SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1245 E. 2024/522 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/1245

Karar No

2024/522

Karar Tarihi

31 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/469 Esas

KARAR NO: 2024/523]

DAVA: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 07/10/2020

KARAR TARİHİ: 03/06/2024

Davacı vekili 07/10/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ------Ş.'nın dava dışı --------- şirketi ile 28/03/2016 tarihli temlik sözleşmesi imzalayarak anılan bankanın bir kısım kredi alacaklarını ve bunların takiplerini üstlendiğini, temlik alınan alacaklardan bir tanesinin de dava dışı --------- şirketi ile dava dışı --------- şirketi ve müvekkili şirketin 03/11/2009 tarihinde imzaladığı 13/03/2009 tarihli Grup Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının takibine esas ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı ipotekli takip dosyası olduğunu, bu dosyada ipotekli taşınmazın satışı akabinde 15.424.709,20 TL'lik açık kaldığını ve rehin açığı belgesi tanzim edildiğini, akabinde icra dosyasını temlik alan davalı --------Ş.'nin kalan borcu tahsil etmek üzere müvekkili şirkete 14/12/2017 tarihinde --------Noterliği'nden --------- yevmiye nolu ihtarnameyi keşide ederek 12.719.257,00 TL borcun ödenmesini istediğini, ihtarnamede davalı şirketin "daha önce diğer borçlulara gönderilen hesap kat ihtarında ---------- diğer bir ifadeyle müvekkili şirketin sehven atlandığını, müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla -------- kalan kredi borcundan sorumlu olduğunu" beyanla 12.719.257,00 TL'nin müvekkilce ödenmesini talep ettiğini, müvekkili tarafından ihtarname ile talep edilen borcun kabul edilmediğine dair davalı şirkete cevabı ihtarname keşide edilmesi üzerine davalı şirketin usulsüz biçimde yetkisiz -------- D.İş sayılı dosyası ile 12.719.257,00 TL için ihtiyati haciz kararı talep ettiğini, mahkemece 13/04/2018 tarihinde 600.000.,00 TL teminat karşılığında borcun 2.000.0000,00 TL'lik kısmı için ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararına istinaden 19/04/2018 tarihinde davalı tarafından İİK.264/1maddesine istinaden-------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasından müvekkil şirket ile diğer bir kısım müşterek müteselsil borçlular aleyhine toplamda 13.250.031,59 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin de içinde yer aldığı --------- şirketi ile holding bünyesinde yer alan 26 grup şirketine 89/1 haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin ihtiyati haciz kararı alındığından bu şekilde haberdar olduğunu, haciz ihbarnameleri ile müvekkili şirketin ticari itibarına darbe vurulduğunu, son olarak müvekkili şirketin enerji panellerine ihtiyaten haczine ve panellerin fiziken haczedilebilmesi için bulunduğu yerleri bildirmesi için -------- müzekkere yazılmasının talep edildiğini, hukuki süreçten haberdar olunması üzerine yasal süresi içerisinde icra takibine itiraz edildiğini, alacağın 2.000.000,00 TL'lik tutarlık kısmı için müvekkili açısından haciz tehdidinin devam ettiğininden ayrıca süresi içerisinde --------- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde de itiraz edildiğini, akabinde ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkeme tarafından verilmiş olması sebebiyle itirazları doğrultusunda mahkemece verilen --------- D.İş ---------- Karar sayılı ilamıyla ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, kararın BAM ilamıyla lehlerine kesinleştiğini, dayanak gösterilen kredi sözleşmesinde açıkça ----------- yetkili kılınmışken davalı tarafın kötü niyetli olarak ihtiyati haciz kararını -----------Adliyesinden aldığını, kararın kaldırıldığını ancak, süreçte müvekkili şirketin maddi ve manevi çok ciddi sıkıntılar yaşadığını, Dava dışı ---------- şirketi ile kredi kullanan bir grup arasında akdedilen ve 19 sayfadan ibaret olduğu anlaşılan 13/03/2009 tarihli "Grup Genel Kredi Sözleşmesi"nin yalnızca 16. sayfasında müvekkil şirkete ait olduğu iddia edilen imza bulunduğunu, ancak imzanın devralınan -------- şirketi yetkililerine ait olup olmadığı tespit edilemediğini, -------- şirketi tarafından gerek --------- şirketine ve gerekse diğer borçlulara ---------- Noterliği’den 08/10/2014 tarih ve --------- yevmiye no.'su ile keşide edilen hesap kat ve ödeme ihtarında müvekkil şirketin yer almaması, buna mukabil davalı şirketçe 3 yıl sonra ihtarnameyle müvekkil şirketin sürece dahil edilmek istenmesi ve bu durumun "sehven yapılan bir hatadan kaynaklı olduğunun" ileri sürülmesi, esasen müvekkilin krediye konu borç ile hukuki bir bağının olmadığını teyit ettiğini, müvekkil şirketin sadece 1 sayfasında imzası olan Grup Genel kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı herhangi bir borç ve sorumluluğu olmadığı, halde, hakkında yetkisiz mahkemeden alınan ihtiyati haciz kararıyla takip yapılması esasen davalı şirketin kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, davalı şirketin bir taraftan ihtiyati haciz dosyasında ve itirazın iptali davasında alacağını 12.719.257,00-TL olarak belirtirken, diğer taraftan itirazın iptali dava dilekçesinin bir başka maddesinde bu defa alacağını 15.424.709,28-TL olarak belirtmiş ve son olarak da --------- İcra Md.nün ---------- Esas dosyasından sadece 50.000,00-TL'lik takip başlattığını, bu çelişkinin de alacak iddiasıyla ilgili belge ve kayıtlardaki tutarsızlığı ve kötünüyeti açıkça gösterdiğini, davalı Temlik Sözleşmesi ile ---------Ş.'den sadece -------- İcra Müdürlüğü’nün ------- Esas sayılı dosyasını temlik aldığını, Genel Kredi Sözleşmesine konu alacakları devralmadığını, temlik alınan icra dosyasında ise müvekkil şirketin borçlu sıfatıyla yer almadığını, davalı tarafından ihtiyati haciz ve itirazın iptali dosyalarında ibraz edilen “Alacak Temlik Sözleşmesi” giriş kısmında, Banka tarafından devredilen alacak gayet açık ve net biçimde “------Ş.’den ve diğer tüm kefillerden olan alacaklarına ilişkin --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyası ile başlatılmış olan alacaklardır” ibaresine yer verilmiştir. Bu haliyle Banka tarafından -------- devredilen alacaklar Grup Genel Kredi Sözleşmesi tahtında sahip olunan alacaklar olmadığını, tüm bu süreçte müvekkili şirketin söz konusu dava ve şikayet dosyalarının -------- takibi için ---------- Barosu'na kayıtlı avukatlar Av. ---------- ve Av. ----------- ile anlaşmış ve kendilerine şu ana kadar serbest meslek makbuzu karşılığı toplam 20.000,00-TL ödendiğini, dava, şikayet ve icra dosyalarının takibi için müvekkil şirketin ------------ merkezindeki kadrolu avukatları Av. ---------, Av. ---------- ve Av. ----------- muhtelif duruşmalara ---------- iştirak ettiklerini, müvekkil şirket ve bağlı olunan ---------- şirketi ile diğer grup şirketlerinin ------- ve --------- enerji yatırımlarının mevcut olduğunu, davalı tarafından 2018 yılında başlatılan süreç nedeniyle müvekkil şirket o dönemde bir kısım enerji yatırımlarından vaz geçmek zorunda kaldığnı ve bu yatırımlara ilişkin kayıplar ve yatırımlardan beklenen kardan mahrum kaldığını, ---------- Grup bünyesinde yer alan şirketler arasında en büyük yatırımların yapıldığı enerji grubunun nezdinde faaliyet gösteren müvekkil şirket, işbu dava konusu haksız ihtiyati haciz uygulaması dolayısıyla, yukarıda bir bölümü sayılan faaliyetleri sekteye uğramış, üstelik özellikle enerji piyasasında büyük itibar kaybı yaşadığını, haksiz ihtiyati haciz kararı nedeniyle manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL avukatlık ücretleri, 1.000,00 TL seyahat masrafları, 1.000,00 TL kar kaybı olmak üzere 22.000,00 TL maddi tazminat ile toplam 700.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, ayrıca ihtiyati haciz kararı için --------- D.İş sayılı dosyasına sunulan 600.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun yargılama süresince ve karar kesinleşinceye kadar davalıya iade edilmemesi için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 24/11/2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir varlık yönetim şirketi ve faaliyet alanı kapsamında ----------Ş. 'nin --------- şirketi ve tüm kefillerinden Grup Genel Kredi Sözleşmesi sebebiyle doğmuş alacaklarının tamamı ile tüm teminat haklarını, dava ve icra takiplerini, yasal takibe aktarılmış olsun veya olmasın tüm fer'ilerini ---------- Noterliği'nin 28.03.2016 Tarih ve ----------- Yevmiye numaralı Tahsili Gecikmiş Alacak Devir Sözleşmesi ile temlik aldığını, dava dışı temlik eden --------- Bankası ile --------- şirketi Arasında Grup Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşme miktarı 20.000.000 TL olarak belirlendiğini, davalı borçlu -------- şirketi tarafından konu sözleşme müşterek ve müteselsil sorumlu grup firması olarak imzaladığını, toplam limit ve sözleşmesi doğrultusunda çeşitli kredilerin ---------Ş. 'nin kullanımına açıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca sağlanan finansman nedeniyle finansmanın teminatı olarak belirli taşınmazların üzerine temlik eden banka lehine ipotek tesis edildiğini, ipoteklerin paraya çevrildiğini, dosya alacaklarının tamamını karşıladığını, bakiye alacak miktarının tahsili amacıyla borçlular aleyhinde --------- Değişik iş sayılı dosyasından alacağın 2.000.000 TL kadar miktarı için ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararının infazının-------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasından talep edildiğini, Mahkemenin verdiği ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, kararın 20.06.2018 tarihinde yetkisizlik kararı verildiğini, yetkisizlik kararına yapılan itirazın istinaf incelemesi sonucu kesin olarak reddedildiğini, davacı taraf ile temlik eden banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinde bulunan imzaların borçlu şirket yetkililerine ait olduğunu, davacı tarafın imzaların şirket yetkililerine ait olmadığına dair iddianın dayanaktan yoksun olduğunu, temlik eden banka ile davacı şirket arasında akdedilen kredi sözleşmesinin kat edilmesi amacıyla keşide edilen ihtarnamede davacı şirketin muhatap olarak belirtilmemiş olması ve daha sonra müvekkil şirket tarafından keşide edilen ihtarnamede davacı şirketin muhatap olarak belirtilmesi müvekkil şirketi kötü niyetli yapmadığını, temlik eden banka tarafından keşide edilen ihtarnamede davacı şirketin muhatap olarak belirtilmemiş olmasının taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle doğan borçtan sorumlu olmadığı anlamına gelmediğini, müvekkil şirketin firmanın risklerini ayni ve şahsi tüm teminatları ile temlik aldığını, dolayısıyla kredi sözleşmelerinde imzası olan gerçek ve tüzel kişiler hakkında işlem yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık ve kötüniyet bulunamadığını, temlik alan alacaklı sıfatı ile alacağının tahsili yolunda yasalarca tanınan hakkın kullanılması kötüniyet olarak tanılanamayacağını, ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemeden alınmasının kötü niyete delil olarak ileri sürülemeyeceğini, ihtiyati haciz talepleri kesin yetki ile sınırlandırılmadığını, HMK 19. madde düzenlemesi gereği yetki itirazında bulunulmaması halinde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geldiğini, davacı tarafından ileri sürülen ve müvekkil şirketin kötü niyetine dair delil olarak ileri sürülen iddiaların iddia olmaktan başka bir sıfat kazanmadığını, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin tüm haklar saklı tutulmak kaydıyla talebine konu edeceği alacak miktarını belirleme hakkı ve yetkisinin mevcut olduğunu, temlik eden banka ile aralarından akdedilen sözleşme uyarınca ve Grup Genel Kredi Sözleşmesi sebebiyle doğmuş alacaklarının tamamı ile tüm teminat haklarını, dava ve icra takiplerini, yasal takibe aktarılmış olsun veya olmasın tüm fer'ilerini temlik aldığını, mahkemeden alınan ilamın borcun olmadığına dair bir ilam olmadığını, ihtiyati haciz kararının haksız olmadığını, iddia edilen masrafların ihtiyati haciz kararı nedeniyle ortaya çıktığını ispat külfetinin davacı şirkete ait olduğunu, Av. -------- ve Av.------- ile 20.000,00 TL karşılığında anlaşılması, işbu miktarın tamamının işbu işlemler nedeniyle verildiğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sarf edilen miktarların müvekkil şirket ile ilgili işlemler nedeniyle verildiğinin kabulü mümkün olmadığını, hem -------- avukatların gelmesi sebebiyle oluşan masraflar hem ---------- ikamet eden iki adet avukatla anlaşılması, anılan rakamların tamamının müvekkil şirket tarafından alınan ihtiyati haciz kararı nedeniyle olduğunun ispatı davacı şirkete ait olduğunu, bünyesinde 38 şirket olduğu, inşaat enerji madencilik turizm alanlarında faaliyet gösteren ve yurt dışında dahi yatırımlar yapan bir holdingin her hangi bir yatırımdan 2.000.000 TL alacak nedeniyle vazgeçmesini beklemek ticari hayatın akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin bünyesinde bulunduğu holdingin işbu miktarı ödeyememesinin düşünülemeyeceğini, yine bu iddianın ispatının davacı tarafta olduğunu, davacı şirket tarafından talep edilen miktarın fahiş ve kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi halinde davacı şirketin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, davacı şirketin talebini reddinin gerektiğini, manevi manevi tazminat isteminin Borçlar Kanunu'nun 56 ve devamı maddelerinde belirtilen şartları taşıması gerektiğini, şartlardan birinin de alacaklının kusurlu olması olduğunu, köyü niyetli olmamasının da hükümde etkili olduğunu, mahkeme tarafından 26/06/2018 tarihinde ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verildiğini, ve 17/07/2018 tarihinde kaldırıldığını, ihtiyati haciz işleminin tedbir işlemi olduğunu, kararın kaldırılması üzerinden 2 yıl 2 ay 21 gün, hacizlerin fekkedilmesi üzerinden ise 2 yıl 2 ay gibi bir zamanın geçtiğini, hacizlerin kaldırılmasından itibaren 1 ay içerisinde tazminat davasının açılmadığını, teminat mektubunun kendilerine iade edilmesi gerektiğini, davacı tarafça huzurda ikame edilen dava için arabuluculuk kurumuna başvuru tarihinin 17/09/2020 tarihi olduğunu, HMK 399/3 maddesi gereğince sürelerin 1 uzun olması sebebiyle davacı şirketin tazminat davası açma hakkının zamanaşımına uğradığını, belirterek koşulları oluşmayan ve dava açma süresi dolmasına rağmen ikame edilen davanın reddine, ------- D.İş sayılı dosyasına sunulan teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin feragat dilekçesini özetle; Davacı --------- şirketi vekili olarak huzurdaki davadan, dava konusu alacaklardan, fazlaya ilişkin haklardan ve ferilerden koşulsuz şartsız feragat ettiklerini, davalı vekili tarafından mahkememizin---------Esas sayılı dosyasına sunulan -------- şirketine ait 17/04/2018 tarih, --------- seri nolu 600.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun ------- iadesine muvafakat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, feragat nedeniyle davanın reddini, teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin feragat dilekçesini özetle; Davacı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmaksızın davadan feragat etmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davacı --------- tarafından --------- Esas sayılı dosyasına sunulmuş olan -------- ait 03/11/2020 tarih,---------- seri no’lu 216.600,00-TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun ---------- iadesine muvafakat ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava; Mahkememizin --------- D.iş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararı nedeni ile davacının maddi manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı ve davalıdan talep edip edemeyeceği hususuna ilişkindir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur(HMK m.311).

Davacı vekilinin 30/05/2024 tarihli dilekçesi ile feragat beyanında bulunduğu anlaşılmıştır. Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda (Ay. m.141); toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf dilekçe ile kayıtsız ve şartsız olarak yargılama sırasında davasından feragat ettiğini bildirdiğinden, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçeli açıklandığı üzere;

1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

  1. Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL peşin harcın başlangıçta peşin alınan 12.329,96 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 11.902,36 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

  2. Mahkememiz dosyasına yatırılan . . . . . . . . . ait 03/11/2020 tarih . . . . . . . . . . . seri nolu 216.600,00 TL bedelli teminat mektubunun karar kesinleştiğinde HMK 392/2 maddesinde belirtilen süreler nazara alınarak talep halinde iadesine,

  3. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 03/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeİhtiyatiticaret(HaksızmahkemesiHacizdenoybirliğihükümistinafKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim