SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1007 E. 2024/65 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1007

Karar No

2024/65

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/1007

KARAR NO: 2024/65

DAVA: Menfi Tespit

DAVA TARİHİ: 20/12/2022

KARAR TARİHİ: 16/01/2024

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 20/12/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin --------ve dünya genelinde güç aktarım ekipmanlarının veya yedek parçalarının tamiri, satışı, ithalat ve ihracı imalatı pazarlaması esas olmak üzere ithalat, ihracat ve dahili toptan ticaretini yapan, sektöründe öncü firmalardan olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi dava dışı -------- ve davalı ... eski dost olduklarını, 2021 yılında dava dışı ---------- ticari bir ödemesini gerçekleştirmek için davalıdan yardım istediğini, davalının dava dışı -------- yardımını kabul ettiğini, bunun için çek vereceğini ancak bunun karşılığında 3 adet bonoya imza atmasını, bunun sadece davalının yaptığı iyilik için bir teminat olduğunu, dava dışı -------- borcunu peyderpey ödemesi ile senetleri kendisine teker teker teslim edeceğini beyan ettiği, dava dışı -------- müvekkili şirket adına üç (3) adet boş bonoya imza atmış, eski dostunun kendisini aldatacağını düşünemediğini, müvekkili şirket yetkilisine imzalatılan senetlerin tamamını .... doldurduğunu, müvekkilinin davalıdan aldığı borcu peyderpey ödemeye başlamışsa da olay içerisinde davalının dava dışı --------- verdiği taahhütleri aşan bir kontrolsüzlük baş gösterdiğini, dava dışı -------- davalıya ilk taksitinin ödemelerini yaptığını ve ilk senedi geri istediğini, ancak davalının bunu kesinlikle kabul etmediğini, tüm borcunun ödedikten sonra teslim edeceğini bildirdiğini, bu aşamada müvekkili şirket yetkilisinin davalının şirkete zarar verme maksadını olduğu kuşkusuna kapıldığını, davalıdan senedini geri istediğini, ancak geri alamadığını, davalının senetleri -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyasında takibe koymuş ve müvekkili şirket hesaplarına-------- D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati hacze koyduğunu, müvekkili şirket yetkilisi şirketin bekası adına dava dışı -------- ile anlaşma yoluna gittiğini, 27.08.2021 tarihinde tarafların aralarında borç tasfiye ve ibra sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre tarafların 580.000,00 TL ödeme hususunda sözleşme imzaladıklarını, müvekkili şirketin sözleşmede kararlaştırılan tüm bedeli ifa ettiğini, ... tarafından 20.06.2021 vadeli 250.000 TL'lik senet ve 20.07.2021 vadeli 300.000,00 TL'lik senet -------- Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkilinin banka hesapları ve hesaplarına haciz konulduğunu, tarafların sulh ve ibra protokolü imzaladıklarını ve 580.000,00 TL borcun ödenerek tasfiyesi konusunda anlaştıklarını, öncelikle icra dosyasına yatan paranın 123.469,37 TL olduğunu, müvekkilinin protokolün 3.3.maddesi gereği üstünü yani 26.530,63 TL'yi haricen alacaklıya ödeyerek ilk ödemesini yaptığını, daha sonra kalan 430.000,00 TL ödemesine ise sözleşmeye istinaden yatan para açıklamalı 7 taksit ile alacaklıya ödediğini, 11.04.2022 tarihi itibari ile müvekkilinin borcunun tamamen bittiğini, yapılan ödemelerin --------- konuşmaları ile sabit olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşme gereği müvekkilinin icra dosyasındaki borcu kapatmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak takibi 173.883,69 TL yönünden devam ettirip kapatmadığını ve sözleşmenin üzerine yüklediği mesuliyeti üstlenmediğini, müvekkilinin mağdur olduğunu beyan ederek, müvekkilinin -------- Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takip konusu senetlerin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunduğu 20/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline henüz ilk düzenlenen tebligatın TK21/2 uyarınca tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olduğunu, bila tebliğin iade edilmesi durumunda muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim adresine TK 21/2 şerhi düşülmek sureti ile bu adrese tebliğ yapılması gerektiğini, davacının müvekkili ile eski dost olduğu beyanının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile davacı arasında akdedilen protokol gereği 07.09.2022 tarihinde banka hacizlerinin fekki için icra dosyasına talep te gönderildiğini, davacının protokolde belirtilen koşullara uygun olarak ödeme yapmadığından protokolün 3.6 maddesi gereği işlem yapıldığını, davaya konu istemde yer alan --------- esas sayılı dosyasına 15.12.2022 tarihinde ödenmiş olan meblağlara ilişkin haricen tahsil bildirimi yapıldığını, kalan meblağ üzerinden haciz işlemlerinin talep edildiğini, müvekkilinin protokole uygun davrandığını, işbu menfi tesit davasında tanık dinletmeye muvaffaklarının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:--------- Esas sayılı takip dosyası UYAP sureti,

--------- Ticaret Odasının 12/05/2023 tarihli müzekkere cevabı,

-------- Vergi Dairesinin 15/05/2023 tarihli müzekkere cevabı,

-Mali Müşavir bilirkişinin 23/10/2023 tarihli raporu,

-Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 23/10/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Şirketin Menfi Tespit Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Davacı tarafından davalıya teslim edilen 20.06.2021 vadeli 250.000,00 TL'lik, 20.07.2021 vadeli 300.000,00 TL'lik ve 20.08.2021 vadeli 250.000,00 TL'lik senetlerden, 20.06.2021 vadeli 250.000 TL ve 20.07.2021 vadeli 300.000 TL tutarlı senetlerin tahsili amacıyla, davalı tarafından --------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo takiplerine mahsus icra yolu ile takibi başlatılması sonrasında, taraflar arasında imzalanan 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi imzalanarak 580.000,00 TL'lik borç tutarının sözleşmede belirlenen vadelerde ödenmesi sonrasında icra takibinin kapatılacağının kararlaştırılmış olduğu, Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan mezkur protokol tarihinden sonra yapılan ödeme dekontlarının incelenmesinde, davacı şirket ve yetkilisi -------- tarafından, davalı ve yetkilisi olduğu ------ Şti.'ne 10 (on) farklı tarih / tutarda toplam 456.530,20 TL tutarlı ödeme yapıldığı, bu tutara ilaveten davacı şirket tarafından icra dosyasına 123.469,37 TL tutarında, toplam 579.999,57 TL (123.469,37 + 456.530,20) tutarında ödeme yapılarak taraflar arasında imzalanan 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi belirlenen tutarın ödenmiş olduğu, (0,43 TL kuruş farkı hariç) hukuki ve nihai değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere davacı şirketin davalı şirkete --------- E. Sayılı dosyasına konu borcunun bulunmadığı, Davalı Şirket Vekilinin İtirazları Yönünden: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin 3.6.maddesi doğrultusunda yapılan tüm ödemelerin icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirilerek icranın kalan bedel üzerinden devamını talep ettikleri beyanına ve icra inkar tazminatı ile sair hususlara ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu" şeklinde rapor ibraz etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davacı taraf, icra takibine konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tesbitini talep etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Bu durum 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili, şirket yetkilisi dava dışı-------- ve davalı ... eski dost olduklarını, 2021 yılında dava dışı -------- ticari bir ödemesini gerçekleştirmek için davalıdan yardım istediğini, davalının dava dışı -------- yardımını kabul ettiğini, bunun için çek vereceğini ancak bunun karşılığında 3 adet bonoya imza atmasını, bunun sadece davalının yaptığı iyilik için bir teminat olduğunu beyan ettiği ve --------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo takiplerine mahsus icra yolu ile takibi başlatılması sonrasında, dava dışı------- ile davalı arasında imzalanan 27.08.2021 tarihli Borç Tasfiye ve İbra Sözleşmesi imzalanarak 580.000,00 TL'lik borç tutarının sözleşmede belirlenen vadelerde ödenmesi sonrasında icra takibinin kapatılacağının kararlaştırılmış olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.Dava konusu senetlerin incelenmesinde davacı şirket tarafından dava dışı------- adına iki adet bono düzenlendiği ve dava dışı -------- tarafından da davalıya ciro edildiği, davalının söz konusu bonolara dayanarak sadece davacı aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatığı anlaşılmıştır. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Nitekim -------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere icra takibinin dayanağının kambiyo senedi olması tek başına görevin asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu göstermemektedir. Tarafların tacir ve işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması halinde asliye ticaret mahkemesi görevli olacaktır. Somut uyuşmazlığın incelenmesinde davacı vekili söz konusu senetleri davacı şirket yetkilisinin davalı tarafından verilen çeke karşılık teminat senedi olarak verildiğini beyan ettiği yine davalının söz konusu çekleri dava dışı şirket yetkilisinden ciro yoluyla teslim almış olması nedeniyle söz konusu uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın görevli--------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,

  2. Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli . . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

  3. Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,

  4. Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdeğerlendirilmesidelillerindelillerasliyeMenfiticaretmahkemesiTespithüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim