Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/1110
2024/1010
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1110
KARAR NO: 2024/1010
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2023
NUMARASI: 2023/58 Esas - 2023/318 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, Müvekkili personeli olan ... tarafından davalının hesabına yılar içerisinde usulsüz işlemlerle 14.650-TL tutarında havale gerçekleştirildiği ve bu havaleler zimmete konu krediden ziyade davalının diğer gerçek kredilerine ilişkin geri ödemelerin fazlasıyla gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, davalıya ödenen tutarın bir hayli yüksek olduğunu, davalının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandığını beyanla Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyada yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali istenen geçerli bir icra dosyası bulunmadığını, davacının zimmetine haksız ve usulsüz olarak para geçirdiğini, bunu çalışan ... üzerinden yaptığını, ...'ın ifadesinde böyle bir usulsüzlük yaptığını kabul ettiğini, davalının mağdur olduğunu beyanla haksız davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/56 esas sayılı dosyasında davalının mağdur, davacı bankanın katılan, suç tarihinin 16.03.2016 tarihi olduğu, ceza dosyasında banka personelinin davalının bilgisi dışında hesabından kredi çektiği, davalının kendisinin de kredi kullanmak istediğinde personelin açığı kapatamadığı, diğer banka müşterileri hesabından kendi hesabına para aktarımı yaparak zimmetine para geçirdiği, davalı adına 26.09.2013 tarihinde kredi kullandırıldığı, başka kişi hesabına talimat düzenlendiği, talimatta yer alan imzanın davalı eli ürünü olmadığı, bu imzanın sahteliğinin iğfal kabiliyeti olduğunun belirtildiği, ceza dosyasında 05.11.2018 tarihinde karar verildiği, bu kararın İstanbul BAM 15. CD'nin 2020/740 esas 2021/1084 karar sayılı ilamıyla "her bir eylemin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespiti ile 5411 sayılı yasanın 160/2 maddesi uyarınca adli para cezası miktarının tayini" gerekçesi ile kararın kaldırıldığı, yargılamanın 2019/369 esas sayılı dosyada devam ettiği, davalı iş bu dosyada yargılanmadığından zamanaşımının uygulanmayacağı, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBKnın 82 maddesinde zamanaşımının öğrenme tarihinden başlayarak iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinin 07.06.2017 tarihinde 14.323,28-TL olarak açıldığı, icra dairesinin yetkisine itiraz üzerine Bakırköy ... İcra dairesi ... esasına 06.11.2017 tarihinde gittiği, icra dosyasında 2017 yılında işlem yapıldığı, zamanaşımının 2017 yılında kesildiği, iki yıl sürenin dolmasından sonra Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı takibin 07.04.2022 tarihinde başlatıldığı, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı davada zamanaşımının 2019 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, gerekçeli kararda bahsedilen icra takiplerinin huzurdaki davanın konusu olmadığını, davalının müvekkili banka ile arasındaki sözleşme ilişkisi gereği zamanaşımı süresinin her halükarda 10 yıl olduğunu, davalı ... müvekkil bankanın müşterisi olduğunu, yıllar içerisinde davalı hesabına 141.650-TL tutarında havale gerçekleştirildiğini ve bu havalelerle İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/208 esas sayılı davada; zimmete konu krediden ziyade müşterinin diğer gerçek kredilerine ilişkin geri ödemelerin yapıldığı, dolayısıyla,personelin diğer müşterilerin hesaplarından yaptığı zimmet eylemleri ile davalı ...’e fazladan 86,974-TL aktardığının belirlendiğini, davalının kendisine sehven ödenen 86.794-TL'yi iade etmekle yükümlü olduğunu, kusur şartı aranmadığını davalının müvekkili bankadaki hesabını ticari işleri için kulladığı da hesap hareketleri incelendiğinde durumun anlaşılacağını, hesabına gelen fazla ödemeleri takip etmeyerek basiretli bir tacir gibi davranmayarak harcadığını, yapılan tüm bildirimlere ve icra takibine rağmen de bu tarih itibari ile iade ödeme yapmadığını, eski personelin usulsüz işlemleri ile davalı ...'in kazancı arasında açıkça illiyet bağı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Konuya ilişkin olarak İstanbul 8. ACM'nin 2016/56 esas 2018/246 karar sayılı gerekçeli kararından davacı banka eski personeli ... zimmet suçundan yargılandığı davada; banka eski çalışanının eylemlerinin incelendiği, ... AŞ Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan 17/05/2016 gün ve ... sayılı tefriş kurulu raporu ile ,banka eski çalışanının ekonomik sıkıntıları nedeniyle ilk olarak eldeki dosya davalısının adına ancak davalının bilgisi dışında kredi kullandığı, ancak bu arada davalının da gerçekten kredi kullanmak istemesi üzerine diğer mudilerin hesaplarından para çekerek açığı kapatmaya çalıştığını ifade ettiği anlaşılmaktadır.Davacı banka tarafından, davalının banka hesabına eski çalışan tarafından fazla miktarda para yatırıldığı ileri sürülerek fazla yatırılan bu paranın iadesinin talep edilmektedir. Gerçekten, davalının hesabına diğer müşterilerinden para çekilerek fazla para yatırılmışsa bu bedellerin iadesinin istenebileceğinde tereddüt yoktur.Dosyaya sunulan belgelerden, davalının davacının ticari kredili müşterisi bulunduğu; davalının hesabının bu şekilde kullanıldığı, davalı müşteri ile davacı banka arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı adına, davacı banka ile olan mevduat sözleşmesine dayalı hesap açıldığı, uyuşmazlığında bu hesaba fazla yatırılan paradan doğduğuna göre uyuşmazlığa TBK'nin 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerekir. İlk derece mahkemesince, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK'nın 82.maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiği, icra takiplerinde yapılan son işlem tarihinden itibaren iki yıllık süre geçtiğinden davalının zamanaşımı defiinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, dava dışı banka personelinin eylemlerinin 17.05.2016 tarihli teftiş kurulu raporu ile açığa çıktığı, bankanın bu tarihten itibaren usulsüz işlemleri öğrendiğinin kabulü gerektiği, sanığın da ilk eylemlerin 2013 yılında başladığını ifade ettiği, davacı alacaklı bankanın sözleşmesel ilişki nedeniyle bu alacağını 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edilebileceği, 07/04/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, 10 yıllık süre dolmadığından zamanaşımını kesen veya durduran sebeplerin incelenmesine gerek duyulmadan zamanaşımı süresi içinde davanın açıldığının kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle, davalının zamanaşımı defiinin reddi ile davanın esasına girilip, ceza davasında yapılan tespitlerde dikkate alınarak, yapılacak tahkikat sonucunda toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmekle, kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/58 Esas - 2023/318 Karar sayılı 05/04/2023 tarihli kararının, HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09