İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/937 E. 2024/594 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/937
2024/594
25 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/937 Esas
KARAR NO: 2024/594
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2023
KARAR TARİHİ: 25/06/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 27/12/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca---------İcra Müdürlüğü --------- E. dosyası ile davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile 17.11.2023 tarihinde 21.03.2023 düzenleme tarihli ---------- numaralı ve 16.03.2023 düzenleme tarihli ----------- numaralı faturalara istinaden toplam 12.889,60 TL tutarlı fatura alacağına dayanarak icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun 24.11.2023 tarihinde borca itiraz ettiği ve 24.11.2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu fatura alacaklarına ilişkin müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yapılan harici görüşmeler neticesinde 24.05.2023 tarihinde protokol düzenlendiği, davalı şirketin protokol kapsamında belirtilen ödemelerden yalnızca birinci taksiti ödediği diğer ödemeleri gerçekleştirmediği, dava konusu faturaya itiraz edilmemesi, davalının faturanın içerikleri ile birlikte kabul ettiği anlamına gelmekte olup, müvekkil şirketin alacağını kanıtlar nitelikte olduğu, bilindiği üzere TTK Md.21/2 uyarınca faturaya 8 günlük bir itiraz süresinin mevcut olduğu, davalı borçlunun hiçbir faturaya itiraz etmediği, bu sebeple faturanın içeriğini kabul etmiş sayıldığı, borcun tamamına itiraz eden davalı tarafın, itiraz etme hakları varken süresi içinde faturalara itiraz etmemesi kötü niyetini ispatlar nitelikte olduğu, yukarıda açıkladıkları nedenlerle; borçlunun ---------İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 25/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğu itirazın iptali davalarında ancak takip dayanağı belgeler kapsamında inceleme yapılabileceği, bu sebeple davacı tarafça icra takibi kapsamında dayanılmayan diğer delillerin hukuken dinlenebilirliği bulunmadığı, söz konusu delillerin sunulmasına muvafakat etmedikleri, davacı tarafın davaya konu faturalara istinaden müvekkilin borcu olduğunu iddia ettiği, ancak faturanın mevcudiyeti borcun varlığını ispat etmediği, faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi fatura konusu alacağın kesin bir alacak olduğu anlamına gelmediği, bu nedenle faturaya süresinde itiraz edilmemiş olsa dahi fatura konusu hizmetin verilip verilmediğinin araştırılması gerektiği, taraflar arasında her ne kadar faturaların varlığına istinaden ödeme protokolü yapılmışsa da; müvekkil şirket tarafından faturalara konu hizmetin yerine getirilmediğinin esasen tespit edildiği ve bu tespit işlemine kadar 1. taksitin müvekkil tarafından ödemesi yapılmış bulunduğu, anılan sebeple; davacı tarafından tek yanlı olarak düzenlediği faturalara konu hizmetin yerine getirildiğinin ispatı gerekirken, bu hususta herhangi bir delil sunulmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından takip öncesinde faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, şöyle ki; davacı tarafından takip öncesi faiz talep edilebilmesi için ihtar şartının yerine getirilmiş olması gerektiği, müvekkile yönelik söz konusu meblağın ödenmesine ilişkin herhangi bir ihtar çekilmediği, davacı tarafından dosyaya ihtar çekildiğine ilişkin herhangi bir delil de sunulamadığı, somut olayda davacı tarafından müvekkile herhangi bir ihtar çekilmediği, ihtara ilişkin bir belge de dosyaya sunulmadığı ve yargılamanın bu aşamasından sonra da sunulmasına muvafakatimiz olmadığı gerekçesiyle, davacının talep etmiş olduğu işlemiş faiz hukuka aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiği, (Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla) yukarıda açıklanan nedenlerle ve belirtilen Yargıtay kararları dikkate alınarak; davacı tarafından ispat olunamayan, haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın müvekkil yönünden reddine, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatılması sebebiyle davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası Uyap sureti,
------------ Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ait 08/01/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- ait ticaret sicil kayıtlarının gönderildiği,
----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 15/01/2024 tarihli müzekkere cevabı ile --------- Şirketi ticaret sicil kayıtlarının gönderildiği,
---------- Ticaret ve Sanayi Odası'na ait 22/01/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ---------ait kayıtlara ilişkin cevap verildiği,
----------- Vergi Dairesi Başkanlığı -----------Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 19/01/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ---------- ait 07/2023-09/2023 dönem geçici beyannamesinin sunulduğu,
--------- Vergi Dairesi Başkanlığı ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 30/04/2024 tarihli müzekkere cevabı ile --------- Şirketi2023 yılı BA-BS formlarının gönderildiği,
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle "A- Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüsü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden;
Davacı Yönünden; Verilen yetki ile davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2023 dönemi Yevmiye, Defteri-Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanı" başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2023 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK'nun 64/3 maddesi gereğince süresinde yaptırıldığı, davacının ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı,
Davalı Yönünden; Sayın Mahkemenin 16.04.2024 tarihli l.celse kararında belirlediği inceleme gününde (29.04.2024 saat 10:00) davalının hazır olmaması, yerinde inceleme talep etmemesi nedeniyle ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı,Davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen tutar kadar alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren "...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi..." madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,B- İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacı tarafın incelenen 2023 dönemi ticari defter kayıtlarında takibe dayanak olan açık hesabı oluşturan ve davalı adına e -arşiv fatura olarak düzenlenen 16.03.2023 tarih --------- seri numaralı 10.296,00 TL bedeli "------------" açıklamalı yük taşıma faturası ile , 21.03.2023 tarih ----------- seri numaralı 9.037,60 TL bedelli"----------' açıklamalı yük taşıma faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından 17.08.2023 tarihinde yapılan 6.044,00 TL ödeme kaydının mahsubu ile birlikte davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (25.10.2023) itibariyle davalıdan 13.289,60 TL alacaklı gözüktüğü,Tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan 2 adet KDV Hariç 16.900,00 TL bedelli e-arşiv faturaların davalının BA formunda yer aldığı, davalının incelenen BS formunda da davacı adına herhangi bir bilginin bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade/fiyat farkı faturasının bulunmadığı,tarafların 2023 dönemi BA BS formlarında yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, ,BA BS formlarına yansıyan bilgilerin davacının ticari defter kayıtlarıyla örtüştüğü,Tüm bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı tarafından yük taşımacılığı hizmeti kapsamında düzenlenen faturalara ilişkin oluşan toplam 19.333,60 TL borcun; taraf vekillerince e-imzalı 24.05.2023 tarihli protokol ile 3 taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu yönüyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, fatura içeriği hizmetin davalı şirkete ifasının ispatlandığı, protokol kapsamında 2. ve 3. taksitlerin davalı şirket tarafından ödendiğine ilişkin dosya kapsamında somut herhangi bir belge bulunmadığından hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından takipte talep edilen 12.889,60 TL asıl alacak, takip öncesi hesaplanan 546,45 TL faiz ile birlikte toplamda (12.889,60+546,45) = 13.436,05 TL'yi talep edebileceği,
Sayın Mahkemece HMK 222/3 hükmünün davacı lehine dikkate alınmaması durumunda ise; davacı tarafından düzenlenen faturaların fatura tipinin "Tevkifatlı Fatura" olduğu, tevkifat, anılan tebliğ kapsamında olan mal ve hizmetleri satın alan ve adına fatura ve benzeri belge düzenlenen sorumlu tarafından yapılarak, 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerektiğinden ticari defterlerin dayanak belgesi niteliğindeki davalı ---------- 2023-03 dönemi aylık 2 No.lu KDV beyannamesinin bağlı bulunduğu vergi dairesinden talep edilebileceği hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,Faiz Yönünden: Kural olarak TBK 117/gereği; "muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle..." temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Somut olayda, davacının icra takibinde takip öncesi için faiz talebinde bulunduğu, dosya kapsamında bulunan 24.05.2023 tarihli Protokolle borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, 1. Taksitin davalı tarafça ödendiği, 15.08.2023 vadeli 6.044,00 TL tutarlı 2 taksit ile 15.09.2023 vadeli 6.445,60 TL tutarlı 3. Taksitin ödenmediği göz önünde bulundurulduğunda taksit tarihleri ile takip tarihi arasında takip öncesi için faiz talep edebileceği değerlendirilmiş olup Sayın Mahkeme 'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip öncesi için 546,45 TL faiz hesaplanmış olup, takip sonrasında ise 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talep edebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; 21.03.2023 düzenleme tarihli ---------- numaralı ve 16.03.2023 düzenleme tarihli ---------- numaralı faturalara istinaden bakiye fatura alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından; davacının 16.03.2023 tarih ------------ seri numaralı 10.296,00 TL bedeli "----------" açıklamalı yük taşıma faturası ile , 21.03.2023 tarih --------- seri numaralı 9.037,60 TL bedelli "---------' açıklamalı yük taşıma faturasına dayalı bakiye fatura alacağının tahsili için ----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile 3.852,00 TL bakiye fatura alacağı, 9.037,60 TL fatura alacağı , 326,44 TL işlemiş faiz ve 752,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.968,64 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından 2023 dönemi ticari defter kayıtlarında takibe dayanak olan açık hesabı oluşturan ve davalı adına e -arşiv fatura olarak düzenlenen 16.03.2023 tarih ---------- seri numaralı 10.296,00 TL bedeli "---------" açıklamalı yük taşıma faturası ile , 21.03.2023 tarih ---------- seri numaralı 9.037,60 TL bedelli"----------' açıklamalı yük taşıma faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,düzenlenen faturalara ilişkin toplam 19.333,60 TL borcun 24.05.2023 tarihli protokol ile 3 taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, 1. taksit tutarı olan 6.444,00 TL'nin ödendiği hususunun her iki tarafın kabulünde olduğu , 2. taksit tutarı olan 6.444,00 TL'nin ve 3. taksit tutarı olan 6.445,60 TL'nin davalı şirket tarafından ödendiğine ilişkin dosya kapsamında somut herhangi bir belge bulunmadığı ve Mahkememizce belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı gözüktüğü, tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan 2 adet KDV Hariç 16.900,00 TL bedelli e-arşiv faturaların davalının BA formunda yer aldığı, davalının incelenen BS formunda da davacı adına herhangi bir bilginin bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade/fiyat farkı faturasının bulunmadığı,tarafların 2023 dönemi BA BS formlarında yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, ,BA BS formlarına yansıyan bilgilerin davacının ticari defter kayıtlarıyla örtüştüğü, faturalara ilişkin oluşan toplam 19.333,60 TL borcun taraf vekillerince e-imzalı 24.05.2023 tarihli protokol ile 3 taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı davacı tarafından takipte talep edilen 12.889,60 TL asıl alacak, takip öncesi hesaplanan 546,45 TL faiz ile birlikte toplamda (12.889,60+546,45) = 13.436,05 TL'yi talep edebileceği tespit edilmiş olup dosya kapsamında bulunan 24.05.2023 tarihli Protokolle borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, 1. Taksitin davalı tarafça ödendiği, 15.08.2023 vadeli 6.444,00 TL tutarlı 2 taksit ile 15.09.2023 vadeli 6.445,60 TL tutarlı 3. taksitin ödenmediği göz önünde bulundurulduğunda taksit tarihleri ile takip tarihi arasında takip öncesi için faiz talep edebileceği anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 3.852,00 TL bakiye fatura alacağı, 9.037,60 TL fatura alacağı ve 546,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.436,05 TL alacak üzerinden aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, dava konusu asıl alacak fatura dayanmakta olup alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen 12.889,60 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.577,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile
-
Davalının . . . . . . . . . . İcra Müdürlüğü'nün . . . . . . . . . . Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 3.852,00 TL bakiye fatura alacağı, 9.037,60 TL fatura alacağı ve 546,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.436,05 TL alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
-
Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
-
Dava konusu asıl alacak likit olduğundan 12.889,60 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.577,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 917,81 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 647,96 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç toplamı olan 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yapılan bilirkişi masrafı 3.500,00 TL, dosya masrafı 12,00 TL, posta ve tebligat masrafı 137,00 TL, 5,25 TL KEP masrafı olmak üzere toplam 3.654,25 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 3.514,92 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 13.436,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 532,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına göre belirlenen 118,95 TL'sinin davacıdan , 3.001,05 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma yoluyla) yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09