İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/364 E. 2024/671 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/364
2024/671
18 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/364 Esas
KARAR NO: 2024/671
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/01/2022
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı Vekili 10.01.2022 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili sigorta şirketinin ---------- Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenleyerek, davalı sigortalının ---------- plakalı hususi kullanımlı aracının risklerini teminat altına aldığını, sigortalı aracın firari sürücü ---------- sevk idaresinde ---------- Caddesi üzerinde seyir halinde iken aracın sol kısmı ile karşı yönden gelen --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın arka kısmına; ön kısımları ile karşı yönden gelen ---------- gedik sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın ön kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza Tespit Tutanağında sigortalı aracın olay yerini terk eden sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması nedeniyle, KTK 56/1-a maddesini ihlal ettiğinden 4 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kaza sonucu olay yeri terk edildiğinden kaza tutanağı, alkol raporu vb. Kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne açıkça aykırı davranıldığını, davalının ise, araç maliki/fişleten olması hasebiyle meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, kaldı ki davalının --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazda “Asıl borçlu --------. Zira kendisi alkollü bir şekilde aracı kullanarak her iki araca da zarar vermiştir” şeklinde beyanda bulunarak, sürücünün alkollü araç kullandığını kabul ettiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirket tarafından ---------- plakalı araç maliki ----------- hasar bedeli olarak 1.080,98 TL, ----------- plakalı araç maliki ----------- 992 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, -------- plakalı araçta 15.507,03 TL tutarında hasar meydana geldiği tespit edilmiş olup, bu tutarın ---------- kasko sigortacısı olan ---------- tarafından ödendiğini, akabinde ---------- tarafından müvekkili şirkete rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda ---------- tarafından ödenen tutarın hasarla uyumlu olduğu tespit edildiğinden müvekkili şirketin 31.07.2019 tarihinde 15.507,03 TL yi ödediğini, somut olayda davalıya ait aracın sürücüsü olay yerini terk ettiğinden Karayolları ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı B.4/f maddesi açıkça ihlal edilmiş olup, müvekkili şirketin sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı sigortalısına ihtarname göndererek ödediği bedelin tahsilini talep ettiğini, ödeme yapmaması üzerine ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflarınca ârabuluculuğa başvurulmuşsa.da, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalının İcra takibi başlatılmadan önce 1.000 TL tutarında ödeme gerçekleştirdiğinden 15.507,02 TL asıl alacaktan 1.000 TL mahsup edilerek, 14.507,03 TL asıl alacak 1.280,59 TL işlemiş faiz olmuş iken, sürücünün takipten sonra dava açılmadan önce 06.10.2020 tarihinde 3.570 TL ödeme yaptığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, takip başladıktan sonra, fakat dava açılmadan önce ödeme yapılması halinde; asıl alacağa takip tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar faiz işletilmesi gerektiği ve ödenen tutarın önce faizden, katan kısmın ise, asıl alacaktan düşülmesi gerektiği görüşü benimsendiğinden 14.507,03 TL asıl alacağa takip tarihi ile ödeme tarihi arasında işleyen faizin 253,97 TL olduğundan ödenen 3.570 TL den faiz düşüldüğünde geriye 2.035,44 TL kaldığını, bakiyeyi de asıl alacaktan düştüklerinde geriye kalan 12.471,59 TL asıl alacak üzerinden davalarını ikame ettiklerini beyanla, izah ettikleri ve re'sen nazara alınacak nedenlerden dolayı davalının mal varlığı üzerine öncelikle teminatsız, aksi taktirde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin 12.471,59 TL üzerinden; icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek birlikte devamına, davalının haksiz olduğu sabit bulunduğundan ve aynı zamanda takip konusu alacak likit olduğundan İİK madde 67 hükmü gereğince davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı Vekili, 03.03.2022 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle müvekkilinin ----------- adı altında araç kiralama işlemi yapmakta olup, kendisi açısından bu iş, ticari iş niteliğinde bulunduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, yaşanan olayda müvekkilinin kusuru olmadığı gibi araç işleteni/maliki olarak da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, söz konusu ----------- plakalı aracın ---------- tarafından kaza tarihinde müvekkilinin şirketinden kiralandığını, kira sözleşmesinin şu an temin edilemediğini ve bilahare sunulacağını, Kaza Tespit Tutanağında sürücü ---------- 2918 sayılı KTK madde 56/1-a kapsamında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tespit tutanağının tanzim edildiği sırada --------- olay yerinde bulunmaması nedeniyle tutanağın gerçeğe uygun bir şekilde tutulmadığını, tamamen orada bulunan ve kazaya karışan diğer araç sürücülerinin beyanları ile doldurulduğunda, sürücü ---------- %100 ve asli kusurlu olduğunu gösterir bir delil ve ibare olmadan 3. kişiye ve dolayısıyla müvekkiline atfedilebilecek bir durum bulunmadığını, müvekkilinin icra takibine itirazında sürücü ---------- alkollü olduğunu beyan etmesinin karşı taraftan duyduğu duyumlara dayalı olduğunu, kaldı ki kaza tespit tutanağında, ---------- alkollü olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, sürücünün şahsi sorumluluğundan aracı kiralayan kişi olan müvekkilinin sorumlu olmasının düşünülemeyeceğini, zira müvekkilinin her araç sürücüsünün nasıl ve ne şekilde davranacağını kontrol altına almasının mümkün olmadığını, ---------- alkollü olduğu varsayılsa dahi kaza ile bu durumun illiyet bağı olduğu tam olarak tespit ediimeden müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, ---------- sayılı içtihatının da bu yolda olduğunu, olayın yaşanmasına sebebiyet veren sürücü ---------- işbu davaya dahil edilmesini ve davanın kendisine ihbar edilmesini talep ettiklerini, anılan icra takibinin hem müvekkili hem --------- karşı açıldığını, söz konusu kaza tespit tutanağı hatalı ve sürücünün yokluğunda düzenlenmiş olması nedeniyle kusur belirlemesi yönünden bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini, kira sözleşmesi sunulduğunda anlaşılacağı üzere sürücü ---------- aracı uzun süreli olarak kiralamış olduğundan müvekkiline atfedilebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, işleten sıfatı da kiralayan yani araç sürücüsü ---------- geçmiş olup, sorumluluğun bu şahısta bulunduğunu, müvekkilinin 20.12.2019 tarihinde 1.100 TL, 13.07.2020 tarihinde 1.000 TL, 11.03.2020 tarihinde de 996,05 TL ödeme yaptığını dolayısıyla her ne kadar müvekkilinin sorumluluğu olmasa da bütün bu ödemelerin olası bir hesaplama hesaba katılması gerektiğini, ödemelere ilişkin dekontları ekte sunduklarını beyan ederek, davanın araç sürücüsü ---------- ihbarı edilmesini, yargılama neticesinde müvekkili açısından davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.15.12.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Takibin devamı halinde asıl alacağının 10.332,41 TL olacağı, Takip tarihine kadar hesaplanan faiz, takipten sonra ödenen meblağdan mahsup edildiğinden, sadece takibin devamı halinde esas alınacak 10.332,41 TL ye takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, İcra masrafları ve icra vekalet ücretinin hesaplanmasında esas alınması gereken asıl alacak miktarının 12.412,03 TL olması gerekeceği, İcra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.24.11.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Ödenen tazminatın hasar ile uyumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında rücu şartları oluşmuştur, davacı -----------Ş. Tarafından davalı sigortalısına ait ----------plakalı aracın --------- nolu ZMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ve 24.05.2019 tarihinde kazaya karışması neticesinde ---------- plakalı araçta 15.507,03TL tutarında hasar meydana geldiğini, bu tazminatı ---------- plakalı aracın trafik sigorta şirketi, sigortalısı adına karşı tarafın ---------- trafik sigorta şirketine ödediğini, ancak kendi sigortalısı olan ve kazaya karışan ---------- plakalı aracın dava dışı olan sürücüsü çarpıp kaçması nedeniyle tanzim edilen kaza tespit tutanaklarına göre sürücünün %100 oranında asli kusurlu olması ve olay yeri terk etmesi sebebiyle TTK.1472. Maddesi gereğince; davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat miktarı kadar sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalı sigortalısına rücu hakkı doğduğunu, bu nedenle 15.507,03TL hasar tazminatın 24.05.2019 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalının aracı uzun süre kiraladığı ve kazanın asıl meydana gelmesine sebebiyet veren dava dışı sürücü ---------- davacıya ödemesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin kendi sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanun'un 5/3. maddesine göre ise " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
6502 Sayılı Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, --------- Esas,-------- Karar sayılı -------- kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olayda davacıya sigortalı aracın tescil belgelerinden davalı tarafın tacir olduğu iddia edilse dahi aracın ticari işletme adına kayıtlı olmadığı kişi adına kayıtlı olduğu, trafik kaydında hususi olarak göründüğü, davacı ile davalı arasında tüketici ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .
HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle)
-
Davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanında olması nedeniyle HMK'nın 114/1. c, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile, MAHKEMEMİZİN KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Dosyanın yetkili ve görevli . . . . . . . . . Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
Dava dosyası hakkında İ. . . . . . . . . . Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı olduğundan, mahkememizin görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleştiğinde, HMK 21/1. c maddesi gereğince dosyanın görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için . . . . . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine resen gönderilmesine,
-
HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01