İstanbul BAM 12. HD 2023/1900 E. 2023/1890 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/1900
2023/1890
6 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1900
KARAR NO: 2023/1890
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2020
NUMARASI: 2018/64 2020/543
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD. tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında 26/11/2010 tarihli "..." münhasır Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı bayinin o dönem hissedarları olan davalıların 27/05/2011 tarihli kefaletnameyi imzaladıklarını, davalıların anılan kefaletnameden dolayı 100.000-TL' ye kadar müteselsil kefil olduklarını, bu kefaletname ile çek ve senetlerden veya diğer bir alacağın herhangi birinin ödenmemesi halinde vadesi gelmemiş diğer borçların da muaccel olacağının kabul edildiği, dava dışı bayinin müvekkili şirketin alacaklı olduğu bonoları vadesinde ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhinde icra takibi açıldığını, davalıların başta yetkiye, asıl borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, davalıların itirazlarının haksız olduğunu, bu nedenlerle davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaya yaptığı itirazların iptaline, davalıların inkar olunan alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1- Davalılar ... ve ... vekili; 2011 yılında verilen kefaletin müvekkillerinin şirket ortaklıklarının devam ettiği dönemi kapsaması gerektiği, 2014 yılında ortaklıktan ayrıldıkları, süresiz olarak bir kişinin bir hukuki ilişkiye kefil olmasının düşünülemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı ... vekili; hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili ile asıl borçlu şirketin ilişkisi bittikten sonra, asıl borçlu ile başkaca sözleşmelerin imzaladığını, ticari ilişkisini devam ettirdiğini,davacı şirketin gerçek ticari ilişkide bulunduğu şirket ortakları ile yeni sözleşmeler yaptığını ve teminatlar aldığını, müvekkilinin şirketle bir bağlantısı kalmamasına rağmen müvekkilinin kefaletinin devam ettirilerek sorumluluğuna gidilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, asıl borçlu şirketin cari hesaptan doğan borçlarını davacı alacaklı şirkete ödeyemediği, davalıların asıl borçlu şirket için 100.000-TL'ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, bu yüzden asıl borçlu şirket gibi 100.000-TL'ye kadar borçtan hukuken sorumlu oldukları, davacının müteselsil kefil olan davalıları tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrıca takip hakkının bulunduğu, şirket ortaklığından ayrılmanın kefalet sorumluluğunu kendiliğinden sona erdiren sebep olmadığını, davalı müteselsil kefillerin alacaklı davacı şirkete karşı kefalet tutarı kadar borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne ve takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davalılar aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, müvekkilinin 2011 yılında ortak olduğu ancak 2013 yılında ortaklıktan ayrıldığı,davacının asıl borçlu şirket için verilen kefaletnameye dayandığını, davacı şirketin alacağını müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından sonra aldığı rehinlerle teminat altına almasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkiline başvurduğunu, müvekkilinden alınan kefalette ortaklıktan ayrılmasına rağmen tüm borçlardan sorumluluk şeklinde olduğundan geçersiz olduğunu, uyuşmazlıkla birebir bağlantılı olan İstanbul 11.ATM'nin 2018/62 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinin değerlendirilmediğini, delillerinin toplanmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ: Dairemizce verilen 2021/824 Esas, 2021/760 Karar sayılı 25.05.2021 tarihli karar ile; "Her ne kadar davalı taraf, asıl borçlu şirketin ortaklıktan ayrıldığını borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; kefil olan ortak, ortaklıktan ayrılsa bile, onun ortak olduğu zamanda yüklendiği kefaletlerden dolayı sorumluluğu aynı şekilde devam edecektir. Kefaletin sona erme sebepleri arasında ortağın ortaklıktan ayrılma, kefaleti sona erdiren bir neden olarak düzenlenmemiştir. Dolayısıyla ortak ortaklıktan ayrılsa, böylelikle kefil olmasına neden olan temel sebep ortadan kalksa bile, yine de ortak olduğu zamanki kefaletlerinden sorumlu olmaya devam edecektir. Davalı ... vekilinin birleştirme talebi üzerine karar oturumunda İstanbul 11. ATM'nin 2018/62 Esas sayılı dosyası incelenmiş, dosyanın ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, gerekli görülmediğinden, birleştirme talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilinin birleştirme talebinin incelenmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, Davaya konu icra takibi İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası olup, takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde asıl borçlu hakkında devam eden icra takip dosyalarının numaraları bildirilerek tahsilde tekerrür etmeme kaydı konulmadığı anlaşılmaktadır. Anlatılanlara göre; davalı ... vekilinin kefaletinin son bulduğu, şirketin borcundan sorumlu tutulamayacağı, delillerin toplanmadığı, birleştirme talebinin incelenmediğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, icra dosyasında tahsilde tekerrür etmeme koşulu yazılmadığı ve ilk derece mahkemesince bu kayıt konulmuş ise de dosya numaraları yazılmadığından bu hata /eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek itirazın iptaline ve %20 oranda icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin kararı temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2021/6101 Esas, 2023/817 Karar sayılı 13.02.2023 tarihli kararı ile "Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 08.12.2022 tarihli dilekçede, davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya borcunun, davalı ... tarafından ödendiğini ve icra dosyasının 08.12.2022 tarihinde kapatıldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını beyan ettiği, davacı vekili tarafından sunulan dilekçe değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına" karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, icra dosyasının incelenmesinde davacı vekili tarafından 100.000-TL alacak ve 15.000-TL vekalet ücretinin ... tarafından ödendiği, tahsil harcının ... tarafından ödeneceği bildirilerek dosyanın işlemden kaldırılması talep edilmesi üzerine icra dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle ;Davacı vekili tarafından borcun haricen ödendiğinin icra dosyasına bildirilmesi ile icra dosyasının işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına talep edilmediğinden davacı yararına icra inkar tazminatı ve yargı gideri ile vekalet ücreti hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/64 Esas - 2020/543 Karar sayılı ve 18/11/2020 tarihli kararın, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, Talep edilmediğinden davacı yararına icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 269,85-TL karar harcının, davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 1.207,75-TL, harçtan mahsubu ile fazla olan 937,90-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, Davacı ve davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, Talep edilmediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı ... tarafından yatırılan 1.707,75-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine Davacı ve davalı ... tarafından yapılan istinaf ve temyiz aşamasında yapılan giderlerin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54