İstanbul BAM 12. HD 2023/2006 E. 2023/1563 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/2006
2023/1563
18 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2006
KARAR NO: 2023/1563
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/440 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP: İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbirin reddine ilişkin 22/06/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, şirketin diğer ortakları ... ve ...'nın ayrı ayrı %25 paya olduğunu,sicil kayıtlarına göre ...'in şirketi temsil ve ilzam ettiğini, şirketin işleyişiyle ilgili diğer ortak ...'den bilgi alınamadığını, şirket bilanço ve kayıtlarının müvekkili şirkete gösterilmediğini, defalarca konuyla ilgili yazılı ihtar çekildiğini ancak hala kayıtların gizlendiğini, müvekkili şirket sahiplerinin davalı şirkete alınmadığını, davalı şirket çalışanlarının müvekkili şirket ortakları hakkında kışkırtılarak sözlü ve fiili saldırılar yapılmasına sebebiyet verdiğini, bu konuyla ilgili asliye ceza mahkemesinde dava açıldığını, ilgili kişi hakkında maddi manevi tazminat davası açıldığını, davalı şirket ortağı ...'in aleyhe iftira ve yalancı şahitlik niteliğinde ifadeler verdiğini, ilgili dosyaların mahkemece celbini talep ettiklerini, ortaklar arasında ve şirket arasında husumeti ve adli süreci gösterir kayıtların celbini talep ettiklerini, ...'in davalı şirket kasasından maaş adı altında yetkisiz şekilde kendine ödeme yaptığını, şirketin içi boşaltılarak adresinin değiştirildiğini, gerek muhasebeci gerek şirket yetkilisine ihtar çekilmesine rağmen sonuç alınamadığını, şirket yöneticisinin kendi menfaatine fon oluşturmak ve müvekkilini zararlandırmak amacıyla hem müvekkili şirkete hem de yetkililerine usulsüz icra takibi ve davalar açtığını, şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkili şirketin diğer ortağa ulaşamadığını, ileri sürerek teminatsız olarak yargılama kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar şirket yöneticisi ...'nın şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, davalı şirket yöneticisinin şirkete zarar verdiğine ilişkin somut bir delil dosya kapsamına sunulmadığı, bu aşamada davacı tarafça haklı sebebin mevcudiyetinin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanamadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin şirkete bağımsız kayyum atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, verilen kararın hem usul hem esas yönünden hatalı olduğunu,mahkemece şirket ortakları ile şirketler arasında husumeti ve adli süreci gösterir kayıtların celbi talep edildiğini, mahkemece ilgili adli kayıtların tensip zaptı ile toplama kararı aldığını ancak toplanmadan tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, şirket yöneticisinin müvekkilini zararlandırmak amacıyla hem müvekkili şirkete hem de yetkililerine usulsüz icra takibi ve davalar açtığını, TTK m.638/2 hükmü gereğince ilk derece mahkemesince %50 hissedar olan müvekkilinin dava sonuna kadar durumunun teminat altına alınması için gerekli önlemler alınması gerekirken hukuki yanılgı ile bu yöndeki taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek; kararın kaldırılmasını,şirket yöneticisi ... ...'nın şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyum atanmasına, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; Limited şirkette pay sahibi davacının diğer ortak ile olan uyuşmazlıklar nedeniyle şirketin haklı sebeble feshi- ortaklıktan çıkma talebine ilişkindir. Davacı vekili davalı şirket müdürünün temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasını talep etmiştir. TTK 638/2-son cümle maddesinde ortağın çıkma davası açması durumunda mahkemenin ortağın durumunun teminat altına alınması için gereken önlemlere karar verileceği düzenlenmiştir. TTK 638(2) bir ortağın ayrılmasıyla ilgili davada hukuken kesinleşmiş karara kadar, ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayii olmamasını amaçlamaktadır. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. İhtiyati tedbirlerde ise yaklaşık ispatın yeterli olacağı HMK 390/3 maddesinde düzenlenmiştir. Özel hukuk alanında kar elde etme gayesiyle kurulan kötü yönetildiği iddia olunan şirketlerin -istisnalar saklı kalmak kaydıyla - kayyım atanmak suretiyle yönetilmesi ve ticari faaliyetine devam etmesi mümkün değildir. Bu bağlamda tüzel kişiler için kayyım atanmasını sağlayacak yegane yol organ boşluğu- eksikliği yahut belli bir işle sınırlı olmak üzere (örneğin şirketi genel kurula götürmek gibi) kayyım atanması olup, şirket ortakları arasındaki geçimsizlik şirkete yönetim kayyımı atanmasına gerekçe yapılamaz. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması, davacının iddiaları yanında davalının savunmasının da gözönünde bulundurulması gerekir.Somut olayda; dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati tedbir talep edilmiş olup, davalı şirketin haklı sebeble fesih koşullarının mevcut olup olmadığı, sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili delilleri toplanmadan ihtiyati tedbir talebinin red edildiğini ileri sürmüş ise de; ihtiyati tedbir talebinde bulunulur iken talebin dayanakları ihtiyati tedbir isteyen tarafça sunulmalıdır .Davacı vekilinin, şirket yöneticisinin temsil ve ilzam yetkilerinin tedbiren kısıtlanması talebinin, haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin ara kararda ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15