İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/813 E. 2024/532 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/813
2024/532
5 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/813 Esas
KARAR NO: 2024/532
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 16/11/2023
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalıların icra müdürlüğüne yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalılarca sahte sigortalılık dönemi ve ödeme planları oluşturulduğunu, davalılarca dolandırıcılık işleminin tutarlı olması için kendilerince oluşturulan sahte sigortalılık dönemleri ve ödeme planlarına uygun sahte sigorta poliçeleri düzenlendiğini, müvekkil kendilerine sunulan sigorta poliçelerinin sahte olduğunu yaklaşık 10 ay sonra 2020 ağustos ayı başında şüphelilerin vadesinden önce ücret istemesi ve çelişkili beyanları üzerine ------- kulübü ile doğrudan yazışmaya başlayınca öğrendiğini, davalıların bu sefer de müvekkileri tehdit ettiğini ve bu sahte sigorta poliçelerinin ortaya çıkması nedeniyle -------- klubü ile aralarının bozulmasını giderecek beyanlarda bulunmazlar ise müvekkiler hakkında iran bağlantısı olduğunu söylerek müvekkilere ait veya işletmelerindeki gemilere yaptırım uygulatacağını söylediğini, kendi isimleri de kullanılarak girişilen yolsuzluk ve dolandırıcılık olayı üzerine-------- klübü tüm sigorta süreçlerini aracı konumdaki davalılar olmaksızın, doğrudan müvekkil şirketle irtibata geçmiş ve her türlü belgeyi sunduğunu, sunulan belgelerle gerçekteki sigorta poliçelerinin aslında iki dönemde yapıldığı anlaşıldığını, tüm dolandırıcılık süreci boyunca paravan şirketler kullanıldığını müvekkil şirketin davalıların -------- klübe ödemeyip zimmetlerine geçirdikleri bedeller nedeniyle -------- klübe mükerrer olarak 1.164.096,92 usd karşılığı işbu dava tutarı olan 1.058.138,43 euro ödemek zorunda kaldıklarını davacı şirketin davalılar hakkında-------- dosya no ile suç duyurusunda bulunduğunu ve soruşturma sonucu davalılardan 3 numaralı davalı ... ve 6 numaralı davalı ... hakkında iddianame hazırlandığını, bahsi geçen iddianame --------- esas no ile kabul edilmiş ve 3 numaralı davalı ... ve 6 numaralı davalı ... hakkında dava açıldığını, kötü niyet tazminatına karar verilmesini, ihtiyati haciz talebimizin kabulünü talep ve dava etmiştir.Davalı ..., ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın icra takibine doğrudan döviz tahsil talebiyle başvurduğunu ve davayı ikame ederken de aynı talep şeklini devam ettirdiğini, iddia edilen alacağın döviz olarak tahsili anlamındaki talebe itiraz ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın esasına yönelik itirazlarının bulunduğunu, müvekkiller ile sözleşme yaptığı, ödeme yaptığı, müvekkiller ile herhangi bir surette irtibat kurduğu, konuştuğu, yönünde delilinin mevcut olmadığını, davacının delil olarak koyduğu ceza soruşturmasının sonucunun müvekkiller hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davacının diğer bir davalıya bir kısım ödeme yaptığı ve bunu bazı nedenlerle geri almak gerektiği iddiasında olup ne icra takibi içeriği ne dayanak vesaikler ne dava içeriği ne de ekleri müvekkiller ile ilgili olmadığını, müvekkiller bu firmanın ortağı veya yetkilisi olmadığını, hak düşürücü ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, talep ve beyan etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilin -------- şirketinin sigortalı çalışanı olduğun şirketi temsil yetkisi dahi bulunmadığını, müvekkile bu itibarla husumet yöneltilemeyeceğini, davada uyuşmazlığa konu olan ilişki iki tüzel kişi arasındaki ticari münasebetten kaynaklandığını bu nedenle müvekkille husumetinin olamayacağını, davanın müvekkil bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ve beyan etmiştir.Davalı ... -------- şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Doğrudan deniz ticareti ve sigortalarından kaynaklanan huzurdaki uyuşmazlık bakımından sayın mahkemeniz görevsiz olduğunu, huzurdaki itirazın iptali davası 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı şirketin dava konusu gemilerin yalnızca yöneticisi konumunda olduğunu ve gemilere ilişkin tüm işlemleri gemilerin maliklerinin nam ve hesabına aracı olarak yürüttüğünü, bununla birlikte dosyaya ibraz edilen poliçeler ile de sabit olduğu üzere davacı şirket dava konusu sigorta ilişkisinin asli bir tarafı olmadığını ve yalnızca sigortadan yararlanan 3. kişi konumunda olduğunu, bizzat gemi maliklerinin nam ve hesabına belirli bir ücret karşılığında işlemleri yürüten gemi yöneticisi davacı şirketin huzurdaki uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu hukuki ilişkinin tarafı olmayan müvekkilin aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, her halükarda 2011 yılından beri gemi yöneticiliği hizmeti veren davacı ve de en az 2015 yılından beri deniz ticareti hayatının içerisinde olan ve en az 4 yıldır gemilere koruma ve tanzim sigortası yaptıran basiretli donatan konumundaki temsil olunan gemi malikleri tarafından ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, hayatın ve deniz sigortası teamüllerinin olağan akışına aykırı sahte poliçe dönemi yaratılarak fazladan para alındığı iddiası da anlaşılmadığını, zira sigorta primi sigorta dönemi üzerinden değil sigortalı kalınan gün üzerinden oranlı bir şekilde hesaplandığını talep ve beyan etmiştir.Davalı ... ltd. vekili cevap dilekçesi özetle: Doğrudan deniz ticareti ve sigortalarından kaynaklanan huzurdaki uyuşmazlık bakımından sayın mahkemeniz görevsiz olduğunu, huzurdaki itirazın iptali davası 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, sayın mahkemeniz huzurdaki davayı görmekte yetkisiz olduğunu, davacı -------- şirketi isimli şirket bizzat dava konusu gemilerin yalnızca yöneticisi konumunda olduğunu, ve gemilere ilişkin tüm işlemleri gemilerin malikleri nam ve hesabına aracı olarak yürüttüğünü, davacı şirket dava konusu sigorta ilişkisinin asli bir tarafı olmadığını ve yalnızca sigortadan yararlanan 3. kişi konumunda olduğunu, bizzat gemi maliklerinin nam ve hesabına belirli bir ücret karşılığında işlemleri yürüten gemi yöneticisi davacı şirketin huzurdaki uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, açıkça yabancılık unsuru içeren dava konusu uyuşmazlığa türk hukukunun uygulanması mümkün olmadığını, uygulanması gereken hukuk ise dava konusu poliçelerin tabii olduğu ve dolayısıyla somut uyuşmazlık bakımından en sıkı ilişkili hukuk niteliğinde olan ingiliz hukuku olduğunu, davacı tarafın poliçelerin sahte olduğu iddiası hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın hayatın ve deniz sigortası teamüllerinin olağan akışına aykırı sahte poliçe dönemi yaratılarak fazladan para alındığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, zira sigorta primi her halükarda dönemden bağımsız olarak sigortalı kalınan gün üzerinden hesaplandığını talep ve beyan etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davalı gerçek kişi müvekkilin diğer davalı ... ltd. tarafından ifa edilen edimlerden doğduğu iddia edilen alacaktan şahsen sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, hukuki ilişki bakımından müvekkilin gerçek kişinin şahsi sorumluluğunu gündeme getirebilecek herhangi bir durum bulunmadığını ve dava konusu ticari ilişki iki tüzel kişi tacir arasında olduğunu, müvekkilin pasif husumet ehliyetinin bulunamayacağı sabit olduğundan davanın usulden reddini talep ve beyan etmiştir.Davalı ... vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte belgelerin taraf sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin mahkemeye verilmesi ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin açık bir şekilde belirtilmesi gerekmekte olduğunu davacı tarafın gerek dava dilekçesi gerekse de 25.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ile sunduğu belgelerin tasnif ve açıklama gerektirmekte olduğunu, davacı tarafından da aksi hiçbir somut delil ile ortaya koyulamadığı üzere davalı gerçek kişi müvekkilin diğer davalı ... ltd. tarafından ifa edilen edimlerden doğduğu iddia edilen alacaktan şahsen sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, müvekkil bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ve beyan etmiştir.Davalı ... ------- şirketi vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: Doğrudan deniz ticareti ve sigortalarından kaynaklanan huzurdaki uyuşmazlık bakımından sayın mahkemeniz görevsiz olduğunu, davacı taraf dava konusu 8 geminin yalnızca gemi yöneticisi olduğunu ve 5 farklı yabancı şirketin nam ve hesabına gemilerin teknik, ticari ve idari yönetimlerini yürüttüğünü belirtmekle dava konusu sigorta ilişkisinin asli bir tarafı olmadığını ikrar ettiğini dolayısıyla gemi maliklerinin nam ve hesabına belirli bir ücret karşılığında işlemleri yürüten gemi yöneticisi davacı şirketin huzurdaki uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu hukuki ilişkinin tarafı olmayan müvekkilimiz aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.Davacı vekilinin ... cevap dilekçesine cevabı özetle: Davalı ..., dava konusu olayın her aşamasında bilfiil süreçlerin içerisinde yer aldığını, müvekkil şirketin mükerrer ödeme yapmasına neden olacak şekilde müvekkili kasten ve yanıltacak şekilde pek çok e-posta yazışmasını bizzat yaptığını, davalının bilfiil gerçekleştirdiği iş ve eylemleriyle müvekkil şirketi çok büyük zarara uğrattığını, Bu sebeple davalının işbu dava bakımından husumet yöneltilemeyeceği iddiası haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: Yabancı dildeki belgelerin tümü yeminli tercüman kaşeleri ile birlikte dosyaya sunulduğunu, işbu davanın konusu davalı tarafından her ne kadar deniz ticareti ile uğraşan gemilere sağlanan sigorta poliçelerinden kaynaklandığını iddia edilse de dava esasen bu tip sigortalara aracılık yapan davalı sigorta aracısı ve yetkililerinin müvekkili zarara uğratmak kastı ile gerçekleştirdikleri hileli, yanıltıcı ve haksız iş ve işlemleri neticesinde meydana gelen haksız fiil sorumluluğuna dayandığını, davanı yasal süresi içerisinde açılmış olduğunu, davalı ... --------Ş.'nin pasif husumet yokluğuna ilişkin beyanları tümüyle kötü niyetli olduğunu, davalılar sigorta şirketine ödenmek üzere kendilerine ödenen bedelleri zimmetlerine geçirdiklerini ve müvekkil şirketi zarara uğrattıklarını, davalı ... hem diğer davalı ... ---------Ş.'nin yönetim başkanı hem de diğer davalı ... Ltd. şirketinin tek imzaya yetkili müdürü olduğunu, müvekkil şirketi aldatmaya yönelik iş ve işlemleri diğer davalılarla birlikte gerçekleştiren kişi olduğunu talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekilinin ikinci cevap dilekçesi özetle: Davalı şirket tarafından yapılan yazışmaları yaptığını iddia etmek suretiyle dava konusu alacak iddiasından müvekkilin de sorumlu olduğunu iddia ettiğini Ancak huzurdaki davada uyuşmazlığa konu olan ilişki iki tüzel kişi arasındaki ticari münasebetten kaynaklandığını müvekkil ... husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, müvekkil tarafından davacı firmaya yapılan yazışmalarda iddia edildiği gibi hiç bir hata, yanıltıcı ifade yer almadığını talep ve beyan etmiştir.Davalı ... Ltd. vekilinin ikinci cevap dilekçesi özetle: Mahkemenin huzurdaki dava bakımından görevsiz olduğunu, yurt dışında mukim müvekkil şirket bakımından sayın mahkemenizin milletlerarası yetkisi bulunmadığını, müvekkilin dava konusu poliçelerin asli bir tarafı olmadığını, dava konusu uyuşmazlığa türk hukukunun uygulanması mümkün olmadığını, uygulanması gereken hukukun dava konusu poliçelerin tabii olduğu ve dolayısıyla somut uyuşmazlık bakımından en sıkı ilişkili hukuk niteliğinde olan -------- eyalet hukuku olduğunu, davacı tarafın poliçelerin sahte olduğu iddiası hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını talep ve beyan etmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde --------, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. --------- sayılı kararı ile -------- kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının-------- İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine 09/09/2014 tarihli ticaret mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince --------Asliye Ticaret Mahkemesi TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir. TTK'nın 931. maddesindeki tanıma uygun bir gemi niteliğinde olan davaya konu uyuşmazlık deniz sigortasına ilişkindir. Dolayısıyla deniz sigortasına ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada asliye ticaret mahkemesi değil, deniz ihtisas mahkemesi görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile deniz ihtisas mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması ve deniz sigortasından kaynaklanan iş bu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin -------- Asliye Ticaret Mahkemesi(Denizcilik İhtisas Mahkemesi) olmasına göre görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
G.D/ Gerekçesi ayrıntılı kararında açıklanacağı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeni ile 6100 sayılı HMK 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usul yönünden REDDİNE,
-
HMK.'nun 20. maddesi uyarınca iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, 6102 Sayılı TTK. m. 5 gereğince davaya bakmakla yetkili ve görevli . . . . . . . . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
6100 Sayılı HMK'nun 331/2. maddesi gereği yargılama giderlerini görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda tarafların talebi üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19