Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1473
2024/1021
2 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1473
KARAR NO: 2024/1021
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2021
NUMARASI: 2016/407 Esas - 2021/188 Karar
DAVA: Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan)
Birleşen 04/07/2018 Tarih 2017/347 Esas - 2018/271 Karar Sayılı Dosya;
DAVA: Alacak
Birleşen 30/01/2019 Tarih 2018/2 Esas - 2019/38 Karar Sayılı Dosya;
DAVA: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Asıl ve birleşen davalarda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA: Davacı ... vekili; 17/08/2016 tarihinde Boğaz geçişi yapan Rus bayraklı savaş gemisine, Montrö Sözleşmesi kapsamında saat 08:13'te koruma/refakat görevi yapmaya başlayan ... botuna, ... bayraklı ... IMO numaralı ... isimli yük gemisinin İstanbul Boğazı güney girişi-Kız Kulesi güneyinde çarptığını, çarpışma neticesinde ... botunun alabora olarak ters döndüğünü ve bot içerisinde bulunan yedi personelden dördünün hayatını kaybettiğini, üçünün de yaralandığını, ... botun ağır hasar gördüğünü, kullanılmaz hale geldiğini, ... gemisinin Kıyı Emniyeti kılavuzları vasıtasıyla Büyükdere Koyu'na demirletildiğini, ... botun ise çekici vasıtasıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstanbul Tersanesi Pendik/Tuzla'ya götürüldüğünü, ... botunun 17/08/2016 saat 08:13 öncesinde ise İstanbul Boğazı'ndan kuzey güney istikametine göre seyir yaptığını, botun saat 08:13 öncesinde ... ile ters istikametlerde seyir halinde iken saat 08:13'ten itibaren ... ile aynı istikamette seyre başladığını, meydana gelen çatma neticesinde İstanbul Anadolu C Savcılığı'nın 2016/114127 numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturmada alınan bilirkişi ön raporunda asli kusurlu olarak ... gemi kaptanı, tali kusurlu olarak birinci zabit ve güverte lostromosunun belirlendiğini,bottaki hasarın tespiti için İstanbul 17. ATM'nin 2016/163 D İş sayılı dosyası kapsamında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporunda botda meydana gelen hasarın 1.540.720-Euro olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporunda hesap hatası olduğunu, hasarlı malzeme, cihaz vb tamamının raporda belirtilmediğini, İstanbul Boğazının uluslararası taşımacılığın yapıldığı en dar geçit olup akıntıların bulunduğunu, çok yoğun trafik olduğunu, Boğaz'ın yüksek riski ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde ... yük gemisinin yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek çatmaya ve maddi ,cismani zarara sebebiyet verdiğini, ... gemisinin boğaz geçişi esnasında kılavuz kaptan almadığını, önünde seyreden ...'i geçme zorunluluğu olmamasına rağmen mevzuata aykırı olarak geçmek isterken çatmaya sebebiyet verdiğini belirterek botda çatma sonucu meydana gelen şimdilik 1.540.720-euro zararın haksız fiil tarihi olan 17/08/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince faiz işletilerek davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... Ltd vekili; ... Ltd Şti ve ... İşl. Ltd. Şti'nin ... gemisinin acenteleri olduklarını, ...'nin gemi kaptanı olduğunu, iki gemi arasındaki hız, tonaj ve boyut farkı olduğunu, çatmanın önlenebilmesi bakımından manevra kabiliyeti ve çatmadan kaçınmak için gerekli hızın arttırılabilmesi veya düşürülebilmesinin hayati önem taşıdığını, ... gemisinin tonajında bir geminin çatmadan kaçınabilmek adına yapabileceği eylemlerin sınırlı olduğunu, yüksek draft sebebiyle ... botunun dört katı uzunluğunda kör noktası bulunduğunu, görüş alanının fiziken kısıtlı olduğunu, video görüntüleri ile ilk uzman görüşlerinden ... gemisinin düz, aynı hız ile giden ... botunu altına alarak ezdiği izlemini oluşturduğunu, olayın son bir dakikalık görüntülerinde ... gemisinin yetişen gemi olabileceği izlenimini uyandırdığını, Sahil Güvenlik botunun telsizinin açık olması, açık kanaldan yapılan tüm yayınları dinlemesi ve kendisinin de açık kanaldan uyarı yapmasının şart olduğunu, İstanbul Boğazının küresel çapta en yoğun trafiğe sahip boğazlardan biri olduğunu, kaptan ...'nin gemi trafik ile açık kanaldan telsiz bağlantısı kurduğunu, ... gemisinin önünde seyreden Rus savaş gemisini gördüğünü belirterek boğaz seyri için gemi trafikten talimat istediğini, kaptanın İstanbul Boğazında seyre, cana ve mala halel gelmemesi maksadıyla trafiği kontrol eden, seyir düzenini sağlayan gemi trafikten aldığı talimatı uyguladığını, ... gemisinin bu talimatı uygularken olması gerektiği rotada, azami hız sınırları içerisinde ve gemi trafik'in belirlediği trafik separasyon hattında hareket ettiğini, ... botundan kimsenin ... gemisi ile ... arasındaki bu konuşmayı duyduğunu belirtmediğini, çevredeki gemilerden olaya tanık olan kişilerin ifadelerinde olaydan önce ... gemisi ile ... arasında ingilizce bir konuşma duyduklarını beyan ettiklerini, ... botunun ... gemisine verilen talimattan haberdar olduğunu veya haberdar olmak zorunda olduğunu, ... botunun bu talimattan haberdar olmamasının ancak telsizin kapalı olmasından kaynaklanabileceğini, küçük gemilerin büyük gemileri kollama yükümlülüğünün bulunduğunu, ... botunun tüm camlarının savaş gemisi olması sebebiyle karartıldığını, kabin içerisinden görüş imkanının sınırlı olduğunu, yaşanan deniz kazasında ... gemisinin manevra fırsatı bulunmadığını, bir anda hızını kesmesi veya yönünü değiştirmesinin mümkün olmadığını, Sahil Güvenlik botunun ... gemisi tarafından 1500 metre uzaklıktan görülebildiğini, savaş gemisi statüsündeki Sahil Güvenlik botlarının radarda görünmediğini, ancak gözle görülebildiğini, kılavuz kaptan alma hususunun bir zorunluluk değil tavsiye olduğunu, kaptana kılavuz kaptan almadığı için kusur izafe edilemeyeceğini, çatma neticesinde ... gemisinin de hasar gördüğünü, bu hususun İstanbul 17 ATM'nin 2016/157 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, kazanın oluş tarihinin 17/08/2016 olduğunu, geminin idari ve adli tahkikatlarının tamamlanmasının sonunda yeniden sefere çıkma tarihinin ise 15/10/2016 olduğunu, müvekkiline ait geminin tam olarak 58 gün ticari faaliyette bulunmadığını, tüm dava ve talep hakları saklı tutularak günlük işletme giderleri, günlük kazanç, boya ve havuzlama masrafları da dahil olmak üzere müvekkilinin fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydıyla bilirkişi tespiti baz alınarak 531.200-USD zarara uğradığının tesbit edildiğini , bahse konu taleplerin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2017/347 ESAS - 2018/271 KARAR SAYILI DAVA: Davacı ... vekili; 17/08/2016 günü Boğaz geçişi sırasında Rusya Bayraklı savaş gemisine koruma görevi yapan ... botu ile ... Ltd.'nin donatanı olduğu ... IMO numaralı "..." gemisi arasında çatma hadisesi meydana geldiğini ve davalı ... Komutanlığında görev yapan ..., ..., ..., ...'ın hayatını kaybettiklerini, ... gemisinin ... sigortacısı olan müvekkilleri tarafından her bir müteveffanın veraset ilamı uyarınca mirasçısı olan kişilere 14.10.2016 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkil sigorta şirketinin çatmadan kaynaklı masraflarının karşı tarafça giderilmesi kanun gereği olduğunu, bu nedenle ileride doğacak ilave komisyon bedelleri yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bugüne kadar müvekkil sigorta şirketi tarafından banka teminat mektubu için ödenen 184.100-USD'lik komisyon bedelinin davalıdan tahsil edilmesini talep ettiklerini, sigortalının davaya konu kaza hadisesinin meydana gelmesinde kusur ve ihmali bulunmadığını, gemi personeli hakkında açılan ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazada ... botunun %70 oranında ve asli kusurlu olduğunun, ... gemisi kaptanı ...'nin %20 oranında ve tali kusurlu olduğunun, Gemi Trafik Hizmetleri'nin %10 oranında ve tali kusurlu olduğunun, gemi 1.zabiti ... ve güverte reisi ...'nin kusurlu olmadığının tespit edildiğini, ... gemisinin Gemi Trafik Hizmetleri'nden geçiş izni aldığı saat 06;35'ten kaza anı olan saat 08:21'e kadar 106 dakika boyunca Güney'den Kuzey'e doğru seyretmekteyken, ... botunun saat 08:13'e kadar ... gemisiyle aksi istikamette seyrettiğini, kazadan yalnızca 8 dakika önce manevra yaptığını ve hızını azaltarak rotasını sürekli ... gemisinin rotasına doğru değiştirdiğini, ... botunun bir anda ... gemisinin rotasını dik kesecek biçimde "U" dönüşü yaptığını ve sonrasında hızını azaltarak ... gemisinin önüne geçtiğini, ... botunun kazadan yalnızca 1 dakika önceki pozisyonunda düz bir rotada seyrine devam etmesi halinde bile bu kazanın yasanmayacağını, ... botunun radarı olay süresince aktif olmadığını, ... botunda, botun arka tarafını gözlemleyebilecek olan hiçbir personel yer almadığını belirterek şimdilik 939.350-USD ve 184.000 USD'lik tutarların ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun idari dava türlerini açıklayan 2'nci maddesinin 1/b fıkrasında İdarî Eylem ve İşlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari davalar arasında sayıldığından işbu davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davacının sigorta şirketi olup, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, 17/08/2016 tarihinde meydana gelen çatma nedeniyle ... botunda meydana gelen zararın tespiti maksadıyla delil tespiti yaptırıldığını, 17. ATM'nin 2016/163 D.İş sayılı dosyasında da yer aldığı üzere bilirkişiler tarafından çatma nedeniyle TCSG 25 botunda meydana gelen zararın 1.540.720-Euro olarak tespit edildiğini, bahse konu zararın tazmini amacıyla ... gemisinin acentalarına, kaptanına ve donatanına karşı açılan tazminat davası İstanbul 17. ATM'nin 2016/407 esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, yine bu çatma olayı ile ilgili İstanbul Anadolu 2. ACM'nin 2017/92 esasında ceza davasının devam ettiğini, soruşturma sürecinde alınan bilirkişi raporunda ... gemisi kaptanının asli kusurlu, I. zabitinin ve güverte lostromosunun ise tali kusurlu olduğunun, ... botu ve İstanbul Gemi Trafik Hizmetlerinin kusursuz olduğunun belirtildiğini, ... botunun yetişilen gemi olduğunu ve ... gemisinin hızını ... botuna göre ayarlaması gerektiğini, ... botunun keyfi olarak rota değiştirmediğini, uluslararası anlaşmalar ile verilen bir görev olan koruma ve refakat görevinin yerine getirilmesi için seyir ve manevra yaptını, ... ve ... gemisinin çatmadan önceki son 2 dakika içerisindeki manevraları ve rotalarına bakıldığında ... botunun sağa doğru manevra yapmasına rağmen ... gemisinin de çok daha büyük bir açıyla sağa manevra yaptığını ve ... gemisinin bu sağa manevrası ile ... botuna çarptığının görüleceğini, gemi kaptanı tarafından gemi mührü ile mühürlenip imzalanan gemi jurnali kesin delil niteliğinde olup, doğruluğu kaptan tarafından teyit edildiğini, bu teyit edilmiş bilgiler doğrultusunda TBDTDT 11/3 maddesinde “İstanbul ve Çanakkale boğazlarında otomatik pilot aygıtı kullanılmayacağının, yedek dümen donanımının her an kullanılmaya hazır olacak ve başında görevli bulunacak şekilde seyir yapılacağının düzenlendiğini, bu düzenlemeye aykırı hareket edildiğini, dava dilekçesinde sulh protokolleri ile şehit yakınlarına toplam 850.000-USD ödeme yapıldığı beyan edilerek bu miktarın rücuan tahsili talep edilmiş ise de dava dilekçesi ekinde yer alan sulh protokollerindeki miktarlar hesaplandığında toplam 775.000-USD ödeme yapıldığının görüldüğünü, davacı vekilinin dava dilekçesinde şehit yakınlarının avukatlarına avukatlık ücreti olarak 39.350-USD ödeme yapıldığını beyan ettiğini, ancak sulh protokollerine bakıldığında, davacının her bir protokol için şehit yakınlarının avukatlarına 12.500-USD ödenmesi konuşunda uzlaşıldığının görüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2018/2 ESAS SAYILI DAVA: Davacı ... vekili; 17/08/2016 tarihinde meydana gelen çatma hadisesi neticesinde şehit olan ... bot personeli yakınlarına 13/12/2016 tarihli karar ile her bir şehit için 88.596,05-TL olmak üzere toplamda 354.384,20-TL ödendiğini, çatma olayına ilişkin olarak yetişen gemi konumundaki ... gemisinin gözcülük faaliyetini etkin olarak yerine getirmediğini, ...'ın geçme iradesini ne telsiz üzerinden, ne de gemi düdüğü ile yetişilen gemi olan ... botuna bildirmediğini, ... gemisinin ön kısmında 330 metrelik kör alanın mevcut olduğunu, ... gemisinin baş kısmında gözcülük yapan kimsenin bulunmadığını, ... gemisinin başa trimli olarak boğaz geçişi yaptığını ve güvertesindeki kreynlerin görüşünün kısıtlandığını, ... gemisinin rotasının sürekli sancağa doğru çevirdiğini ve emniyetli hıza ilişkin kurallara uymadığını,çatmayı önleme hareketinde bulunmadığını, ... geçme iradesini ... bota, ...'a bildirmediğini, ... botunun ... ile ... arasında geçen telsiz konuşmasını duymasının teknik ve fiili olarak imkansız olduğunu, ... botunun "U" dönüşünü tamamlamasından sonra ...'ın geçmek için izin alması gereken geminin kendisi ile aynı rotada seyreden ... olduğunu, çatma olayında bu hususların gerçekleşmediğini, ...'ın hızı ve rotasını hiçbir şekilde değiştirmeden yoluna devam ettiğini, ...'in farkına varmadan çarparak üzerinden geçtiğini, çatma sonrası yardım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Boğaz geçişi esnasında kılavuz kaptan almadığını belirterek ... de çatma neticesinde şehit olan bot personelinin yakınlarına ödenen 354.384,20-TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı ... Ltd vekili; davacının dava konusu tutar ile ilgili olarak rücu talebini 2330 sayılı kanunun 3.maddesine ve TTK'nın 1290.maddesine dayandırdığını, dava konusu edilen 354.384,20 TL'nin davacı tarafından nakdi tazminat ve aylık bağlanması hakkında kanunun devlet tarafından ölenlerin kanuni mirasçılarına en yüksek devlet memuru brüt aylığının 100 katı tutarında nakdi tazminat ödeneceğini düzenleyen maddesi uyarınca hesaplanarak çatma sonucunda hayatını kaybeden ... botu personellerinin yakınlarına ödenen toplam tutar olduğunu, anılan kanunda ödenen bu tazminatlar ile ilgili olarak kurumların rücu hakkının düzenlenmediğini, çatma hadisesi ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinde ceza yargılamasının sonuçlanmadığını, kovuşturma süresince alınan üç bilirkişi raporunda ... botunun asli, ... gemisinin kaptanının ise tali kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, müvekkili sigortası tarafından hayatını kaybeden personellerin ailelerine 775.000-USD ödeme yapıldığını, ... gemisi ile ilgili olarak yetişen gemi hükümlerinin uygulanamayacağını, çatma hadisesinin meydana gelmesinin sebebinin ... botunun ihmalleri ve manevraları olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; deniz kazasının 17.08.2016 tarihinde meydana geldiği, olay günü saat 20:20 sularında ... bayraklı ... IMO nolu ... isimli ticari kuru yük gemisinin İstanbul Boğazı'nı geçişi sırasında, Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetlerine ait ... isimli savaş gemisinin İstanbul Boğazını geçişinde görevlendirilen ...na ait ... botu ile çatıştığı,çatma neticesinde Sahil Güvenlik Botunun ters dönerek botta bulunan yedi askeri personelden dördünün hayatını kaybettiği, üçünün yaralandığı,kaza ile ilgili İstanbul Anadolu 2.ACMnin 2017/92 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; ... gemi kaptanı olan ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet vermek suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilip kararın kesinleştiği, savcılık soruşturmasında alınan 05.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda ... gemisin sevk ve idare eden, köprü üstünde ve baş üstünde görevli personelin kusurlu oldukları, gemi kaptanının asli kusurlu geminin 1.zabiti ile baş üstünde görevli güverte lostromosunun tali kusurlu olduğunun belirtildiği,ceza davasında alınan 10.07.2017 tarihli 1.bilirkişi raporunda ...'in %70 oranında asli kusurlu, ... Kaptanı'nın %20 oranında tali kusurlu, Gemi Trafik Hizmetlerinin ise %10 oranında tali kusurlu olduğu, 30.09.2017 tarihli 2.bilirkişi raporunda ... botunun %62 oranında asli kusurlu, ... kaptanının %25 oranında tali kusurlu, Gemi Trafik Hizmetlerinin %13 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, eldeki dava dosyasında alınan 01.04.2019 tarihli 1.Kurul raporunda ... botuna %70, ... gemisine %20 , Gemi Trafik Hizmetlerine de %10 oranında, 25.12.2019 tarihli 2.bilirkişi raporunda ... gemisine %75 oranında, ... botuna %25 oranında kusur izafe edildiği, 1. ve 2.bilirkişi raporları arasında kusur oranları yönünden doğan mübayenetin giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi için alınan 05.02.2021 tarihli 3.heyet raporunda teknik açıdan yapılan değerlendirilmeler neticesinde çatma olayının meydana gelmesinde ... gemisinin %80, ... botunun ise %20 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, hukuk hakimi ceza mahkemesi kararında tespit edilen maddi olgularla bağlı olmakla birlikte olaydaki kusur oranını belirleme serbestisine sahip olduğu, dava dosyasında üç ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarından ikinci ve üçüncü raporun çatmanın sebepleri açısından birbiriyle örtüştüğü, olayda asli kusurlu olanın ... gemisi olduğu sonucuna varıldığı, üçüncü heyette yer alan hukukçu bilirkişi ...'ın aynı olaydan kaynaklanan başka dosyada farklı kusur oranlarının tespit edildiği bilirkişi raporunda yer almasından dolayı davalı birleşen dosya davacısı ... Ltd vekili tarafından üçüncü rapora itiraz edilmiş ise de 3. raporun tamamen teknik değerlendirmeleri içermesi nedeniyle hukukçu bilirkişiyle ilgili açıklanan durumun sonuca etkili olmadığı, toplanan deliller, 2.ve 3.bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere göre, hem ... hem de ... botunun İstanbul Boğaz kuzey yönüne giriş mevkiinde tam bir görme ve işitme gözcülüğünü doğru olarak yapmadıkları, ... gemisinin 157.70 metre boyunda güvertede kreyn donanımlı bir gemi olması nedeniyle pruva istikametinde görüş açısının azalacağı bilinmesine rağmen herhangi bir ilave gözcülük tedbiri almadığı, boğaz geçişi sırasında baş tarafta bulunması gereken personelin başüstünde yer almadığı, bu şekilde ... kural 5 (Gözcülük) uygulanmadığı, ... gemisinin İstanbul Boğazından uğraksız geçiş hakkına dayanarak kılavuz kaptan almadığı, bu konuda tedbirli davranmadığı, TCSG 25 botunun dönüşünü tamamlaması sonrası yaklaşık 6.17 dakika boyunca yetişen gemi pozisyonundaki ... gemisinin TCSG 25 botunun varlığını önemsememesi ve Uluslararası Çatışmayı Önleme Tüzüğü Kural 13 ve Boğaz Rehberinde yer alan "başka gemiyi geçme" gereklerine uymadan ... ile arasında güvenli geçiş mesafesi sağlamayıp, aykırı geçiş yaparak ... botu tam olarak geçilinceye ve neta oluncaya kadar yapması gereken uyarı ve manevraları yapmadığı, botun dönüşünü tamamladığı andan itibaren ...'ın yetişen gemi, ... ve ... savaş gemisinin de yetişilen gemiler pozisyonunda olduğunun 03/05/2018 ve 02/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda kabul edildiği, çatmayı önlemede önündeki geminin hızını, rotasını takip etme, gerektiğinde yol verme, neta tutma yükümlülüğünün asıl olarak yetişen gemide olduğu, öte yandan ... gemisi kaptanı ile 1. Zabitin ... Botunu gördüklerini ifadelerinde beyan ettikleri, buna göre ... gemisinin çatışmayı önleme manevrası yapma imkan ve seçeneğine haiz olduğu halde herhangi bir manevra yapmadığı, ... botunu görmezden geldiği, çatma tehlikesi ortaya çıktıktan sonra yol vermekle yükümlü olan ... gemisinin ...'e yol vermeyerek çatmaya sebebiyet verdiği, bu şekilde ... kural(5) Gözcülük, kural (8) çatışmayı önleme hareketi ,kural (8) yol veren teknenin davranışı kurallarına uygun davranmamakla kazada asli kusurlu olduğu, diğer yandan ... botunda da ... m. 5 gereğince gözcülük yapma kuralına riayet edilmediği, ... botunun kazada tali kusurlu olduğu, olayın oluş şekli, gemilerin konumları, tespit edilen kural ihlalleri gözönüne alındığında 02/05/2020 tarihli 2. bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarının hükme uygun olduğu, buna göre kazada ... gemisinin %75 oranında, ... botunun ise % 25 oranında kusurlu olduğu, ...na ait olan ... botunda meydana gelen zarar ile ilgili 2016/173 D. İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda, hasar onarım bedelinin 540.720-Euro, kar kaybı tutarı 400.000-Euro, hasarın onarımı için gerekli olan işçilik bedeli 600.000-Euro olmak üzere toplam zarar miktarının 1.540.720-Euro olarak tespit edildiği, asıl davada, ...'nın ... botundaki zararları ile ilgili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tespit raporunda belirlenen 1.540.720-euro'nun tahsilini talep ettikten sonra yargılama aşamasında 16/05/2018 tarihli dilekçe ekinde botun tamiri için yapılan masrafların belgelerini dosyaya ibraz ettiği, davacı vekilinin sunduğu belgelere göre ... botundaki hasar giderim bedelinin 2.884.038,59-TL olduğu, 01/04/2019 tarihli 1. bilirkişi raporunda askeri tersanede yapılan işçilik karşılığında tahakkuk ettirilen 459.144,48-TL işçilik ücretinin de eklenmesiyle zarar miktarının 3.343.183,07-TL olarak saptandığı, davacı vekilinin sunduğu belgelere göre ... botunun tamir süresi olan 18 ay boyunca faaliyet gösteremediği, bu nedenle ...'nın 1.884.919,80-TL tutarında yakıt ve amortisman zararı meydana geldiği, bu tutarın da eklenmesiyle ...nın toplam zarar miktarının 5.228.102.87-TL olduğu, çatma olayında ... gemisinin % 75 oranında kusurlu hareket ettiği kabul edildiğinden botta meydana gelen zarar miktarının % 75'ine tekabül eden 3.921.077,25-TL'nin TTK'nın 1288.maddesi gereğince olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd'den tahsili gerektiği, Birleşen 2017/347 esas sayılı dosyada, ... gemisinin sigortacısı ... tarafından çatmada yaşamını yitiren ... personeline ödenen tazminatın ...na rücuen tahsilinin istendiği, TTK'nın 1290.maddesine göre çatmada gemilerde bulunan kişilerin ölümü veya yaralanmasından doğan zararlardan çarpışan gemilerin donatanların müteselsilen sorumlu olduğu, donatanların birbirine rücunda ise her donatanın kendi kusuru oranında sorumlu olduğu, olayda yaşamını yitiren personelin hak sahipleri tarafından 2016/387, 388,394 ve 395 esas sayılı dosyalar üzerinden ... aleyhine maddi ve manevi tazminat davaları açıldıktan sonra hak sahipleri ile davacı ... arasında düzenlenen sulh ve ibra protokolü gereğince davalardan feragat edildiği,protokol gereğince davacı sigorta şirketi tarafından, olayda hayatını kaybeden askeri personelin hak sahiplerine toplam 775.000-USD maddi ve manevi tazminat ile 50.000-USD avukatlık ücreti ödendiği, sigortacı ...'in, hak sahiplerine yaptığı ödemenin maddi tazminatın yanısıra manevi tazminatı da içerdiği gözönüne alındığında, birleşen 2017/347 esas sayılı doyada TTK nın 1290. Maddesine göre rücu edilmesi istenilen tazminat tutarının kadri marufunda olduğu, toplam ödeme tutarı 825.000-USD (750.000-USD tazminat,50.000-USD vekalet ücreti) olduğundan ...na izafe edilen % 25 kusur oranına tekabül eden 206.250-USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Komutanlığından tahsili gerektiği, yine ... gemisi üzerine konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılması için icra dosyasına sunulan teminat mektubu nedeniyle bankaya ödenen komisyon bedelinin çatma sonucunda ortaya çıkan dolaylı zarar olduğu, kusur oranı miktarınca rücu edilebileceği, komisyon bedelinin 184.000-USD olduğu, bu tutarın %25'ine isabet eden 46.000-USD'nin ödeme tarihi olan 13/10/2016 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili gerektiği, ...'nın açtığı 2018/2 esas sayılı davada; 2330 Sayılı kanun kapsamında deniz kazasında şehit olan askeri personelin hak sahiplerine ayrı ayrı 88.596,05-TL ve toplamda 354.384,20-TL tutarında yapılan ödemenin ... gemisi donatanına rücu talep edildiği, rücuya konu ödemenin özel kanun çerçevesinde yapılmış olsa da TBK'nda düzenlenen maddi ve manevi tazminat niteliğinde olduğu, şehit yakınlarının açtığı dava dosyalarında, aktüerlerin hesapladığı destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının altında kalan, ...'nın ödediği 88.596,05-TL'den daha fazla eksikle sulh olduğu, söz konusu dosyalarda davacıların manevi tazminat taleplerinin de olduğu, bu nedenle sulh olunan miktarın, hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat taleplerini de kapsadığı dikkate alındığında, sulh protokolü nedeni ile yapılan ödeme ile ...'nın yaptığı ödeme toplamının, hak sahiplerine ödenmesi gereken maddi ve manevi zarar toplamını karşılamaya yetmediği, bu bakımdan davacı ...'nın 2330 sayılı kanun gereğince yaptığı ödemenin TTKm.1290/1 kapsamında kaldığı, 1290/2. maddeye göre davalı donatana rücu edilebileceği, toplam ödeme 354.384,20-TL olduğundan bu tutarın davalının %75 kusur oranına tekabül eden 265.788,15-TLsinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte rücu edilebileceği gerekçesiyle; Asıl davanın kısmen kabulü ile 3.921.077,25-TL'nin 17/08/2016 olan olay tarihinden itibaren yasal faiz işleyetilerek davalı ... Ltd'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, Birleşen 2017/347 esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulü ile 206.250-USD'nin 13/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Komutanlığından tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, aynı davada teminat mektubu komisyon bedelleriyle ilgili talebin kısmen kabulü ile 46.000-USD'nin 13/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Komutanlığından tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, Birleşen 2018/2 esas sayılı davada ; davanın kısmen kabulü ile 265.788,15-TL'nin bu tutar içerisindeki 166.118,05-TL'ye 03/01/2017 tarihinden, 99.670,10-TL'sine 12/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı ... vekili; raporlar arasında ki çelişkinin giderilmediğini, her ne kadar ... botunda gözcü bulundurmaması nedeniyle kusur izafe edilmiş ise de botun 22,5 metre 5 personel kapasiteli süratli bir tekne olduğunu, botun sürati göz önüne alındığında güvertede gözcü bulundurulmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere esas olanın öne bakılması olduğunu, ...'de de gemilerin olası bir yüzer cisimle çatışmaktan kaçınabilmek için önlerine ve sancak iskele omuzluklarına bakmaları gerektiğini, asıl gözcülük zaafında bulunanın ... gemisi olduğunu, ...'i gördüklerini belirttikleri halde çatmadan kaçınmak için hiç bir eylem yapmadıklarını ve botu takibi bıraktıklarını, İstanbul Boğazı gibi dünyanın en kalabalık deniz trafiğinin olduğu su yollarından birinde kreynlerin kör nokta oluşturduğunu bilen davalının bu konuda ilave tedbirler alması gerekirken önünden geçtiğini gördüğü ... botunu takibi bırakıp kendilerinin geçiş üstünlüğü varmışçasına gözcülük tedbiri almaya gerek duymamaları ve ... botunun öne geçmesinden itibaren 7 dakika boyunca hiç bir tedbir alınmaması nedeniyle dava konusu kazanın meydana geldiğini, botun radar sisteminin kapalı olmadığını, ayrıca botta ... sisteminin kullanıldığını, bu sistem ekranında otomatik tanımlama sisteminden (AIS) ve radardan, GPS'den Elektronik pusuladan gelen bilgilerin görüntülendiğini, Çatma olayının olduğu anda radar sisteminin stand by konumunda olmasına rağmen ... ekranından etrafındaki AIS bulundurma zorunluluğu olan deniz araçlarını görmekte olduğunu, radarın aktif çalışmaması halinde bile bottaki ... ekranından gözcülük yapılmasının mümkün olduğunu,botun U dönüşü yaparak ... gemisinin iskele kıç omuzluğunda konumlandığını, sabotaj ve saldırı ihtimali nedeniyle umuma açık telsiz kanallarından yapılan manevranın ilan edilemeyeceğini, ... gemisinde ... sistemi bulunmadığını, seyir sırasında kağıt haritalar kullanıldığını, ancak kağıt harita üzerine mevki konulması gerektiğini, ... gemisinin bu eksikliğinin bilirkişilerce görülmediğini, ... gemisinin mevki kontrolü yapmadan tam olarak nerede bulunduğunu bilmeden mevkisini göz kararı kestirerek seyir yaptığını, ...'ın ...'de izin verilen azami hızla seyrettiğini, oysa hızın manevra yapmaya uygun bir hızla gidilmesi gerektiğini, ... ile Türk Boğaz Gemi Trafik Hizmetleri arasındaki görüşmelerde ... gemisinin ... gemisini geçmek için izin istemediği halde görüşmelerin yanlış değerlendirildiğini, ... gemisinin bu gemiyi geçmek için izin almadığını, bu hususun bilirkişilerce yanlış değerlendirildiğini,botun 18 ay gayrifaal kaldığını, bu nedenle ilave yakıt maliyetinin 890.175-TL olduğunu, ... botlarının günlük amortisman bedelinin 306-Euro olduğunu, botun gayrifaal kaldığı 18 aylık sürede 994.744,80-TL zarar oluştuğunu, ... botunun 18 ay faaliyet göstermemesi nedeniyle ...nın ilave yakıt ve amortisman nedeniyle 1.884.919,80-TL zararı bulunduğunu, kaptanın makine dairesini telefonla aradığının beyan etmesi nedeniyle ...'ın makine telgrafının çalışmadığının açık olduğunu, bu hususun geminin boğaz geçişinde her an manevra yapmaya hazır olmadığını gösterdiğini, ayrıca botun U dönüşü tamamlayıp ... gemisinin gerisine konumlanmasından sonra ... botu ile ... gemisi arasındaki mesafenin 771 metre olduğunu, ... m.13 gereği ... gemisinin yetişen, ...'in yetişilen tekne olmasına rağmen ...'ın ... botunu geçmek için izin alması gerektiği ve ... botu ile irtibat kurması gerektiğinin bilirkişilerce atlandığını, müteveffaların ölümleri nedeniyle meydana gelen zarar net olarak tespit edilmeden, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin ... gemisinin kusuruna isabet eden ödeme olup olmadığı tespit edilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca teminat mektubunun da ... gemisinin takdirinde olduğunu, nakit teminat verme imkanı var iken bu yolun tercih edilmemesinin müvekkiline yansıtılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Birleşen 2017/347 esas sayılı davada davacı ..., asıl ve birleşen 2018/2 esas sayılı davada davalı ... Ltd vekili; ...'in ... gemisinden sürekli uzaklaşarak ...'a yaklaştığını, hızını 12 knottan 7 knota düşürdüğünü, radar ve AIS sistemini aktif etmeyen ve gözcülük faaliyetini gerçekleştirmeyen ...'in ... ile çatıştığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, mahkemece alınan 3. bilirkişi heyetinde yer alan bilirkişilerden ...'ın aynı olayla ilgili başka dava dosyasında düzenlenen heyet raporunda da yer aldığını ve her iki raporda birbirleri ile zıt olarak kusur belirlendiğini, mahkemece kusur oranlarının belirlenmesinin hukuki bir iş olduğunu, bu bilirkişinin de hukukçu bilirkişi olduğunu, mahkemece kusur oranlarının teknik bir mesele olduğunun kabulünün doğru olmadığını, son heyetten kusur konusundaki çelişkilerin giderilmesi için ek rapor alınması gerekirken son rapora dayalı karar verilmesinin doğru olmadığını, 3. Bilirkişi raporunda ... kurallarının karşılığı olmadığı gerekçesiyle kazada etkisi olan bir çok hususun devre dışı bırakıldığını, ne var ki geminin seyrüsefer sırasında karşılaşabileceği tüm rizikoları önceden kategorik olarak sınıflandırma imkanının bulunmadığını, ...'de iyi denizcilik kurallarına da atıfta bulunulduğunu, bu durum gözönüne alındığında bilirkişi heyeti tarafından davaya konu olayın özel hal ve şartlarının ...'de karşılığı olmadığının kabulü ile kusur oranlarının belirlenmesinde esas alınmamasının açık bir şekilde hakkaniyetsiz bir durum meydana getirdiğini, ... m.87f'de güvenli mesafeden geçiş ilkesinin öngörüldüğünü, Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü'nün 14/f-a maddesi uyarınca bu mesafenin en az 8 gomina olacağını, ancak ... botunun ... gemisinin önünden 4 gomina kala U dönüşü yaparak istikamet değiştirdiğini, hızlı manevralar yaparak çatma olayına bizzat sebebiyet verdiğini, U dönüşünden sonrada ... botunun rotasını esaslı bir şekilde değiştirerek sürekli ... Gemisine doğru sola kaydını, ... ve ...'ın rotalarının incelendiğini, ...'ın doğru rotada seyrettiğini, ceza dosyasında alınan 30/09/2017 tarihli raporda da bu hususların tespit edildiğini, kazanın ...'in gereksiz yere rota değiştirmesinden kaynaklandığının belirtildiğini, ...'in Rus savaş gemisinin sağ tarafında konumlanması gerekirken içe doğru solunda konumlandığını ve çok keskin bir şekilde ... gemisinin önüne manevra yaptığını, bu manevranın denizcilik teamüllerine tamamen aykırı olduğunu, hiç bir kaptan tarafından bu manevraların öngörülemeyeceğini, ... gemisinin büyüklüğü ve tonajı dikkate alındığında son anda yapılan bu manevra ile çatışmadan kaçınmak için alınacak bir önlem bulunmadığını, ... gemisinin yarı hızda ilerlerken bir anda makinenin durdurulması ve tam geri yönde çalıştırılması halinde dahi geminin 660 metre sonra durabileceğini, bunun için de 3 dakika 50 saniyeye ihtiyaç bulunduğunu, ... botunun gözcülük faaliyetini gereği gibi yapmış olması halinde ... gemisine doğru manevra yapmayacağını, manevra yaptıktan sonra dahi hızlı manevra ile çatışmadan kaçabileceğini, ...'in radarını çalıştırmadan, AIS sistemini aktif etmeden, pupa tarafını gözetlemeden boğaz geçişini gerçekleştirdiğini, ...'in son manevrası sırasında da gemi düdüğü ile ses işareti verildiğini, U dönüşünün gemi önünden değil arkasından yapılması gerektiğini, ... gemisinin 13.685 ton 157,70 metre uzunlunluğunda, ... botunun ise 30 ton 22,25 metre uzunluğunda olduğunu, ani manevra yapma yetisine sahip küçük teknelerin, manevra alanı kısıtlı olan yüksek tonajlı büyük gemilerin emniyetli seyrine engel olmamasının öngörüldüğünü, ...'in ...'ın geçişini beklemesi gerekirken, kurallara aykırı bir şekilde trafik ayrım şeridine girdiğini, yol veren gemi konumunda olmasına rağmen ...'a yol vermediğini, hızını 10 knotta tutması gerekirken, 12 knottan 7 knota kadar düşürmesine rağmen bu hareketini Gemi Trafik Hizmetleri ve boğaz geçişi yapan diğer gemilere bildirmediğini, hız kesmesi, manevra kabiliyeti ve dar kanalda seyri sebebiyle mümkün olan en sancak taraftan gitmesi gerekirken, trafik ayrım şeridinin en iskelesinde bulunan ...'ın rotasına doğru sürekli ani manevralar yaptığını, Radar ve AlS sistemi kapalı bir şekilde boğaz trafiğinde seyrettiğini, botun arka kısmını gözlemleyecek hiçbir personel görevlendirmediğini, kazadan önceki son saniyelerde, arkasında bir gemi olduğunu halen bilmediğinden 12-16 derece arası sert bir manevra daha yaptığını ve kazanın oluşumuna açıkça sebebiyet verdiğini, ... botunun yetişilen gemi olarak kabul edilemeyeceğini, çatma hadisesinin ... Gemisinin arkadan çarpması ile meydana gelmediğini, ... botunun sürekli olarak ... gemisine paralel giderek yanaşması ve ... Gemisinin baş kısmına çarpması sonucuna meydana geldiğini, davacı ... Komutanlığının vefat eden personelin ailelerine yapılan ödemeleri 2330 sayılı kanuna istinaden yaptığını, ancak bu tazminatlarla ilgili olarak Kurum'a rücu hakkı tanınmadığını, dolayısıyla müvekkilinden bu tutarların rücuen talep edilemeyeceğini, birleşen dava davacısı müvekkili ... firmasın klüp sigortası kapsamında toplamda 850.000-USD ödemede bulunduğunu, müvekkilinin avukatlık ücreti dahil toplam ödemesinin 939.350-USD olduğunu, ne var ki mahkemece 775.000-USD maddi ve manevi tazminat ile 50.000-USD avukatlık ücreti olmak üzere toplam 825.000-USD için kusur oranına göre karar verildiğini, ancak 114.350-USD'nin eksik olarak kabul edildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, ayrıca birleşen davada davanın reddedilen kısmı için davalı için takdir edilen vekalet ücretinin müvekkili davacı için takdir olunan vekalet ücretini geçemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava, çatma sonucu hasara uğrayan ... botundan dolayı meydana gelen zararın ... gemisi donatanından tazmini, birleşen 2017/347 esas sayılı dava ... gemisinin ... sigortacısı tarafından kazada hayatını kaybedenlere ödenen tazminatın rücuen ...'ndan tahsili, birleşen 2018/2 esas sayılı dava kazada hayatını kaybeden şehit personel yakınlarına ödenen tazminatın rücuen ... gemisi donatanından tahsili istemine ilişkindir.TTK'nın 1286. maddesinde iki veya daha çok geminin çarpışması “çatma” olarak tanımlanmış olup çatma sonucu gemilere ve gemilerde bulunan insanlara veya eşyaya verilen zararın tazmini hususunda Kanun'un 1286 vd hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Çatma kusurlu ve kusursuz olmak üzere birbirinden ayrı olarak düzenlenmiş olup Kanun'un 1288. maddesinde çatmanın, gemilerden birinin donatanının veya gemi adamlarının kusurundan ileri gelmesi halinde, zararı o geminin donatanının tazmin edeceği hüküm altına alınmıştır. Ortak kusurla meydana gelen çatmalardan kaynaklı eşya zararı TTK'nın 1289. maddesinde bedensel zarar ise 1290. maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 1290. maddesinde kusurlu çatma sırasında gemilerde bulunan kişilerin çatma yüzünden ölümünden veya yaralanmasından yahut sağlığının bozulmasından doğan zararlardan gemi donatanlarının müteselsilen sorumlu oldukları hükmü sevk edilmiştir. Gemi donatanları ayrıca gemilerin ve gemide bulunan eşyaların uğradıkları zararları TTK 1289.maddesine göre kusurlarının ağırlığı oranında tazmin etmekle yükümlüdür. Somut olayda; 17.08.2016 tarihinde saat 08:20 sularında davalı ...in donatanı olduğu ... bayraklı ... IMO nolu ... isimli ticari kuru yük gemisinin Marmara Denizi'nden Karadeniz istikametine doğru geçiş yaptığı, aynı istikamette ilerleyen Rusya Federasyonu'na ait "..." adlı savaş gemisine refakat etmek üzere görevlendirilen ...na ait ... botunun ... gemisinin önünden Haydarpaşa Limanı açıklarında iskele (sol) yöne dönmek suretiyle geçiş yapıp dönüşünü tamamladıktan sonra ... isimli gemiye refakaten 7 dakika civarında seyretmesinden sonra arkadan gelen ... Gemisi ile çatışması sonucunda sahil güvenlik botunun ters döndüğü botta bulunan 7 askeri personelden dördünün hayatını kaybettiği, üçünün de yaralandığı, sahil güvenlik botunda maddi zarar meydana geldiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık öncelikle çatmanın meydana gelmesinde taraflara atfedilecek kusur oranında kaynaklanmakta olup tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı ve oranı hususunda "Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü"(...), "Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü(DTDT)" ve "Türk boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Rehberinde düzenlenen kuralların dikkate alınması, asıl ve birleşen dosyalardaki talepler yönünden donatanların sorumluğunun ise TTK hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Aynı olayla ilgili ceza soruşturmasında 05.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; ...'ı sevk ve idare eden, köprü üstünde ve baş üstünde görevli personelin kusurlu oldukları, gemi kaptanının asli kusurlu, geminin 1.zabiti ile baş üstünde görevli güverte lostromosunun tali kusurlu olduğu belirtilmiş olup, İstanbul Anadolu 2. ACM'nin 2017/92 Esas sayılı dosyasında 10.07.2017 tarihli 1.bilirkişi raporunda ... botunun %70 oranında asli kusurlu, ... kaptanının %20 oranında tali kusurlu Gemi Trafik Hizmetlerinin ise %10 oranında tali kusurlu olduğu, 30.09.2017 tarihli 2.bilirkişi raporunda da ... botunun %62 asli kusurlu ... gemisi kaptanının %25 oranında tali kusurlu, gemi trafik hizmetlerininde %13 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş, ceza mahkemesince yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada ise mahkemece alınan bilirkişi raporlarından 01.04.2019 tarihli 1.kurul raporunda; ... botuna %70 ... gemisine %20 gemi trafik hizmetlerine de %10 oranında kusur izafe edilmiş olup davacı ... Komutanlığının itirazları üzerine alınan 25.12.2019 tarihli 2.bilirkişi raporunda ... gemisinin %75 oranında ... botunun %25 oranında kusurlu olduğuna dair görüş ve kanaat bildirilmştir. Çelişkinin giderilmesi için alınan 05.02.2012 tarihli 3.heyet raporunda teknik açıdan yapılan değerlendirilmeler neticesinde çatma olayının meydana gelmesinde ... gemisinin %80, ... botunun ise %20 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. TBK’nın 74’üncü maddesinde; hukuk davasına bakan hâkimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı olmadığı (f.1); aynı şekilde ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hâkimini bağlamayacağı (f.2) düzenlenmiştir. Bu hükme göre hukuk davasına bakan hakim, ceza hakimi tarafından yapılan maddi olay tespiti ile bağlı iken ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin tespiti ile bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesinden farklı bir sonuca varılmış ise de hukuk hakiminin kusur değerlendirmesi bakımından farklı bir sonuca varmasının gerekçelerini göstermesi gerekir. Somut olayda ceza mahkemesinde yapılan yargılamada davalının donatanı olduğu geminin kaptanı tali kusurlu, ... botu ise asli kusurlu kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Eldeki davada alınan 2.ve 3.bilirkişi raporlarında; hem ... hem de ... botunun İstanbul Boğaz kuzey yönüne giriş mevkiinde tam bir görme ve işitme gözcülüğünü doğru olarak yapmadıkları, ... gemisinin 157.70 metre boyunda güvertede kreyn donanımlı bir gemi olması nedeniyle pruva istikametinde görüş açısının azalacağı bilinmesine rağmen herhangi bir ilave gözcülük tedbirinin alınmadığı, boğaz geçişi sırasında baş tarafta bulunması gereken personelin başüstünde yer almadığı, bu şekilde ... kural 5'in (Gözcülük) uygulanmadığı, ... gemisinin İstanbul Boğazından uğraksız geçiş hakkına dayanarak kılavuz kaptan almadığı, bu konuda tedbirli davranmadığı, kazanın temel nedeninin ... botunun dönüşünü tamamlaması sonrası yaklaşık 6.17 dakika boyunca yetişen gemi pozisyonundaki ... gemisinin ... botunun varlığını önemsememesi ve Uluslararası Çatışmayı Önleme Tüzüğü Kural 13 ve Boğaz Rehberinde yer alan "başka gemiyi geçme" gereklerine uymadan ... ile arasında güvenli geçiş mesafesi sağlamayıp, aykırı geçiş yaparak ... botu tam olarak geçilinceye ve neta oluncaya kadar yapması gereken uyarı ve manevraları yapmadığı, botun dönüşünü tamamladığı andan itibaren ...'ın yetişen gemi, ... ve savaş gemisinin de yetişilen gemiler pozisyonunda olduğu, çatmayı önlemede önündeki geminin hızını, rotasını takip etme, gerektiğinde yol verme, neta tutma yükümlülüğünün asıl olarak yetişen gemide olduğu, öte yandan ... gemisi kaptanı ile 1. Zabitin ... Botunu gördüklerini ifadelerinde beyan ettikleri, buna göre ... gemisinin çatışmayı önleme manevrası yapma imkan ve seçeneğine haiz olduğu halde herhangi bir manevra yapmadığı, çatışma tehlikesi ortaya çıktıktan sonra yol vermekle yükümlü olan ... gemisinin ... botuna yol vermeyerek çatışmaya sebebiyet verdiği, bu şekilde ... kural(5) Gözcülük, kural (8) çatışmayı önleme hareketi ,kural (8) yol veren teknenin davranışı kurallarına uygun davranmamakla kazada asli kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Aynı bilirkişi raporlarında ... botunda da ... m. 5 gereğince gözcülük yapma kuralına riayet edilmediği, anlaşılmış olduğundan ... botunun kazada tali kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde; ... botunun dönüşü saat 08:13 sırasında tamamlamış, kaza anına kadar yaklaşık 7 dakika boyunca ... botu ile ... gemisi aynı rotada ilerlemiştir. Botun dönüşünü tamamlamasından itibaren ... botu ile ... gemisinin yetişilen gemi, ... gemisi ise yetişen gemi pozisyonuna sahiptir. Bu nedenle çatmayı önlemede önündeki geminin hızını, rotasını takip etme, gerektiğinde yol verme, neta tutma yükümlülüğünün davalının donatanı olduğu ...ay gemisinde olduğu kabul edilmelidir. ... gemisinin kaptanı ile birinci zabitinin şüpheli sıfatıyla verdiği ifadelerinde ... botunun önlerinden dönüşü sırasında bu botu gördüklerini beyan etmişlerdir. Bu durumda ... gemisi, ... botunu görmüş ancak takip etmediğinden gözden kaybetmiştir. Kazadan önceki süre ve iki gemi arasındaki mesafe dikkate alındığında ... botunun dönüşü ile kaza arasında bir illiyet bulunmadığı bilirkişi raporunda da tespit edilmiştir. Diğer taraftan ... gemisi boğazı transit olarak geçmekte olup ... botunun refakat görevi yerel trafik kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi yerel trafik kapsamında kabul edilse bile Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü'ne göre çatmayı önlemek için manevra yapma yükümlülüğünü kaldırmamaktadır. TCSG botunun dönüşünü tamamlamasından sonra ... gemisinin gerekli manevra yapma imkanı bulunduğu halde ... gemisini geçmek üzere hızını artırmıştır. ... gemisinin boş olması nedeniyle pruva kısmı yukarıda olmasından dolayı önünde kör nokta oluşacağı ileri sürülmekte ise de gemi köprüüstü yan balkonlarından ... botunu görebileceği bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Buna karşılık ... botunun kıç taraftan gözcülük yapması ve gerekli manevrayı yapması halinde çatmanın meydana gelmeyeceği açık olduğundan ... botunun da kazada kusuru bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Ancak pruva gözcüsü bulundurmadan, gerekli gözcülük yapmadan ve en önemlisi kılavuz kaptan almadan, dönüşü tamamlayan ... botunu görmesine rağmen gerekli takibi yapmadan seyre devam eden ... gemisinin kazanın meydana gelmesinde ... botuna göre daha ağır kusurlu olduğu açıktır. Tarafların yükümlülükleri ve ihmali davranışları birlikte değerlendirildiğinde, somut olayın koşullarına göre ... gemisinin % 75 oranında, ... botunun ise % 25 oranında kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Asıl davada, 16/05/2018 tarihli dilekçe ekinde botun tamiri için yapılan masrafların belgeleri dosyaya ibraz edilmiş olup, davacı vekilinin sunduğu belgelere göre ... botundaki hasar giderim bedelinin işçilik karşılığında tahakkuk ettirilen 459.144,48-TL'nin de ilavesiyle 3.343.183,07-TL olduğu tespit edilmiştir. Bahsi geçen rakama ... botunun tamir süresi olan 18 ay boyunca faaliyet gösterememesi, yakıt ve amortisman zararı olmak üzere 1.884.919,80-TL tutar da dikkate alınarak ...nın toplam zarar miktarının 5.228.102.87-TL olduğu tespit edildiğinden davacı ...'in zararın eksik hesaplandığına ilişkin istinaf nedeni haklı bulunmamıştır. Birleşen 2017/347 esas sayılı dosyada, ... gemisinin ... sigortacısı olan ... tarafından, çatmada yaşamını yitiren ... personeline ödenen tazminatın ...ndan rücuen tahsili talep edilmektedir. Bahsi geçen dava yönünden idari yargı yoluna müracaat edilmesi gerektiği belirtilerek yargı yolu itirazında bulunulmuş ise de, TTK'nın 935/2-b maddesinde; Deniz Ticareti başlıklı 5.Kitapta yer alan "Çatma" ve "kurtarma" başlıklı bölümlerinin, deniz alacaklılarına karşı sorumluluğun sınırlanması hakkındaki hükümleri ile donatanın, gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin 1062. maddesinin, münhasıran kamu hizmetine tahsis edilen Devlet gemileriyle donanmaya bağlı harp gemilerine ve yardımcı gemilere de uygulanacağı düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın denizde meydana gelen çatma hadisesinden kaynaklanması nedeniyle yargı yolu itirazı yerinde görülmemiştir. TTK'nun 1290.maddesinde çatmada gemilerde bulunan kişilerin ölümünden veya yaralanmasından doğan zararlardan çarpışan gemilerin donatanlarının müteselsilen sorumlu olduğu, donatanların birbirine rücunda ise her donatan kendi kusurunun ağırlığı oranında sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Çatmada yaşamını yitiren ... personelinin hak sahipleri tarafından ... aleyhine açılan İstanbul 17. ATM'nin 2016/387,388,394,395 esas sayılı dosyalarında maddi ve manevi tazminat davaları devam ederken birleşen davacı ... sigortacısı ... ile hak sahipleri arasında sulh ve ibra protokolü düzenlenmiştir.Sulh ve ibra protokolü kapsamda davacı sigortacı tarafından hak sahiplerine toplam 775.000-USD maddi ve manevi tazminat ile 50.000-USD avukatlık ücreti ödenmiş olup aynı protokol kapsamında hak sahipleri tarafından açılan davalardan feragat edilmiştir. Çatmada yaşamını yitiren Sahil Güvenlik Personeli ..., ..., ... ile ...'ın hak sahipleri tarafından 2016/166 D İş, 2016/167 D İş, 2016/164 D İş ve 2016/165 D İş sayılı ihtiyati haciz dosyalarında ihtiyati haciz istemine dayanak olarak sunulan ... tarafından hazırlanan aktüerya raporlarındaki tazminat tutarları, birleşen davacı sigorta şirketi ...Gmbh vekili tarafından birleşen davaya sunulan aktüerya bilirkişisi ...'ın düzenlediği raporlardaki tazminat tutarından yüksek olarak hesaplanmış olup, tarafların hem hak sahiplerinin hem de davacı sigorta şirketinin dayandığı aktüer rapordan daha düşük miktar üzerinde sulh oldukları tespit edilmiştir. Birleşen davacı sigortacı firmada tarafından yapılan ödeme maddi tazminatın yanısıra manevi tazminatıda içerdiği gözönüne alındığında 775.000-USD tazminat ile 50.000-USD olmak üzere ispatlı 825.000-USD'nin kadri marufunda olduğunun kabulünde, çatmadan dolayı ödenen bu meblağın, TTK'nın 1290. maddesi gereğince çatmada % 25 oranında kusuru bulunan ...'ndan kusuruna isabet eden tutarda tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen 2017/347 Esas sayılı davada ... gemisi üzerine konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılması için icra dosyasına sunulan teminat mektubu nedeniyle bankaya ödenmek zorunda kalınan komisyon bedeli de talep edilmektedir. Teminat mektubu komisyonu çatmaya bağlı olarak meydana gelen dolaylı zarar niteliğindedir. Bu nedenle kusuru oranında ...na rücu mümkündür. Ödenen komisyon bedelinin %25'ine isabet eden 46.000-USD ye hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen 2018/2 Esas sayılı davada 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu kapsamında deniz kazasında şehit olan askeri personelin hak sahiplerine ayrı ayrı 88.596,05 TL ve toplamda 354.384,20 TL tutarında yapılan ödemenin ... gemisi donatanı olan davalıdan rücuen tahsili talep edilmiştir.Hak sahipleri tarafından açılan davalarda taraflar sunulan aktüer raporlarından daha az tutarda destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, ayrıca sigorta şirketi tarafından hak sahiplerine ödenen tutarın içinde manevi tazminat da bulunduğu dikkate alındığında sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin hak sahiplerinin gerçek maddi zararını karşılamaya yetmediği, bu nedenle ... tarafından yapılan ödemenin maddi zararı aşan bir ödeme olmadığı anlaşıldığından davacı ...'nın 2330 sayılı kanun gereğince yaptığı ödemenin TTK nın1290 madde kapsamında davalı donatandan kusuru oranında rücuen tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen 2018/2 esas sayılı davada davacı birleşen 2017/347 Esas sayılı davada davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Asıl davada alınması gereken 267.848,78-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 66.962,20-TL harcın mahsubu ile kalan 200.886,58-TL harcın asıl davada davalı ... ltd den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen 2017/347 esas sayılı davada alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen 2018/2 Esas sayılı dava yönünden alınması gereken 18.155,98-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.539-TL harcın mahsubu ile kalan 13.616,98-TL harcın birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09