SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/870 E. 2023/1994 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/870

Karar No

2023/1994

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/870

KARAR NO: 2023/1994

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/03/2021

NUMARASI: 2019/271 Esas - 2021/231 Karar

DAVA: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; davalının sünger üretimi yapan bir firma olup müvekkilinden kimyevi madde satın aldığını, ancak tüm uyarılara rağmen ürünlerin bedelini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, ürün satışından önce davalının siparişleri nedeniyle karşılıklı imzalarla sipariş formları düzenlendiğini, ürünlerin sevk irsaliyeleri kesilerek ürünler ile birlikte davalıya teslim edildiğini, davalının faturalara bir itirazının bulunmadığını, yapılan ticaretin fatura, sevk irsaliyesi ve BA BS formlarıyla kayıt altına alındığını belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili;davacı tarafça iddia edilen alım satımın gerçek dışı olduğunu, davacıya göre dava konusu malların müvekkiline tek bir araç ile teslim edildiğini, ancak bu kadar malın tek bir araç ile teslim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının borçtan kurtulmak amacıyla malları teslim edilmiş gibi gösterdiğini, bu nedenle teslime ilişkin araç plakasının ve malların tesliminin gerçekleştiği tarihte ücretli yollardan geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, müvekkilinden kendisine teslim edilmeyen malların ücretini ödemesinin beklenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından dosyaya sunulan faturaların toplam 3.166.386,73-TL tutarında olduğu, ancak sevk irsaliyelerinin ibraz edilmediği, davalının ise ürünlerin teslimine ilişkin itirazı bulunduğu, salt fatura düzenlenmesinin, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan 28.03.2018 tarihli mutabakat mektubunda, davalının 2 adet faturadan (KDV hariç) 28.03.2018 tarihi itibarı ile 354.951,64-TL borçlu olarak göründüğü, işbu mutabakat mektubunda her iki yana ait imza ve kaşe bulunduğu, davalıya ait sunulan 2017 ve 2018 yılı BA formları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacıdan yapılan alımların 2017 yılına ait 7 adet belge ile 1.747.062-TL, 2018 yılına ait 5 adet belge ile 936.324-TL olmak üzere toplam 2.683.386-TL olarak beyan edildiği, işbu tutara %18 KDV ilave edilmesi halinde, fatura toplamının 3.166.386,73-TL tutara isabet ettiği, davalının bahse konu faturaları tebellüğ ederek beyan etmiş olduğu, ancak ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle defterlerine kaydedip etmediğinin tespit edilemediği, faturaların tebellüğ edilmesine karşın iade edildiğine dair de belge sunulmadığı, davacının ticari defterlerinde davalıdan 31.12.2018 tarihi itibarı ile 764.845,17-TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 694.845-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faizi uygulanmasına, alacağın %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili;taraflar arasında müvekkilinin alacaklı davacının borçlu olduğu icra dosyası bulunduğunu, davacı tarafça iddia edilen alım satımın gerçek dışı olduğunu, davacıya göre fatura ve irsaliyelerden görüleceği üzere satım konusu malların müvekkiline tek bir araç ile teslim edildiğini, ancak bu kadar malın tek bir araç ile tesliminin mümkün olmadığını, davacının borçtan kurtulmak amacıyla malları teslim edilmiş gibi gösterdiğini,teslime ilişkin araç plakasının ve teslim tarihinde ücretli yollardan geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, ancak mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını, davacının yevmiye defterinin kapanış onayının bulunmaması nedeniyle sahibi lehine delil olamayacağını, mutabakat mektuplarında bulunan imza ve kaşe müvekkiline ait olmadığından mutabakat mektubunu kabul etmediklerini, sadece BA formlarının ispat açısından yeterli olmadığını, bu nedenle fatura konusu malların tesliminin kanıtlanamadığını, bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda; davacı tarafından toplam 694.845-TL alacağın tahsili istemiyle davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davacının toplam tutarı 3.165.792,68-TL olan 12 adet satış faturasına dayandığı, dayanak faturaların davalıya tebliğ veya teslimine ilişkin bir kayıt sunulmadığı, yine davacı tarafça faturalar konusu malların davalıya teslimine ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi veya başkaca bir yazılı delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte, faturalar konusu malların teslim edilmediğini savunmakta olup, uyuşmazlık, faturalar konusu malların davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkindir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 764.845,17-TL alacaklı olduğu, usulüne uygun ihtara rağmen davalının ticari defter ibrazından kaçınması nedeniyle davalı şirketin ticari defterlerine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı belirlenmiştir. Ancak mahkemece getirtilen davalı şirkete ait BA formlarına göre, davalı tarafça 2017 yılında 7 belge ile KDV hariç toplam 1.747.062-TL ve 2018 yılında 5 adet belge ile KDV hariç 936.324-TL olmak üzere toplam 2.683.386-TL davacıdan mal alışının vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmaktadır. Beyan edilen mal alış toplamının KDV'li tutarı ise 3.166.395,48-TL'ye karşılık gelmektedir. Bu tutar ise 602,80-TL farkla davacının dayanak 12 adet fatura toplamına karşılık gelmekte olup, beyan edilen fatura toplamı da 12 adet olan davacının fatura sayısıyla uyumludur. Bu durumda her ne kadar faturalar konusu malların davalıya teslimine dair irsaliye gibi teslimi kanıtlayan bir belge sunulmamış olsa da, davalının, davacı tarafça düzenlenen faturalar miktarınca davacıdan mal aldığını vergi dairesine beyan etmiş olması karşısında, faturalar konusu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Davalı, teslim aldığı malların bedelini ödemekle yükümlü olup, davalı tarafça malların iade edildiği veya bedelin ödendiğine dair herhangi bir iddia ve delil de ileri sürülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan mahkemece gerekçe ve hükümde davanın kabulüne karar verildiği belirtildikten sonra, davalının takibe yönelik itirazının "kısmen iptaline" şeklinde hüküm kurulmuş ise de, fazlaya dair istemin reddine karar verilmediğine göre, söz konusu hatanın mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 47.464,86-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 11.866,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 35.598,64‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nedenleriistinafreddinedereceİptaliistanbulgerekçeesastanmahkemenumarasıkararıİtirazıncevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim