Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/1126
2024/1058
9 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1126
KARAR NO: 2024/1058
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/06/2023 -06/06/2023 tarihli ek karar
NUMARASI: 2023/242 Esas - 2023/435 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ticaret sicil müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili, müvekkili kurum sigortalısının meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremez durumuna girdiğini, sigortalıya 278.794,54-TL tutarlı ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 931,08-TL tedavi ve 46,07-TL ilaç masrafı yapıldığını, toplam 278.771,69-TL Kurum zararı oluştuğundan müvekkili kurum tarafından davalı aleyhine Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2021/92 Esas sayılı davası açıldığını, mahkemece davalı ... LtdŞti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sicilden terkin olduğunun anlaşıldığını, tebligat işlemleri yapılamadığından davalı şirket hakkında ihya davası açmak üzere yetki belgesi verildiğini, kurumun davalı şirketten alacağı olup, şirketin resen terkin edildiğini, her ne kadar tasfiye ticaret sicilinde silinmiş ise de alacakları gözetilmediğinden tasfiyenin gerçek olarak tamamlanmadığını, bu sebeple terkinin iptali ve şirketin ihyası için dava açma zaruriyeti hasıl olduğunu, yapılan resen terkin işleminin iptaline, davalı şirketin ihyasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili; müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı TTK 'nın Geçici 7. maddesi ve ilgili yasal mevzuat kapsamında yapıldığını ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafından, ihyası istenilen şirkete yönelik açılmış Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2021/92 Esasında görülmekte olan rücuen tazminat davası mevcut olduğu, şirketin TTK'nın Geçici 7/15. maddesine dayanılarak resen terkin edildiğini, 31/07/2013 tarihinde terkin işlemi yapıldıktan sonra şirket hakkında 21/04/2021 tarihli Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2021/92 esasında görülmekte olan rücuen tazminat davası açıldığından dolayı ihyası istenilen şirket hakkında görülen bu davaya ilişkin şirket hakkında verilecek karar doğrultusunda yapılacak işlemlerin ek tasfiye niteliğinde olması nedeniyle ihyası istenilen davalı şirkete son yetkilisi olan ...'nun TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, resen terkin işlemi yapılırken şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, yargı giderinden davalı ticaret sicilinin sorumlu tutulmasına ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
EK KARAR : Mahkemece, 06.06.2023 tarihli HMK'nın 305. maddesi uyarınca verilen ek karar ile davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili, "Şirketin sermayesini 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereği, 31.12.1998 tarihine kadar artırmayarak münfesih duruma düştüğünün tespit edildiği" gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, 7511 Sayılı TTK'nin ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, TTK'nin geçici 7.maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edildiğini, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İstinafa konu karar tarihinde, TTK'nın geçici 7. maddesine göre yapılan terkin işlemlerinde davalı Ticaret Sicili Müdürlüklerinin terkin sırasında işlemleri tam olarak yerine getirip getirmediği incelenerek, eğer eksik işlem var ise "terkin işlemini TTK'nın geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olacağı açıktır. Ayrıca davalı... sicil müdürlüğü terkin işlerini yapması ve yargılamanın ilk celsesinde davayı kabul etmemesi nedeniyle de yargılama giderlerinden sorumludur. bu durumda, HMK'nin 326.maddesi uyarınca davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken," denilerek verilen Yargıtay bozma ilamlarına uygun olarak davalı Ticaret Sicili aleyhine yargı gideri vekalet ücretine hükmedilmekte idi. (örneğin Yargıtay 11. h.d. 2019/2842 e. 2019/5308 k. 11.09.2019 tarihli emsal kararı) Ne var ki istinafa konu karar tarihinden sonra 29/5/2024 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete’de 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilerek, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Dava açıldığı tarihte yargılama hukuku bakımından hangi norm yürürlükte ise kural olarak o norm uygulanır. Zaman bakımından uygulamaya esas olarak "geriye yürüme, derhal uygulama, ileriye yürür" şeklinde üç ilke geçerlidir. Yargılama hukukuna ilişkin kanunların zaman bakımından uygulamasında "derhal uygulama" prensibi geçerlidir. Hukuk yargılaması kuralları kamu düzenine ilişkin olduklarından meydana gelen değişikliklerin devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerekir. Yargılama giderlerine re'sen hükmedilir. (HMK'nın 332(1) maddesi) Açıklanan nedenlerle; TTK'nın geçici 7. maddesine ilave edilen, derhal yürürlüğe giren kanun hükmü ile, davacı yararına takdir olunan yargı gideri ve vekalet ücretinin yasal bir dayanağı kalmamış olup, davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde olduğundan kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek, davacı yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı İstanbul Ticaret Sicili müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 Tarih 2023/242 Esas - 2023/435 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1- Davanın kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı iken 31/07/2013 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ... Limited Şirketi ünvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2021/92 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyasına, ihya kararının tescil ve ilanına, Şirket yetkilisi ...'nun (T.C. No: ...) TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, 2- Davalı şirkete yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı kurum tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Talep halinde kullanılmayan avansın yatıran tarafa iadesine,"Davalı ticaret sicili tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde iadesine,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09