SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/960

Karar No

2024/1020

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/960

KARAR NO: 2024/1020

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/01/2023

NUMARASI: 2020/68 Esas - 2023/32 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu, 20/07/2015 keşide tarihli 31/03/2016 vade tarihli 100.000 -TL bedelli ve 20/07/2015 keşide tarihli 30/04/2016 vade tarihli 100.000 -TL bedelli senetteki imzanın müvekkili el ürünü olmadığını, davalı ile davacı müvekkil arasında hiçbir alacak borç ilişkisi, ticari ilişkinin bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, davaya konu senetler bakımından dava sonunda verilecek hükme kadar hiçbir işlem ve isteğe esas tutulmaması yönünden tedbir kararı verilmesini, dava konusu senetler nedeniyle müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini, davalının kötü niyetli olması nedeni ile müvekkili lehine davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafın 3. kişiler ile arasındaki hukuki ilişki iyi niyetli hamil olan müvekkil bankayı bağlamadığını, davacı tarafça her ne kadar dava dışı ... ltd. şti. ile bir ticari ilişkisi olmadığı iddia edilmişse de tüm iddiaların dava konusu ile bir ilgisi bulunmadığını, icra takibine, söz konusu şirketin dahil edilip edilmemesinin ciro silsilesine aykırılık oluşturduğu yönündeki beyanlar da mesnetsiz olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece,Yargıtay HGK nın 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında belirlenen ilkeler gereğince imza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınması gerektiği sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması gerektiği bilirkişi tarafından verilen raporda bono üzerinde yer alan imzanın davacının el ürünü olmadığı tespit edildiği, dosya arasına celp edilen İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 20220/252 E. Sayılı dosyası tarafından alınan 24/05/2022 tarihli ATK raporu da hükme esas alınan bilirkişi raporundaki olguları desteklediğinden davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davalı vekili, davacı tarafça sunulan belgelerdeki imzaların kendi arasında bile benzerlik göstermediğini, aradan geçen yıllar içinde kişilerin yazı ve imza karakterlerinin değişmesinin mümkün olduğunu, şüpheli imza incelemesine esas; davacının yazı örnekleri alınmadığını, yazı karakteri incelemesi yapılmadan, sadece şekilsel nitelikteki imzası üzerinden inceleme yapılmasının yeterli olmadığını, bilirkişi raporuna esas üzerinde imza incelemesi yapılan farklı tarihli imza sirkülerindeki imzalar arasında dahi gözle görünür bir şekilde farklılıklar mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda kişinin değişen tarih ve koşullarda, hatta aynı belge üzerindeki aynı tarihte atılan imzalar arasındaki şekilsel farklılıkların varlığından bahsedilmediğini, örnek imzalar ile senetteki imza arasında benzerlik bulunduğunu, grafolojik birçok teknikle harflerin ve mürekkebin şekli, kalem el ve kol hareketleri toplu kombinasyon şeklinde incelenmesi gerektiğini, imzayı atan kişinin kalemi kaldırdığı zamandan, imza atış hızına, mürekkebin yoğun ya da daha hafif olduğu yerlere, imzada kullandığı harfleri yazış şekline, kalemi tutuş biçimine kadar oldukça detaylı bir inceleme işlemi gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, takip borçlusu müvekkili, menfi tespit davası açma mecburiyetinde bırakan haksız ve kötüniyetli takip alacaklısı davalı bankanın talepleri ile birlikte takip konusu bedelin %20'sinden az olmayan bir tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davalı banka lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında takibe konu, 20/07/2015 keşide tarihli 31/03/2016 vade tarihli 100.000-TL bedelli ve 20/07/2015 keşide tarihli 30/04/2016 vade tarihli 100.000-TL bedelli senetten dolayı imza inkarı nedeniyle davacı tarafın davalı yana borçlu olmadığın tespiti istemine ilişkindir.İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkemece bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlarda icra takibine konu bonolardaki davacıya atfedilen imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davalı-alacaklı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu,imzaların senet tanzim tarihinden sonra imzalar ile yapıldığını ileri sürmüş ise de mahkemece bononun keşide tarihinden evvelki tarihleri taşıyan yeterli sayıda imza aslı toplanmadan bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilerek ,alınan ek rapor üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda atıf yapılan Yargıtay HGK kararında da işaret edildiği üzere; imza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. (Yargıtay HGK'nin 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararı)Davacı vekili katılma yoluyla, davalı banka hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de, senetler ciro yoluyla davalıya intikal etmiş olup, keşideciye atfen atılan imzanın sahteliği nedeniyle banka kötüniyetli kabil edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.İlk derece mahkemesince senetlerin keşide tarihinden evvel ki imzaların incelenmesi gerektiği vurgulanmış ise de; imza incelemesinde mukayeseye esas alınan belgelerin tamamı senedin keşide tarihinden sonraki 2016 ve devamı yıllara ait bulunmaktadır. Davacıdan senet keşide tarihinden evvel ki tarihleri taşıyan imzalarının nerede bulunduğu sorulmamış, bu yolda bir ara karar da verilmemiştir. Daha evvel ki tarihleri taşıyan imzalar dosyaya getirtildikten sonra bir kez de Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2023 tarih 2020/68 Esas - 2023/32 Tarihli kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"Karar davalı vekilinin istinafı nedeniyle kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden harç yatırmadığı anlaşılmakla bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı tarafından yatırılan 3.494,16‬-TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafTespit(KambiyoderececevapistanbulSenetlerindenMenfiKaynaklanan)numarasısebeplerimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim