İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/812 E. 2024/621 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/812
2024/621
3 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/812 Esas
KARAR NO: 2024/621
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2023
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde; Davacı şirket birçok ürün yelpazesinden oluşan bir ticari firma olduğunu, Davalı şirket ise---------- adı altında et ürünleri satan bir firması olduğunu, Davacı şirket tarafından davalı şirkete icra takibine konu edilen belirtilen ürünleri sattığını, Davacı şirket, davalı şirkete yapmış olduğu satışa karşılık 652.030.75 TL tutarlı Faturaları davalıya ibraz etmiş olup davalı tarafından işbu faturalar kabul edilerek süresi içerisinde itiraz edilmeksizin E-arşiv olarak hem davacı şirketin hem de davalı şirketin kayıtlarına işlendiğini, Dolayısıyla takibe konu edilen faturalara herhangi bir itiraz olmadığından söz konusu faturalar davalı tarafça kabul edildiğini, Lâkin; davalı şirket tarafından işbu faturaların karşılığı kötü niyetli olarak davacı şirkete ödenmediğini, Borçlunun itirazı hukuka aykırı olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, Davalı taraf borca itiraz etmiş olmakla taraflar arasında ürünlerin alım-satıma dayalı bir borç ili (sözleşmenin) varlığını kabul etmiş olduğunu, Borçlu sadece tutara itiraz etmiş olup, aralarındaki ticari işleme itiraz etmediğini, Yaptığı itiraz da sadece tutara ilişkin olmasına rağmen,---------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibi durdurulduğunu, Bu nedenle borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılması ve borçlunun mallarını kaçırma ihtimali olması sebebiyle, telafisi güç ve imkansız zararlara sonuç verebileceğinden borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulması için mahkemenize müracaat etmek zorunda kalmış bulunduğunu, Davacı şirket ticaret yapmakta ve basiretli bir tacire yaraşır şekilde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, teminatsız olarak ihtiyati tedbire karar verilmesini, "Müvekkil şirkettin dosya alacaklısına takip tarihi itibarıyla böyle bir borcu yoktur." Denmekte ise de devamında Faiz oranı çok yüksek gösterilmiş, faiz başlangıç tarihi ve faiz miktarı yanlış hesaplandığını, Görüleceği üzere davalı şirketin tek gayesi davacı şirketi hakka ve yasaya aykırı şekilde zarara uğratmaya çalıştığını, Keza icra dosyasında yıllık 949 yasal faiz ve yıllık değişen oranlarda faizi ile denmektedir bilirkişi tarafından inceleme yapıldığında görüleceği üzere davalının ticari avans faizi üzerinden ödeme yapması gerekmekte olduğunu, buradan da belli olduğunu, İş bu sebepler ile davalı şirketçe -------- İcra Dairesi -------- Esas sayılı dosyaya yapılan kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını ve iş bu dilekçede mevcut durumları talep ve dava etmiştir.
Davacı Vekili Cevaba Cevap dilekçesinde; Davalı yan dilekçesinde müvekkil firmanın faaliyet kolu ile ilgili olarak " İkamet amaçlı binaların inşaatı, ---------- ekipman ve parçalarının toptan ticareti Resmi ve özel kişi ve kuruluşların yapmakta olduğu ------------- ve iletişim hezmetlerinin bayiliklerini almak ve işletmek 18.02.2019 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işler." işleri ile uğraştığı görülmektedir. Bu kapsamda fatura içeriğindeki malları müvekkile satamayacağından, müvekkil ile bir ticari ilişkisi olamayacağından müvekkilin davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. İş bu husus tamamen ile gerçek dışıdır. Ekte sunduğumuz vergi levhasından da anlaşılacağı üzere müvekkil firmanın faaliyet kollarından biride gıda olduğu açıkça bellidir. Müvekkil firmanın tam unvanı davalınında dilekçesinde belirttiği üzere '... olup, faaliyet kolunun da gıda olduğu açıkça yazılıdır, bir firmanın ticari defterlerinin başka şahıslar uhdesinde olması hem ticari hayata hemde hayatın olağan akışına aykırıdır. ----------- muhasebe işi ile uğraşmadığı gibi ---------- de müvekkil firmada çalıştığı iddiası tamamen asılsızdır. Görüleceği üzere faturalarda İrsaliyeli kaydı mevcuttur yani malın teslimi yapılmış ve geçen sürede de icra takibi başlatılana kadar davalı yan tarafından ne bir itiraz nede bildirim yapılmadığını, davalı yan iade fatura düzenlemişse de müvekkil firma tarafından iade faturalara ilişkin ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirimde bulunulmuş ve iade faturalar müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Keza hem müvekkil firma hemde davalı yan tacirdir ayrıca 1 değil 2 adet fatura olduğunu, 2 faturaya da süresi içerisinde ve sonrasında icra takibine geçilene kadar her hangi bir itirazda bulunulmadığını, Malın teslim edilmediği veya sair sebeplerle borcun bulunmadığının ispatı artık davalı borçluya aittir. Ki tüm bu izah edilenler ile tüm iddialarımızda ispatlanmış olunduğunu yapılan itirazın aradaki sözleşmeye değil borca itiraz olduğunu talep ve dava etmiştir.Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde; İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, Davacı ile müvekkil şirket arasında ticari bir ilişki de mevcut olmadığını, fatura içeriğindeki malları müvekkile satamayacağından, müvekkil ile bir ticari ilişkisi olamayacağından müvekkilin davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, Dava konusu faturaları düzenleyenler müvekkilin eskiden muhasebe işlerine bakan ---------- TC. Kimlik numaralı ---------- isimli şahıs ile davacı firmanın yetkilisi ----------- TC. Kimlik numaralı ----------- isimli şahıslardır. Bu şahıslar müvekkil şirketten habersiz fatura düzenlemişlerdir. Ayrıca şifahen edilen bilgiye göre ----------- TC. Kimlik numaralı ---------- isimli şahıs, davacı firmanın hem çalışanı olup hemde muhasebe işlerine bakmaktadır. Bu itibarla davacı tarafından sunulan faturalardaki ticari ilişki gerçekleşmemiş olup faturalar tamamen müvekkil şirketin muhasebe işleri ile ilgilenen davacı firma yetkilisi ve eski muhasebecisinin kötü niyetli ve hukuka aykırı eylemlerinden kaynaklanmaktadır.Bu husus tanık beyanlarıyla ispatlanacaktır. Bu kapsamda usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ederiz. Bununla birlikte gerek ----------- TC. Kimlik numaralı ---------- isimli şahıs gerekse de davacı firmanın yetkilisi ------------ TC. Kimlik numaralı ------------- isimli şahıslar uhdesinde bulundurdukları müvekkil şirkete ait ticari defter kayıtlarını, cari hesap ekstrelerin vb. tüm muhasebe kayıtlarını müvekkil şirkete teslim etmemektedir. Bu kayıtlar halihazırda davacı şirket bünyesindedir. Bu kapsamda gerek ----------- TC. Kimlik numaralı ----------- isi şahıs gerek davacı firmanın yetkilisi ---------- TC. Kimlik numaralı ----------- şahıslardan ----------- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulacaktır. Müvekkil şirket tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı----------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra takibi ile haberdar olmuştur. Devamında davacının hukuka aykırı eylemlerine karşın dava konusu faturalar ------------ numaralı 21.10.2023 tarihli 652.030,75TL tutarlı ve ----------- numaralı 21.10.2023 tarihli 340.000,06TL tutarlı faturalar ile iade edilmiş, davacı şirket tarafından iade faturaları kabul edilerek süresi içerisinde itiraz edilmeksizin iade faturaları hem müvekkil şirketin hemde davacı şirketin e-arşiv kayıtlarına işlenmiştir. Bu itibarla davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı mal satımı yapılmamış, müvekkil şirket davacıdan faturada belirtilen eti almamıştır. Müvekkilce iade faturaları düzenlendiği gibi müvekkil şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafça dava konusu faturaların süresinde itiraz edilmemesinin neticesi olarak fatura içeriğinin müvekkil şirket tarafından kabul edildiği yönünde beyanda bulunmuş ise de bu beyan usul ve yasaya aykırıdır. Bu kapsamda davacıya ait gerek ----------- gerek---------- Ticaret Odası Kayıtları göstermektedir ki davacı et ürünü alım satımı yapmadığından dolayı dava konusu faturaları tanzim etmesi imkan dahilinde değildir. Nitekim müvekkil şirket tarafından dava konusu faturaların iadesi sağlanmıştır. Bununla birlikte müvekkil şirket tarafından faturanın içeriğinin kabul edildiği hususu gerçeği yansıtmamaktadır. Bilindiği üzere faturanın içeriğinin 8 gün geçirilmesi hususu tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamamaktadır. Aşağıda belirtilen emsal Yargıtay kararları da bu yöndedir. Takibe konu faturalar gerçek bir mal alım satım ilişkisini göstermediği gibi fatura içeriğinde belirtilen mallar müvekkil şirkete teslimi gibi bir durum cereyan etmemiştir. Söz konusu malların teslim edildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlüdür. Mahkemenizce de bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin müvekkil şirkete teslim edildiğini HMK 200. maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz.Davalı Vekili İkinci Cevap Dilekçesinde; Davacı tarafından cevaba cevap dilekçesini sunulmuş ise de bu dilekçenin usul ve yasaya aykırı olduğu izahtan varestedir. Bu itibarla ikinci cevap dilekçemizi sunmaktayız. Dava dilekçemizde bahsettiğimiz üzere davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine----------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde tarafımızca borca itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Davacı ile müvekkil şirket arasında ticari bir ilişki de mevcut değildir. Davacı cevaba cevap dilekçesinde her ne kadar davacı firmanın ürün yelpazesinin geniş olduğundan bahsedilmiş olsa da dosya da mübrez----------- ve davacının bağlı bulunduğu ----------- Ticaret Odası kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacı et işi ile uğraşmadığı gibi et satımı da yapmamaktadır. Aksine davacı " İkamet amaçlı binaların inşaatı (müstakil konutlar, birden çok ailenin oturduğu binalar, gökdelenler vb.nin inşaatı) (ahşap binaların inşaatı hariç), ---------- ekipman ve parçalarının toptan ticareti (telefon ve iletişim ekipmanları dahil), Resmi ve özel kişi ve kuruluşların yapmakta olduğu telekomünikasyon ve iletişim hezmetlerinin bayiliklerini almak ve işletmek.18.02.2019 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işler." işleri ile uğraşmaktadır. Bu kapsamda davacı fatura içeriğindeki malları müvekkile satamayacağından, müvekkil ile bir ticari ilişkisi olamayacağından müvekkilin davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde faturalar sunmuş ise de bu faturalar dava konusu faturalardan sonra keşide edilmiş yakın tarihli faturalar olup kolaylıkla düzenlenebilecek faturalardır. Ayrıca dava konusu faturalarda davacı üretici satıcı konumundayken sunulan faturalarda alıcı konumdadır. Nitekim şifahen edilen bilgiye göre sunulan faturalarda gerçek bir mal alım satım ilişkisine dayanmamaktadır. Ayrıca davacı her ne kadar faaliyet kollarından birinin gıda olduğu ve bundan mütevellit et sattığı yönünde beyanda bulunmuş ise de davacının et sattığına ve et işi ile uğraştığına dair bir kayıt bulunamamaktadır. Nitekim gıda kavramı genel bir kavram olup tüm gıda ürünlerini kapsamaktadır. Ticari hayatta et işi ile uğraşan firmaların spesifik olduğu ve yalnızca et işi uğraştığı unutulmamalıdır. Bu itibarla usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ederiz. Kaldı ki müvekkilin davacı firma ile ticari ilişkisi bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde bahsettiğimiz üzere dava konusu faturaları düzenleyenler müvekkilin eskiden muhasebe işlerine bakan ---------- TC. Kimlik numaralı ----------- isimli şahıs ile davacı firmanın yetkilisi ---------- TC. Kimlik numaralı ---------- isimli şahıslardır. Bu şahıslar müvekkil şirketten habersiz fatura düzenlemişlerdir. Ayrıca şifahen edilen bilgiye göre ----------- TC. Kimlik numaralı ---------- isimli şahıs, davacı firmanın hem çalışanı olup hemde muhasebe işlerine bakmaktadır. Bu itibarla davacı tarafından sunulan faturalardaki ticari ilişki gerçekleşmemiş olup faturalar tamamen müvekkil şirketin muhasebe işleri ile ilgilenen davacı firma yetkilisi ve eski muhasebecisinin kötü niyetli ve hukuka aykırı eylemlerinden kaynaklanmaktadır.Bu husus tanık beyanlarıyla ispatlanacaktır. Bu kapsamda usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ederiz. Bununla birlikte gerek ------------ TC. Kimlik numaralı ----------- isimli şahıs gerekse de davacı firmanın yetkilisi ----------- TC. Kimlik numaralı ------------- isimli şahıslar uhdesinde bulundurdukları müvekkil şirkete ait ticari defter kayıtlarını, cari hesap ekstrelerin vb. tüm muhasebe kayıtlarını müvekkil şirkete teslim etmemektedir. Bu kayıtlar halihazırda davacı şirket bünyesindedir. Bu kapsamda gerek ------------ TC. Kimlik numaralı---------- isimli şahıs gerek davacı firmanın yetkilisi --------- TC. Kimlik numaralı ----------- isimli şahıslardan----------- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulacaktır. Müvekkil şirket tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı ----------İcra Müdürlüğünün----------- Esas sayılı icra takibi ile haberdar olmuştur. Devamında davacının hukuka aykırı eylemlerine karşın dava konusu faturalar"------------ numaralı 21.10.2023 tarihli 652.030,75TL tutarlı ve --------- numaralı 21.10.2023 tarihli 340.000,06TL tutarlı faturalar ile iade edilmiş, iade faturaları hem müvekkil şirketin hemde davacı şirketin e-arşiv kayıtlarına işlenmiştir. Bu bakımından davacı tarafın ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne hitaben yazdığı dilekçenin bir hükmü bulunmamaktadır. Bu itibarla davacının usul ve yasaya aykırı iş ve işlemlerinden ziyade davanın reddini talep ederiz. Davacı tarafça dava konusu faturaların süresinde itiraz edilmemesinin neticesi olarak fatura içeriğinin müvekkil şirket tarafından kabul edildiği yönünde beyanda bulunmuş ise de bu beyan usul ve yasaya aykırıdır. Bu kapsamda davacıya ait gerek ticaret sicil gazeteleri gerek ----------- Ticaret Odası Kayıtları göstermektedir ki davacı et satışı ile uğraşmadığından dolayı dava konusu faturaları tanzim etmesi imkan dahilinde değildir. Nitekim müvekkil şirket tarafından dava konusu faturaların iadesi sağlanmıştır. Bununla birlikte müvekkil şirket tarafından faturanın içeriğinin kabul edildiği hususu gerçeği yansıtmamaktadır. Bilindiği üzere faturanın içeriğinin 8 gün geçirilmesi hususu tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamamaktadır. Aşağıda belirtilen emsal Yargıtay kararları da bu yöndedir. Ayrıca davacının "irsaliyeli fatura " kavramından neyi kast etmiş olduğu tarafımızca anlaşılamamıştır. Takibe konu faturalar gerçek bir mal alım satım ilişkisini göstermediği gibi fatura içeriğinde belirtilen mallar müvekkil şirkete teslimi gibi bir durum cereyan etmemiştir. Söz konusu malların teslim edildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlüdür. Mahkemenizce de bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemişise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin müvekkil şirkete teslim edildiğini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava; İİK'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalıların vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Somut olayda davacının faturalarla uyumlu ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini usulüne uygun yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı ticari defterlerine göre davalı adına düzenlenen 2 adet fatura karşılığı 992.030,81 TL bakiye ile davacının davalıdan alacaklı olduğu tarafların vergi dairelerinden celp olunan 07/2023 dönemi BA-BS formlarına göre temmuz ayında düzenlenen faturanın bildirimlerde yer aldığı , ancak rapor içeriğinde sunulan mevzuat gereği Temmuz/2021 döneminden sonra elektronik ortamda düzenlenen faturaların faturanın muhatabı tarafından bildirilmeyeceği elektronik sistem tarafından re’sen bildirimde bulunulacağı düzenlendiğinden , iradi olarak yapılan bildirim olmadığı dava konusu fatura içeriği malların teslimine dair sevk irsaliyesi düzenlenmediği faturalarda irsaliye yerine geçer beyanının olduğu, dava konusu fatura içeriği malların teslim alındığına dair davalı ya da davalı adına hareket eden kimselerin teslim imzası ya da ikrarının tespit edilmediği , davalının dava konusu faturalar için TTK 21/2 vd. maddelerinde belirlenen usullere göre süresinde (8 gün içinde) itiraz etmediği anlaşılmakla davacının satım konusu emtiayı davalıya teslim ettiğinin bizzat davalı tarafından vergi dairesine sunulan BA formları ile sabit olduğu, davalının satın aldığı mallara ilişkin davacı tarafından düzenlenen e-faturaları kayıtlarına işleyerek ilgili vergi dairesine bildirdiğinden, malın fatura ile teslim edildiğinin kural olarak kabul edilmesi gerektiği bu nedenlerle davacının 992.030,81 TL alacağının olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sözleşme ile temerrüt şartı veya davacı tarafından davalıyı temerrüte düşürecek ihtar , ihbar veya ödeme vadesi belirlendiği tespit edilmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
- A. Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının. . . . . . . . . İcra Müdürlüğü . . . . . . . . . . . esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptali ile takibin 992.030,81 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına
b-Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine ,
-
Harçlar yasasına göre alınması gereken 67.765,62 TL harçtan peşin alınan 17.173,77 TL 'nin mahsubu ile bakiye 50.591,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu, 17.173,77 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.120,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 33.563,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 150,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 139.123,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 13.606,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
-
Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; artan delil avansının davalı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.03/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09