İstanbul BAM 12. HD 2023/2334 E. 2023/1936 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/2334
2023/1936
13 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2334
KARAR NO : 2023/1936
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2023 (Ara Karar)
NUMARASI : 2023/703 Esas
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/12/2023
İhtiyati tedbirin reddine ilişkin 13/10/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP VE DAVA :İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, TTK 447. maddesi gereğince anonim şirket genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti için eldeki davayı açmış olup, dava dilekçesinde şirketin tek yöneticisi olduğunu, davalıların, kendisinin yokluğunda olağan genel kurul toplantısı düzenleyip kararlar aldıklarını, söz konusu bu kararların Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edilmemiş olduğunu ve yine toplantıda kendisine ait %70 hisseden %40'ını devretmiş gibi karar alıp, iki farklı hazirun cetveli tanzim ettiklerini belirterek 02/10/2018 tarihinde ve 11/11/2019 tarihli Genel Kurul Kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitini, davalılar tarafından şirketin araçlarını, taşınmazlarının satılıp banka hesaplarının boşaltılmasını engelleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI : Mahkemece, davacı tarafça açılan genel kurul kararlarının butlanına karar verilmesi istemli davada ;davacı tarafından şirketin araçlarını, taşınmazlarının satılıp banka hesaplarının boşaltılmasına da engelleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesinin istenildiği, ticaret sicil kayıtlarında davacının hala tek yönetici bulunduğu, bunun dava dilekçesinde de açıkça bildirildiği, bu nedenle davalıların şirkete ait araç ve taşınmazları devretmelerinin, bankadan para çekmelerinin mümkün olmadığı, bunların ancak davacı yönetici tarafından yapılabileceği, aksine bir sahte belge hazırlanarak işlem yapılmasının ise ihtiyati tedbir konulsa da gerçekleştirilebileceği bu nedenle ihtiyati tedbirde sonuç olarak hukuki bir yararın bulunmadığı nazara alınarak talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı şirketin davacı dışındaki diğer ortakları tarafından sistematik olarak ve sahte imzalı belgelere dayalı olarak şirketin kurucusu ve asıl sahibi müvekkilinin şirketteki hisselerini hukuka aykırı olarak azaltılmaya çalışılarak tapuda mülkiyeti ... A.Ş.adına kayıtlı Göztepe/ Kadıköy’de bulunan tarihi Galip Paşa Köşkü’nün bir an önce elden çıkarıp paraya çevirmeye çalıştıklarını,bu hususun müvekkili tarafından köşkü satın almak ve görmek isteyen kişilerin Galip Paşa Köşkü’nü gezmek istediklerini bildirmeleri üzerine ortaya çıktığını ,diğer ortakların mülkiyeti davacının %70 hissedar olduğu şirkete ait taşınmazı emlakçı vasıtası ile ilana koyduklarını anladığını ,diğer ortakların şirket varlıklarını elden çıkartma girişimlerinin engellenmesi, telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması için şirket adına kayıtlı araçlara, taşınmazların tapu kayıtlarına ve banka hesaplarına ivedilikle tedbir konulması talebinde bulunulduğunu ,Davalı şirketin malvarlığına tedbir konulması halinde, sahte olsun veya olmasın hiç bir belge ile hukuken bir işlem yapılması mümkün olmayacağını ,müvekkili şirketin tek yetkilisi olmasına rağmen, şirketin diğer ortağı olan kız kardeşlerinin sahtecilik yaparak, şirket mal varlığına ciddi zararlar verebileceği ve telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceğinden endişe etmesi nedeniyle ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ileri sürerek ;şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Davacı TTK 447. maddesi gereğince anonim şirket genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti için eldeki davayı açmış olup, dava dilekçesinde şirketin tek yöneticisi olduğunu, davalıların, kendisinin yokluğunda olağan genel kurul toplantısı düzenleyip kararlar aldıklarını, söz konusu bu kararların Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edilmediğini ve yine toplantıda kendisine ait %70 hisseden %40'ını devretmiş gibi karar alıp, iki farklı hazirun cetveli tanzim ettiklerini belirterek 02/10/2018 tarihli ve 11/11/2019 tarihli Genel Kurul Kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti talep ettiği davada şirket malvarlığının davacı şirket ortağı dışındaki ortakların usulsüz işlem yapmalarının engellenmesi için ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.TK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Eldeki davanın konusu anonim şirket genel kurul kararlarının geçersizliğinin tespitine ilişkin olup, şirketin malvarlığı işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir. Davanın niteliği itibariyle ihtiyati tedbir konusundaki özel hüküm gereği verilebilecek ihtiyati tedbir kararı ancak kararların icrasının durdurulmasına yönelik olacaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak davanın konusunu teşkil eden hususlarda verilebilir. Şirketin malvarlığının korunması yolundaki ihtiyati tedbir talebinin işbu davanın konusu değildir.Öte yandan davacının davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmakla şirketin ivedi bir koruma ihtiyacı olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, somut bir tehlikenin varlığı zorunludur. Böyle bir tehlike olmadıkça ihtiyati tedbir kararı verilemez. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir koşulları bulunmadığından talebin reddine ilişkin ara kararda isabetsizlik olmadığından davacı ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38