi gerekirken ,yeterli inceleme içermeyen rapora dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp, değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 Tarih 2019/448 Esas - 2021/106 Karar sayılı kararının HMK 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09