Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/1041
2024/1014
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1041
KARAR NO: 2024/1014
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/05/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2022/947 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP VE DAVA: Davacı vekili ; müvekkilinin 23/01/2019 tarihinden bu yana şirket ortağı, davalının da şirket müdürü olduğunu, davalının şirket üzerinde muvazaalı işlemler yaparak şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini, müvekkilinin şirketten 2019 yılı sonuna kadar cüzi miktar para aldığını, sonrasında ise hiçbir zaman şirketin mali durumu hakkında bilgi edinemediğini, kar payı ve gelir giderlerin incelenmesini talep ettiğini ancak her defasında farklı gerekçe ve bahanelerle müvekkilinin inceleme yapmasının engellediğini, müvekkilinin şirket adına ödenmeyen Bağ-Kur ve Sigorta borçları olduğunu tespit etmesi üzerine Anvers Başkonsolosluğu vasıtasıyla 17/01/2022 tarihli azilname ile vekaletten azil ettiğini, müvekkilinin Elbistan ... Noterliğinden 17.11.2022 tarihli İhtar gönderdiğini ancak bilgi alamadığını, davalının müvekkilinin bilgisi olmadan şirket adına kredi çektiğini, şirkete ait arabayı sattığını, davalının mal varlığını arttırdığı, şirketin zarar ettiğini, belirterek davalının iyi niyet kurallarına aykırı davranışları, şirketin açıkça zarara uğratılması ve şirketin içini boşaltmaya yönelik şirketten mal kaçırılması, davalı hakkındaki şikayetler kapsamında şirket adına kayıtlı taşınır-taşınmaz tüm mallar ile iş yerinde mevcut malzeme ve araçlar hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına,şirketin yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesini, davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARARI: Mahkemece; mahkemenin 11/01/2023 tarihli ara kararında yapılan tespitler ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir yeni bir durum meydana gelmediği, davacının iddialarının yargılamaya muhtaç oluşu ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ :Davacı vekili; davalı şirket müdürünün iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışları, şirketin açıkça zarara uğratılması ve şirketin içini boşaltmaya yönelik şirketten mal kaçırılması, kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davalı müdür aleyhine başlatılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/129631 soruşturma dosyasında ve huzurdaki dosyada mevcut bilirkişi raporu da müvekkilin iddialarını doğrular biçimde olduğunu, mahkemenin verdiği kararın düzeltilerek, şirket adına kayıtlı taşınır-taşınmaz tüm mallar, banka hesapları ile iş yerinde mevcut malzeme ve araçlar hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı tarafından, Davalı şirkette ortak olan davacı tarafından pay sahibi ve şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği, davalının azli talep edilen davada yönetim yetkisinin kısıtlanarak şirketin tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir.TTK 625. ve 626. maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. TTK 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd. maddeleri uygulanmalıdır.6100 Sayılı HMK'nın 390 Maddesi "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; dava dilekçesindeki taleplere dayanak olarak davalı şirket müdürü hakkında davacı tarafın şikayeti nedeniyle yürütülen soruşturma bulunduğu ileri sürülmüştür. Ceza soruşturmasında ve eldeki davada alınan bilirkişi raporuna dayanılmış ise de ; ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine ilişkin ara kararı verilen son duruşmada bilirkişi incelemesi ara kararı verildiği ,bilirkişi raporu alınmadığı, daha evvel ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin verilen ara kararından sonra bir gelişme veya yeni durum mevcut olmadığı davanın şirket müdürünün azli davası olduğu gözetildiğinde,davacının iddialarına göre şirket müdürünün azlini gerektirecek derece de yükümlülüklerin ağır ihlali kabil edilebilecek somut bir vakıanın varlığı konusunda duraksamadan varacak bir delil değerlendirilmesi yapılamamaktadır. Davalının kötü yönetiminin varlığı ancak yapılacak tahkikat ile belirlenebilecektir. Bu aşamada haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir.Öte yandan; ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılmadığı, 25.04.2024 tarihli oturumda Davacı vekilinin; bu aşamada telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmemesi için" tedbir talebimizi yineliyoruz, şirkete kayyım atanması talebimiz mevcuttur "beyanı üzerine ihtiyati tedbir talebinin celse arasında incelenerek karara bağlanmasına karar verildiği ,şirketin ticari faaliyetini durdurabilecek şekilde tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi de yasal olmadığından haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararında ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09