İstanbul BAM 12. HD 2021/643 E. 2023/1923 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/643
2023/1923
7 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/643
KARAR NO: 2023/1923
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2020
NUMARASI: 2019/100 Esas - 2020/655 Karar
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin 2004 yılında müvekkili tarafından kurulduğunu, 20.000.000-TL sermaye ile faaliyette olan şirkette payların 20.000.000 adet hisseye bölündüğünü ve her pay 1-TL değerinde olmak üzere ... % 49,4, müvekkilinin % 49,42, ... % 0,2, diğer ortakların %1,2 pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 12.06.2019 tarihli Olağan Genel Kurulunu yaptığını, şirketi fiilen ... yönettiğini, ...ın fiili organ olarak hareket ettiğini, yönetim kurulu üyeleri ile bu ortağın menfaat ilişkisi içerisinde bulunduğunu, ... katılımı ile alınan kararların TTK m.436 nedeniyle geçersiz olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile ilgili 6 nolu kararın, TTK 395 ve 396.maddeleri çerçevesinde şirketle işlem ve rekabet izni verilmesine ilişkin 9 nolu kararın, eşit işlem ilkesine aykırı olarak yönetim kurulu üyelerine verilecek ücretlerin tespitine ilişkin 8 nolu kararın iptalinin veya butlanının gerektiğini, belirterek davalı şirketin 12.06.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 6.maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 9. maddesindeki şirketle rekabet yasağı ve işlem yasağının kaldırılması kararlarının iptaline, eşit işlem ilkesine aykırı alınan gündemin 8. maddesinin iptaline veya butlanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacının dava dilekçesindeki iddialarıyla kendisinin ve etkisi altında olduğu tartışmasız olan oğlu ... dışındaki hiç kimsenin oyununun geçerli olmadığını ileri sürdüğünü, davacının iddialarının tamamen hayal ürünü ve gerçek dışı iddialardan ibaret olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; iptal talebine konu toplantının 6 nolu maddesi ile ilgili yönetim kurulu üyelerinin hisse adet ve tutarları nazara alındığında, birbirleri için oy kullanmamaları durumunda dahi dava konusu genel kurulun 6. maddesiyle yapılan yönetim kurulu ibraları için gerekli olan nisap oluşacağından her halükarda ibranın gerçekleşeceği, dolayısıyla dava konusu olağan genel kurul toplantısının 6. maddesi kapsamında alınan ibra kararının gerekli nisapların sağlanmış olması nedeniyle iptalinin kabil olmadığı, iptal talebine konu toplantının 8 nolu maddesinde ise aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerine (...) ödenen ücretin konu edildiği, TTK'nın 394. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceğinin hüküm altına alındığı, TTK'nın 357. maddesinin hükmünün ise pay sahiplerine eşit şartlar altında eşit muamele edilmesine konu edildiği, dolayısıyla emeklerini ortaya koyarak şirket yönetiminde aktif rol alan pay sahiplerinine ücret ödenmesine karar verilmesi yönündeki kararın eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil etmediği, iptal talebine konu toplantının 9. maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde izin verilmesine karar kılındığı, davacının ise söz konusu maddenin TTK'nın 395, 396 ve 436. maddelerine aykırı olduğu yönündeki gerekçelerle iptalini talep ettiği, yönetim kurulu üyelerinin kendi menfaatlerini takip etmeleri tehlikesi bulunduğu için şirketle işlem yapmanın kanun koyucu tarafından yasaklandığı, bu kapsamda yönetim kurulu üyesinin şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, ancak bu yasağın mutlak mahiyet taşımadığı ve yönetim kurulu üyelerinin genel kuruldan izin almak kaydı ile şirket ile kendisi veya başkası adına işlem yapmasının mümkün olduğu, yönetim kurulu üyelerinin şirket ile rekabet oluşturabilecek faaliyetlerde bulunmasının genel kurul tarafından izin verileceği, bu sebeple yönetim kurulu üyelerine genel kurul tarafından verilen izin ve icazetlerin TTK'nın 436/1 maddesi kapsamındaki yasağa dahil kabul edilmesi gerektiği, iptal talebine konu 9. Madde ile alınan kararın gerekli oy nisapları sağlanarak alınmış olduğu, alınan kararın şirketle işlem yapma ve rekabet yasağı kapsamında TTK'nın 446/1 maddesinde yer alan etki kuralı da dikkate alındığında iptali kabil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; davalı şirketin esas itibariyle paylarının iki büyük ortak arasında bölündüğünü, %50, %50 paya sahip olarak kurulan ancak 6762 sayılı TTK’nın beş ortak şartını getirmek için payların diğer küçük ortaklara verildiğini ve bu küçük ortakların diğer büyük ortaklardan birisi ile ona sağladıkları şirket danışmanı sıfatı ve verdikleri danışmanlık ücreti karşılığı yönetimin bu grubun eline geçtiğini, küçük paylara sahip 3 ortağın, diğer hakim ortak ...'ın oyları ile yönetim kuruluna seçildiklerini, ibra edildiklerini ve şirketle işlem yapma ve rekabet etme yasağından kurtulduklarını, yönetim kurulunun aldığı kararla hakim ortak ...’a yüksek bir maaşla danışmanlık ve şirkette yöneticilik yetkisi verildiğini, şirketi fiilen ...'ın yönettiğini, yönetim kurulu üyeleri ile bu ortağın menfaat ilişkisi içerisinde bulunduğunu, davalı şirkette pay sahibi ...’ın bu şekilde perde ardında kalmasının tek sebebinin, genel kurul toplantılarında ibra veya TTK 436/2 maddesi kapsamında oy kullanımından yoksun kalmayıp, şirketin istediği şekilde faaliyetine devam etmesini sağlamak olduğunu, ...'ın fiili organ kriterlerini sağladığını, yönetim kurulu başkanı gibi davrandığını ve şirketi yönettiğini, üçüncü kişilerde organ konumunda bulunduğu hususunda güven ve kanaat uyandırdığını, mahkemece bu hususların dikkate alınmış olması halinde ...'ın yasaklı olduğu oylamalara katılamayacağından genel kurul kararının iptaline karar vermesi gerektiğini, ...'ın 436/2 gereği oylamaya katılması mümkün olmadığından alınan kararların geçersiz olduğunu, ibra oylamasına katılamayacağını, ibra oylamasındaki oy yasağını sadece yönetim kurulu üyeleri için değil ayrıca şirketin imza yetkisine haiz yöneticileri için de özgülendiğini, mahkemenin toplantıda alınan 8 nolu karara ilişkin verdiği red kararının da hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ilişkili bağlı ve tedarikçi şirketlerde de ücret, huzur hakkı, kârpayı, araç, tatil, sağlık, ikramiye, harcırah vb.nakdi ve ayni hak ve menfaatlere sahip olmaları nedeniyle büyük adaletsizlik oluştuğunu, yönetim kurulu üyeleri ile yönetim dışındaki % 0,4 pay sahibi ortağın, bunlardan mahrum olmak istemeyeceğini, buna muktedir büyük ortakla “menfaat birlikteliği” tesis edeceklerini, ...'ın yönetim kurulu kararıyla şirkete danışman yapıldığını, mahkemenin “Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirketle İşlem Yapma, Rekabet Yasağı” başlıklı gündemin 9. Maddesinin iptaline ilişkin verdiği red kararının hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin, hâkim ortak ve davalı şirkette yönetici ...'ın oyuyla yönetim kuruluna üye seçilip ibra edildiklerini, şirketle işlem yapma ve rekabet etme yasağından kurtulduklarını, yönetim kurulunun ise aldığı kararda ...’a çeşitli menfaatler sağladığını,yönetim kurulu dışındaki ortak ...'ın, danışman sıfatı ile, şirketin tüm müşteri ve tedarikçileri ile yapılan toplantılara katıldığını, şirket bilgi ve belgelerine hem online hem de fiilen ulaşabildiğini, şirketi geniş anlamda temsil etme, en üst düzeyde karar verme hak ve yetkisini kullandığını, ...'ın, sahip olduğu bu yüksek orandaki pay sahipliği neticesinde yönetim kurulunun seçiminde önemli rol oynadığını, karşılığında ise adeta yönetim kurulu başkanı olarak hareket ederek şirketi yönettiğini, ...’ın fiili organ gibi davranması ve yönetim kurulu yetkilerini fiilen kullanması nedeniyle gerek ibralarda, gerek TTK. m.395 ve 396 ile ilgili izinlerde oy kullanmasının hem hukuka, hem de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı şirketin davalı şirketin 12/06/2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurulunun 6 no'lu yönetim kurulunun ibrası, 8 no'lu yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi, 9 no'lu yönetim kurulu üyelerine TTK m.395 ve 396 uyarınca şirketle işlem ve rekabet izni verilmesi kararlarının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.nun 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Aynı yasanın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için, toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Dava tarihi 12/09/2019 olup, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 12/06/2019'dan itibaren 3 aylık süresi içinde dava açıldığı, davacının genel kurul toplantısında iptali talep edilen kararlarla ilgili olumsuz oy kullanarak muhalefetini tutanağa geçirttiği, dolayısıyla davanın açılabilmesi için ön koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Bu nedenle iptal isteyen ortağın bu tür kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi yazdırmasına da gerek yoktur.Somut olayda; genel kurul toplantısının ... (9.880.000), ... (9.839.737), ... (80.000), ... (80.000), ... (40.263), ... (40.000) ve ... (40.000) katılımı ile gerçekleşmiş olup; davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olan ortaklar ..., ... kendi ibralarında oy kullanmamış iseler de kanuna aykırı olarak bir diğer yönetim kurulu üyesinin ibrasında oy kullanmışlardır. Toplantıda; ... ile ilgili oylamada 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.040.000 kabul, ... ile ilgili oylamada 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.080.000 kabul, ... ile ilgili oylamada 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.080.000 kabul oyu ile ibra kararı alındığı anlaşılmaktadır. Ancak yönetim kurulu üyeleri ... ve ... toplam 160.000 adet hisseye sahip oldukları dikkate alındığında birbirleri için oy kullanmamaları durumunda da ibra için gerekli olan nisaba ulaşıldığı (9.880.000 ret oyuna karşılık 9.960.000 kabul oyu ile), bu yönüyle iptal talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili yönetim kurulu üyeleri ...'nun hakim ortak ... oylarıyla seçildiğini, hakim ortak ... fiili organ olduğunu, bu nedenle oylamalara katılamayacağını ileri sürmekte ise de yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oyun ibra oylamasına teşmil edilmesi mümkün değildir. Bunun dışında TTK m.436/2'de ibra oylamasındaki oy yasağı yönetim kurulu üyeleri ile şirketin imza yetkilisi yöneticilerine özgülenmiştir. Davalı şirketin hakim ortağı .... şirkette imza yetkilisi yöneticisi olduğuna dair bir karar bulunmadığı gibi şirketteki temsil görevi 28/06/2011 tarihinde sona ermiştir. Bu durumda oydan yasaklılık hali bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İptali talep edilen gündemin 8 no'lu maddesi ile yönetim kurulu üyelerinden ...'na Mart 2019 döneminden başlamak üzere yıllık 144.000-TL huzur hakkı ödenmesine karar verilmiştir. TTK'nın 394. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. TTK'nın 357. maddesinde ise pay sahiplerinin eşit şartlar altında eşit işleme tabi tutulacakları düzenlenmiştir. Emeklerini ortaya koyarak şirket yönetiminde aktif rol alan pay sahiplerinine ücret ödenmesine karar verilmesi yönündeki kararın eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil etmediği, iptali talep edilen hükümle yönetim kurulunda görev almayan diğer ortaklarla ilgili herhangi bir huzur hakkı kararı alınmadığı, ücretin miktarına yönelik bir itiraz nedeni de ileri sürülmediği dikkate alındığında davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. İptali talep edilen gündemin 9 no'lu maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK .395 ve 396. maddeleri uyarınca şirketle işlem ve rekabet izni 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.120.000 kabul oyla oyçokluğu ile verilmiştir. Yönetim kurulu üyesi olan paydaşlar ... genel kurul tarafından TTK m.395 ve 396 uyarınca verilen izin ve icazetler yönünden TTK m.436/1 hükmü gereğince oy yasağına tabidir. Yönetim kurulu üyesi olan paydaşlar ... TTK'nın 436/1. maddesine aykırı olarak oylamaya katılmış ise de ... 80.000 adet, ... 40.000 adet ve ... 40.000 adet paya sahip olduğu dikkate alındığında yönetim kurulu üyesi olan ortakların oylarının dışlandığında dahi izin için gerekli nisaba ulaşılmıştır. Davacı vekili yönetim kurulu üyeleri ... hakim ortak ... oylarıyla seçildiğini, hakim ortak ... fiili organ olduğunu, bu nedenle oylamalara katılamayacağını ileri sürmekte ise de yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oyun diğer oylamalara da teşmil edilmesi mümkün değildir. Kararın iptali için başkaca somut bir gerekçe de ileri sürülmediğine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38