Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/1053
2024/1012
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1053
KARAR NO: 2024/1012
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/04/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/281 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Davalı şirkete kayyım atanması talebinin reddine ilişkin verilen kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP : Davacı vekili; Davalı şirkette 30 Mart 2024 cumartesi günü yapılan genel kurul toplantısının İptalini, davalıya keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 20 Mart 2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarda belitilen gündem maddeleri ile genel kurul toplantısı yapılmasına ve genel kurul toplantısı yapılıncaya kadar şirket müdür ve hissedarı ... yetkilerinin kısıtlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, gerekirse kayyım atanması talep etmiştir.
ARA KARAR: Mahkemece; İhtiyati tedbire konu edilen şirketin genel kurulunun yapıldığı, yönetim organının mevcut olduğunu, şirketin organsız kalmadığı, dolayısıyla kayyım tayini talebinin yerinde olmadığını, dava konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerekip gerekmediğinin yapılacak yargılama ile tespit edilebileceğini, dava dilekçesi ekinde sunulan deliller itibariyle de iddiaların ispatı yönünde yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı sonucuna varıldığından davacının şirket müdürünün yetkilerinin ihtiyati tedbiren durdurulması talebinin ve şirkete kayyım tayin edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; davalı şirketin hakim ortak tarafından şirketin keyfi olarak yönetildiğini, keşide ettikleri ihtara rağmen, gündem maddesi olarak hiçbir talebin kabul edilmediğini, gündem olarak görüşülmesi gereken maddelerin bile gündeme konulmadığını, genel kurulda daha önce kendileri tarafından hazırlanmış olan bir tutanağın imzalanmasının istenildiği,müvekkilinin eşi vefat ettikten sonra, usulüne uygun bir şekilde başvuruda bulunulduğu , önce şirket ortağı olarak kabul edildikleri, bilahare kabul edilmediğine dair ihtarname keşide edilerek hisse değerinin ödeneceğinin beyan edildiğini, ancak bu güne kadar ödeme ve hisse değerinin tesbiti yapılmadığını, genel kurul yapmayan şirket aleyhine mahkemenin müdahalesi istense sonucun yine şirkete genel kurul yapması için Kayyım ataması yapılacağını, şirketin genel kurul yapmasına karar verilmesi halinde bunu uygulayacak olan kim ve bu karar hangi şekilde kabili tenfiz olacağını, bunların cevabı herkesin çok iyi bildiği gibi, mahkemece bir kayyım atanması sureti ile hukuka uygun bir genel kurulun yapılmasının sağlanması olduğunu, görülmekte olan davada kayyım atanması sureti ile genel kurulun yapılmasının sağlanması ve şirket işlerinde müvekkili ile çocuklarının zarara uğratılmasının engellenmesi için kayyım atanması gerektiğini, kararda yer alan doktrin görüşünün adeta bir kanun maddesi veya yargısal inançları birleştirme içtihadı gibi karara mesned alınması da usul ve hukuka uygun olmadığını, doktrinde bir konu ile alakalı lehe ve aleyhe birbirine zıt onlarca görüş bulunabileceğini, bilimsel yayınlardaki görüşler her ne kadar formel bir çalışma ile yapılmışsa da, sonuç itibarı ile kişisel bir görüşü de ifade ettiğini, yasa veya yargı içtihadı gibi karara tek mesned olarak alınması usul ve hukuka uygun olmadığını, bu sebeplerle müvekkili ile çocuklarının zarar görmesinin engellenmesi için, tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: 6100 sayılı TTK'nin 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın icrasının geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içerir. Anılan hükümde hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılır.HMK'nın 389 maddesi gereği,mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Davacı tarafça açılan dava; genel kurul kararının iptali davası olmasına karşın, ihtiyati tedbir talebi şirket müdürünün yönetim yetkisinin kısıtlanarak kayyım atanmasına ilişkindir. Genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; davacı ile diğer ortağın toplantıya katıldığı,ortaklar kurulunun şirketin tasfiyesi hususu gündemiyle toplandığı ve başkaca bir konunun görüşülmediği anlaşılmaktadır. Elde ki dava bir organ azli davası değildir.Genel kurul kararlarının iptali veya butlanı davalarında ancak alınan kararlarla ilgili kararlarının icrasının durdurulması yolunda ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İlk derece mahkemesince kanuna aykırı olarak her ne kadar şirket yöneticisinin görüşü alınmadan ihtiyati tedbir talebi karara bağlanmış ise de, ihtkiyati tedbir talebinin kararın icrasına ilişkin olmadığı,şirket müdürü seçimi de sözkonusu olmadığı, eldeki davanın niteliği itibariyle şirket yöneticisinin yetkileri hakkında bir ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gözetilerek eksiklik sonuca etkili bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle ; elde ki ortaklar kurulu kararının iptali davasında yönetici seçimine ilişkin bir kararda alınmadığı gözetilerek kayyım atanması talebine ilişkin ihtiyati tedbir kararı
verilemeyeceğinden istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09