SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1015

Karar No

2024/1044

Karar Tarihi

8 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1015

KARAR NO: 2024/1044

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/10/2022

NUMARASI: 2016/146 Esas - 2022/809 Karar

DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/07/2024

Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili firmanın, davalının bayii olduğunu EPDK'nın talebi üzerine yapılan denetimde müvekkili firmaya ait tesisten alınan, 03/12/2012 tarihli numune alma tutanağında belirtilen LPG (Karışım) numunelerin standart dışı olduğunun tespit edildiğini, EPDK'nın 12.11.2013 tarih ve ... sayılı kurul kararı ile müvekkili şirkete ait lisansın iptaline ve numune alınan tankta bulunan ürünün müsaderesine karar verildiğini, ayrıca numune alınan ürünün değeri kadar para tutarının müsaderesi için 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/43 D.İş sayılı dosyasıyla talepte bulunulduğunu, müvekkili şirketin Ankara 18. İdare Mahkemesinin 2014 /255 esas sayılı dosyası ile lisans iptaline ve numune alınan tankta bulunan ürünün müsaderesine ilişkin 12.11.2013 tarih ve 4696-72 sayılı kurul kararının iptalini istediğini, yapılan yargılama sonunda Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 2014/ 255 esas 2014/1909 karar sayılı kararı ile dava konusu işlemin Lisans iptal kararına ilişkin kısmının iptaline,ürünün müsaderesine ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddine karar verildiğini, müsadereye ilişkin yapılan bu talebin reddine karar verilmişse de, yapılan itirazlardan sonra son aşamada Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/481 D. İş sayılı kararı ile müsaderenin kabulüne kesin olarak karar verildiğini, Osmaniye 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/43 D.İş sayılı kararından sonra müvekkili şirkete Adana 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğünce 27/05/2015 tarih 74.000-TL. bedelli ödeme emrinin 22/05/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı firma tarafından ödenmesi gereken ve kesinleşen idari para cezasının müvekkili firma tarafından 74.241,91-TL olarak ödendiğini, müvekkili firmanın lisansını aldığı tarihten itibaren hakkında idari para cezası düzenlenen ürün de dahil aldığı ve piyasaya sürdüğü tüm ürünlerin tamamını istisnasız davalıdan aldığını, hem davalı ... AŞ'nin piyasaya sürdüğü ve hem de müvekkili firmaya verdiği alakalı eş zamanlı olarak ayrı ayrı numune alındığını, hem kendi ürünleri, hem de müvekkil şirkete verdikleri ürünlerle ilgili olarak yapılan işlemde numunelerin standart dışı olduğunun EPDK tarafından tespit edildiğini, davalının müvekkili şirket gibi ürün verdiği tüm dağıtıcı firmalardan alınan analizlerde aynı sonuç çıktığını, müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesini Adana ... Noterliğinin 28/05/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıdan talep ettiğini, ancak davalı şirketin ödemeyi red ettiğini ileri sürerek 74.241,91-TL alacağın, ihtarname tebliğ tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacının idari para cezasına konu olduğunu iddia ettiği ürünü müvekkilinden temin edip-etmediğinin belli olmadığını, müvekkilinin Türkiye'deki LPG tüp gaz toptan satış faaliyetlerini ve bir kısım otogaz operasyonlarını kısmi bölünme ile 2013 yılı ortalarında ... AŞ'ye devrettiğini,davacının huzurdaki davada hukuken dayandığı ticari ilişkinin de ... AŞ'ye devredildiğini,söz konusu taleplerin devralana yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ikmal edilen LPG’nin teknik düzenlemelere uygunluğunu güvence altına almak için bağımsız akredite gözetim kuruluşlarına ürünlerini test ettirdiğini, müvekkiline ait LPG’nin bugüne dek tüm teknik düzenlemelere ve ilgili TSE standartlarına uygun olduğunun bu testlerden anlaşıldığını, yasalara uyumluluk, tüketici hakları ve çevre hassasiyetlerinin müvekkilinin içinde bulunduğu ... Grubunun her zaman en üstte tuttuğunu, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddini, davacı tarafından yöneltilen talep ve iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, mahkeme kararları ve Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısı hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde talep edilen idari para cezasının davacıya Vergi Dairesi tarafından 08/06/2018 tarihinde ödendiği, davanın konusuz kaldığı, asıl alacak ödendiğinden işlemiş faiz yönünden de davanın konusuz kaldığı, müsadereye konu ürünlerin standartlara uygun olmadığı, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, davacı tarafından sarf edilen yargı giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden 9.200-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından sarf edilen 66,35-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının müvekkil şirketten temin ettiği LPG'den alınan numunenin denetiminde standart dışı olduğunun tespit edildiğini, numune alınan ürünün tamamının müsaderesine karar verildiği, ayrıca ürünün değeri kadar para tutarının müsaderesi kararı üzerine 27.05.2015 tarih 74.000-TL bedelli ödeme emrine istinaden 74.241,91-TL ödeme yapıldığı iddiası ve yapılan bu ödemenin müvekkil şirketten tahsili talebiyle işbu davanın açıldığını, yargılama aşamasında davacının söz konusu ceza ve müsadere ile ilgili Anayasa Mahkemesine başvurduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 2014/13677 Başvuru numaralı kararı ile davacı hakkında verilen müsadere kararının yasaya uygun olmadığına karar verildiğini, Vergi Dairesi tarafından 73.710,71-TLnin iade edildiği beyan edildiğini, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kalmasına karar verildiği, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusuz kalmış olsa dahi davanın açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE :Davacı şirketin davalı şirketin bayisi olduğu EPDK tarafından yapılan denetimlerde; 2012 yılında davacı deposundan alınan LPG numunesinin muayenesinde numune için ODTÜ PAL raporu (...)(... Akreditasyon no: ...) 20.12.2012 tarihli raporda numune koku özelliği itibarı ile TS2178 standardına uygun olmadığı belirlenmiştir. TS2178-nisan 2009 standardı muayene tarihi itibariyle geçerli bir standart olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiştir.Davacı bayii'nin deposunda n alınan numunenin tetkik ve muayene zamanının standardına uygun olmadığından ,davacı bayiinin lisansı iptal edilerek numune alınan LPG nin müsaderesi ile birlikte, LPG'nin değeri kadar müsadere kararı verilmiş bu bedel davacı tarafından vergi dairesine ödenmiştir. Açılan idari dava sonunda lisans iptaline ilişkin karar iptal edilse de dava konusu bedel davacı tarafından ödenmiştir.Dava konusu bedel hakkında verilen müsadere kararından sonra davacı şirketin Anayasa Mahkemesine başvurusu üzerine müsadere kararının mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi üzerine müsadere kararı geri alınarak dava edilen bedel vergi borcunun mahsubu sonrasında davacı şirket hesabına iade edildiği yargılama sırasında davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin,konusuz kalan davada davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.HMK'nın 331/1 maddesinde “davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedileceği” düzenlenmiştir.Davalı tarafça ; yargılama sırasında LPG'nin kendisinden alındığı belli olmadığı, yapılan denetimden sonra 2013 yılında LPG satımının bölünme suretiyle dava dışı şirkete devir edildiği, ithal ettiği standarda aykırı LPG'nin gümrük kontrolünden geçmesinin mümkün olmadığını savunulmuştur.Ancak ,bu noktada üzerinde durulması gereken sorun davacının cezai yaptırımlara maruz kalmasına neden olan standart dışı durum ;LPG de bir bozukluğa değil "kokusuz"olması nedeniyledir.Bilirkişi raporunda ; LPG’nin kokusuz bir gaz olduğu,tüketici güvenliği açısından piyasaya arz edilmeden önce hangi kokulandırıcılarla kokulandırılacağını ve LPG testlerinin hangi standartlara göre yapılacağını belirlediği, LPG, renksiz, kokusuz, havadan ağır, yanıcı ve parlayıcı bir gaz olduğunu ,ancak, tüketicilerin gaz kaçaklarını algılayabilmesi için piyasaya arz edilmeden önce etil merkaptan veya benzer kokulandırıcılar ile belirgin bir şekilde kokulandırılması gerektiği,Gümrük mahallerinde koku testi yapılmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından davalıdan temin edilen LPG de ,dağıtıma girmeden evvel yapılması gereken emtianın kokulandırmasının yapılmaması nedeniyle davacı cezai yaptırımlar ve yargı süreci ile karşılaşmıştır.Kokulandırma işleminin emtia piyasaya sunulmadan yapılması gerektiği işin doğası gereğidir.Müsadere kararı verilirken yargı makamlarınca yapılan hatalar da iş bu davanın konusunu teşkil etmemektedir.Müsadere kararının Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ile iade edilmesi ,davalının Norveç ve Cezayir’den ithal edildiği beyan edilen numunelerde kükürt bileşikleri ve kükürt miktarının düşük olması nedeniyle kokulandırıcı eklenmesi gerektiği, ... deposunda bekleyen ürünlerin kokusuz olmasının doğal sonuç olduğu, ...’ın ... verdiği ürünlerin kokusuz olması nedeniyle piyasaya arz öncesi kokulandırma yapılması gerekliliğine yönelik bir uyarısının mevcut olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği gözönüne alındığında ,davalı vekilinin müvekkilinin kusursuz olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davalının muayene ve tetkik zamanında geçerli kurallara göre standart dışı olduğu tesbit edilen emtia nedeniyle davacı zarara uğradığından,müsadere kararının uygulanmasında yargısal hatalar yapılması davalının kusurunu ortadan kaldırmamaktadır. ODTÜ PAL raporunun muayene zamanının standardına uygun olduğu da belirlendiğine göre,kusurlu eylemiyle davacının maruz kaldığı cezai yaptırıma sebebiyet veren davalının yargı giderinden tamamıyla sorumlu tutulması gerektiği gözetildiğinde; konusuz kalan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına ve davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 12-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesindendereceistanbulNiteliktekiAlacakgerekçeesastanmahkemenumarasısebepleriKaynaklanan)kararı(TicaricevapHizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim