İstanbul BAM 12. HD 2022/1866 E. 2023/655 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2022/1866
2023/655
2 Mayıs 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1866
KARAR NO: 2023/655
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/05/2022
NUMARASI: 2021/467 Esas 2022/270 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2023
Milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; dava dışı ... A.Ş.nin müvekkil şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı şirketin İspanya'ya ihraç ettiği konveyör bandı emtiaların İstanbul'dan İspanya'ya nakliye işi için davalının ... numaralı konteynerine yüklendiğini, söz konusu konteynerin de İstanbul Marport limanından ... “...” gemisine 12/11/2019 tarihinde yüklendiğini; söz konusu konteynerin 28/11/2019 tarihinde İspanya'daki alıcıya ulaştığını, teslimde sigortalıya ait emtiada borçlu şirketin taşıması sırasında meydana gelen hasarın tespit edildiğini, emtiada ekspertiz raporu ile belirlenen 12.135,99-TL maddi hasar tazminatının 21/02/2020'de müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, 6102 sayılı TTK nın1472 maddesi gereği müvekkilinin sigortalısının halefi durumuna geçerek kusurlu olanlara rücu talebinde bulunduğunu, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 12.135,99-TL asıl alacak olmak üzere 13.008,37-TL için ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, davalı tarafından yapılan haksız itiraz sonucunda takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili ; davacının aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, müvekkili şirketin, İsviçre Cenevre merkezli ... şirketinin Türkiye acentesi olduğunu, işbu taşıma sözleşmesinin bir tarafının ... olup müvekkilinin, işbu sözleşmede varış limanı acentesi olarak hareket ettiğini, müvekkilinin acenteliğini yaptığı taşıyan tarafından düzenlenen ve taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı sea waybill'in 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz hukuku olarak belirlendiğini; davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK m.1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını, iddia edilen hasarın dava dilekçesinde belirtildiği gibi istifleme ve sabitleme yetersizliğinden meydana gelmiş olup müvekkilinin zarardan hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Türk acentenin yük teslimat formu düzenlediğinden taşıyana izafeten dava yöneltilebileceği, bu suretle taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu taşımanın ... numaralı konişmento tahtında Marport Limanından Bilbao İspanya Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı MÖHUK'a göre belirleneceği, MÖHUK m.47'de, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği"nin düzenlendiği, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 10. maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Londra Mahkemelerinin yetkili olacağının belirtildiği, TTK'nın 1237. maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, davacının sigortalısının yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının gönderilen ve buna göre davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkili davalının acente olduğunu ve sözleşmelerin nispiliği uyarınca konişmentonun ancak taraflar bakımından bağlayıcı olması sebebiyle sözleşmeye göre üçüncü kişi konumunda olan davalı acentenin konişmentoya dayanarak yetki itirazında bulunamayacağını; yabancı tacirler hesabına acentelik yapanlar bakımından müvekkili adına Türkiye'de dava açılması halinde sözleşmedeki yetki şartının MÖHUK gereğince geçersiz olduğunu kaldı ki davalının Türk Kanunlarına göre kurulmuş ve merkezi Türkiye'de bulunan bir şirket olup kendisinin Türkiye'de daha iyi savunabilecekken uluslararası yetki itirazında bulunmasının Türk Medeni Kanununun 2. maddesi hükümleriyle bağdaşmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3298 Esas, 2020/2018 Karar sayılı ve 25/02/2020 tarihli ve 2015/5517 Esas, 2015/12591 Karar sayılı ve 25/11/2015 tarihli ilamlarında da bu hususun kabul edildiğini belirterek, hatalı olan kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, davacı tarafından TTK'nın 1472. maddesine göre açılan sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olup, MÖHUK’un tatbiki, bu çerçevede, taraflar arasında düzenlenen konişmentodaki yetki şartının MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK m.47/1 uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. Kanun koyucu MÖHUK m.54/1-b ile Türk mahkemelerinin milletlerarası münhasır yetkisine giren bir konuda yabancı mahkemece karar verilmesini tenfiz engeli olarak kabul etmiştir. TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acente, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir. Kanunda açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. Gerek kanunda yer alan düzenlemelerden, gerekse de kanun gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından düzenlenmiş 12/11/2019 tarihli konişmentoda, ...'nın logo ve adresinin bulunduğu; taşıyanın Mediterranean ...; gönderenin ... Tic. A.Ş.; konsinye gönderi alıcısının ve ihbar tarafının ...; yükleme limanının Marport, boşaltma limanının Bilbao, teslim yerinin Tafalla-İspanya; düzenleme tarihinin 12/11/2019, yerinin İstanbul olduğu, senedin taşıyan ... adına acente sıfatıyla ... tarafından imza edildiği görülmüştür. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki acentesi ... A.Ş. aracılığıyla yapılan taşıma sözleşmesine ilişkin olup, konişmentonun davalının acentesi tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava yerleşim yeri yurt dışında olan davalıya izafeten acenteye karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen denizyolu taşıma senedine konulan, uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersizdir. Bu nedenle mahkemece uyuşmazlığın görülmesinde yetkili olduğu gözetilmeksizin, eksik ve hatalı değerlendirme sonucu milletlerarası yetki sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/8089 Esas, 2022/3191 Karar sayılı ve 20/04/2022 tarihli ilamı) Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 Tarih 2021/467 Esas 2022/270 Karar sayılı hükmün HMK m.353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK m.353(1)-a uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:10:26