Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1113
2024/1025
2 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1113
KARAR NO: 2024/1025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/02/2021
NUMARASI: 2014/1451 Esas 2021/80 Karar
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; sigortalı Hava Lojistik Komutanlığına ait emtianın, müvekkili şirket tarafından emtia nakliyat abonman sigorta poliçesi ile nakliyat muhataralarına karşı sigortalandığını, sigortalıya ait savaş uçağı yakıt tankı emtiasının, ... no'lu konteyner içerisinde, davalı tarafından 11.07.2013 tarihli konişmento ile ... gemisi ile gerçekleştirilen ABD-Derince-İstanbul taşımasını müteakip hasarlı teslim alındığını, dosyaya sunulan tutanak ile de sabit olduğu üzere Derince Limanında konteynerin boşaltılması esnasında yapılan kontrollerde, konteyner içindeki emtiada derin çizilme, deformasyon ve ezilmelerin tespit edildiğini, sigortalı tarafından yapılan hasarın ihbarı üzerine yaptırılan ekspertiz incelemesinde, yakıt tankının sözkonusu nakliye sırasında sert bir cismin teması ve/veya sürtünmesi sonucu çizilmek suretiyle hasarlandığı ,hurda haline geldiğinin tespit edildiğini, sigortalıya 22.04.2014 tarihinde ödeme yapılarak sigortalının zarar tazminatı alacağına halef olunduğunu belirterek, 138.571-TL tazminatın ödeme tarihi olan 22.04.2014'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; konşimentoda görüleceği üzere yükleyicinin boş konteyneri yükleme sahasına götürerek malı konteynere yüklediğini ve mühürlü olarak konteyner sahasına bıraktığını, taşımanın yapıldığı konteyner mühürlü olarak teslim alınması nedeniyle emtianın hasarlı veya hasarsız olarak yüklenip yüklenmediğinin bilinemediğini, konteynerin dış yüzeyinde bir hasar olmaksızın mühürlü olarak teslim alındığını, müvekkili aracı olduğundan sorumluluğunun gemiyi bularak emtianın bulunduğu limana göndermekle sona erdiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, tahliye sırasında diğer konteynerlerde hasar bulunmamasının, emtianın hasarlı olarak konteynere yerleştirildiğini ispatladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; hasarlı yakıt tankının konşimentonun B sayfasında yer aldığı, konişmentoda " shıppers load stow and count" kaydına göre, emtianın konteyner içine yüklenmesi, sayımı ve istifi işlemlerinin gönderen tarafndan gerçekleştirildiği, taşıyana mühürlü teslim edildiği,yükün parsiyel olmayıp farkli illerdeki birliklere gideceğinden bu kaydın konulduğu,davalının taşıyıcı olup konişmento ve navlun faturasını düzenleyen şirketin başka bir şirket olduğu hususunu iddia ve ispat edemediği, davalının akdi taşıyan olduğu,TTK'nın 1185 maddesine göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şart olduğu,29/08/2013 tarihli belgede ise, davalı taşıyanın temsilcisinin kaşe ve imzası var ise de,"malzeme hasarı" notundan başka bir açıklama olmadığı,emtianın 16/08/2013 tarihinde teslim alındığı, TTK nın 1185/4 hükmü gereğince, taşıyanın eşyayı deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği, eşyada bir zıya veya hasar meydana gelmiş ise, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığının kabul edileceği, konişmento kayıtlarına göre yükleme ve istifi yapılarak kapalı ve mühürlü bir şekilde teslim edildiği,hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, hasarın konteynerin yüklemesi sırasında ve/veya diğer emtialar ile birlikte yanlış istifi sonucunda, deniz yolculuğu sırasında emtiaların birbirlerine sürtünmesi neticesinde meydana geldiği, TTK 1185/4 uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olup, hasarın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği hususu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; bilirkişi raporları arasında bulunan çelişkiler giderilmeden hüküm verildiğini, 26.12.2016 tarihli raporda; kullanılan taşıma ünitesinin kapalı-mühürlü, taşıyanın denetimine kapalı bir konteyner olmadığı, dosyada sunulu fotoğrafların, konteyner taşıması değil, özel nitelikli tankın özel kasa içinde taşınmasını teyit ettiği,askerî malzeme olduğu bilinen emtianın taşımaya alındığı ve varma yerinde hasar tespit edildiği gözetilerek, davalının kusurunun bulunmadığını ispatlayamaması halinde hasardan sorumlu olması gerektiğinin tespit edildiğini, 17.12.2018 tarihli raporda; savaş uçağı yakıt tankındaki hasarın davalı tarafından gerçekleştirilen taşımanın herhangi bir aşamasında meydana gelmiş olabileceği, gönderici tarafından taşımaya uygun şekilde, konstrüksiyon bir çerçeve içine yüklenen ve davalıya teslim edilen yükün, açık bir konteyner üzerine yüklenmesi ve/veya konteynerin gemiye yüklenmesi-boşaltılması, ve/veya aktarma limanlarında elleçlenmesi sırasında oluştuğu, hasarın, yük taşıyıcının sorumluluk alanında iken ve taşıyıcının kusuru ile meydana geldiğinin tespit edildiğini, hükme esas alınan 01/10/2020 tarihli kök raporu ve 20/01/2021 tarihli ek raporda ise farklı olarak; emtianın konteynere LCL (parsiyel) olarak yüklendiği, konşimentoda FCL/FCL ve CY/CY ve "shippers load, stow and count" kayıtlarının bulunduğu, her ne kadar her sayfada LCL (parsiyel) kaydı bulunuyorsa da diğer kayıtların konteynerin, gönderenin dolum sahasında yüklendiği, istiflendiği ve sayıldığı, taşıyana mühürlü olarak teslim edildiği anlamına geldiği, hasarın konteynerin yüklenmesi sırasında emtianın birbirine sürtünmesi nedeniyle veya yanlış istif sonucunda meydana geldiği, zarardan davalının sorumlu olmadığı, taşıyana bu kapsamda bir ihbarın yapılmadığının tesbit edildiğini,LCL kaydına rağmen FCL (ful konteyner) taşıma yapıldığı kabul edilmiş olup, konşimentonun her sayfasında hem LCL hem de FCL kaydının bulunması nedeniyle artık bu kayıtlara itibar edilemeyeecğini, emtianın bulunduğu konteyner davalı taşıyıcı tarafından tedarik edildiğinden,zarardan davalının sorumlu olduğunu, kaldı ki ilk iki raporda taşıma ünitesinin kapalı-mühürlü bir konteyner olmayıp taşıyanın denetimine açık bir konteyner olduğunun tespit edildiğini, TTKnın 1178 hükmü uyarınca taşıyanın yüke özen borcu kapsamında sorumluluğu bulunduğunu,bildirim külfetine uyulmaması halinde ispat külfetinin taşıyan lehine yer değiştireceğini,taşıyanın imzasını içeren zabıt varakasına rağmen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, emtianın "Clean On Board" kaydı ile hasarsız teslim edildiğini,hasardan kusursuzluğunu ispatlayamayan davalının sorumlu olduğunu, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin 13/4 maddesine göre maddi tazminat istemli davanın tamamının reddi durumunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi ücrete hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacı tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1178. maddesine göre; taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olup taşıyan, eşyanın ziyaı veya hasarından,geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.TTK'nın 1185 maddesi uyarınca; ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şart olup, ziya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir.Sigortalıya ait savaş uçağı yakıt tankının ABD'den Haydarpaşa Limanına taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, emtianın gemi ile taşındığı,yakıt tankının konşimentonun B sayfasında yer aldığı, konişmentoda "FCL/FCL ve CY/CY ve Shıppers Load Stow And Count kayıtları bulunduğu,emtianın konteyner içine yüklenmesi, sayımı ve istifi işlemlerinin bizzat gönderen tarafından gerçekleştirildiği,mühürlü olarak teslim edildiği,taşıyanın temsilcisinin imzasının bulunduğu 29.08.2013 tarihli zabıt varakası başlıklı belgede, hasara ilişkin olarak "malzeme hasarı" notu bulunduğu,askeri malzemenin birliğe 16.08.2013 tarihinde teslim edildiği, hasar yakıt tankının dış yüzeyde meydana gelen derin çizik nedeniyle oluştuğu, bu nedenle gözle tesbit edilebilen bu hasarın en geç gönderilene teslim anında taşıyana bildirilmesi gerektiği, hasar ihbarının süresinde olmaması nedeniyle emtianın konşimentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden ,hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde karine oluşmuştur.Ekspertiz raporunda, ... Nolu konteyner içinde bulunan 4 parçadan birisi olan yakıt tankı üzerinde derin çizilmeler mevcut olup, hasar nedeni olarak muhtemelen nakliye sırasında sert bir cismin sürekli sürtünmesi veya bir çok darbesi gösterilmiştir. 26.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda; taşınan yükün konteyner taşıması olmayıp ayrı bir ünite halinde kasasında taşınmaya alındığı, kusursuzluğunu ispatlayamadığı halde davalının hasardan sorumlu olacağı belirtilmiştir. 17.12.2018 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda; taşıma konusu tankın kapalı konteyner içinde teslim edilmediği,hasarın, gönderici tarafından konstrüksiyon bir çerçeve içine yüklenen ve davalıya teslim edilen yükün, açık bir konteyner üzerine yüklenmesi ve/veya konteynerin gemiye yüklenmesi boşaltılması ve/veya aktarma limanlarında elleçlenmesi sırasında oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 01.10.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda ise; konteynerin davalı taşıyana yükleme ve istif yapılarak kapalı ve mühürlü şekilde teslim edildiği, konteyner içi emtialardan birisi olan yakıt tankında hasar bulunduğu, hasar bildiriminin süresinde olmadığı, konşimentoda bulunan LCL (parsiyel) kaydının, aynı konteyner içindeki askeri malzemenin değişik şehirlerdeki askeri birimlere gidecek olmasını gösterdiği, bu kayıt bulunsa da konşimentoda FCL/FCL, CY/CY ve Shıppers Load Stow And Count kayıtlarının bulunduğu," shıpper's load, stow and count" kaydına göre, emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, sayımı ve istifi işlemlerinin bizzat gönderenin dolum sahasında onun tarafından gerçekleştirildiği, taşıyana mühürlü olarak teslim edildiği, FCL/FCL (full container load) kaydına göre, konteynerin tamamının tek bir yükleyici tarafından tek bir alıcıya sevk edildiğinin anlaşıldığı, hasarın, konteynerin yüklenmesi sırasında ve/veya diğer emtialar ile birlikte yanlış istifi sonucunda, deniz yolculuğu sırasında emtiaların birbirlerine sürtünmesi sonucunda meydana geldiği, dolayısıyla dava konusu hasardan davalının sorumlu olmadığı görüşü bildirilmiştir.Konşimentodaki "STC (said to contain)" kaydı, konteyner içi emtia hakkındaki bilgilerin gönderen tarafından beyan edilen bilgiler olduğu, ağırlık, ölçüler, miktar, durumu ve içeriğinin taşıyan tarafından kontrol edilmediğini göstermektedir. Dosyaya sunulan ekspertiz raporu, sigortalı tarafından düzenlenen hasar tespitine ilişkin 28.08.2013 tarihli tutanak, taşıyıcı tarafından düzenlenen gümrük özet beyan formu, ve kargo manifestosundan da emtianın kapalı konteyner içerisinde taşımaya alındığı anlaşılmaktadır. Hasarlı emtiadan başkaca konteyner içinde üç ayrı emtia bulunduğu ,konişmentoda 1x... konteyner olduğu açıkça yazılı olup ,mühür numarası yer almaktadır. ... konteynerin standart konteyner olduğu, tüm belgeler kapalı mühürlü konteyner olduğunu doğruladığından ,aksi yönde görüş bildiren ilk bilirkişi heyet raporundaki kanaat dosya kapsamındaki belgelerle doğrulanmamaktadır.Taşımanın ,açık ünite halinde yapıldığı görüşünün dayanağı bulunamamıştır.Taşınan emtianın askeri malzeme olduğu, ebatlarının 315x58x68 ft ebadında ,20 m3 hacimde ,844 kg ağırlıkta olduğu, ...'lık konteynerin ebadı dikkate alındığında hasarlı malzeme ile birlikte başka yükleri de alabileceği gözetildiğinde, bilirkişilerin açık ünite halinde taşıma yapıldığı yolundaki tespit ve görüşleri isabetli bulunmamıştır. Yakıt tankının dışında çelik bariyerle çerçevelendiği fotoğraflardan anlaşılmakla birlikte, fotoğrafların konteynerin tahliyesinden sonra çekildiği, yakıt tankının çelik çerçeve muhafazasının konteyner içine bu şekilde diğer malzemelerle birlikte yerleştirildiği sonucuna varılmaktadır.Yakıt tankının silindirik yapısı da bu kanaati doğrular şekildedir. Askeri emtianın; sivil gemide farklı yüklerle parsiyel taşıma yapıldığı da kabul edilemeyeceğinden "shipper loaded, counted, sealed" kaydı gereği de emtianın konteynere yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi ve kapıların mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleten tarafından gerçekleştirildiği, emtianın mühürlü konteyner içerisinde taşıyana teslim edildiğinin belgelerle doğrulanmakta olup ,soyut bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde isabetsizlik yoktur.TTK'nın 1182. maddesine göre de yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmallerinden meydana gelen zarardan sorumlu tutulamaz. Dava konusu taşımada yüklemenin dava dışı firma tarafından yapıldığı ve mühürlü olarak teslim aldığı konteyner içeriğini kontrol etme yükümlülüğü bulunmayan taşıyıcının hasarın oluşumunda kusurlu olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmasına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İlk derece mahkemesince davalı lehine 17.114,25-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. maddesine göre ise maddi tazminat istemli davanın tamamen reddi durumunda avukatlık ücretinin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmedilmesi gerekmektedir. Buna göre hüküm tarihindeki tarife uyarınca davalı yararına 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi ücrete hükmedilmesi tarife hükmüne aykırıdır.Açıklanan nedenlerle; davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi ücrete hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın reddine karar verilerek davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1451 Esas - 2021/80 Karar sayılı 22.02.2021 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Alınması gereken 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 2.366,45-TL harçtan mahsubu ile kalan 1.938,85-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak avalıya verilmesine," Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09