SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 1. HD 2024/1518 E. 2024/1411 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1518

Karar No

2024/1411

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

1. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1518

KARAR NO: 2024/1411

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI: 2024/62 D.İş - 2024/62 Karar

KARAR TARİHİ: 28/02/2024

TALEP: İhtiyati Haciz

TALEP TARİHİ: 26/02/2024

KARAR TARİHİ: 12/06/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm karşı taraf vekilince yasal süre içerisinde istinaf edilmiş olmakla Dairemizce HMK'nın 353. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2023/3157 Esas, 2024/227 Karar sayılı ilamı ile 1.700.000 TL maddi tazminat, 208.000 TL ilam vekalet ücreti, 29.031,75 TL harç ve 2.918,75 TL yargılama giderinin davalı/borçlu ... Sigorta Otom. Tic. A.Ş. tarafından müvekkili şirkete ödenmesine karar verildiğini, Ticaret Sicil Gazetesi ve İTO kayıtlarından da görüleceği üzere, 2002 yılında kurulmuş, gayrimenkul ve otomotiv alım satımı ile uğraşan borçlu şirketin sermayesinin yalnızca 250.000,00 TL olduğunu, bu açıdan borçlu şirketin, borçtan kurtulma amacıyla kaçma ihtimali bulunduğunu, borçlunun aleyhine yapılan icra takibinden haberdar olması halinde kaçma ve mallarını kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek ‭1.939.950,5‬0 TL alacak için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 28/02/2024 tarihli karar ile; "Talep ihtiyati hacze ilişkin olup, İİK'nun 258.maddesi gereğince talebin niteliği itibariyle duruşma açılmasına gerek görülmeyerek yapılan inceleme neticesinde; talepte bulunan alacaklının, aleyhine ihtiyati haciz talep olunanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2023/3157 Esas, 2024/227 Karar sayılı ilamından dolayı alacaklı bulunmasına rağmen aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin ödemede bulunmadığı ve alacağın rehinle temin olunmadığı, alacaklının, elindeki ilama dayanarak ilamlı ihtiyati haciz talep edebilmesi için için hükmün kesinleşmiş olmasının şart olmadığı, hüküm kesinleşmeden de alacaklının ilama dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği, esasa ilişkin bölümü ile yargılama giderleri bir bütün olan ilamdan kaynaklı ihtiyati haciz talebinin, bu haliyle İİK'nun 257/1 maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmakla talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ilama dayalı talep olması sebebiyle İİK 259/2 maddesi gereği teminatsız olarak karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle "1-Talebin İ.İ.K'nun 257. maddesi gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla talebin İİK'nun 34.maddesi dikkate alınarak KABULÜ ile alacaklının ‭1.939.950,5‬0-TL alacağının ifasının temini için borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarının borca yeter miktarının İ.İ.K’nunda belirtilen muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin REDDİNE, 2-İİK'nın 259/2 maddesi gereğince teminatsız olarak kararın yerine getirilmesi için karar suretinin İİK 261/2 maddesi uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresindeki İcra Müdürlüklerinin gönderilmek üzere alacaklıya(vekiline) tevdine, 3-İİK'nun 261/1 maddesi uyarınca iş bu kararın 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde ise kendiliğinden kalkmış sayılmasına, " karar verilmiştir. İşbu karara karşı taraf vekilinin itirazı üzerine duruşmalı yapılan değerlendirme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 21/03/2024 tarihli ek kararı ile; " tüm dosya kapsamına göre; talepte bulunan alacaklının, aleyhine ihtiyati haciz talep olunanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2023/3157 Esas, 2024/227 Karar sayılı ilamından dolayı alacaklı bulunmasına rağmen aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin ödemede bulunmadığı ve alacağın rehinle temin olunmadığı, alacaklının, elindeki ilama dayanarak ilamlı ihtiyati haciz talep edebilmesi için için hükmün kesinleşmiş olmasının şart olmadığı, kararın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, hüküm kesinleşmeden de alacaklının ilama dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği, esasa ilişkin bölümü ile yargılama giderleri bir bütün olan ilamdan kaynaklı ihtiyati haciz talebinine ilişkin mahkememizce verilen 28/02/2024 gün ve 2024/62 D.iş 2024/62 D.iş karar sayılı kararının yasaya uygun olduğu, İİK'nun 257. maddesinde belirtilen yasal koşulların oluştuğu, ...nun 265/1-2 maddesinde itiraza konu edilebilecek hususların sayıldığı, borçlu vekilinin itiraz gerekçelerinin bu madde kapsamında yer alan itirazlar mahiyetinde olmadığı" gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece, 28.02.2024 tarihli karar ile davacının talebi doğrultusunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2023/3157 Esas ve 2024/227 Karar sayılı kararına istinaden müvekkili firma aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini ve kararın Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile ihtiyati hacze konu edildiğini, karara karşı yaptıkları itirazın mahkemece reddolunduğunu; öncelikle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talebe konu dayanak belgenin/kararın haciz talebi için yasanın öngördüğü usul ve esaslara uygun bir belge/karar olması ve vadesi gelmiş bir borcun varlığının gerektiğini, talep dayanağı kararın; Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2016/717 Esas sayı ile terditli şekilde açılan ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi' nin 2023/3157 E. Sayılı 2024/227 K. Sayısı ile karar verilen tapu iptali ve tescili veya hisse bedelinin tahsiline ilişkin ilamı olduğunu; dolayısıyla kararın kesinleşmeden icraya konu edilmeyeceğini; geçici hukuki koruma olarak öngörülen ihtiyati haczin İİK'nın 257. Maddesinde belirlendiği üzere şartlarının mevcut olmadığını; henüz vadesi gelmiş borçtan söz edilemeyeceğini; müvekkili şirketin sabit adresi olup mallarını gizleme çabası içerisinde olmadığını, yaklaşık kırk yıldır aynı ticari alanda faaliyet gösterdiğini, hali hazırda 4 aracı ile 750.000 TL nakdinin ihtiyaten haczedildiği dikkate alındığında İİK'nın 257/2.maddesi koşullarının bulunmadığını; ölçüsüz ve orantısız, hatalı kanaat ile verilen karar sonucu müvekkilinin ticari faaliyetinin ortadan kaldırıldığını; taşınmazın aynına veya yine bu hakka dayanan bedel iadesi kararları kesinleşmedikçe takibe veya tahsile konu edilemeyeceğini; HMK’ nın 367. maddesinin ikinci fıkrasının gözetilmesi gerektiğini; kararın temyiz yolu açık olarak verildiğini, her iki tarafça temyiz edildiğini; dolayısıyla taşınmazın aynına dayanılarak davacı lehine hükmedilen terditli talep olan tazminat/alacak bedelinin yasanın ön gördüğü şekliyle vadesi gelmeden, diğer bir deyişle bu karar kesinleşmeden ilamın esası infaz edilemeyeceğine göre, eklentilerinin de tahsil talebine konu olmasının ancak kesinleşmesine bağlı olduğunu; mahkeme kararına dayanılarak davacı tarafça Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında öncelikle ihtiyati haciz işleminin gerçekleştirildiğini ve aynı dosya üzerinden esasa geçildiğini, bunun üzerine yapılan şikayet başvurusunda Bakırköy 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/129 Esas sayılı dosyasında 08.03.2024 tarihli gerekçeli karar uyarınca mahkemece "kesinleşme" işlemi dikkate alınarak icra takibinin iptaline karar verildiğini, bu durumda ihtiyati haciz kararının hukuki menfaat yokluğu nedeniyle artık icra edilebilirliğinden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararının özellikle icra imkanının kalmaması sebebiyle dahi kaldırılması gerekirken mahkemece devamı yönünde verilen kararın yasal dayanağı bulunmadığından usul ve yasaya aykırı olan bu kararın kaldırılması gerektiğini; diğer taraftan davanın ticari dava niteliğinde olmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin yetki hususunu değerlendirmesi gerektiğini, zira müvekkilinin faaliyet adresinin Esenyurt ilçesi sınırlarında kaldığını ileri sürerek itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, müvekkilinin ticari faaliyetlerinin engellenmesi sebebiyle alacağın en az %20 'si oranından aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Talep; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2023/3157 Esas, 2024/227 Karar sayılı ilamı ile ile ilgili ihtiyati haciz isteğine ilişkindir. Anılan ilamdan; davanın, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkin olduğu; davacı taraf dava dışı ...'in borcuna karşılık iki adet taşınmazını davalı şirkete temlik ettiğini, taşınmazlarla ilgili kredi borcunu kendisinin ödediğini, devirle ilgili kendilerine ödenen bir bedel bulunmadığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat istekli işbu davayı açmış ise de taşınmazın dava tarihi olan 21/11/2016 tarihinden önce 25/05/2016 tarihinde davalı şirket tarafından ... isimli kişiye satılmış olduğu, davacı taraf tapu kayıt maliki ...'i davaya dahil etmiş ise de dahili dava yoluyla bir kimseye taraf sıfatı kazandırılmasına yasal olanak bulunmadığı, HMK'nın 124. Madde koşullarının da bulunmadığı, bu durumda davalı şirketin dava tarihi itibarıyla tapu kayıt maliki olmadığından davacı tarafın tapu iptal ve tescil isteğinin dinlenemeyeceği, öte yandan, davaya konu iki adet bağımsız bölümün davacı şirket tarafından davalı şirkete ipotekle yükümlü olarak temlik edildiği, ipotek borcunun davacı şirket tarafından ödendiği, satıştan kaynaklı davacı tarafa ödenen bir bedel bulunmadığı, davaya konu zemin kat 1 nolu depolu dükkanın dava tarihi itibarıyla değerinin 1,030.000,00 TL; 1.normal kat 4 nolu bağımsız bölümün ise dava tarihi itibarıyla değerinin 670.000,00 TL olduğu keşfen ve bilirkişi raporuyla sabit olduğu, bu durumda davacı şirketin taşınmazları temlik ettiği davalı şirketten talep edebileceği toplam bedelin 1.700.000,00 TL olduğu, bedel yönünden kayıt maliki olup taşınmazları elden çıkaran davalı şirketin sorumluğuna hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davacı şirketin, davalı şirkete yönelik tazminat davasının kabulü ile toplam 1.700.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği; kararın taraflarca temyiz edildiği; ihtiyati hacze konu ilamın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere ihtiyatî haczin koşullarının belirtildiği 2004 sayılı İİK’nin 257. maddesinde “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyatî haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyatî haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” hükmüne yer verilmiştir. İhtiyatî haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. Yine bilindiği üzere, HMK.nun 350. ve 367.maddeleri gereğince istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulması, kararın icrasını durdurmaz. Ancak, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367/1 maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar (HMK. 367/2. madde.), mahkûmiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.), menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde.), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (5718 sayılı Kanun 57/2 ), Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1) kesinleşmeden takibe konu edilemezler. Somut olayda, takip konusu ilamın incelenmesinde, davanın tapu iptal ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkin olduğu; yargılama sonucunda mahkemece her ne kadar alacağa hükmedilmiş ise de, temelde dava taşınmazın aynına ilişkin olup, öncelikle taşınmazın aynı hakkında haklılık tartışılarak tazminat yönünden sonuca gidildiğinden söz konusu ilam kesinleşmeden icra takibine konu edilemez. O halde itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile, ilk derece Mahkemesinin itirazın reddi hakkındaki kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A-Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, B-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2024 tarihli 2024/62 D.İş ve 2024/62 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırılmasına, hükmün aşağıdaki şekilde yeniden kurulmasına, '' 1-Karşı taraf vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının kabulü ile 28/02/2024 tarihli 2024/62 D.iş ve 2024/62 Karar sayılı kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, C-Karşı taraf istinaf talebinde haklı çıktığından peşin yatırdığı istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, D-Karşı tarafça yapılan 1.169,40TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ihtiyati haciz talep edenden alınarak karşı tarafa verilmesine, E-Duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, F-Dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12/06/2024tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

haczinegereğireddinekabulüistanbuldüşünüldüHacizihtiyatenmahkemesinumarasıİhtiyatihükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim